{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2086 Esas<br>KARAR NO: 2023/1693<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/10/2019<br>NUMARASI: 2017/152 E. - 2019/421 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ..'de yayımlanan \"...\" adlı dizi filmin yapımcısı olduğunu, filmin yönetmenliğini müvekkilinin üstlendiğini, dijital olarak sunulacak dizi jeneriklerinin (künye) incelenmesinde müvekkilinin dizide ikinci yönetmen olarak görev aldığının anlaşılacağını, ikinci yönetmen olarak bölüm başı ücreti 6.000 TL + KDV ve Stopaj olarak belirlendiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan ücret sözleşmesi, müvekkiline ait banka hesap hareketleri ile ticari defter ve muhasebe kayıtlarının incelenmesinden bu durumun anlaşılacağını, davalı şirketin dizinin 6. bölümünün %18'lik kısmı ile 8. ve 9.bölümleri için müvekkiline herhangi bir telif ücreti ödemediğini, müvekkilinin dizinin ilgili bölümleri için davalı şirkete fikri ve mali haklarını devretmediğini, ancak davalının dizinin müvekkilinin çalıştığı tüm bölümleri ...'de yayımladığını ve müvekkilinin fikri haklarına tecavüz ettiğini, bu tecavüzün dizinin yurtiçi ve yurtdışına hizmet veren bazı dijital TV platformlarında yayımlanmasının sürmesiyle devam ettiğini iddia ederek, müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüzün devam ettiğinden ref’ine ve durdurulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 16.035,25 TL'nin FSEK 68.maddesi uyarınca üç katı tutarında hesap edilecek telif alacağının her bir bölüm için ayrı ayrı belirlenecek vade tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı yapılmamaları durumunda hükümsüz olduklarını, davacının mali hak devir belgesiyle eser sahibi sıfatıyla sahip olduğu tüm hakları müvekkili şirkete devrettiğini, davacıya ait fikri hakların müvekkili tarafından kullanılmasında hukuki açıdan herhangi bir sakınca bulunmadığını, müvekkilinin sektörün önde gelen saygın yapım şirketlerinden olduğunu, davacı taraf ile müvekkilinin ... adlı televizyon dizisinde 6.bölümden itibaren davacının yardımcı yönetmen olarak görev alması hususunda anlaştıklarını, anlaşma uyarınca müvekkili şirket tarafından davacıya bölüm başı 6.000 TL + KDV + Stopaj ödemesinin yapıldığını, müvekkilinin anlaşma gereği ödemeleri yaptığını, bu nedenle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının alacak iddiasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin borca batık olduğunu ve iflas başvurusunda bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Somut olaya dönüldüğünde her ne kadar davacı telif haklarının devrine ilişkin FSEK 52 maddesine uygun sözleşme yapılmadığı, davalı kullanımlarının herhangi bir izne dayalı olmadığından bahisle tecavüzün ref'i ve FSEK 68. Maddeye dayalı tazminat talep etmişse de taraflar arasında -yazılı olmayan- sözleşme ilişkisinin bulunduğunun taraflarca kabul edildiği dikkate alındığında ref talebinin şartlarının oluşmadığı gibi izinsiz kullanımdan söz edilemeyeceğinden FSEK 68 in taraflar arasındaki uyuşmazlıkta uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, sözleşmesel ilişki dikkate alındığında FSEK 52 uygun devir olmadığından bahisle izinsiz kullanım olduğunu ileri sürmenin yukarıda izahı yapılan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gibi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı sonucuna ulaşılmış davacının bu yöndeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.  Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının telif ücreti alacağına yönelik talebinin -taleple bağlı kalınarak- kabulü, ref ve FSEK 68'e dayalı tazminat taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Telif ücreti alacağı yönünden avans faizine hükmedilmesi gerektiğini,  ...'de yayımlanan ve davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği ... adlı dizinin ikinci yönetmeni olduğunu, ticari iş niteliğinde olduğunu, , belirtilen telif ücreti alacaklarının her bir bölüm için ayrı ayrı belirlenecek vade tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini,  yerel mahkeme hükmünün faize ilişkin kısmı ortadan kaldırılarak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi uyarınca müvekkili lehine hükmedilen 16.035,25 TL telif ücreti alacağının her bir bölüm için ayrı ayrı belirlenecek vade tarihlerinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, Kısmen kabul kararı doğrultusunda yargılama giderlerinin \"ret ve kabule göre takdiren hesaplanan\" ibaresi ile tarafları ve karşı taraf arasında %50 oranında paylaştırıldığını(harçlar hariç), ancak yapılan bu paylaşımın HMK'nın 326.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, telif ücreti alacağına ilişkin taleplerinin tamamının kabulüne karar verildiğini ve yargılama giderlerinin büyük kısmını oluşturan bilirkişi ücretlerinin bu talepleri için olduğunu, her bir talepleri için yapılan yargılama gideri belirlenerek bu tespit üzerinden yargılama giderlerinin paylaştırılmasının kanun koyucunun amacı ile bağdaştığını bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile Müvekkili Şirket arasında dava konusu mali hakların Müvekkil Şirket'e devredildiği sözleşme imzalandığını, Davacı'nın ilgili mali haklarının devredilmediğine yönelik beyanlarının dikkate alınamayacağını, mali hak devrinin gerçekleşmesi nedeniyle FSEK m. 68'in uygulama alanı bulamayacağını ve ref talebinin şartlarının oluşmadığını belirtildiğini, taraflar arasında herhangi bir akdi faizin belirlenmediğini,  ortada bir ticari iş olmayıp söz konusu tespit edilen alacağa Davacı tarafından ticari işlerde talep edilebilecek avans faiz talep edilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderlerinin yasaya uygun paylaştırıldığını, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 5846 sayılı FSEK hükümleri uyarınca açılmış telif ücreti alacağı, hak ihlaline dayalı FSEK 68 kapsamında tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davacı vekili tarafından faiz türü ve yargılama giderine ilişkin istinaf isteminde bulunulmuştur.Dosyada objektif dava birleşmesi olduğu, tek bir dava ile talep edilen birden fazla istem olduğu, davaların değil taleplerin birleştiği bu nedenle verilecek kararda da yargılama giderlerinin bütün olarak hesaplanması gerektiği, her bir dava için yapılan incelemeye ilişkin giderlerin objektif dava yığılması nedeniyle ayrılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinde \"Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırır.\" hükmüne göre belirlendiği, istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde, 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, TCMB’nın kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi istenebilir. Somut uyuşmazlıkta da davalı taraf tacir olduğuna göre, hak kazanılan alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren, 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen oranda temerrüt faizi talep edilebilecektir. Somut uyuşmazlıkta da davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde faizin türünün avans faizi olarak belirtildiği, vade tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesinin istenildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkemece,  3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi talebinin kabulü ile, davalı tarafça faturaların yevmiye defterine kayıt tarihlerinden itibaren bölüm ücretlerine avans faizi yürütülmesi gerekirken, taraflar arasında kararlaştırılmış bir vade olmadığı ve davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun faiz istemi yönünden kabulü, yargılama giderleri yönünden reddi ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 2.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/10/2019 tarih, 2017/152 E., 2019/421 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile;a)  Taleple bağlı kalınarak toplam 16.035,25 TL alacağın, faturaların deftere kayıt tarihi olan 7.350,00 TL'sinin 27.04.2017 tarihinden itibaren, 7.335,25 TL'sinin 16.05.2017 tarihinden itibaren,  1.350,00 TL'sinin 10.05.2017 tarihinden itibaren  değişen oranlarda avans faizi  birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,b)Davacının ref ve FSEK 68’e dayalı tazminat talebinin REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.095,37 TL karar harcından peşin alınan 273,85 TL'nin mahsubu ile 821,52 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 273,85 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı toplamı 309,85 TL'nın ve  2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 237,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.937,70 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle 1.474,35 TL'lık kısmının, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 41,70 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 20,85 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye gider avansının kendi üzerinde bırakılmasına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 16.035,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d- Davacının ref ve FSEK 68’e dayalı tazminat talebinin reddi kararı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 20,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 168,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c96d111eab0725cc","SID":"6091a00ec547b887"}}