{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1938 <br>KARAR NO: 2023/2071<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2023<br>NUMARASI: 2021/396 Esas - 2023/4 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili asıl dava ile; müvekkillerinin desteği ..., 14/10/2015 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın sebep olduğu trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davacıların davasını destekten yoksun kalan 3.kişi sıfatıyla açtıklarını, bu suretle meydana gelen kazada tarafların kusurunun belirlenmesine gerek olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 400'er TL den 800 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ülke geleneklerine göre şimdilik her bir davacı için 100'er TL den 200 TL cenaze ve defin gideri tazminatı olmak üzere, toplam 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... A.Ş. (Eski Ünvanı ... A.Ş.)  vekili cevap dilekçesi ile; davanın görev, husumet ve zamanaşamı nedeniyle reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun, desteklik ilişkisinin ve desteğin gelirinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz işletilebileceğini ve tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur.Davacılar vekili birleşen davaya ilişkin 3.500,00-TL değer üzerinden harçlandırdığı dava dilekçesi ile; müvekkillerinin desteği müteveffa ... plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, vefat eden desteğin anne ve babası olan davacıların, onun desteğinden yoksun kaldığını beyanla, destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin poliçe limitleriyle sınırlı olarak avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davanın tevzi edildiği İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/615 Esas ve 2017/594 Karar sayıl ilamı ile dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir.Birleşen dava davalısı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur.Davacılar vekilince yargılama aşamasında 16.10/2017 tarihinde sunulan bedel artırım dilekçesi ile; bilirkişi raporları ile belirlenen tazminatların % 25'inden davalı  ...  AŞ'nin, % 75'inden Güvence Hesabının sorumlu olacağının tespit edildiğini belirterek, maddi tazminat taleplerini davacı ...  için asıl davada 10.288,57-TL'ye, birleşen davada 30.865,72-TL'ye, davacı ... için asıl davada 11.005,75-TL'ye birleşen davada 33.017,23-TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince; müteveffa ..., sevk ve idaresindeki plakasız ve tescilsiz motosiklet ile ... plaka sayılı aracın çarpışması ile oluşan kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, sürücünün kendi kusurundan kaynaklı vefatı halinde destekten yoksunluk tazminatının istenemeyeceği, müteveffanın kullandığı motosikletin tescilsiz olduğu, plakasının bulunmadığı, bu haliyle zorunlu trafik sigortası yapılamayacak araçlardan olması nedeniyle Güvence Hesabının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermiş, davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine, Dairemizin 27.05.2021 tarihli 2019/392 Esas ve 2021/855 Karar sayılı ilamı ile; \"...Davaya konu olaya ilişkin yapılan ceza soruşturma ve kovuşturmasında tanzim olunan bilirkişi raporlarında, trafik kazasının meydana gelmesinde vefat eden sürücünün asli, ... plaka sayılı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi vefat eden sürücünün trafik kazasının meydana gelmesinde (-aracını çok şeritli yolda kendi şeridinden sürmemesi ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması-) % 75 oranında, diğer sürücünün ise (-dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmaması, kavşağa girerken aracının farlarını uzun kısa yakarak ve aracının ses kornasını çalarak sürücüyü uyarmaması nedeniyle-) % 25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş açıklandığı, raporların gerekçesi ve sonucu itibariyle birbirini teyit eden ve denetime elverişli nitelikte olduğu, hal böyle olunca da söz konusu raporlara dayanılarak karar verilmesi ve kazada vefat eden sürücünün kazanın meydana gelmesinde % 75, dava dışı sürücünün ise % 25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerekirken \"vefat eden sürücü şerit ihlali yapmamış olsaydı kaza meydana gelmeyecekti vb\" şeklinde ki varsayımlara dayalı bir kanaatle vefat eden sürücünün tam kusurlu kabul edilmesi ve bu suretle de davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, vefat edenin sevk ve idaresindeki motosikletin tescilsiz olduğu ve dosya kapsamından trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığının anlaşılamadığı, davalı Güvence Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, müteveffanın sevk ve idaresindeki motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunluluğu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesindeki motorlu bisiklet tanımı da gözetilerek belirlenmesi gerektiği, bu nedenle motosiklet ile ilgili tespitlerin yer alabileceği soruşturma/kovuşturma dosyasının getirtilip incelenmesi, davacıların desteğinin idaresindeki tescilsiz motosiklete ilişkin faturanın sunulması için davacı tarafa uygun bir süre verilip belgenin temin edilmesi; bahsi geçen motosikletin davacılar elinde bulunması halinde araç üzerinde, aksi halde olaya ilişkin tüm dava dosyalarındaki motosiklete ilişkin kayıt, belge ve mevcut ise fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi gerekirken aracın niteliği konusunda araştırma yapılmaksızın, müteveffanın kullandığı motosikletin trafik tesciline kayıtlı olmadığı, plakasının bulunmadığı, trafiğe çıkabilmesinin olanaklı olmadığı, bu haliyle zorunlu trafik sigortası yapılamayacak araçlardan olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, davanın konusunu oluşturan trafik kazasının 14/10/2015 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı KTK'nın 90 ve 92.maddeleri içeriğindeki \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas sayılı kararı ile iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunda rafik sigortası genel şartlarının belirleyici olmayacağı, genel şartların sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, bu karardan sonra sigorta şirketlerinin sorumluluğunu azaltan genel şartların bir çok hükmünün uygulanamaz hale geldiği, 2918 sayılı yasanın 92/1-g maddesindeki hükmün, kaza tarihinden sonra 27/04/2016 tarihinde yürürlüğe girdiğinden somut olaya uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı gibi 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarının A.6. maddesi (d) bendinin de Anayasa Mahkemesinin 2019/40 esas sayılı kararı gereğince 26/04/2016 tarihinden önceki kazalar için uygulanma olanağı kalmadığı, eldeki davada davacının asıl ve birleşen davadaki ve yine ıslah istemindeki talepleri de gözetilmek suretiyle, 14/10/2015 kaza tarihi itibariyle ZMMS Genel Şartlarının, Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine  aykırı olmayan hükümleri ile Yargıtay'ın 01/06/2015 tarihinde uygulanmaya başlanılan genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması ve bu suretle sürücü ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile  ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan, desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı, sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olduğu gözetilmek suretiyle, davacıların hak edecekleri destekten yoksun kalma maddi tazminatının tam olarak tespit edilmesi ve bu suretle destekten yoksun kalma maddi tazminatına hükmedilmesi gerekirken, vefat edenin meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı\" gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra aldırılan ve hükme esas alınan 31.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; TRH 2010 yaşam tablosu ve progressif rant yöntemi uygulanmak suretiyle ve 2022 yılı verileri dikkate alınarak asgari ücretinin 1,47 katı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı annenin destek zararının 251.949,19-TL, davacı babanın destek zararının 182.644,78-TL olduğu, asıl davanın davalısı sigorta şirketinin, davacıların zararının sigortalısının %25'ine isabet eden miktarından sorumlu olduğu, buna göre davacı ... destek zararının 62.987,30-TL, davalı baba ... destek zararının 45.661,20-TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacılar vekilince yargılama aşamasında 02.11.2022 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile; davacı ... yönünden asıl davadaki taleplerini ıslah ederek 63.612,30-TL'ye birleşen davadaki taleplerini 121.728,40-TL'ye, davacı ... yönünden asıl davadaki taleplerini 62.987,30-TL'ye birleşen davadaki taleplerini 168.271,60-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiştir. Kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; kaldırma kararından sonra alınan 31.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı, ek raporda, kaldırma kararı öncesinde düzenlenen raporlar ile hükme esas alınan ek rapor arasındaki tazminat miktarı farklılığının TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacıların yaşam sürelerinin daha uzun olması ve asgari ücrette yaklaşık %100 oranında değişiklik meydana gelmesinden kaynaklandığının bildirildiği, davacı tarafça istinaf mahkemesinin kaldırma kararı öncesinde sunulan aktüer raporlara ve kaldırma kararı sonrasında sunulan ilk aktüer rapora itiraz edilmiş olması nedeniyle davalı lehine usuli müktesep hak doğmadığı, bu nedenle 2022 yılı asgari ücret verilerine göre düzenlenen aktüer raporunun hükme esas alınması gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olduğu, davacı vekilince istinaf kararından evvel sunulan dilekçenin bedel artırım dilekçesi, istinaf kararından sonra sunulan ikinci dilekçenin ise ıslah dilekçesi olduğu, dava dilekçesinde davacılar için ayrı ayrı cenaze ve defin gideri istenilmesine rağmen sunulan diğer dilekçelerde sadece davacı Bilal için defin masrafı istenildiğinin bildirilmesi ve dava dilekçesindeki talep değişikliğinin ancak ıslah dilekçesi ile yapılabileceği, bu nedenle davacı ... yönünden defin ve cenaze giderine ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği, asıl davada davalı olarak yer alan sigorta şirketinin davanın açıldığı 19.04.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, sigortalı aracın hususi olması nedeniyle ancak yasal faiz işletilebileceği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden desteğin sürücüsü olduğu tescilsiz motosiklete ait faturaların sunulması için davacı tarafa süre verildiği ancak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, ceza dosyası içerisindeki belgelere göre yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, kazaya karışan motosikletin tescili ve dolayısıyla da trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunup bulunmadığının tespit edilemeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafça müteveffanın sürücüsü olduğu motosikletin trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği kanaati ile;\"1-Asıl dava;  Mahkememizin 2021/396 esas sayılı dosyasında görülen davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacı ... için 62.987,30 TL destekten yoksun kalma tazminatı + 312,50 TL cenaze defin gideri toplamı 63.299,8‬0 TL ve davacı ... için 62.987,30 TL  destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 126.287,1‬0 TL tazminatın 19/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,Davacıların fazlaya dair talebinin reddine,2-Birleşen dava;  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 esas sayılı dosyası kapsamındaki davanın REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı asıl dava davalısı ... A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş) vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş) vekilinin istinaf nedenleri; yetki, görev ve zamanaşımı itirazları bulunduğu, kazanın 04.10.2015 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı, davacıların desteği ... tamamen kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle davacıların zararının teminat kapsamı dışında kaldığı, müteveffanın destek ilişkisinin ispatlanamadığı, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, kararda takdir edilen faiz başlangıç tarihinin, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yanlış belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı hususlarına ilişkindir.Asıl ve birleşen dava; trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı ile, defin ve cenaze gideri tazminatına ilişkindir.İstinafa konu olan asıl dava yönünden; istinaf dilekçesinde bildirilen neden ve gerekçeler ile kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalı sigorta şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde usule uygun şekilde yetki itirazında bulunulmamış olması nedeniyle istinaf aşamasında yetki itirazının ileri sürülemeyecek olmasına, kazanın ölüm ile sonuçlandığı ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2.maddesi gereği uygulanması gereken ceza zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolmamış olmasına, Dairemizin 27.05.2021 tarihli 2019/392 Esas ve 2021/855 Karar sayılı kaldırma kararında da belirtildiği üzere, ceza soruşturma ve kovuşturmasında tanzim olunan bilirkişi raporları ile ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi Makine Mühendisi ... tarafından düzenlendiği anlaşılan raporun gerekçesi ve sonucu itibariyle birbirini teyit eden ve denetime elverişli nitelikte olması nedeniyle söz konusu raporların hükme esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde usule aykırılık bulunmamasına, davacıların desteğinin, kazaya karışan motosiklet sürücüsü olmasına ve kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek kusur indirimi yapılmış olması nedeniyle ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerekmemesine, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren ve yasal faiz işletilmiş olmasına, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan asıl davada hükmedilen tazminat tutarı üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre her davacı yararına ayrı ayrı nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinde ve davalı yararına da cenaze ve defin giderine yönelik olarak talebi reddedilen davacı ... aleyhine reddedilen miktarı geçmemek üzerine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına ve yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre paylaştırılmasına karar verilmesine, aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli, açıklayıcı, ayrıntılı ve tazminat hesaplamasında uygulanması gereken ilkeler dikkate alınarak düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik yok ise de, hükme esas alınan 31.10.2022 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda davacı baba ... için asıl dava yönünden zararının 45.661,20-TL olarak belirlenmesine rağmen, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda ve gerekçeleri açıklanmaksızın 62.987,30-TL olarak kabulü hukuka aykırı olup, davalı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş vekilinin asıl davaya yönelik istinaf isteminin kısmen kabulüne, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davacı ... ve davalı yönünden, birleşen davada taraflar yönünden oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı lehine hükme esas alınan 31.10.2022 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 45.661,20-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 312,50-TL defin ve cenaze giderine hükmedilmesi yönünde yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Gerekçe uyarınca,  1- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/01/2023 tarih ve 2021/396 Esas 2023/4  Karar sayılı kararına karşı asıl dava davalısı ... A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran asıl dava davalısı ... A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş) tarafından yatırılan 2.157,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c-)İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/01/2023 tarih ve 2021/396 Esas ve 2023/4 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  a-)Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacı ... için 45.661,20-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 312,50-TL cenaze defin gideri toplamı 45.973,70-TL ve davacı ... için 62.987,30-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 108.961,0‬0 TL tazminatın 19/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı- ... A.Ş.)'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,Davacıların fazlaya dair talebinin reddine,b-)Birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/615 Esas sayılı davasının REDDİNE, c-)Asıl dava yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 7.443,13-TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 29,20-TL peşin harç ve 1.132,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 6.281,93-TL harcın davalı  ... A.Ş. (Eski Unvanı-... A.Ş.)'den alınarak Hazineye irad kaydına, ç-)Asıl dava için yatırılan 29,20-TL peşin harç ile 1.132,00-TL ıslah harcının davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı-... A.Ş.)'den tahsili ile davacılara ödenmesine, d-)Asıl davada; davacı tarafça yapılan 3.549,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 3.054,53-TL'sinin davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı-... A.Ş.)'den tahsili ile davacılara ödenmesine, kalanın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, e-)Asıl davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...  A.Ş. (Eski Unvanı- ... A.Ş.)'den tahsili ile davacı ... verilmesine, Asıl davada davacı  ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın 10.077,97-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı- ...A.Ş.)'den tahsili ile davacı ... verilmesine, f-)Asıl davada davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı ... A.Ş.) kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'nin 13/2.maddesine göre belirlenen 17.638,60-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen (davacı ... 312,50-TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) tahsili ile davalı  ...  A.Ş. (Eski Unvanı- ... A.Ş.)'ye ödenmesine, g-)Birleşen davada, alınması gerekli karar harcı 179,90-TL'den başlangıçta yatırılan 31,40-TL+ 772,30-TL  ıslah harcı, 155,39-TL tamamlama harcı toplamı 959,09-TL'nin  mahsubu ile bakiye 779,19-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, ğ-)Birleşen davada davacı tarafça yapılmış makina mühendisi bilirkişi ücreti olan 1.000,00-TL bilirkişi ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına, h-)Birleşen  davada; davalı taraf  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/4. maddedeki esaslara göre, 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı Güvence Hesabı'na verilmesine, ı-)Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmın davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"659567dbab882bb0","SID":"e91e0e2829f21095"}}