{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/396 Esas\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>KARAR NO\t: 2023/930<br><br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023 <br>  <br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM\t\t/<br>Davacı vekili mahkememizin 2020/101 esas sayılı dava dosyasındaki dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine yönetici sorumluluğu nedenilye  tazminat davası açıldığı, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... Karar Sayılı ilamı ile yönetici sorumluluğu nedeniyle müvekkili aleyhine, davalı  ...Ltd Şti lehine  86.937,95-TL tazminata,  yargılama gideri ve vekalet ücretine  hükmedildiğini, bu ilama dayalı olarak ... 22 İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takibi davacı aleyhine ilamlı takip başlatıldığını, davacı tarafından takip dosyasına faiz ve fer'ileri ile birlikte toplam 140.400,85-TL ödendiği, akabinde takip dayanağı ilamın bozulduğu ve  ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...  esas, ... karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak müvekkili aleyhine 48.412,95-TL'ye hükmedildiğini, müvekkili gibi diğer davalı ...'ün de şirket ortağı olup aynı dönemde şirketi yönettiklerini, dolayısıyla yalnızca müvekkili aleyhine açılan dava kapsamında tahsil edilen alacaktan davalı ...'ün de  müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla;  müvekkili aleyhine hükmedilen tazminattan müteselsilen sorumlu olan diğer yönetici davalı ...'ten son ilam ile müvekkil aleyhine hükmedilen 48.412,95-TL'nin 1/2'sinin rücuen tahsiline; yine takip dayanağı ilam bozulduğundan, icra dosyasına ve davalı şirkete ödenen fazla paranın davalı şirketten faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>SAVUNMA\t\t\t/<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının taleplerinin  usul ve esasa ilişkin hukuka uygun bir yanı bulunmadığını belirterek davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>KANITLAR VE GEREKÇE\t\t/<br>Dava; icra dosyasına ve davalı şirkete ödenen fazla paranın davalı şirketten faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 2020/101 esas sayılı dosyasında 09/11/2021 tarihli ara karar ile;  \"Davacının  ... 22 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ilamlı takip dosyasına dayanak ilamın bozulması nedeniyle fazladan yaptığı ödemenin iadesine yönelik talebinin iş bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına;  akabinde dava şartları yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın heyet önüne getirilmesine\" karar verilmiş, davacının davalı şirkete yönelik talebi tefrik edilerek ...esasa kaydedilmiştir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının ... 22. İcra Dairesi’ne fazla ödediğini iddia ettiği  44.931,00 TL’nin 12.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek ticari işlere uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı ... Tic Ltd Şti tarafından davacıya iadesi talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya sabitlenerek incelenmiş; davacı aleyhine davalı şirket tarafından;  ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... esas, ... Karar Sayılı ilamına dayalı takip başlatıldığı, davacı tarafından takip dosyasına 12/04/2017 tarihinde 140.400,85-TL ödendiği, cezaevi ve tahsil harcı kesildikten sonra davalı şirkete 14/14/2017 tarihinde 132.2016,22-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. <br>... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... esas, ... Karar Sayılı ilamı incelenmiş, mahkememiz dosyası davacısı aleyhine yönetici sorumluluğu nedeniyle 86.937,95-TL tazminata,  yargılama gideri ve vekalet ücretine  hükmedildiği, kararın Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2017/2216 esas, 2019/406 karar sayılı 16/01/2019 tarihli ilamı ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduğu ve 2019/191 Esas, 2019/445 Karar Sayılı 24/04/2019 tarihli karar ile mahkememiz dosyası davacı aleyhine 48.412,95-TL tazminata, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, kararın  18.07.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. <br>Mahkememizce 2021/733 esas sayılı dosyada   yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas,... Karar Sayılı ilamına dayalı olarak aleyhinde başlatılmış,  ... 22 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ilamlı takip dosyasına ödeme yaptığı,  dava konusu paranın, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiği, ilamın tamamen icrasından sonra kararın Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2017/2216 esas, 2019/406 karar sayılı 16/01/2019 tarihli ilamı ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduğu ve 2019/191 Esas, 2019/445 Karar Sayılı 24/04/2019 tarihli karar ile mahkememiz dosyası davacı aleyhine 48.412,95-TL tazminata, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacının ilk ilam kapsamında icra dosyasına fazladan yaptığı ödemenin takip alacaklısı ve iş bu dosya davalısı şirketten tahsilini talep ettiği, davacının talebinin icranın iadesine yönelik olduğu, davacı tarafın bozma üzerine verilen ikinci kararın  kesinleşmesini bekleyerek, ... 22 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden İİK 40/2 fıkrası kapsamında icranın  eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı iş bu davada hukuki yararının bulunmadığı...\"  gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar  verilmiştir. <br>Mahkememizin 15/11/2021 tarih ve 2021/733 Esas - 2021/729 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, verilen kararın  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/91 E - 2023/790 K sayılı ilamıyla \"....İlk derece mahkemesinin karar gerekçesinde yer verdiği İİK'nın \"icranın iadesi\"  başlığı altında düzenlenen 40. maddesi “Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.  Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.” hükmünü içermektedir. Anılan prosedür dairesinde takip alacaklısından geri alınacak tutar evvelce kendisine icra dairesince ödenen meblağdan ibaret olup takip borçlusunun takip nedeniyle ödediği paradan bir süre yoksun kalmasından doğan zararın da geri alınmasını icra dairesinden istenmesi ve böyle bir talebin icra müdürlüğünce yerine getirilmesi mümkün değildir. Oysa davacı eldeki davada davalıya icra takibi kapsamında icra dosyasına yaptığı fazla ödemenin, ödeme tarihinden itibaren itibaren  ticari işlere uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacının bu talebi dikkate alındığında, eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmakta olup, ilk derece mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar isabetsiz olmuştur  (Yargıtay 3. HD'nin 2021/3071 E-  2021/6391 K sayılı, 10.06.2021 Tarihli ve Yargıtay 11. HD'nin 22.11.1990 6774/7483 K sayılı emsal kararları).<br>İlk derece mahkemesince hukuki yarar bulunmadığına dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğu gibi; Yargıtay bozmasından sonra  ... 2. ATM'nin ... E- ... K sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp, davanın vaktinden önce açılmış bir dava olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince dava şartları yanlış değerlendirilerek karar verildiğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.\" gerekçesi ile kaldırılarak dosyanın 2023/396 esasa kaydedilerek yargılayama devam edilmiştir.<br>Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile  Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;<br>İİK'nun 32 maddesi uyarınca konusu para olan ilamların icraya konulabilmeleri için kesinleşmiş olmaları gerekli değildir. Kesinleşmeden icraya konulan ilamların temyizi, tehiri icra kararı alınmış olmadıkça, ilamların icrasını kendiliğinden durdurmaz. İcraya konu ilamın Yargıtay tarafından bozulması halinde, İİK'nun 40 maddesi uyarınca icra işlemleri olduğu yerde durur. İlam tamamen icra edildikten sonra hükmün bozulması ve mahkemece bozmaya uyulması ve borçlunun hiç veya ilamdaki kadar borçlu olmadığına karar verilmesi halinde mahkemece verilen kararın kesinleşmesi üzerine, İİK 40/2 fıkrası uyarınca icra tamamen veya kısmen eski hale iade olunur. Borçlu bu halde, daha önce takibin yapıldığı takip dosyası üzerinden ve  icra müdürlüğünden icranın eski hale iade edilmesini talep edebilir. Bunun için yeni bir ilamlı icra takibi yapılmasına gerek yoktur. Bu talep sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süresine de tabi değildir. Borçlunun talebi üzerine icra müdürlüğünce alacaklıya ödenmiş para tamamen veya kısmen zorla geri alınır ve fazla ödeme yapmış olan borçluya ödenir. İcra Dairesinin icrayı eski hale iade edebilmesi için, ayrıca bir mahkeme hükmüne de gerek yoktur. Bu nedenle ayrı bir dava açılmasına da gerek olmadığından, borçlunun bu halde icra dairesinden icranın iadesinin istemek yerine ayrı bir dava açmakta ana para yönünden  hukuki yararı mevcut olmamakla beraber davacı tarafça davalıya icra takibi kapsamında icra dosyasına yaptığı fazla ödemenin, ödeme tarihinden itibaren itibaren  ticari işlere uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş olmakla ve   davacının bu talebi dikkate alındığında BAM 14 HD  kaldırma kararı da nazara alındığında eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18.02.2022 tarihli ve 2019/5 Esas,  2022/1 Karar sayılı  kararında da belirtildiği üzere,  ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan, müeccel) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğu belirtilmiş olup, İBK'nda belirtildiği gibi, ifa zamanı gelmemiş bir alacak için açılmış davanın erken açılmış dava olduğu,  TTK'nın 553.maddesi uyarınca  sorumluluk davasının  bir tazminat davası mahiyetinde olup, somut davada tazminat davasının açılabilmesi zararının karşılanmasının istenebilir duruma gelmesinin yeterli olduğu davalının almış olduğu ilama karşı yapılan temyizi  tehiri icra talepli temyiz etmediği ve kendi isteği ile icra dosyasına ödemede bulunmuştur.<br>İBK'da da belirtildiği üzere, eldeki davada ifa zamanı gelmemiş bir alacak bulunmadığı, bu kapsamda erken açılan bir davadan söz edilemeyeceği  zira davacının davalıya limited şirket hisse devir sözleşmeleri akabinde restroran işletmesiyle kat karşılığı inşaat sözleşmeleriyle davalıların üstlendiği davacı şirket alacağının davacı tarafından kredi kullanmak amacı ile ödendiği iddiasına dayalı açılan rücuen tazminat davası olup dava konusu para davacıdan ilama dayalı olarak icra marifeti ile tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına yada takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski hale getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olmakla asıl alacak yönünden hukuki yararı bulunmadığı ancak davacının aynı zamanda faiz talebinde bulunması nedeni ile iş bu davada hukuki yararının bu anlamda mevcut olduğu anlaşılmıştır.<br>Dava dosyasında bulunan ... tarih ve 4517 sayılı ve 363 sayfasında tescil edilen ana sözleşmede; “Şirketi müdürler temsil eder. Şirket Müdürlüğüne şirket ortaklarından bulunan ... ve ... ilk on yıl için seçilmiş olup şirket kaşesi ve unvanı altına atacakları münferid imzaları ile şirketi en geniş manada temsil ve ilzama yetkilidir.” şeklinde düzenlendiği ,2004-2007 yılları arasında şirketin uğradığı 48.412,95 TL zararı şirketi münferiden temsile yetkili olan şirket müdürü davacı ... 'ün dava dosyasına sunmuş olduğu tahsilat makbuzu  uyarınca 04.04.2017 tarihinde ... 22. İcra Dairesi’ne 140.400,85 TL bedeli ödediği , Dolayısıyla 14.04.2017 tarihinde ödenmiş olan 140.400,85 TL, 24.04.2019 tarihinde verilen karar uyarınca ödenmesi gereken 48.412,95 TL ve faizi ile diğer masrafların tutarından fazla bir şekilde ödendiği  anlaşılmakla ve diğer müdür olan ... ile müştereken müteselsilen sorumluluk esası uyarınca 1/2 oranı olan 24.206,48 TL üzerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla mahkememiz 2020/101 esas sayılı ana dosyasına ibraz edilen rapor ile hesap edilen 14.04.2017 ödeme tarihi ile 06.02.2020 dava tarihine kadar geçen süreç içerisinde  değişen avans faizleri üzerinden yapılan hesaplama sonucu  10.204,69  TL faiz alacağı olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>H Ü K Ü M \t/Yukarıda açıklanan nedenlerle  <br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İle 10.204,69 TL alacağa dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya  verilmesine,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 697,09-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.204,69-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 187,00-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre % 14'ünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan avans bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 184,80-TL'sinin davalıdan, bakiye 1.135,20-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,  <br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 <br><br>Başkan                     Üye                   Üye                       Katip <br>¸e-imzalıdır           ¸e-imzalıdır           ¸e-imzalıdır            ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br>HARÇ BEYANI\t/<br>697,09-TL KARAR HARCI<br><br>DAVACI GİDERİ\t/<br>187,00-TL TOPLAM<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c969c4e82e7dc169","SID":"7d06997738ec9d3a"}}