{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 12/01/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA\t ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>NUMARASI\t: <br><br>DAVACILAR \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t: <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 12/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/01/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;12/07/2020 günü saat 15:30 sıralarında davalı sürücü ..... ...'in sevk ve idaresinde bulunduğu, olay tarihinde maliki ... ... olduğunu ve ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalı bulunduğu ... plaka sayılı aracın, davacıların velayeti altında bulunan müvekkili davacı .....'ye çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, Bu olay sonrası Konya/Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma Sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma sonucu, Konya Ereğli ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E Sayılı dava dosyası açıldığını ve yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 21/09/2022 Tarih,....... K Sayılı İlamı ile davalı sanık sürücü ..... ...'in 5237 Sayılı TCK'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52/2 ve 52/4 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiğini, yargılama dosyası içerisinde mevcut 08/04/2022 Tarihinde Adalet Bakanlığı, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Trafik İhtisas Dairesi ve 23/06/2022 Tarihli Adalet Bakanlığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen raporlarda davalı sanık sürücünün meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, meydana gelen trafik kazası  sonrasında T.C. Konya Ereğli Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen  13/07/2020 Tarih, 24340 Sayılı  Raporu müvekkili davacı ...'nın BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı aynı hastanenin 24/07/2020 Tarih, .... protokol nolu muayene sonrasında müvekkil mağdur çocuk ...'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğunu, vücudunda kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hayat fonksiyonlarının ağır (4) derecede etkilemesine neden olduğunu, Müvekkili davacı ... olay tarihinde henüz 8 yaşında olup geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde ilerleyen yaşamına sakat ve engelli olarak devam edeceğini ve birinin bakım ve gözetimine ihtiyaç duyacağını, Müvekkili davacı ... ... kaza neticesinde yaralandığını ve malul kaldığını, Davacılar tarafından davalı sigorta şirketine 120/09/2022 tarihinde yazılı başvuru yapılmasına rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, davacılarca Konya Ereğli Arabuluculuk Bürosu'nda ..../... Başvuru numarası ile arabuluculuk süreci başlatılmış olduğunu, ..../...  Arabuluculuk Numaralı dosya üzerinden 11/11/2022 tarihinde yapılan görüşme anlaşamama ile sonuçlandığını, Müvekkilleri davacıların Türkiye'de sığınmacı olarak bulunmakta olup sosyal güvenceleri ya da sabit ve düzenli bir gelirleri bulunmamakta olup, mahkeme harç ve masraflarını karşılayamayacaklarını, Müvekkillerinin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, üzerine kayıtlı bir mal varlığı bulunmamakta olduğunu, Dosyada yaptırılacak mali ve ekonomik durum araştırmaları ile de müvekkillerin durumunun iyi olmadığını, yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğunu, Müvekkillerinin bu özel durumu gözetilerek Mahkemenizden adli yardım talebimizin kabulünü talep ettiğini, Açılan davanın sonuçsuz kalmaması, davalıların mal kaçırma girişimlerinin önlenmesi bakımından davalılara ait taşınmazların tapu kayıtları üzerine ve yine davalılara ait araçların trafik tescil kayıtları üzerine UYAP Sistemi üzerinden başkalarına her türlü ad altında devir ve temlikinin ve cebri icra yolu ile satışının önlenmesi için mahkememizce davacı müvekkillerim lehine verilecek kararın icradan infazına kadar devam etmek üzere ihtiyati haciz nevinden ihtiyati tedbir konulmasını, davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde ihtiyati haciz nevinden ihtiyati tedbir konulmasını, davacıların ülkemizde sığınmacı olarak yaşıyor olduklarını ve dava harç ve masraflarını karşılayacak bir ekonomik güçleri bulunmadıklarını, bu sebeple adli yardım taleplerinin kabul edilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz olması nedeni ile 6100 sayılı hmk madde 107 uyarınca, müvekkilinin ... ... için  sürekli iş göremezlik nedeni ile 1.000,00 tl, sgk ödemesi dışında kalan tedavi ve bakıcı giderleri için 100,00 tl olmak üzere toplamda 1100,00 tl, maddi tazminat; 200.000,00 tl manevi tazminat; baba .... ve ...... için ise ayrı ayrı 50.000,00 tl olmak üzere toplamda 301.100,00 tl tazminatın olay tarihi olan 12/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; geçici koruma statüsündeki davacıların teminat yükümlülüğü bulunduğunu, her halde teminat yükümlülüğüne ilişkin hususun araştırılması gerektiğini, davacı tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olup eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu durumda müvekkili şirket tarafından ödeme yapılamamasının sebebi davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapılmış olması olduğundan huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, her halükarde adil ve güvenilir bir yargılama bakımından maluliyet oranının Yargıtay'ın işaret ettiği şekilde belirlenmesi gerektiğini, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatın trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, başvuran tarafından tedavi giderlerinin faturalandırılmadığını, ayrıca iddia edilen tedavi giderinin neye göre hesaplandığının belirsiz olduğunu, denetime elverişli olmayan ve varsayım üzerinden hesaplanan tedavi giderinin hükme esas alınmasının mümkün olamayacağını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının faize ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.<br>Davalılar ..... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada davacılar yabancı uyruklu (Afganistan) olup; teminat yükümlülüğü bulunmadığını, teminat yükümlülüğü bir dava şartı olup dava şartı eksikliğinin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, dosya kapsamında davacılar tarafından herhangi bir teminat yatırılmadığını, işbu dosya kapsamında teminata ilişkin herhangi bir araştırma ve teminat depo edildiğine ilişkin veri bulunmadığını, davacıların vatandaşı oldukları Afganistan'ın muafiyete esas alınacak herhangi bir sözleşmede taraf olmaması nedeniyle davacıların teminat yatırma zorunluluğu bulunduğunu, ddava konusu kazaya ilişkin Kaza Tespit Tutanağı ile ceza dosyası kapsamında aldırılan ATK raporları arasında çelişki mevcut olduğundan İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması gerektiğini, sadece ceza dosyasındaki ATK raporları dikkate alınarak hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olacağını, dava konusu kazada davacı ... ...'nın, hem araç trafiğini kontrol etmeden ve kendi güvenliğini sağlamadan yolun karşısına geçmeye çalışması hem de müvekkilin aracının hızlı olmadığına dair beyanları nedeniyle zararın artmasında müterafik kusurlu olduğunu, davacı ... ...'nin herhangi bir maluliyeti söz konusu olmayıp; kaza tarihi itibariyle davacının tüm zararının müvekkili tarafından giderildiğini, tüm bu nedenlerle davacıların davasının müvekkilleri açısından öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine,  06.10.2023 tarihli ihtiyati haciz ara kararına karşı itirazlarının kabulü ile ilgili kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin 02/11/2023 tarihli ara kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;  2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde;\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\"<br>İİK'nın 258/1. maddesinde ise; ihtiyati haciz isteyenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispat kuralına göre ispat edebilmiş olması düzenlendiği, geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm  delillerin ayrıntılı bir  biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispatın yeterli görüldüğü,<br>Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulunun  gerçekleştiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2017 tarih ve 2016/18144 Es.2017/11201 Kar. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2019 tarih ve 2016/14392 Es. 2019/6326 Kar. Sayılı ilamları ile  Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.  Hukuk Dairesi'nin 18/04/2019 tarih ve 2019/346 Es. 2019/354 Kar. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.  Hukuk Dairesi'nin 13/09/2019 tarih ve 2019/860 Es. 2019/760 Kar. Sayılı, Konya Bölge Adliyesi 3. Hukuk Dairesi'nin 06/07/2023 Tarih ve 2023/1628 Esas - 2023/1319 Karar sayılı ilamlarının da benzer mahiyette olduğu  anlaşılmakla<br>Tüm dosya kapsamı, mevcut deliller dikkate alındığında davalılar vekillerinin ihtiyati hacze itirazların ayrı ayrı reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>Mahkememizin 06/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların ayrı ayrı reddine\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karşı tarafın icra yoluna başvurarak olası alacağını kolaylıkla elde edebileceği göz önünde bulundurulduğunda talep edilen ihtiyati haciz kararının tamamen kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun ortada olduğunu, ayrıca müvekkil şirketin 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun denetimi altında bulunduğundan hükmedilen tazminatı ödeme bakımından mevcudunu eksiltme veya mal kaçırma ihtimali bulunmadığını, buna rağmen davacı tarafın icra yoluna gitmek yerine ihtiyati haciz talebinde bulunmasının, bu talebin müvekkil şirkete zarar vermek saikiyle yapılmış kötü niyetli bir talep olduğunu destekler nitelikte olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin 02.11.2023 tarihli murafa ara karar ilamının kaldırılarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Talep, trafik kazasından kaynaklanan alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>Somut olayda mahkemece davalı sigorta şirketi de dahil olmak üzere tüm davalıların malvarlığına borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davalı sigorta şirketinin ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketince istinaf edilmiştir.<br>Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.<br>İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.<br>Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.<br>Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir.<br>Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre davacının maddi  zararlarının olabileceği muhtemeldir. Haksız fiil tarihi itibarıyla davacının maddi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.<br>Alacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekir. (Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı ,2014/9434 esas  2014/13476 karar sayılı ilamları)<br>Somut olayda, İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından dava konusu yapılan   tazminat  alacağını teminen ihtiyati haciz talep edilmiş olmakla mahkemece davalılar  ... ... ve ..... ... hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi yerindedir.<br>Ancak, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı araçların, üçüncü kişilere verdikleri maddi zararlardan poliçe limiti ile sorumluluğu bulunan sigorta şirketlerince verilen hizmetin niteliği, bahsi geçen şirketlerin işleyiş şekli, poliçe limitleri dahilinde üçüncü kişilere ödeme yaparken uyguladıkları prosedür ve dahi malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflasları hâlinde (Güvence Hesabı kapsamında kalan Zorunlu Sigortalar ile sınırlı olarak) ödemekle yükümlü oldukları maddi ve bedensel zararların Güvence hesabından talep edilebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı sigorta şirketine yönelttiği maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz koşullarının sağlanmadığı açıktır.<br>Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3412 Esas 2019/4897 Karar sayılı kararında  da  davalı sigorta şirketinin devlet denetimine tabi Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğu, devlet denetiminden ötürü sigorta şirketinin taahhütlerinden kurtulmak amacı ile hileli işlemlerde bulunma kastının olamayacağı kabul edilmiş olmakla, sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği kabul edilmiş olduğundan mahkemece davalı sigorta şirketinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden başkaca  herhangi bir  yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemenin 02/11/2023 tarih, .../... Esas ve 06/10/2023 tarih,.... Esas sayılı ara kararlarının HMK.nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;<br>Buna göre;<br>1-Davacının İİK’nun 257.maddesindeki yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin   davalılar ... ... ve ..... ... yönünden KABULÜ ile;<br>Davacıların dava dilekçesinde belirlemiş oldukları toplam 301.100,00 -TL'lik alacağın teminine  ilişkin ve bu miktarla sınırlı olarak, davacının talebi ile bağlı kalınarak davalılar ... ... ve ..... ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile hak ve alacakları için haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1. maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE,<br>2-Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan teminat alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'nin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine,<br>4-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik ihtiyati haciz talebinin reddine,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>6-İstinaf aşamasında yapılan masrafların ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,<br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>         Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-(f) gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/01/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı  <br><br>Üye<br><br> e-imzalı <br><br>Katip<br><br> e-imzalı <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9edb26b55fb31d2c","SID":"0317cef1fe6723f9"}}