{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1958 <br>KARAR NO: 2023/1506<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/10/2019<br>NUMARASI: 2018/208 E. - 2019/980 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu ... Tic. A.Ş arasında 18/12/2015 tarihinde 20.000.000,00 TL limitli Faktoring Sözleşmesinin akdedildiğini, diğer davalı ... A.Ş nin sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, söz konusu sözleşme gereği müvekkili şirketçe vadesi geçmiş ve tahsil edilememiş 30/11/2017 tarihinden 31/12/2017 tarihine kadar işleyen faiz alacağının 5.369,97 TL olarak belirlendiğini, söz konusu tutarın ödenmesi gerektiği hususunda davalılara Beyoğlu ... Noterliğinden 17/01/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, buna rağmen alacağın ödenmemesi nedeniyl tahsili için  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalıların itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu, alacağın faktoring sözleşmesinden kaynaklandığını beyanla davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, davalılar hakkında %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Gaziantep  2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05/08/2016 tarih, 2016/5027 D.iş sayılı kararı ile yeni Kayyım  heyeti atandığını, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/5555 D.iş sayılı kararı ile daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin TMSF'ye devredildiğini, alacaklı görünen taraftan iddia edilen borcun şüpheli alacak konumunda olduğunu, alacağın TMSF tarafından incelemeye alınmış olması sebebiyle likit olmadığını,  davacının bileşik faiz yasağını ihlal ettiğini, ana paraya faiz işleterek faiz talebinde bulunduğunu, ayrıca davacının aynı sözleşme nedeniyle peyder pey dava açmak suretiyle hakkın kötüye kullanılması yoluna gittiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Gaziantep  2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05/08/2016 tarih, 2016/5027 D.iş sayılı kararı ile yeni Kayyım  heyeti atandığını, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/5555 D.iş sayılı kararı ile daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin TMSF'ye devredildiğini, alacaklı görünen taraftan iddia edilen borcun şüpheli alacak konumunda olduğunu, alacağın TMSF tarafından incelemeye alınmış olması sebebiyle likit olmadığını,  davacının bileşik faiz yasağını ihlal ettiğini, ana paraya faiz işleterek faiz talebinde bulunduğunu, ayrıca davacının aynı sözleşme nedeniyle peyder pey dava açmak suretiyle hakkın kötüye kullanılması yoluna gittiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KABULÜ ile davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına itirazlarının İPTALİNE, takibin talep edildiği şekilde devamına,2-Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 1.073,99 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketler ... Tic. A.Ş. ve ... A.Ş. 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/08/2016 tarih ve 2016/5027 değişik iş sayılı kararı ile yönetim için kayyım atanmış daha sonra müvekkil şirkete Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/5555 Değişik İş Sayılı Kararı ile kayyım heyetinin görev ve yetkileri tasarruf mevduatı sigorta fonu’na devredildiğini, şirketin hukuki yapısında dolayı işlemlerin yapılması için işler 3. Kişilere yapılması için devredildiğini, zira gerek KHK hükmü, gerekse Ticari İktisadi Bütünlük kararları doğrultusunda şirketin TMSF tarafından hukuken korunmakta olup, davacı yan tarafından kötü niyetli olarak  bu hukuki korumalar sözleşmenin feshi yöntemiyle bertaraf edilmeye çalışıldığını, bu sebeplerle  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/208 E. 2019/980 K. Sayılı ve 30.10.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 08.04.2018 tarihli 2017/588 E., 2018/247 K. sayılı kararında, itirazın iptali istenen İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takibi ve itirazın iptali davasının davalı ... A.Ş. ve davalı ... A.Ş. yönetimlerine kayyım atanması, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/5555 değişik iş 02.09.2016 tarihli kararı ile 674 sayılı KHK’nın 19. Maddesi gereğince davalı ... A.Ş.’ye ve davalı ... A.Ş.’ye atanan kayyımın görev ve yetkilerinin TMSF’ye devrine karar verilmesi nedeniyle  678. Sayılı KHK’nin 37. Maddesine göre bu şirketler aleyhine  icra takibi ve dava ikame edilemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiğini, mahkeme kararıyla kayyım atanan şirketlerinin görev ve yetkilerinin tmsf’ye devrinin davalı şirketlerin aleyhine takip veya dava yasağı getirmesi söz konusu oılmadığını, dolayısıyla davalı tarafın borçlara karşı önce şirket lehine kefil olmuş şirket ortaklarına başvurulması gerektiği iddiası hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeplerle, davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: Dava, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ilamsız icra takibine vaki  itirazın iptali istemine ilişkindir.  İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı  takip dosyasında ; davacı tarafından davalılar aleyhine faktoring sözleşmesine dayalı olarak 30.09.2017-31.12.2017 dönemine ilişkin 5.369,97 TL faiz alacağının tahsili amacıyla 30.01.2018 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatıldığı,   davalıların  süresinde  itiraz etmesi ile  takibin  durdurulduğu , İtirazın iptali davasının  1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunu,  davacı ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında 18/12/2015 tarihli, 21.000.000,00 TL limitli faktoring sözleşmesinin imzalandığını, diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu,  davalı ... A.Ş.'ye  sözleşme uyarınca 14.625.565,60 TL 23/12/2015 tarihinde  ön ödemenin yapıldığını,   davalı şirkete sağlanan finansman tutarına ilişkin üçer aylık dönemlerde ödenecek faiz miktarlarının belirlendiğini, 31/12/2017 tarihinde ödenecek faiz miktarının 5.369,97 TL olduğunu, buna göre davacı tarafından davalıya sağlanan 14.625.565,60 TL finansman için teslim edilen çek vadelerine göre hesaplanan üçer aylık dönemlerde ödenecek faiz tutarlarının, %5 bsmv'sinin ve ödeme tarihlerinin 23/12/2015 tarihli talimat yazısı ile davalı şirket tarafından onaylanmış olduğunu, dava ve takip konusu faiz tutarının davacıya 31/12/2017 tarihinde ödeneceğinin davalı tarafından kabul edildiğini, takipte talep edilen alacağın ödenmediğini, bu nedenle davacının söz konusu alacağı talep edebileceği belirtilmiştir. Öncelikle davalılar vekili, davalı şirketlere TMSF'nin kayyum olarak atandığını beyanla 678 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 37. Maddesi uyarınca takip yapılamayacağını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 678 Sayılı KHK'nun 37. maddesindeki düzenlemede kayyum olarak  TMSF'ye devredilen şirket borçlarının ödenmesi için izlenecek yöntem belirlenmiş olup, dava ve takip yasağına ilişkin bir hüküm olmadığı, davalı şirketlerin tüzel kişiliklerinin ve taraf ehliyetlerinin  devam ettiği, usule ilişkin bu yöndeki  istinaf sebeplerinin  yerinde olmadığı anlaşılmıştır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2017/7110 E., 2018/12260 K., İstanbul BAM 16. H.D  2019/2598 E., 2020/315 K, 2022/263 E-2022/631K.,  2021/1564 E.- 2023/716 K. Sayılı emsal kararlar aynı yöndedir.) Dosya kapsamına göre; davacı ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında satıcı firmanın vadeli alacaklarının temlik alınarak , alacakların vadesini beklemeden satıcı firmaya belli bir miktarda ön ödeme yapılması şeklinde yürüyen  ön ödemeli factoring sözleşmesi  niteliğinde düzenlenen 18/12/2015 tarihli, 21.000.000,00 TL limitli faktoring sözleşmesinde, diğer davalı ... A.Ş.'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, fatura edilmiş alacakların davacıya temlik edilmiş olduğu,   bu sebeple davalı şirkete finansman sağlandığı,davalıya kullandırılacak finansman için 3 er aylık dönemlerde  ödenecek faiz miktarlarının belirlendiği ,  nitekim davalı tarafından takip konusu dönem öncesinde Haziran 2016 tarihine kadar  tahakkuk eden faiz  borçlarının ödenmiş olduğu, takip konusu 31.12.2017 tarihinde ödenmesi gereken faiz alacağı olduğu ve davacı  tarafından keşide edilen  ihtarname  ile 30/11/2017-31/12/2017 tarihleri arasında tahakkuk etmiş ve tahsil edilmeyen 5.369,97 TL faiz alacağının tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin davalılara ihtar edildiği  ve davalılarca ödenmediği , sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, davacının  lehine delil vasfını taşıyan  ticari defter ve kayıtları ile belirlendiği üzere takip konusu faiz alacağını talep edebileceği itirazın haklı olmadığı, davanın kabulü ile icra inkar tazminatının tahsili yönünde verilen  kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olmak  üzere karar verilmesi gerektiği  kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2019 tarih ve 2018/208 E. 2019/980 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 366,82-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 91,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 275,11-TL  harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d880d47719b4a1f","SID":"41c3b187f365a8ea"}}