{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO 2023/2409 <br>KARAR NO: 2023/2266<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/07/2021<br>NUMARASI: 2020/162 Esas -  2021/499 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Hasar Tazminatı<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 12.02.2018 tarihinde Kırıkkale’nin Merkez ilçesinde ... caddesi üzerinde ... Kavşağında seyir halinde iken, davalı ... maliki olduğu davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, tutanakta herhangi bir kusur tespiti yapılmadığını, müvekkili şirkete ait aracın rayiç değeri 89.000,00-TL iken ikinci el hasarlı olarak 53.800,00-TL’ye satıldığını, dolayısıyla müvekkilinin 35.200,00-TL zararının bulunduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 100,00-TL maddi zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ZMMS Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 12.02.2018 tarihinde karışmış olduğu kaza sebebiyle davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan zararın 35.200,00 TL olarak belirlendiği iddia edildiğine göre davacının belirsiz alacak davası olarak dava açmakta menfaati bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımından sonra açıldığından reddi gerektiğini belirterek, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... usule uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Dosyanın 19.03.2021 tarihinde yapılan duruşmasına katılan taraf olmadığı, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmadığından, davacı vekilinin önceki celseye bizzat katıldığı ve duruşma gününden haberdar olduğunun tespit edildiği dikkate alınarak, davayı takip eden taraf bulunmadığından HMK'nın 150 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı veya vekili veya davalılar tarafından dosyanın işlemden kaldırıldığı 19.03.2021 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının talep edilmediği anlaşılmakla, HMK'nın 150. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; Davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK.nın 150. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru sebepleri;Mahkeme tarafından yargılama sürecinde gerçekleşen ilk celsede bilirkişi incelemesi yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edildiği, yargılamanın devamında 19.03.2021 tarihli iki numaralı celsede ise dosyanın 3 ay içerisinde yenileninceye kadar HMK'nun 150.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına dair ara kararı verildiği,  mahkemenin 19.03.2021 tarihli dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik ara kararının taraflara tebliğ edilmesi gerekirken taraflarına tebliğ edilmediğinden tarafımızca dosyanın yenilenmesine dair dilekçenin dosyaya sunulamadığı ve bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik mahkeme ara kararının tarafımıza tebliğ edilmemiş olmasının, Anayasanın 36.maddesi ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6.maddesinde güvence altına alınan Adil Yargılanma İlkesi'nin en önemli unsurunu oluşturan Hukuki Dinlenilme Hakkı'na açıkça aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.  6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda; ön inceleme duruşmasının 25/09/2020 tarihinde yapıldığı, duruşmaya davacı vekilinin katıldığı, tahkikat aşamasına geçilmesine dair ara kararı verildiği ve duruşmanın 13/11/2020 tarihine ertelendiği, 13/11/2020 tarihli duruşmaya yine davacı vekilinin katıldığı ve bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara kararı verilerek duruşmanın 19/03/2021 tarihine ertelendiği, 19/03/2021 tarihli duruşmaya davacı vekilinin duruşma günü ve saatini bilmesine rağmen katılmadığı ve mazeret dilekçesi de vermediği, mahkemece HMK'nın 150/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 02/07/2021 tarihinde ise; dosyanın işlemden kaldırıldıktan sonra 3 ay içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmaması, davacının hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde bir hususunda bulunmaması nedeniyle mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 269,85-TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7a712487b6cd5ca","SID":"7aa34eb4bc150a7b"}}