{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/816 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/986<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararlarının yokluğu ,butlanla malul olduğu tespiti ve iptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 11/01/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararlarının yokluğu ,butlanla malul olduğu tespiti ve iptali istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin daha önceden davalı şirketin ortağı olan ..... Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi'nin 18.12.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan tam bölünme kararı sonucunda, davalı şirketin paylarını devraldığını, bu kapsamda, ..... 'da 18.12.2020 tarihinde TTGS'de ilan edilen sermaye artırımı sonucunda ......'in özvarlıkları ..... 'a ayni sermaye olarak getirildiğini ve sermaye artırımı yapıldığını, sermaye artırımı sonrasında .....'nin pay sahibi olan .....'ın, 08.01.2021 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile durumu ,.....'ye bildirdiğini ve pay defterine kaydını talep ettiğini, müvekkil şirketin halihazırda davalı şirketin toplam paylarının %0.98 oranına tekabül eden pay sahibi ortağı olduğunu ve davalı şirkette azınlık durumunda olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun, hayli uzun süredir davalı şirket yönetimini, diğer ortaklara adeta dayattıkları ve nedenini gereği gibi açıklamadıkları kararları doğrultusunda, şeffaflıktan alabildiğine uzak şekilde sevk ve idare ettiklerini, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğu andan itibaren karar süreçlerine katılma ve şirketin mevcut durumu ile ilgili bilgi sahibi olma konularında davalı şirketin engelleyici tavrı ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin pay sahibi olduktan sonra katıldığı ilk genel kurul olan 23.02.2021 tarihli Olağanüstü Genel kurulda oy kullanmasının engellendiğini ve tamamen hukuk dışı bir tutumla müvekkiline \"gözlemci üye\" gibi hukuken var olmayan bir statü verilmeye çalışıldığını, 17.12.2021 tarihli Olağan Genel Kurul'da alınan kararlara muhalif olmalarına ve olumsuz oy kullanmalarına rağmen muhalefet şerhi yazdırmalarının engellendiğini, şirket faaliyet raporunu inceleme taleplerinin karşılanmadığını, yönetim kuruluna soru sorma haklarının engellendiğini ve fiili durumlar yaratarak söz almaları dışında taraflarına hiçbir şekilde söz hakkı tanınmadığını, 22.06.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'da ise taraflarına karşı oldukça saldırgan bir tutum izlendiğini, soru sorma hakkı tanınmadığını ve iş genel kurula karar almayı dayatmaya kadar vardırıldığını, davalı şirketin yönetimince hukuka aykırı faaliyetlerin düstur edinilerek gerek şirketin gerekse de ortakların zarara uğratılmasını engelleme amacıyla, taraflarınca bir kısım uyarılarda bulunulduğunu ve ihtarnameler keşide edildiğini, ..... Yatırım Holding A.Ş.’nin 17.12.2021 tarihli Olağan Genel Kurulu’nda ortakların incelemesine sunduğu ve ..... Uluslararası Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından düzenlenen 3 sayfadan ibaret raporun dayanağı olduğu ifade edilen 15.03.2021 tarihli faaliyet raporuna taraflarınca hiçbir şekilde ulaşmak mümkün olmadığı gibi bağımsız denetim şirketince hazırlanan bağımsız denetim raporunun da denetime elverişli şekilde ve bilgi edinmelerini sağlayacak açıklıkta hazırlanmadığını açıkladıkları ve mahkemece tespit edilecek sair nedenlerle; davalı şirketin 22.06.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan 1- 2- 3- 4- 5- 6- 7  numaralı kararların yürütülmesinin, gösterdikleri açık hukuka aykırılıklar bakımından yönetim kurulunun ivedilikle dinlenmesi sonrasında geri bırakılmasına, bahsi geçen kararların yokluğunun, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda ise  butlanla malul olduğunun tespitine, yine aksi kanaat hasıl olur ise iptaline, davanın ...... Uluslararası Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.'ne ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yönetim kurulu ve karar alma süreci hukuka uygun ve şeffaf şekilde yürütülmesine karşın aksi yöndeki beyanların mesnetsiz olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddiaların aksine, genel kurul'da % 93,64'e tekabül eden çoğunlukla alınan kararlarla sermaye artırımı yapılmış olduğunu ve rüçhan hakkının kısıtlanması kararının da haklı gerekçelerle tüm hissedarların bilgisine sunularak aynı oranda kabul oyuyla alındığını, davacı ortak tarafından rüçhan hakkı kullanılmamakla birlikte, sermaye artırımı şirketin menfaatine olduğundan alınan karar gereğince paydaşların rüçhan hakkını kullanmayıp açıkta kalan hisselerin satılabilmesi için öngörülen nominal değere itiraz edilmesinin çelişkili olduğunu, gündemin 5. maddesi ile satış yetkisi verilen taşınmazın tamamlanması için gayret sarf edilmesine karşın ekonomik sebeplerle tamamlanamamış ve şirketin nakit sermayeye ihtiyacı olması nedeniyle satışına karar verildiğini, davacının tedbir talebinin hukuki ve haklı olmayıp reddi gerektiğini, açıkladıkları nedenlerle öncelikle dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı şirketin 22/06/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan 1- 2- 3- 4- 5- 6- 7  numaralı kararların yokluğunun ve/veya butlanla malul olduğunun tespiti ve iptali talebine ilişkindir.<br>TTK'nın 445. maddesi uyarınca, \"446.maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler.\"<br>TTK'nın 446. Maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler sayılmış olup buna göre, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir<br>Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. <br>Dosyaya gelen .... davalı şirkete ait sicil kayıtları, davalı şirkete yazılan müzekkere ile verilen yazı cevabı ile davalı şirketin ana sözleşmesi, 22.06.2022 tarihli Genel Kuruluna ait toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davacıya ait muhalefet şerhleri, davete ve gündeme ilişkin belgeler ile diğer tüm belgelerin onaylı örnekleri ile şirketle ..... bank arasında imzalanan mutabakat metninin  birer suretleri  dosya içerisine alınmış ve incelenmiştir.<br>22/09/2022 tarihli tensip zaptı ara kararı uyarınca, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinden ..... Şirketi'nin, .... Gemi İnşa Sanayi Anonim Şirketi'nin, ..... Denizcilik ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ve ...... bank Anonim Şirketi'nin TTK 449 madde gereğince görüşlerini belirtir dilekçeler sundukları görülmüş dosya içerisine alınmış ve incelenmiştir.<br> Taraf vekillerinin beyanları ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.<br> Bilirkişi heyetinin 24/05/2023 tarihli raporunda özetle; Davalı şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını HMK 222 , TTK 64 maddeleri uyarınca usulüne uygun tutulduğu lehine delil niteliğinde bulunduğu, 2021 yılı mali kayıtlarına göre davalı şirketin sermayesinin 712.500.000,00-TL dönem sonu net zararının 407.774.998,24-TL 2022 mali kayıtlarına göre şirketin sermayesinin 2.137.500.000,00-TL dönem sonu net zararının 98.315.098,92-TL huzur hakkı ödemesini net olarak 240.000,00-TL tutar olduğu ve sadece .... bank A.Ş.'ye ödeme yapıldığı ve Dava konusu  genel kurul kararlarının yokluk, butlan veya iptal şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaati rapor edilmiş, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı sonrasında bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış ve alınan 07/07/2023 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; bilirkişi heyetinin kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik oluşmadığı bildirilmiştir.<br>Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde: Davacı  şirketin  davalı şirkette %0.98 oranına tekabül eden pay sahibi ortağı olduğu, 22.06.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kuruluna katıldığı alınan kararlara muhalif kaldığı, muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği ve dava tarihi itibariyle yasal 3 aylık sürede de davayı açtığı anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili iddia ve taleplerinde öncelikle 22.06.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,6 ve 7 numaralı kararların yokluk veya butlan olduklarının tespiti talep edilmiş ise de dava konusu genel kurul toplantı çağrısının Ticari Sicil gazetesinde ilan edildiği, ortaklara ayrıca davetiye çıkarıldığı davacınında genel kurula katıldığı bu bakımdan genel kurul kararları için kurucu unsurlar olan kurul ve karar birlikte bulunduğundan ayrıca pay sahipliği haklarını kaldıran veya sınırlandıran anonim şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olan bir durum söz konusu olmadığından alınan kararların yokluk ve butlanından söz edilemeyeceğinden bu yöndeki talep reddedilmiştir.<br>Davacının 22.06.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,6 ve 7 numaralı kararların iptalleri talebi incelendiğinde;<br>Sermaye artışında hissedarların rüçhan haklarının kısıtlanmasına ilişkin gündemin 2. maddesiyle alınan karar incelendiğinde; Davalı şirketin bir sermaye şirketi olduğu ve sermayesinin yaklaşık %90 temsil eden oyla karar alındığı SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinden rapor alındığı ara bilanço hazırlandığı ve sermayenin öz varlık içinde korunduğu, bakanlık temsilcisi nezdinde toplantının yapıldığı genel kurulun devredilmez yetkisinin elinden alındığını ve ortaklara gerekli bilgilendirme yapılmadığına ilişkin davacının iddiasının yerinde olmadığı ,<br>Sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin 3.maddesiyle alınan karar incelendiğinde; erken teşhis komitesinin kurulması talep olmadığı davalı şirketin borsada işlem gören bir şirket olmadığı SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketi değer tespit raporu ve rapor içeriğinde erken teşhis komitesinin kurulması talep olmadığı ve  ara bilanço dikkate alındığında davacının iddiasının yerinde olmadığı,<br>Sermayenin artırımında açıkta kalan hisselerin üçüncü kişilere satılmasına ilişkin gündemin 4. Maddesiyle alınan karar incelendiğinde yönetim kuruluna şartlı yetki verildiği keyfi bir satış öngörülmediği alınan kararın iptali şartları oluşmadığı ,<br>Gayrimenkul satış yetkisinin yönetim kuruluna verilmesine ilişkin gündemin 5.maddesi incelendiğinde; SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketi raporu dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu hal ve şartlarıyla en az 1.000.000.000,00-TL değerinden aşağıya olmamak üzere şartla yetki verildiği kararın iptali şartlarının oluşmadığı,<br>Yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve mali haklarının tespitine ilişkin 6.Madde incelendiğinde yönetim kurulu üyelerinin tekrar seçilebilmeleri için mutlaka ibra edilmeleri gerekmeyeceği sermayenin öz varlık içinde korunduğu ve  ve alınan kararın sermayenin          n %90 oya sahip oylarla alındığı anlaşılmakla  iptal şartlarının oluşmadığı,<br>Yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 madde çerçevesinde yetki verilmesine ilişkin 7. Madde incelendiğinde yönetim kurulu üyelerine verilen yetkiyi kötüye kullanacaklarına ilişkin somut bir delil sunulmadığı iptali şartlarının oluşmadığı anlaşılmış bu sebeple davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam hacından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile ‭189,15‬-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu  açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.<br>13/12/2023<br><br>Başkan ....<br> e-imzalıdır. <br>Üye ....<br> e-imzalıdır. <br>Üye ....<br>e-imzalıdır.  <br>Katip .....<br>e-imzalıdır.  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00dfd806dd134d6e","SID":"35751734a1f6f055"}}