{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/34 - 2023/1088<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/34 <br>KARAR NO\t: 2023/1088<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/194 Esas 2022/654 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18.09.2020 tarihinde, davalı ... idaresinde, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacıların murisi ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, ceza mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'ün asli kusurlu olduğunun, müteveffa ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduklarını ve desteğinden mahrum kaldıklarını, yaşanan kaza sonrasında 29.01.2021 tarihli ihtarname ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, hasar dosyası açılmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonradan arttırmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacılar ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi açısında teminat limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla) kaza tarihi olan 18.09.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, manevi tazminat olarak davacılar ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini toplam 165.852,07-TLye yükseltmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araç için düzenlenen 26.12.2019-26.12.2020 vade tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ..., davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında vekil ile temsil edilmiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın davacılar murisi ...'a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiği, Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1234 E sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29.01.2021 tarihli raporunda sürücü ...'ün asli ve tam kusurlu, maktül yaya ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği, 2918 sayılı KTK 88. maddesi uyarınca davalıların, davacılara karşı kusurun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı talebi için iş bu davayı açmakta haklı olduğu, aktüer hesap bilirkişisinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre raporun düzenlendiği tarih itibariyle 2022 yılı verilerine göre yaptığı hesaplama neticesinde müteveffa eşinin vefatı sonucu desteğinden yoksun kalan davacı eş ...'ın bakiye zararının 165.102,07-TL olarak belirlendiği, davalıların bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limiti olan 390.000,00-TL ile sınırlı olduğu, araç sürücüsü ve işleteni olan davalının haksız fiil tarihinden, davalı sigorta şirketinin ise temerrütün oluştuğu dava tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 165.102,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'ten kaza tarihi olan 18.09.2020 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.den dava tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 15000 TL davacı ... için 5000 TL, ... için 5000 TL, davacı ... için 5000 TL  manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; karardan sonra, 12.10.2022 tarihinde davacılar vekilinin maddi tazminat talebi yönünden taleplerinden feragat ettikleri yönünde dilekçe sunması üzerine mahkemece 31.10.2022 tarihli Ek Karar verilerek maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; ek karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat nedeniyle davalı lehine 9.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, mahkemece verilen ek karar ile 9.200,00 TL vekalet ücreti verilmişken davacı tarafın talebi üzerine tashih kararı ile maddi hata yağıldığı belirtilerek 750,00 TL davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, tashih şerhinin hatalı olduğunu,    her bir davacı yönünden davalı lehine maddi ve manevi tazminat reddedilen kısmı için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, tek vekalet ücreti verildiğini, ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporu kabul edilmiş ise de  ceza mahkemesi dosyasında rapora itiraz ettiklerini ve kararın istinaf edilmesi nedeniyle kesinleşmediğini, kusurun tartışmalı olduğunu, yayanın aniden yola atlamasının ve yolda park halinde bulunan araçlar ve bitkilerin trafik işaretlerinin görünürlüğünü azaltması nedeniyle idarenin de kusurlu olduğunu, kaza yerinde keşif yapılmadan kusur belirlenmesinin hatalı olduğunu,  hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu, manevi tazminat yönünden de davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacılar vekili, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacıların murisi ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek müteveffanın eşi ve çocukları olan davacıların her biri için destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ve manevi tazminatın davalı ...’ten  tahsilini talep etmiştir. <br>Dava konusu kazaya ilişkin Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1234 Esas 2021/480 Karar sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, raporda  davalı ...’in ilk geçiş hakkını yaya geçidinden geçmekte olan yayaya vermemesi nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirtilmiş, mahkemece, bu rapor esas alınarak sanık ...'ün taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.  <br>Mahkemece, her ne kadar, ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları hükme esas alınarak davalının tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ve buna göre davacıların maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmiş ise de, Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1234 Esas 2021/480 Karar sayılı  kararının kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece,  ceza dosyası getirtilerek kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşmediğinin anlaşılması halinde TBK'nın 74. Maddesi gereğince  ceza mahkemesi kararı ile belirlenen maddi vakıa hukuk mahkemesi hakimi için bağlayıcı ise de kusur oranları bağlayıcı olmadığından gerektiğinde kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ve müteveffa yayanın  kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. <br>Davalı vekilinin, hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde ise; mahkemece, davacı ...’ın maddi tazminat talebinin kabulüne, diğer davacılar ...’ın maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, her ne kadar hükümden sonra davacılar vekili tarafından maddi tazminat talebi yönünden feragat dilekçesi sunulmuşsa da, bu feragat iradesinin davacı ... yönünden hakkın özünden vazgeçme değil, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle davadan feragat olduğu, esasen davacı yönünden davanın konusuz kaldığı, bu itibarla davacı ... yönünden davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki diğer davacılar ... yönünden maddi tazminat talebinin esastan reddine karar verildiği ve davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları gözetilerek adı geçen davacılar yönünden davalı ... lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c2275056573b703","SID":"c69d0a536e6d2f35"}}