{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1961 Esas 2023/1744  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1961 <br>KARAR NO\t: 2023/1744<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/460  Esas  2021/600 Karar\t<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t:  08/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  08/12/2023<br><br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete genel kredi sözleşmesine dayalı olarak nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, nakdi kredilerin ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle gayrinakdi kredinin de deposunun ihtarla  talep edildiğini ancak ihtar gereğinin yerine getirilmediğini, bu nedenle davalı aleyhinde Ankara  31. İcra Müdürlüğünün 2020/5497 takip sayılı dosyasında takibe geçildiğini,  borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektuplarının sunulduğu üçüncü kişilerdeki taahhüt işlerinin tamamının gerçekleştirildiğini, teminat mektuplarına konu taahhüt işleri ile ilgili herhangi bir sigorta ve vergi borcu bulunmadığını, bu haliyle davacı bankanın ilgili teminat mektuplarından dolayı herhangi bir riski bulunmadığını,  kredi sözleşmesinde davacı bankaya teminat mektup bedellerinin herhangi bir şekilde depo edilmesinin banka tarafından talep edileceğine dair hükmün bulunmadığını, yine teminat mektuplarının tamamı için zamanaşımının gerçekleştiğini  bildirerek öncelikle zamanaşımı def'inin nazara alınarak reddine, aksi halde ise esastan  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  kredi sözleşmeleri hükümleri, hesap kat ihtarı, icra dosyası, teminat mektupları, mektupların sunulduğu kurumlardan gelen yazı cevapları, vergi dairesi yazı cevabı ile bankacı bilirkişiden alınan hüküm kurmaya elverişli rapor birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından davalı şirkete genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektuplarının 03/03/2007 vade tarihli ve 105.060,00-TL bedelli , yine 25/05/2005 vade tarihli ve  2.088,00-TL bedelli Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan teminat mektuplarının vade tarihinden takip tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, bu nedenle bu mektuplardan dolayı bankanın sorumluluğunun kalmadığı, yine 41,10-TL bedelli vadesiz teminat mektubunun iade edildiği, diğer teminat mektuplarının vadesiz oldukları ve ilgili kurumlarca davacının SGK ve vergi dairesine borcu yoktur belgesinin sunulması halinde iade edilebileceğinin belirtildiği, bu belgelerin ilgili kurumlara sunulmadığından teminat mektuplarının davacı bankaya iade şartlarının oluşmadığı ve sorumluluğunun devam ettiği, ayrıca davalının vergi dairesine vergi borçlarının olduğu da anlaşılmakla, bu vadesiz teminat mektubu bedellerinin dava tarihi itibari ile toplam bedeli olan 261.719,54-TL yönünden davalının depo istemine itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nakit alacağın dava konusu edilmediğini,   her ne kadar nakit alacağa itirazdan vazgeçilmiş ise de davalının iddiasının aksine nakit alacağının da bugüne kadar ödenmediğini, bu nedenle davalının  bankaya nakit borcu olmadığına ilişkin iddiası kabul edilemeyeceğini, davalı defaatle  davaya konu teminat mektuplarının sunulduğu kurumlarla olan ihale konusu işlerin kesin kabullerinin yapıldığını, salt SGK'nın idari ve bürokratik işlemlerinin uzaması ve yerine getirilmemesi nedeniyle  \"borcu yoktur\" yazısı alamadığını, borcunun olmadığına dair yazıyı ilgili kurumlara sunamadığı için de teminat mektuplarını alamadığını iddia etse de davalının bu iddiası da gerçeklikten uzak olduğunu, her şeyden evvel davalının bu iddiası afaki ve kabulü imkansız bir iddia olduğunu, ihale konusu işlerin kesin kabulü yapılırken davalının SGK ve vergi borcu bulunmadığı hususunun bir an için kabulü varsayılsa dahi bahsi geçen işlerin kesin kabulleri davalının iddialarına göre 11 yıl önce yapıldığını, kaldı ki davalı, 2013 yılından sonraki SGK ve vergi borçlarını yapılandırdığını ve ödeyeceğini iddia ettiğini, davalının herhangi bir borcu yoksa davalı hangi borcu yapılandırdığını ve ödemediğini,  ilgili kurumların cevabi müzekkerelerinde açıkça görüleceği üzere davalının çok fazla miktarda SGK ve vergi borcu bulunmakta olup davalı, müvekkil bankaca düzenlenen teminat mektuplarını sırf bu borçlarından dolayı ilgili kurumlardan geri alamadığını, davalının SGK'ya borcu bulunduğu ve bu borçların yapılandırıldığı ikrarı ile bu husus bir kez daha açıklığa kavuşturulduğunu, öte yandan müvekkil açısından icra takip tarihi itibariyle riskin devam edip etmediği noktasında; vadeli ve vadesiz teminat mektubu ayrımı yapılmaksızın yüklenicinin, kesin teminat mektuplarını idareden iade alabilmek için idareye ve SGK' ya bir borcunun bulunmadığını ispatla yükümlü olduğu hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, nitekim, idarenin teminat mektuplarını iade şartlarından birinin de davalının SGK'ya borcun olmadığına ilişkin belgenin sunulması olduğunu, ancak, ilgili kurumun  müzekkere cevabı ile davalının SGK'ya borçlarının devam ettiği bu nedenle teminat mektuplarının iadelerinin yapılmadığının sabit olduğunu,  5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 90/2 maddesine göre; \"İşverenlerin hak edişlerinin, Kuruma ihale konusu işin yapıldığı süreye ilişkin prim ve her türlü borçlarının olmaması kaydıyla ödenmesi, kesin teminatlarının ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iadesi esastır.\" ve 735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 13/2  maddesine göre; \"Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.\"<br> hükümleri düzenlenmiş olup,  kesin teminat mektuplarının paraya çevrilerek yüklenicinin borçlarına mahsup edilme riski karşısında müvekkili bankanın depo talep etmesinin taraf menfaatlerine, hukuka ve yasaya uygun olduğunu, davalı, işin bitiş süresine ve işin taahhüde uygun şekilde bitirildiğine, idarenin bu işler nedeniyle müvekkil bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağına ve teminat mektubu riskinin sona erdiğine ilişkin belgeleri sunup teminat mektuplarını bankaya iade etmediği sürece müvekkili bankanın sorumluluğunun sona erdiğinden bahsedilemeyeceğini, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi’nin 35. maddesine göre;  \"Müşterinin mali durumu bozulduğunda, banka vadeli mektupların vadesi geldiğinde bankaca ödenecek veya banka hesaplarına borç geçirilecek olan meblağın tamamını, ayrıca her bir müşterinin gerek bu tür krediler, gerekse diğer kredilerinden kaynaklanan borçları ve taahhütleri için, yeterli miktarda teminat vermiş olsa bile bu vadeden önce aynı para cinsinden teminat olarak nakden yatırılmasını ya da yeniden veya ek teminat  olmak üzere ticari işletme rehni, senet, menkul veya gayrimenkul teminat verilmesini her zaman müşteriden isteyebilir. Müşteri bankanın isteyeceği veya kabul edebileceği herhangi bir kısmını veya hepsini bankaya rehin ve ilk boş derece üzerinden ipotek etmeyi peşinen kabul ve beyan eder. Aksi takdirde bankanın müşteriyi, bu tutarları depo etmek üzere her zaman takip ve dava edebileceğini müşteri peşinen kabul ve beyan eder.\" sözleşmenin bu açık hükümleri kapsamında; davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin, tüm teminat mektuplarının sunulduğu kurumların müzekkere cevaplarında belirtildiği üzere, davalının ilgili idarelere ve SGK’ ya karşı yüklü miktarlarda borçlu olduğunun geçen zaman içerisinde söz konusu borçları ödeyemediğinin, mali durumunun bozulduğunun çok açık olduğunu, bu nedenle müvekkil bankanın vadeli ve vadesiz teminat mektuplarına ilişkin depo talebi yerinde ve hukuka uygun olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinde vadesiz banka teminat mektuplarından 18 adetinin davalı şirketin idareden borcu yoktur yazısı getirilmediği için iade edilmediği ve bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiş ise de, 2886 Sayılı Kanunun 56/1 maddesinin “ …. Bu işten dolayı herhangi bir  borcunun olmadığı ….”, 4735 Sayılı kanunun 13/1. maddesinin “ …. Bu işten dolayı İdareye her hangi bir borcun olmadığı….”,  5510 Sayılı kanunun 90/2 maddesinin “…. Kesin teminatları ise ihale konusu ile ilgili olarak kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iade edilir….” amir hükmünü içerdiğini, ilgili kurumlardan gelen bilgilerin incelenmesi kapsamında ve ilgili ihale eden kurumlardan işin kesin kabul tarihlerinin sorulması ile anlaşılacağı üzere teminat mektuplarına ait tüm ihaleye konu işlerin 2010 yılında ve öncesinde kesin kabul ile birlikte tamamlandığını, davaya konu teminat mektuplarının tamamı 06/07/2010 tarihi ve öncesinde işlerin kesin kabulü yapılmış olması ile SGK. dan davalı şirketin borcu olmadığına dair talepleri SGK. nın İdari ve Bürokratik işlemlerinin uzaması ve yerine getirilmemesi nedeniyle belge ibraz edilmediğini, ihaleye konu işlerin tamamına ait işin kesin kabul tarihlerinde hiçbir şekilde davalı şirketin vergi ve sigorta borcu bulunmadığını, davacı bankaya davalı şirket tarafından davaya konu teminat mektupları dışında 28/12/2010 tarihinde kesin teminat mektubunun iade edildiğini, bu mektubun iadesinin ilgili tarihte davalı şirketin SGK. ve vergi borcu olmadığının ispatı olduğunu, mahkemeye arz ettikleri belgeler ile anlaşılacağı üzere davalı şirket 03/05/2010- 28/06/2011 tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesinden ve Karayolları Genel Müdürlüğünden ihale ile iş aldığını, bu iki ihale dışında da ihale alındığını, ilgili ihale sözleşmesinin imzalanabilmesi için davalı şirketin SGK ve vergi borcu olmaması gerekliliği dikkate alındığında davaya konu teminat mektupları ile ilgili iş bitim tarihinde yani kesin kabul tarihinde ve kesin kabul tarihinden 1 yıldan fazla zamana ait davalı şirketin SGK. ve vergi borcu bulunmadığını, bu konunun araştırılması ve ilgili kanun maddeleri ile sabit olduğu üzere değerlendirilme yapılması gerekli iken Mahkemece davalı şirketin İdareye borcunun olduğu gerekçesinin kanuni ve hukuksal dayanağı bulunmadığını, bilirkişi raporunda davalı şirketin toplam 7.429.235,79 TL vergi borcu olduğu bilgisine yer verilmiş ise de, davalı şirketin bu miktarda vergi borcu bulunmadığını, ilgili bilginin maddi hatalı bilgi olduğunu, davalı şirketin 2013 yılından sonraki dönemlere ait SGK ve vergi borçları ile ilgili yapılandırma işlemi ile borçların ödenmesi yapılarak SGK ve vergi borçlarının  kapatılacağını, ilgili vergi ve SGK borçlarının davaya konu teminat mektupları ile ilgisi olmadığı aşikar olmakla davacı bankanın her hangi bir riski bulunmadığını, bilirkişi raporunda 69.000 TL. lik mektup ile ilgili olarak TUBİTAK tarafından mahkemeye gönderilen yazı ile anılan mektubun nakde çevrilerek SGK.ya ödeneceği bilgisine yer verilmiş ise de, yukarıda arz ettikleri,  olduğumuz açıklamalar kapsamında ilgili teminat mektubunun nakde çevrilmesi hukuken mümkün olmadığını, 2013 yılından sonraya ait olan ki öncesine ait borç bulunmadığını, yapılandırma işlemi başlatılmış olduğundan ve ihaleye konu iş ile ilgili SGK borcu olmadığından nakde çevirme işleminin yapılamayacağını,  Bankanın her hangi bir riskinin  de bulunmadığını, davaya konu teminat mektupları ile ilgili taahhüt işlerinin kesin kabulü ve kesin kabulün onaylanması tarihinde davalı şirketin SGK, vergi borcu dahil hiçbir kamu kurumuna borçlarının bulunmadığını, bu konunun araştırılması halinde gerçek durumun anlaşılacağını, davaya konu teminat mektupları Tek Tip Genel İşlem Sözleşmesi olması nedeniyle TBK. nun 20-21 ve 23. maddelerinin mahkemece değerlendirilmediğini, bu kapsamda vadesiz teminat mektuplarının 1997 yılı ile 2008 yılları arasında verilen teminat mektupları olduğunu, bütün bu teminat mektupları ile ilgili işlerin tamamlandığını, İdareye bu işlerden dolayı davalı şirketin borcunun da bulunmadığının yapılacak araştırma ile anlaşılacağı üzere teminat mektuplarının depo edilmesi talebinin TMK.2 maddesi kapsamında mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/5497 E. takip sayılı ilamsız takip ile ilgili asıl alacağa dair paranın sehven yapılan itiraz sonrası itiraz geri alınarak bankaya ilgili paranın ferileri ile birlikte ödenmesi hususunun göz ardı edildiğini, asıl alacak ile ilgili de bankaca davalı şirketi zamanında bilgilendirmeden ilamsız takip yapıldığını, teminat mektupları ile ilgili ve komisyon ve ilgili ödemelerin davalı şirket tarafından zamanında yapıldığını, davacı bankanın yapmış olduğu takip ve işbu dava riski kalmamış olan ve zamanaşımı dolan teminat mektupları ile ilgili depo talebinin hukuksal dayanağı bulunmadığı gibi hakkaniyete aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine ilişkin ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tGenel kredi ve teminat sözleşmesi, ihtarnameler, icra dosyası, limit artırım sözleşmesi, davaya konu teminat mektupları, teminat mektuplarına konu işlerle ilgili iş bitirme kesin kabul belgeleri, SGK ve Vergi Dairesi yazıları, Milli Savunma Bakanlığı, TUBİTAK, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Adalet Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü yazıları vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 31. İcra Dairesi'nin 2020/5497 esas sayılı dosyasının  incelenmesinde; davacı banka tarafından davalı aleyhinde 30/06/2020 tarihinde  12.263,31-TL nakdi kredinin tahsili ve 368,908,64-TL meri (açıklama kısmında sayılan yerlere verilen) teminat mektupları bedelinin deposunun talep edildiği, borçlunun süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durduğu, borçlu vekilinin 29/07/2020 tarihli dilekçesi ile nakdi krediye ilişkin itirazlarından vazgeçtiğini bildirmesi üzerine icra müdürlüğünce sadece gayrinakdi krediye ilişkin takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.<br>\tMahkemece teminat mektuplarının sunulduğu kuruluşlara yazılar yazılarak mektupların iade şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun sorulduğu, gelen cevaplarda teminat mektuplarının SGK ve vergi borcu yoktur yazılarının sunulmadığından iade edilmediğinin, TÜBİTAK'ın yazı cevabında ise; teminat mektubunun 16/04/2021 tarihinde (dava tarihinden sonra) nakde çevrilerek bedelinin prim borcuna karşılık SGK'ya ödeneceğinin bildirildiği görülmüştür. <br>\tDavacı bankanın davalı şirkete keşide ettiği Ankara 54. Noterliği'nin 04/12/2019 tarih ve 41367 yevmiye nolu ihtarnamesinde; 02/12/2019 tarihi itibari ile borç tutarının 282,87-TL, ayrıca mer'i teminat mektuplarının toplam tutarının 368.908,64-TL olduğu belirtilerek, nakdi borcun 24 saat içinde bankaya ödenmesi  ve teminat mektupları bedellerinin ise nakit olarak depo edilmesinin ihtar edildiği , ihtarnamenin davalıya 06/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün 08/12/2019 tarihinde gerçekleştiği  anlaşılmıştır.<br>\t10/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu edilen söz konusu kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan teminat mektuplarının 21 adet olduğu, düzenleme tarihlerinin 28/04/1997 tarihinde başlayarak 15/12/2008 tarihine kadar olduğu, Milli Savunma Bakanlığı'na verilen 03/11/2003 tarih 75515 numaralı ve 105.060-TL tutarlı 03/03/2007 vade tarihli, yine 25/05/2004 tarih  027204000164 numaralı ve 2.088,00-TL tutarlı 25/05/2005 vade tarihli mektuplar dışındakilerin vadesiz olduğu, yine 26/04/2004 düzenleme tarihli 41,10-TL tutarlı vadesiz teminat mektubunun iade edildiği, bunlar dışında Karayolları Genel Müdürlüğü'ne, Milli Savunma Bakanlığı'na, Adalet Bakanlığı'na, TÜBİTAK'a ve İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ibraz edilen vadesiz teminat mektuplardan oluştuğu, davacı bankanın takip tarihi itibariyle depo talep edebileceği miktarın 261.760,64 TL olduğu bildirilmiştir. <br>\tDosya kapsamından, taraflar arasında 16/03/1998 tarih ve 366.000,00-TL'lik 19/07/2002 tarihli ve 312.000,00-USD'lik, 06/05/2004 tarihli 2.400.000,00-TL ve 15/09/2005 tarihli 1.000,000-TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmelerin  34. maddesinde; müşterinin, bu sözleşme ile lehine açılan kredilerden yararlanmak suretiyle bankadan alacağı teminat mektuplarını bunların geçerli olduklarına ilişkin tarih veya vadeye kadar, vadeye bağlı olmaması halinde bankaca tanzim edildikleri tarihten itibaren bir yıl içinde bankaya iade veya bankanın zimmetini ibra etmeyi kabul edeceği , yine bu taahhüdün yerine getirilmemesi veya durumun bankaya endişe vermesi halinde belirtilen bir yılı dahi beklemeye gerek olmaksızın bankanın 35. maddede belirtilen şekilde depo hakkını kullanacağını kabul ettiği , yine banka tarafından verilen teminat mektuplarının ilgili yüklenilen işlerin ve dolayısıyla bankadan alınan teminat mektubu konusunun ortadan kalkmasına rağmen muhatabın sebepsiz olarak teminat mektuplarını geri vermemesi veya bankayı ibra etmemesi veya verilen mektubun bir süreyle bağlı olup da sürenin geçmesine rağmen mektubun iade edilmemesi hallerinde dahi sözleşmede yazılı taahhüt ve sorumluluğunun hiçbir suretle değişmeyeceğinin aynen geçerli olacağının müşteri tarafından kabul edildiğinin düzenlendiği,  sözleşmenin 35.maddesinde ise; müşterinin bu sözleşme kapsamında aldığı teminat mektupları nedeniyle banka, müşterinin bu sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, bankadan kullandığı diğer kredilerden doğan borçlarını kısmen dahi olsa ödeyememesi, hacze düşmesi ve mali durumunun bozulması, icra veya iflas takibine maruz kalması gibi hallerde herhangi bir neden göstermek zorunda olmaksızın teminat mektubu.. ..gibi kredi konusunu oluşturan ve ancak vadeli olanların vadesi geldiğinde, şarta bağlı olanların şartı tahakkuk ettiğinde ve ileri bir tarihte bankaca ödenecek veya banka hesaplarına borç geçilecek olan meblağın tamamını vadeye bağlı olanlarda vadeden veya bir şartın gerçekleşmesine bağlı olanlardan bu şartın gerçekleşmesinden önce aynı para cinsinden teminat olarak nakden yatırılmasını ya da yeniden veya ek teminat olmak üzere senet ... veya gayrimenkul teminatı verilmesini müşteriden her zaman isteyebileceğini, aksi halde bankanın müşteriyi bu tutarları depo etmek üzere her zaman takip ve dava edebileceği gibi bu tutarları fiilen ödeyeceği veya transfer edeceği tarihe kadar bankanın döviz satış kuru karşılığı bulunacak kur farkı tutarını takip ve dava edebileceğinin müşterinin kabul edeceğinin düzenlendiği, ilk derece mahkemesince teminat mektuplarının sunulduğu kuruluşlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda teminat mektuplarının SGK ve vergi borcu yoktur yazılarının sunulmadığından iade edilmediği, TÜBİTAK'ın yazı cevabında ise, teminat mektubunun 16/04/2021 tarihinde (dava tarihinden sonra) nakde çevrilerek bedelinin prim borcuna karşılık SGK'ya ödeneceğinin bildirildiği, yine vergi dairesine yazılan yazıya verilen 11/03/2021 tarihli cevapta davalı şirketin toplam 7.429.235,79-TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğunun bildirildiği, dava konusu  mektuplardan 03/03/2007 ve 25/05/2005 tarihine kadar geçerlidir ibarelerine yer verilen Milli Savunma Bakanlığı'na verilen mektupların vade tarihleri icra takip tarihinden önce doldukları gibi icra takip tarihi itibari ile de mektuplarda belirtilen vade tarihlerinde  itibaren 10 yıllık sürelerin de geçtiği, böylelikle söz konusu teminat mektuplarının zamanaşımına uğradığı, bu iki teminat mektubu dışındaki mektuplara konu işlerin kesin kabulünün yapıldığı, ancak idarelerin güncel SGK ve vergi borcu yoktur yazısı istemeleri nedeniyle, teminat mektuplarının ilgili idarelerden alınmadığı ve bankaya sunulmadığı , iadesi için davalı şirketin SGK ve vergi borcu bulunmadığına dair belgeleri idarelere ibraz etmesi gerektiği, ancak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazı cevabında, davalının vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu görülmekle, davacı bankanın vadesiz teminat mektupları için taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca depo talep edebileceği ancak, vadeli teminat mektupları için icra takip tarihi itibari ile mektupta belirtilen vade tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin de geçtiği dikkate alındığında bunlar için talepte bulunamayacağı, vadesiz teminat mektupları nedeniyle dava tarihi itibari ile toplam 261.719,54-TL nin deposunun talep edilebileceği, davacı banka tarafından davalı şirkete genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektuplarının 03/03/2007 vade tarihli ve 105.060,00-TL bedelli , yine 25/05/2005 vade tarihli ve  2.088,00-TL bedelli Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan teminat mektuplarının vade tarihinden takip tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, bu nedenle bu mektuplardan dolayı bankanın sorumluluğunun kalmadığı, yine 41,10-TL bedelli vadesiz teminat mektubunun iade edildiği, diğer teminat mektuplarının vadesiz oldukları ve ilgili kurumlarca davacının SGK ve vergi dairesine borcu yoktur belgesinin sunulması halinde iade edilebileceğinin belirtildiği, bu belgelerin ilgili kurumlara sunulmadığından teminat mektuplarının davacı bankaya iade şartlarının oluşmadığı ve sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince toplam 261.719,54-TL yönünden davalının depo istemine yönelik davanın kabulüne ve icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tTaraf vekillerinin istinaf itirazlarının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesinde ise;  hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" düzenlemesini içermektedir.<br>\tDavacı yan dava dilekçesinde gayrı nakdi alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Bir başka anlatımla davacının dava dilekçesinde icra takibi dışında, nakde dönüşen gayri nakti alacağın ayrıca tahsil edilmesi, gayri nakdi alacağın ayrıca depo edilmesi yönünde bir talebi bulunmamaktadır.  Mahkemece ise, 261.719,54 TL  gayrinakit alacak yönünden davalı şirketin sorumlu olduğu belirtilerek bu bedelin deposuna karar verilmiştir. Bu durum itirazın iptali kararının sonucu olan takip dolayısıyla depo, tazmin edilmesi halinde tahsil kararından ayrı bağımsız bir tahsil ve depo kararı niteliğini taşıdığından  HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğu gibi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olmakla re'sen gözetmek gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzeni gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzeni gözetilerek KABULÜ ile,<br>\tAnkara 8. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 01/10/2021 tarih ve 2020/460  Esas  2021/600 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\t2-Davacının davasının kısmen kabulü ile; Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/5497 sayılı dosyasında davalının 261.719,54-TL teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine ilişkin itirazının iptaline, takibin  teminat mektubu bedeli olan 261.719,54 TL gayrınakit alacağın depo edilmesini teminen takip talebindeki koşullarla devamına, <br>\t3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\t4-Gayrınakit alacak yönünden alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL  harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL  harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 54,40 nispi harç, ile 54,40 TL başvuru harcı  olmak üzere toplam 108,80TL harcının davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan  tebligat  ve posta, bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.231,25 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 873,60 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 4.080,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t10-Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan  yargılama giderlerinin kaldırma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına, <br>\tC)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan  yapılan yargılama giderlerinin kaldırma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/12/2023<br><br>  Başkan-                 Üye -Üye -            Zabıt Katibi-<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc9dc5cbf90470a8","SID":"eb554e8c4b0fec7f"}}