{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/712 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.12.2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/597 E. - 2020/682 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik ve İMM Sigorta Sözleşmelerinden Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ\t: 08.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.01.2024<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.12.2020 tarih  2019/597 E. - 2020/682 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA: Davacı vekili,  11.09.2019 tarihinde, dava dışı ...’a ait ve dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ... Sigorta’nın İMMS sigortacısı, dava dışı ...’nın sürücüsü olduğu ... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, müvekkilinin dava dışı ...’a tahakkuk edecek alacakları temlik aldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/176 D.İş dosyası ile bilirkişi incelemesi yapıldığını, müvekkilinin aracında 198.562,00 TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalının e-posta adresine başvuru yapıldığını ancak cevap alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 39.010,00 TL tazminatın 39.000,00 TL’sinin davalı ... Sigorta’dan, kalan 10,00 TL’sinin diğer davalı ... Sigorta’dan 09.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacı tarafın gerekli belgelerin tamamını sunarak başvuru şartını yerine getirmediğini, davacının hasara ilişkin taleplerini ve sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrüde de düşürülmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının aktif husumetinin olup olmadığının, temlik belgesinin yasal şartları taşıyıp taşımadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili şirkete usule uygun başvuruda bulunulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ayrıca zorunlu mali sorumluluk poliçe teminatının tükenmesi gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, haksız avans faizi talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 11.09.2019 tarihli trafik kazasında zarar gören araç malikinin ... olduğu, ...'ın bu kaza nedeniyle ... plakalı aracında meydana gelen hasara ilişkin tazminat alacağını davacı ...’e 01.10.2019 tarihli sözleşme ile temlik ettiği, her ne kadar temlik sözleşmesinin 7251 sayılı yasanın 57 md. ile eklenen Ek Madde 6'nın yürürlük tarihi olan 22.07.2020 tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle geçerli olduğu kabul edilse bile, söz konusu yasal düzenleme ile yalnızca temlik yasağının değil ödeme yasağının da getirildiği, anılan Ek Madde 6'nın 2. fıkrasına göre \"tazminat ödemesinin yalnızca hak sahibine\" yapılacağının öngörüldüğü, hak sahibi olarak ise trafik kazası nedeniyle doğrudan zarar gören kişi olarak kabul edildiği, davada hak sahibinin trafik kazasında aracı hasarlanan ... olduğu, ... dışındaki kişilere ödeme yapılmasının anılan yasal düzenleme karşısında artık mümkün olmadığı, davacı temlik alanın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ... ile müvekkili ...'in 01.10.2019 tarihli temliknameyi düzenleyerek, temlik eden ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın 11.09.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle davalıdan olan bir kısım hak ve alacakları ile bu olaya konu edilen esas hak niteliğindeki alacaklarını birbirlerine ivazlı olarak devir ve temlik ettiklerini, temlik alacaklısı davacının 04.11.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusu yaptığını, anlaşma sağlanamayınca da 31.12.2019 tarihinde eldeki davanın açıldığını, ilk derece mahkemesinin red gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, TBK'nın 183 ve devamı maddelerine göre alacağın devri sözleşmesiyle bir borcun alacaklısının sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça ve borçlunun rızasını almadan alacak hakkını bir başka kişiye devredebileceğini, alacağın devrinin konusunu muaccel olmuş alacaklar ile doğması muhtemel alacakların oluşturabileceğini, 01.10.2019 tarihli temlikname ile dava dışı ...'ın artık davaya konu hak ve alacaklarla ilgili hukuki işlem başlatmasının mümkün olmadığını, aktif husumet ehliyetinin ortadan kalktığını, her ne kadar 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek Madde 6'da bu tip alacakların temlik edilmesi yasaklanmış ise de, EK 6 maddesinin 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davaya konu temliknamenin ise 01.07.2020 tarihli olduğunu, arabuluculuk başvurusunun 23.07.2020 tarihli olduğunu, alacağın temlikinin yasal düzenleme yürürlüğe girmeden önce yapıldığını, özel kanun maddesi niteliğinde olan bu düzenlemenin geriye yürümeyeceğini, davanın 30.12.2019 tarihinde açıldığını, yargılamanın 28.07.2020 tarihine kadar bitirilememesinin sorumluluğunun müvekkiline yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle, alacağını davacıya temlik eden dava dışı araç malikinin aracında meydana gelen hasar bedelinin karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'a eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlenme çerçevesinde, sigorta ilişkinden kaynaklı tazminat alcağının temliki yasaklanmış ise de davacı tarafından sunulan temliknamenin  01.10.2019 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olmayan kanun değişikliğinin geçmişe şamil olacak şekilde eldeki davaya uygulanması genel hukuk prensipleri kapsamında mümkün değildir. Dava dışı araç malikinin dava konusu kaza nedeniyle oluşan alacağını, alacağın temliki sözleşmesi ile temlik alan davacıya devrettiği, temlik edilen alacağın malvarlığı haklarına ilişkin olmakla temlike uygun olduğu, temlik eden alacaklının tasarruf yetkisinin bulunmadığının usulüne uygun şekilde ileri sürülüp kanıtlanamaması karşısında temlikin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; temlik alan davacının eldeki dava yönünden geçerli temliknameye istinaden aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek, davanın esasıyla ilgili diğer deliller irdelenerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahsile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.<br>\tBu itibarla; ilk derece mahkemesince dava şartı hakkında hatalı şekilde karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.12.2020 gün ve 2019/597 E. 2020/682 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 03.01.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fd33faa58820d75","SID":"19a3e995a75af412"}}