{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1957 Esas<br>KARAR NO: 2023/1429<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/11/2017<br>NUMARASI: 2016/768 E. - 2017/906 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 30.500,00-TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.  sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini,  müvekillerinin takip alacaklısı bankaya böyle bir borçlarının bulunmadığını,  davalı ...’in davalı bankadan kredi kullandığını, icra takibine konu senedin olsa olsa  bu kredi  kullandırımı esnasında müvekkiline imzalatılan evraklar arasına sıkıştırıldığını, müvekkilinin dalgınlığından faydalanılarak imzalatılmış ve sonradan doldurulmuş olabileceğini,  senet metninde bu nedenle bulunan bedel, vade, keşide tarihi gibi senedin asli unsurlarının müvekkili tarafından doldurulmadığını,  davalı banka ile borçlu  ilişkisinin kredi borcundan ötürü devam ettiğini ve  bedelin senette belirtilen bedelden çok daha düşük olduğunu, 15.000,00-TL civarında olduğunu belirterek,  müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine,  davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonoda yazılı miktar olan 30.500,00-TL nin % 20 si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Genel Kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı ...’in de bu sözleşmede gerçek kişi müteselsil kefil olarak yer aldığını,  aynı zamanda tahsilde  davalı şirketin kredi borcundan  mahsup edilmek üzere davaya konu bononun müvekkili bankaya tevdi edildiğini, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri nedeni ile müvekkilinin kredi hesaplarını Üsküdar ... Noterliğinin 23.2.2016 tarih ve ... ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnameleri ile kat edilerek, kredi borcunun müvekkili bankaya ödenmesinin ihtar edildiğini, bununla birlikte borçlu şirket tarafından tahsilinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya tevdi edilen dava konusu bononun, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile davacılar  aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere kambiyo senetlerine  mahsus icra takibine konu edildiğini,  davaya konu  bononun dalgınlıkla imzalanacak bir evrak olmadığını, ödeyecek-borçlu kısmında davacı ... tarafından imzalandığnı ve arkasında yine şirket yetkilisi olarak kendisi tarafından şirket kaşesi üzerine ciro edilerek müvekkiline tevdii edildiğini,  senedin boş olarak  doldurulduğu iddiasının ise, kabul anlamına gelmemek üzere, TTK 680 gereğince de senedin anlaşmaya aykırı bir şekilde  doldurulduğunu ve müvekkili bankanın  bonoyu kötü niyetle  iktisap ettiğini veya iktisapta ağır bir kusuru olduğunu ispat etmesi gerektiğini,  davacı yan bakımından, müvekkili bankanın ağır kusuruna ve bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğine ilişkin somut bir ispat aracı bulunmadığını,  ortada ödenmemiş bir kredi borcu varken, takibin haksızlığından ve kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini ve tazminat  da talep edilemeyeceğini belirterek, mesnetsiz, hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine, takibin devamına,  takip konusu alacaklarını tedbir sebebi ile geç almaları söz konusu olursa, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere  tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bankaların verdikleri krediye karşılık teminat olmak üzere bono almalarını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacılar her ne kadar  senedin hata ve hile ile tanzim edildiğini iddia etmiş ise de; iddialarını ispat elverişli yasal delillerle kanıtlayamamışlardır. Davalı da dava konusu senedin kredi borcunun ödenmesi amacıyla, başka bir anlatımla ifa amacıyla düzenlendiğini belirtmiştir. Bu nedenle  kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcu bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle saptanması gerektiğinden, hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle davalı  bankanın davalı borçlulardan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 17.262,71-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacıların  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 09/12/2013 tanzim tarihli 17/06/2016 vade tarihli 30.500,00 TL bedelli bononun takip tarihi olan tarihi itibariyle 13.237,29 TL'lik kısmından takip alacaklısı ve temlik eden davalı bankaya  borçlu olmadığının tespitine\" Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 09/12/2013 tanzim tarihli 17/06/2016 vade tarihli 30.500,00 TL bedelli bononun takip tarihi olan 28/06/2016 tarihi itibariyle 13.237,29 TL'lik kısmından takip alacaklısı Temlik eden davalı bankaya  borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm iddiaları kabul edilmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından kısmen kabul kısmen ret kararı verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul kararına rağmen müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini, temlik eden davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı olarak kambiyo senedine dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde başlatmış olduğu ... E sayılı takibin iptali ve davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle takip miktarı üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, dava dilekçelerinde davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle bonoda yazılı olan 30.500,00 TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet  tazminatına mahkum edilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece bu konuya değinilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,  kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi açısından kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın kötü niyetli olduğunu gösteren bir diğer hususun kredi sözleşmesinden doğan borca ilişkin müvekkile çekmiş oldukları ihtarnamede davalıların yanında müteselsil kefil ... da muhatap olarak gösterdiğini, aynı kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olduğunu iddia ettiği bonoyu takibe koyarken orada ...'ın ismi olmadığını, müteselsil kefil olarak ihtarnamede muhatap olarak gösterilen ... aynı kredi sözleşmesinden dolayı takibe konulan bonoda isminin yer almamasının davalı bankanın hileli davrandığını gösterdiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı temlik eden ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak bilirkişi raporunda hesaplamaya çek bedelleri dahil edilmeyerek takdirin mahkemeye bırakıldığını, mahkeme kararında bu hususun gerekçelendirilmediğini, bilirkişi raporunda çekin depo talebine ilişkin bir belge sunulmadığını, sözleşmede hüküm olmadığı gerekçesiyle çek bedellerinin hesaplamaya dahil edilmediğini, bu tespitin doğru olmadığını, bilirkişi incelemesine dayanak Üsküdar .... Noterliği’nin 23.02.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinde,16.770,00 TL tutarındaki çek yapraklarından kaynaklanan banka sorumluluk tutarının banka nezdinde açılacak bir hesapta depo edilmesinin aksi taktirde icra takibinde bulunulacağının davacı-borçlulara ihtar edildiğini, takibe konu borcun çek bedelleri ile birlikte talep edildiğini, raporda ise takip tarihi itibariyle gayri çek bedelleri hariç borç tespit edildiğini, mahkemenin davacıları borçlu kabul ettiği 17.262,71 TL+gayri nakdi kredi bedeli eklendiğinde takip tutarına ulaşıldığını, takipte talep edilen tutarın haklı ve yasal olduğunu, mahkemenin kısmen kabul kararında  çek bedellerinin hesaplamaya dahil edilmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı temlik alan ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, ... A.Ş ile davacı ...Tic. Ltd. Şti arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davacı ...'in bu sözleşmede gerçek kişi müteselsil kefil olarak yer aldığını, kredinin tahsilinde  ... Tic. Ltd. Şti'nin kredi borcundan mahsup edilmek üzere davaya konu bono temlik eden ... A.Ş.'ye tevdii edildiğini, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri üzerine, temlik eden ... Bankası A.Ş. kredi hesaplarını, Üsküdar .... Noterliği'nin 23.02.2016 Tarih ve ... ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnameleri ile kat ederek, kredi borcunun temlik eden  ... Bankası A.Ş. 'ye ödenmesini ihtar ettiğini, borçlu şirket tarafından, tahsilinde kredi borcundan tahsil edilmek üzere temlik eden bankaya tevdii edilen, dava konusu bononun  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün E:... Sayılı dosyası ile davacılar aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edildiğini, dava konusu alacakların ... A.Ş ile müvekkil ... A.Ş arasında akdedilen temlik sözleşmesi ile müvekkil ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiğini, dava konusu bononun davacı ... tarafından imzalandığını ve arkasının da yine şirket yetkilisi olarak kendisi tarafından şirket kaşesi üzerine ciro edilerek temlik eden bankaya tevdii edildiğini, TTK 680 gereğince senedin anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunu, temlik eden bankanın bonoyu kötü niyetle iktisap ettiğini ve iktisapta ağır kusuru olduğu ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı borçlu ile temlik eden banka arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca temlik eden bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil hükmünde olduğunu, temlik eden bankanın, defter, kayıt ve sair tüm belge ve kayıtları ödenmemiş kredi borcunun tespit edilmesi için yeterli olduğunu, takipte borcun gayri nakdi kredi bedeli ile birlikte 30.689,35 TL olarak talep edildiğini, raporda ise takip tarihi itibariyle, gayrinakdi kredi hariç borç 17.262,71 TL olarak tespit edildiğini, 17.262,71 TL'ye + 16.770,00 TL gayri nakdi bedeli eklendiğinde, 34.032,71 TL takip tutarına ulaşıldığını, dayanak belgeler doğrultusunda takipte talep edilen tutarın haklı ve yasal olduğunu, bilirkişi incelemesine dayanak Genel Kredi Sözleşmesi'nin 50. Sayfasında kefil ...'in eşinin yazılı muvafakati olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 3.5.2.6. maddesinde; banka tarafından müşteriye açılan kredilerden dolayı kredinin açılma şekli ve nevine göre Sözleşmede yer alan tüm hususlardan da kefillerin bankaya karşı sorumlu ve yükümlü olduklarının düzenlendiğini, kefilin sadece ana paradan değil, ana para yanındaki, akdi ve temerrüt faizinden de sorumlu olacağını,  raporda Tebligat Kanunu ve yasal zorunluluk gereği güncellenen son ve en yeni adrese tebligat yapılması gerektiği düşünülebilir şeklinde tespit yapıldığını, Tebligat Kanunu 1. Maddesi'nde bu kanun gereği tebligat yapacak kurumlar sayıldığını, bilirkişi tespitinin yerinde olmadığını, ihtarnamenin borçlunun geçerli adresine tebliğe çıkarıldığını, Tebligat Kanunu md.35'e göre ihtarnamenin borçlu tarafından temlik eden bankaya bildirilmiş olan ikametgah adresine gönderildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının müvekkilin alacağının tahsilinde gecikmeye neden olunmakla ve bu nedenle uğranılan zararın tazmini için davanın reddine hükmedilmesi gerektiğini, davacının müvekkil şirketin alacağına ulaşmasını engellemek ve alacağı sürüncemede bırakmak amacı ile iş bu davayı ikame ettiğini, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından davacılardan ...'in davalı bankadan kredi kullandığı, kredi kullanımı esnasında müvekkile imzalatılan evraklar arasına senedin sıkıştırılmış olabileceğini, asli unsurların müvekkil tarafından doldurulmadığını, davalı bankaya borcun 15.000,00 TL civarında olduğunu belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde davacılardan ... Ltd Şti ile müvekkil banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi tanzim edildiğini, diğer davacı ...'in sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, kredi borcundan mahsup edilmek üzere davaya konu bononun bankaya verildiğini, borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri üzerine hesap kat ihtarı tanzim edildiğini, kredi borcuna mahsup edilmek üzere bononun icra takibine konu edildiğini, senedin boş olarak doldurulduğu iddiasının ve kötü niyetle iktisap ettiği iddiasının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ödenmemiş kredi borcu bulunurken takibin haksızlığından ve kötü niyetinden bahsedilerek tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... Ltd. Şti., ... aleyhine bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu bononun, düzenleme tarihinin 09.12.2013, vade tarihinin 17.06.2016, bedelin 30.500,00 TL, keşidecinin ..., lehtarın .... Ltd. Şti. olduğu alacaklı ... A.Ş.'nin cirosu bulunduğu ve Beyoğlu .... Noterliği tarafından keşideciye ödememe protestosu çekildiği 6102 sayılı TTK'nin 776. Maddesine göre takip konusu bononun  kambiyo senedi vasfına haiz olduğu  görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 17.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda kat tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 15.541,24 TL temerrüt faizinin 1.592,66 TL, BSMV'nin 79,63 TL işlemiş faizin 49,18 TL olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam alacağın 17.262,71 TL olduğu belirtildiği, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının takip konusu senetten dolayı takip tarihi itibariyle 13.237,29 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Somut olayda alacaklı tarafından kambiyo senedi vasfında bulunan bonoya istinaden,  icra takibi başlatıldığı, takibe konu bononun taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine konu borca mahsup edilmek üzere verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda mahkemece keşideci (kredi sözleşmesinde müteselsil kefil) ve lehtarın, davalı bankaya hesap kat ihtarı tarihinde ne kadar borçlu olduğunun tespiti, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.16.1 ve 2.7.6 maddeleri ile, davalı alacaklı vekilinin bilirkişi raporuna gayrı nakdi kredi, çek depo bedelinin depo edilmesine ilişkin itirazının değerlendirilerek, bono bedelinden ne kadar borçlu olduğunun tespiti ile, bono bedelinden mahsup edilerek öncelikle genel kredi sözleşmesine istinaden alacaklının takip tarihi itibarı ile nakdi ve gayrınakdi tüm alacaklarınındeğerlendirilerek hüküm kurması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalı temlik alan ... A.Ş nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın ait olduğu mahkemesine iadesine davacının ve  diğer temlik eden davalı ... Bankasının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı temlik alan ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE; davacılar ve temlik eden ... Bankası Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2017 tarih, 2016/768 E. 2017/906 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar, davalı temlik alan ... A.Ş. ve  temlik eden ... Bankası A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendilerine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dae0d92754da1040","SID":"0bed048b331b452a"}}