{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/103 <br>KARAR NO: 2023/2255<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/02/2020<br>NUMARASI: 2016/1291 Esas -  2020/207 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ... şirketi nezdinde kasko sigortalı ... plakalı aracı ile seyir halinde iken aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu hasara uğradığını, müvekkilinin aracı davalının yetkili servisi olan ... A.Ş'nin maslak servisine teslim ettirdiğini,  belirtilen olaylardan sonra aracın aylarca hasarının giderilmemesi sebebiyle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını,  davalı yanın yetkili servisi tarafından hazırlanan servis ön işlem formunda fatura toplamının 57.040,99 TL tutacağının ön görüldüğünü, müvekkilinin yaklaşık 4 ay boyunca gerçek zararının karşılanmaması ve aracın tamiratının yapılmaması sebebiyle ve daha fazla mağdur olmamak için davalı ... şirketinin ödemeyi taahhüt ettiği 26.000,00 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın 11.05.2015 tarihinde ödemeyi yaptığını, müvekkilinin aracını 23.05.2015 tarihinde hasarlı olarak teslim aldığını ve hasarlı olarak 19.06.2015 tarihinde 21.500,00 TL karşılığında sattığını, müvekkiline ait olan aracın davalı yan tarafından tam hasarlı araç olarak kabul görmesine rağmen rayiç bedel üzerinden zararının karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL'nin 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek olan merkez bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi üzerinden hesaplanarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili ... A.Ş. nezdinde ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede dava dışı ... A.Ş'nin Dain-i Mürtehin olarak kayıtlı olduğu, tazminat talep etme hakkının bu şirkete ait olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; araçta hasarlanan parçalar toplamının  47.383,00-TL, indirim miktarının 1.426,15-TL olması nedeniyle, net tutarın 45.956,94-TL olacağı, bu tutara KDV eklenmesi sonrasında genel toplamın 54.229,15-TL olacağı, aracın kazadan önce değerinin 77.500,00-TL, aracın tamiri sırasında başka parçalarda da hasar olabileceği, bu durumda tamirin ekonomik olmayacağı, pert total sayılması gerektiği, sovtaj ortalama değerinin 21.500,00-TL olduğu, dolayısıyla (75.500 - 21.000) gerçek hasar miktarının 54.000,00-TL olduğu, davalı şirket tarafından 26.000,00-TL ödeme yapılması nedeniyle bakiye maddi zararın 28.000,00-TL olduğu, kazanın poliçe vadesi içerisinde olduğu ve poliçe hükümlerine göre hasarın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmış, davacının dava dilekçesi ile dava değerini 15.000,00-TL olarak gösterdiği ve ıslah dilekçesi de sunmadığı gözetilerek, kaza tarihinde itibaren 8 iş günü sonrasından başlayarak temerrütün oluştuğu kanaatine varılarak, bu tarihten itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle, dava değeri üzerinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de kaza tarihi, ödeme tarihleri dikkate alındığında, zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından, itirazı yerinde görülmemiştir.\" gerekçesi ile:Davacının davasının kabulü ile 15.000,00 TL tazminatın 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karar karşı davalı vekil tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvuru sebepleri;Gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili sigorta şirketi aleyhine tespit edilen 28.000-TL bakiye hasarın fahiş olduğu, sigortalı yetkililerinin sorumluluğun kendilerinde olduğunu ifade ederek 26.000,00-TL üzerinden mutabakat sağlamak istediklerini bildirmeleri üzerine davacı tarafa 11.05.2015 tarihinde 26.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, bu mutabakatnamenin hükme esas alınmamasının hatalı olduğu, poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiği, davacıya karşı başkaca bir sorumluluğu bulunmadığı, hükme esas alınan raporda müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş faizinin düşülmemesinin hatalı olduğu, müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek gerekli ödemeleri yaptığından temerrüte düşmediği, mahkemece faize hükmedilecekse de hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, dosya kapsamı ile uyumlu, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişilerin rapor ve ek raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, araçtaki hasar miktarı kaza tarihi itibariyle hesaplandığından davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmesinin gerekmemesine, verilen kararda limitin aşılmamış olmasına, davacı tarafça gönderilen yazıda; \"dava açma hakkı dahil olmak üzere tüm kanuni hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 26.000,00-TL'nin ödenmesinin\" talep edilmiş olması karşısında yapılan ödeme ile davalının sorumluluğunun bitmemiş olmasına ve  limitle bağlı sorumluluğunun devam etmesine, davalı ... şirketine başvuru yapılması ve aracın davalı şirkete ait kamyonet olması nedeniyle temerrüt tarihinden ticari avans faizine hükmedilmesinde bir hata bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 1.024,65-TL harçtan peşin yatırılan 256,17-TL harcın düşümü ile bakiye  768,48-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0670cf33ddedb259","SID":"aa5050e42eea4118"}}