{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1968 <br>KARAR NO: 2023/1597<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/02/2020<br>NUMARASI: 2019/68 E. - 2020/48 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ayakkabı üretimi alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ... sayı ile TPMK nezdinde tescilli tasarımın hak sahibi olduğunu, davalı tarafça üretilen ayakkabıların müvekkilinin özgün tasarımları olduğunu ve davalı yanın bu fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve Mahkememizin 2018/417 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile, davalıya ait işyerinde, ...com adlı alışveriş sitesinde, davalıya ait www...com.tr isimli web sitesinde ve www...com/... adlı ... sayfasında tasarıma tecavüz teşkil eden taklit ürünlerin yer aldığı hususunun tespit edildiğini iddia ederek, davalının müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının müvekkili tasarımı ile aynı olan ürünleri üretmekten, satmaktan, her türlü ticarete konu etmekten men'ini, davacı tasarımı ile aykırılık teşkil eden ürünler ve tanıtım malzemelerine, münhasıran dava konusu tasarıma benzer ürün imalatında kullanılan kalıplara el konularak imhasını, 20.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik davanın, bu dosyadan tefrik edilerek Mahkememizin 2019/314 Esasına kaydedilmiş, ve bu dosyadan sadece tecavüz ve haksız rekabet, tespit, men ve ref'i yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı olduğu iddia edilen tasarım tescilinden önce, \"...\" isimli ve daha başka birçok markaca tescillendiğini, davacının davaya konu tasarımının en son tescil edilen firmalardan biri olduğunu, davaya konu tasarım ile müvekkiline ait ayakakbılar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin bahse konu ayakkabıları satmadığını, bu nedenle herhangi bir kar da elde etmediğini, ürünün çok kısa süreliğine üretildiğini ve internet sitelerinde birkaç defaya mahsus olarak tasışa sunulduğunu ve bu mecralarda da ürünün satılmadığını, akabinde de müvekkilinin ürünün satış ve üretimini kaldırdığını, bu nedenle davacının bu ürün nedeniyle haklı olsa dahi hiçbir şekilde zarar etmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"..Mahkemenin 2018/417 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve yukarıda değinilen yasal düzenlemeler topluca değerlendirildiğinde; davacıya ait ... numaralı tasarım ile aleyhinde tespit istenen işyerinde bulunan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izleminde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu sebeple benzer olarak algılandıkları ve incelenen internet sayfalarında da söz konusu tasarımın benzerlerinin yer aldığı ve böylelikle davalı eylemlerinin davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüzde bulunduğu gibi, aynı zamanda TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiği anlaşılmakla, davacının tazminat dışındaki davasının kabulü ile, davalının davacı adına ... sayı ile tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacı tasarımı ile aynı olan ürünleri üretmekten, satmaktan, her türlü ticarete konu etmekten men'ine, davacı tasarımı ile aykırılık teşkil eden ürünler ve tanıtım malzemelerine el konularak yine münhasıran dava konusu tasarıma benzer ürün imalatında kullanılan kalıplara el konularak imhasına ve karar kesinleştiğinde hüküm özetinin yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -davacı adına kayıtlı olduğu iddia edilen ... sayılı tescil sayılı tasarımın, davacıdan önce ... isimli ve daha başka birçok markaca tescillendiğini, davacının davaya konu tasarımı en son tescil eden firmalardan olduğunu, Davacı yanın bahsi geçen ayakkabıları, ... isimli firmanın ayakkabılarına benzetmek suretiyle ürettiğini, gerçek hayatta davacının bu ürünün asıl sahibi olmadığını,-davaya konu tasarım ile müvekkiline ait ayakkabılar arasında benzerlik bulunmadığını, ayakkabıların taban yapıları, işçiliği ve işlemesinin farklı olduğunu, -müvekkilinin bahse konu ayakkabıları satmadığını, herhangi bir kar da elde etmediğini, kar edip etmediklerinin ispatının davacı yanda olduğunu, ürünün çok kısa süreliğine üretilmiş bir ürün olup, internet sitelerinde birkaç defaya mahsus satışa çıktığını, bu mecralar da da ürünün satılmadığını, davacının bu ürün nedeniyle haklı olsa dahi hiçbir şekilde zarar etmediğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu endüstriyel tasarımın müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davalıya ait 5 katlı üretim tesisi, showroom ve depo bulunan iş yerinde 25.12.2018 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespite konu ürünlerin müvekkiline ait tescilli tasarım ürünleriyle ayniyet derecesinde benzer olduğunun tespit edildiğini, Davalı tarafça internet sitelerinde ve showroomda ürünlerin satıldığını, tecavüzün tespiti için davalı tarafça ürünlerin satılmasına gerek olmadığını, müvekkiline ait endüstriyel tasarımların ihlali olduğu gibi aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu, davalı şirket haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi kayba uğramasına sebebiyet verdiğini, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava SMK uyarınca tescilli ürünlerin izin alınmaksızın üretildiğinden bahisle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.SMK'nun 55. maddesinde tasarım \"ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü\" olarak tanımlanmış,  bu kanun uyarınca tescil edilmiş olması halinde tasarımın tescilli tasarım olarak korunacağı düzenlenmiştir. Yine SMK'nun 56. maddesinde, tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı, 58. maddesinde ise tasarım sahibinin, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabileceği düzenlenmiştir. SMK’nun 59/2. maddesi uyarınca tescilsiz tasarımın korum süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır. SMK'nun 81. maddesinde de tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için önerilerde bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak tasarım hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Türk Ticaret Kanununun 55. maddesinde ise başkasının malları, iş üünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almanın haksız rekabet olduğu belirtilmiştir.Davalı tarafın, web sitesi, diğer online alışveriş sitelerinde davaya konu ürünleri satışa arz ettiğinin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Değişik İş Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve dosyaya ekli belgelerle ispat edildiği, davalıya ait www...com.tr www....com/... ... adresinde ... adı altında satışa sunulduğu, tek ürün dahi olsa satışa sunulduğunun istinaf dilekçesi ile de beyan edildiği, haksız rekabetin oluşması için yeterli olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait tasarıma konu ürünler ile davalı tarafça üretilen ve satışa arz edilen bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, davalının eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin  tespitinin yapıldığı, Davalı, tasarımın daha önceden beri kullanımda olduğu bu nedenle tasarım tesciline ilişkin korumadan yararlanamayacağını ileri sürmüş ise de; tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik açılan bir dava olmadığı, bilirkişiler tarafından davacının tasarım belgesi ile davalının ürününün görünümü dikkate alınarak karşılaştırmasının yapıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiş olup, tasarıma tecavüzün oluşmadığına yönelik davalı istemi yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davalı tarafça ileri sürülen istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/02/2020 tarih ve 2019/68 E., 2020/48 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  768,49 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 714,09 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d715d9578b22111","SID":"7fc754a509adafa2"}}