{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1675 - 2023/1381<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1675 <br>KARAR NO\t: 2023/1381<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/12/2022 (Ara Karar Tarihi)<br>NUMARASI\t\t: ... Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>DAVACI\t: ... ... GIDA TEKSTİL İNŞAAT KİMYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  :<br>\t\t[ ] UETS<br>DAVALI\t: ... KİMYA ANONİM ŞİRKETİ [ ] UETS<br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>\t  Av.  UETS<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                   : 27/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 27/12/2023<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarihinde verilen ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekilinin dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin  yurt içi ve yurt dışına ürün satan/alan bir ticaret şirketi olduğunu, müvekkil şirketin daha önce de davalı şirket ile muhtelif ticaret yaptığını,  Müvekkil şirketin Lübnan Beyrut'taki müşterisinin talep etmesi üzerine müvekkil şirket, davalı şirket ile iletişime geçmiş ve PVC SE-950 tanımlı, Amerikan üretimi plastik ham maddesi cinsi ürünün alımı ile ilgili davalı şirket ile görüşmeye başladığını,  bunun üzerine davalı şirket, 25.03.2022 tarihinde 25.03.2022 tarih ve 00013117 sipariş numaralı fiyat teklifini müvekkili olan şirkete yolladığını, müvekkil şirket davalı şirkte 200.000 kg ( 200 ton ) PVC SE-950 tanımlı, Amerikan üretimi plastik ham maddesi cinsi ürünün siparişi vermiş ve davalı şirkete 29.03.2022 tarihinde 36.000,00 USD ( otuzaltıbin Amerikan Doları ) ön ödeme gönderdiğini, dekont açıklamasında \"sipariş no 00013117 %10 ... 200 ton hammade\" şeklinde açıklama yapıldığını, müşterisinin kullanımına bu şekilde uygun olması nedeniyle müvekkil şirket ürünün 25 kiloluk torbalar halinde olmasını talep ettiğini, davalı şirket fiyat teklifinde 2022 yılı Nisan ayı sonunda yükleme yapacağını taahhüt etmiş ve bunun üzerine müvekkil şirketin de müşterileri ile bu doğrultuda bağlantı yaptığını, müvekkil şirketi Mayıs ve Haziran aylarında davalı şirket ile iletişime geçerek sevkıyatın yapılmasını talep ettiğini, müvekkil şirketin defalarca talep etmesine rağmen davalı şirketin sevkıyatı gerçekleştirmediğini, davalı şirket bir süre sonra müvekkil şirkete telefon ve elektronik posta yolu ile ulaştığını, Amerikan üretimi ürünün global tedarik zincirinden kaynaklı sorunlardan dolayı temininde gecikme olacağını müvekkil şirkete bildirdiğini, davalı şirketin gecikme bildirimi üzerine, davalı şirket ile iletişime geçilerek gecikmenin kabul edilmediği, yüklemenin derhal yapılmasının davalı şirketten talep edildiğini, müvekkil şirketin ısrarlı taleplerine rağmen davalı şirket yüklemeyi yapamayacağını müvekkil şirkete bildirerek yüklemeyi yapmadığını, bunun üzerine müvekkil şirket davalı şirkete 24.06.2022 tarihli elektronik postayı göndererek  \"sipariş verilen ürün gönderilmediği için ön ödemenin iade edilmesini\" talep ettiğini,  müvekkil şirketin 24.06.2022 tarihinde saat 11.22'de gönderdiği elektronik posta üzerine davalı şirket 24.06.2022 tarihinde saat 11.59'da müvekkil şirkete elektronik posta gönderip \"müvekkilin siparişini verdiği ürünün en az 1 ay daha gecikeceğini\" bildirmiş ve başka bir ürünü müvekkil şirkete gönderdiğini, müvekkil şirket bu elektronik postaya cevap olarak 24.06.2022 tarihinde saat 14.22'de davalı şirkete elektronik posta gönderdiği \"sunulan ürünün anlaşılan üründen farklı olduğu ve kabul edilmediği\" bildirilmiş ve 36.000 USD ön ödemenin iadesi davalı şirketten talep edildiğini, davalı şirket ön ödemeyi iade etmeyip  müvekkil şirketi oyalamaya devam ettiğini, müvekkil şirketin davalı şirketten 36.000 Amerikan Doları alacaklı olduğunu, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile, öncelikle, HMK 389/1 fıkrası gereği mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle müvekkilin hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünün uzama ihtimaline binaen davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine, takdiren teminatsız olarak dava değeri kadar ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına,\tön ödemenin talep edildiği 24.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 36.000,00 Amerikan Doları'nın USD olarak ya da fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Dolar efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>            İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarihinde verilen ... Esas sayılı ara kararında; somut olay ve  mevcut dosya kapsamına göre dosyaya sunulan belgelerden  mail yazışmaları ile fiyat teklifi belgesinin bulunduğu,  mutabık kalınıp kalınmadığını gösterir mutakabat belgesininde bulunmadığı bunun dışında başkaca delil sunulmadığı nazara alındığında bu hususun da  yargılamayı gerektirmesi yaklaşık ispat ölçülerinde de herhangi bir delil sunulmadığı  anlaşıldığından  ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talebinin  reddine karar verilmiştir. <br>DAVACI  VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;    <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesine rağmen davalı şirketin anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı şirketin müvekkil şirketi doğru bilgilendirmediğini, edimlerini zamanında yerine getirmediğini, müvekkil şirketin müşteri ve prestij kaybetmesine neden olduğunu, davalı şirket, müvekkilin sipariş verdiği ürün yerine başka cins bir ürünü müvekkil şirkete vermeye kalkıştığını, bunun üzerine müvekkil şirket haklı nedenle siparişi iptal ederek ve ön ödemeyi talep ettiğini, müvekkil şirketin davalı şirketten 36.000 Amerikan Doları alacağı olduğunu, asgari ispat şartının da sağlandığını,  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle müvekkilin hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün uzama ihtimalinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, HMK 389/1 maddesi uyarınca, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine, takdiren teminatsız olarak ya da Mahkemenin belirleyeceği uygun bir teminat karşılığında dava değeri kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi, taleplerinin reddine dair mahkemesince 02.12.2022 tarihinde verilen ara kararın  hukuka aykırı olduğunu,  davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine, dava değeri kadar ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulması talebimizin reddine dair 02.12.2022 tarihli ara kararın kaldırılarak, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine, takdiren teminatsız olarak ya da Sayın Mahkemenin belirleyeceği uygun bir teminat karşılığında dava değeri kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLER                             :<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarihinde verilen ... Esas sayılı ara kararı  ve tüm dosya kapsamı<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE   :<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla alacak talebine ilişkin olup istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz üzerine ihtiyati haciz kapsamında ihtiyati tedbir konulması  talebine ilişkindir.<br>İlk derece Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli ara kararı ile; davacının ihtiyati haciz mahiyetindeki   ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle sınırlı ve kamu düzeniyle ilgili olarak resen yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf davalıdan ürün sipariş ettiğini, bunun karşılığında ön ödeme olarak 36.000 USD'yi davalıya yolladığını ancak davalının sipariş edilen ürünleri teslim etmediğini,  davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir  konulmasını talep  etmiştir.<br>Geçici hukuki koruma türlerinden olan İhtiyati Tedbir 6100 sayılı HMK’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.<br>Somut olayda davanın konusunun alacak talebine ilişkin olup, tedbirin yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği düzenlendiğinden talebe konu davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların  dava konusunu oluşturmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>İhtiyati haciz, İİK.'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği,\" \" 258. Maddesinde; \"Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği,\" hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. <br>İİK’nın 257. maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir. <br>Somut uyuşmazlıkta; tarafların iddia ve savunmalarının henüz yargılamayı gerektirmesi, davalı tarafından mal tesliminin yapılıp yapılmadığının yargılama sonucunda belli olacağı, dosyaya sunulu bilgi, belge ve delillerden yaklaşık ispata henüz kanaat getirilmemesi  nazara alındığında ilk derece mahkemesince  ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesinin  ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair  ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarihinde verilen ... Esas sayılı ara kararı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 189,15.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 330. Maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin  359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>Üye<br> <br>Üye<br> <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"849e0ed0d338deb8","SID":"863ee93ffa2d1966"}}