{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/64 <br>KARAR NO: 2023/2261<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/10/2020<br>NUMARASI: 2019/111 Esas -  2020/409 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ZMM sigortası bulunan davalı ...'un maliki bulunduğu ... plaka nolu ticari aracın 08.04.2016 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında ...  A.Ş. tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim Köprüsünde bulunan otokorkuluklar (çelik bariyerler) da hasar meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkili şirkete trafik sigortalı bulunan aracı sevk ve idare eden sürücünün hukuki bir mazeret bulunmaksızın olay yerinden firar ettiğini, kazada oluşan zararın poliçe kapsamında dava dışı zarar gören şirkete ödendiğini, \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının\" B.4-F maddesinin ihlal edildiğini, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya rucu hakkının doğmuş olduğunu belirterek, kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilerek zarar görene ödenen hasar miktarının, davalının  %100' lük kusuruna tekabül eden tamamı olan 38.340,29-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yasal süreden sonra davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... isimli şehir içi yük taşımacılığı yapan şahıs firmasının sahibi olduğunu, davaya konu ... plakalı 2015 model ... marka kamyonetin müvekkili adına taşımacılık yaptığını, kaza tarihinde aracın şöförünün ... olduğunu, aracın Yavuz Sultan Selim Köprüsünde en sağ şeritte hareket halinde iken sol şeritten gelen otobüsün geçmesi ve köprünün hava sirkülasyonu neticesi yalpalayarak bariyerlere hafifçe dokunduğunu, köprü üzerinde ve civarında trafik polisi bulunmaması ve tek yanlı kaza olduğundan ve köprü üzerinde durmanın can güvenliği açısından tehlikeli olduğundan trafik kaza tutanağı tutulamadığını, sürücü ... ehliyetinin mevcut olduğunu ve alkollü araç kullanma durumunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Davacı tarafın, davalının ehliyetsiz/ alkollü/uyuşturucu madde etkisindeki sürücüsünün aracı kullandığını ispatlar bir delil sunamadığı, rücu nedeni olarak dava dilekçesinde Genel Şartlar B.4-f bendine dayanıldığı, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya vardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşutlarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının bulunduğu ileri sürülmüşse de, davacının rücu istediği zararın bedeni zarar olmaması nedeniyle bu bendin dava konusu olayda uygulama yeri bulunmadığı,  Yargıtay 17 HD'nin istikrarlı içtihatlarında Genel Şartlar B.4-a bendinde yer alan ağır kusur kavramının, “tam kusur” anlamında değil, “kasıt” veya “kasta yakın kusur” şeklinde uygulandığı, dava konusu olayda sürücünün kasta yakın kusurunun bulunduğu da sunulan delillerle ispat edilemediğinden, sigorta şirketinin sigortalısına rücu koşulunun oluştuğu ispatlanamadığından, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; Davanın REDDİNE karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Sigortalının yalnızca %100 kusurlu olarak dava konusu kazanın oluşumuna sebebiyet vermediği, keyfi olarak kaza yerini terk ederek kaza tutanağı, alkol raporu, vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne de aykırı davrandığı, somut olayda sigortalının, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği için ispat yükü yer değiştirerek sigortalıya geçtiği halde davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, hususlarına ilişkindir.  Dava; ZMM sigorta poliçesi kapsamından ödenen hasar bedelinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca kaza mahallinin nedensiz yere terk edilmesi nedeniyle rücuan tahsili istemine ilişkindir.  08/04/2018 günü davacı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ...in sevk ve yönetiminde seyir halinde iken ... A.Ş. tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim Köprüsünde bulunan oto korkuluklarına (çelik bariyerlere) çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında bariyerlerde hasar meydana geldiği, sigortacının bariyerlerde oluşan hasar bedelini ödediği, ödediği bedelin tahsili için  sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebi ile sigortalısı aleyhine eldeki davayı açtığı, anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, görülmekte olan davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, ZMM sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi ve Zorunlu Mali  Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortasına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde \"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin,  tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması\" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.Açıklanan bu tespitler ve yasal hükümler gereğince sonuç olarak; toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, her ne kadar sigortalı araç sürücüsü (...) kazanın oluşumunda tam kusurlu ise de, sürücünün geçerli bir ehliyetname olmaksızın araç sevk ettiği veya kaza anında alkollü olduğu ve araç sürücüsünün olay yerini bu nedenlerle terk ettiği hususunun davacı sigortacı tarafından somut olarak kanıtlanamamasına, araç sürücüsünün olay yerinden  ayrılma nedenini köprü üzerinde durmanın can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olması olarak açıklamasının olağan yaşam koşullarına uygun olmasına, ZMM Sigorta Genel Şartlarının 4 f maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşmemesine, köprünün bariyerlerine çarpma şeklinde gerçekleşen somut olaya konu maddi hasarlı trafik kazasında zararın, sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle arttığının ya da ağırlaştığının davacı tarafça ispat edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın düşümü ile bakiye 215,45-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4861dc9c31a0b85e","SID":"86ef0ba732d14b88"}}