{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2197 <br>KARAR NO: 2023/1713<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/02/2020<br>NUMARASI: 2019/563 E. - 2020/111 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Emlak işleriyle uğraştığını, davalı tarafından kendisinin aleyhine İst. And. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalıın alacağını 15.11.2014 ödeme, 13.09.2017 tanzim ve 26.300,00 TL'lik senede dayandırdığını, senet altındaki imza ve miktarın kendisinin eli mahsulü olduğunu, ancak senette diğer yazıların kendisine ait olmadığını, senetteki boş kısımları davalının doldurarak takibe koyduğunu, davalıyı hiç tanımadığını ve kendisiyle hiç bir iş yapmadığını, senedi dava dışı ... adlı kişiye iş yaptırmak üzere boş ve teminat senedi olarak imzalayıp verdiğini, bu nedenlerle davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 13.09.2017 tanzim tarihli, 15.11.2017 vadeli 26.300,00 TL'lik senedin müvekkili adına keşide edildiğini ve vadesinde ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davacının hukuki nedenlere dayanmadan dava açtığını, davacının senetteki imzaya itiraz etmediğini, TTK. 680.maddesi uyarınca tamamen doldurulmamış poliçenin anlaşmaya aykırı doldurulmasının hamile karşı ileri sürsürülemeyeceğini, bu nedenlerle yargılama aşamasında takibin devamına, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın REDDİNE,\"  İİK'nin 72/4 maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.  <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı istinaf dilekçesinde özetle; Davacının davalı- alacaklı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, kendisini tanımadığını, bononun bedelsiz olduğunu nakden yazıldığını ve rızası dışında olduğunu, sadece imzanın kendisine ait olduğunu, karşı tarafın doğal gaz firması olduğunu, doğal gaz işlemini yapacağını fakat sözünde durmadığını, senede miktarı kendisinin yazdığını  malen olması gerekirken  nakden yazıldığını, sözleşme yapılmayıp senet alındığını, bu nedenle borcu kabul etmediğini, talebinin kabulüne ve takibin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:Dava,  İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit  istemine ilişkindir. Davacı, İstanbul  Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin dayanağı olan 15.11.2017 ödeme, 13.09.2017 tanzim ve 26.300,00 TL'lik  senet altındaki imza ve miktarın kendisinin eli mahsulü olduğunu, ancak senette diğer yazıların kendisine ait olmadığını, senetteki boş kısımları davalının doldurarak takibe koyduğunu, senedi dava dışı ... adlı kişiye iş yaptırmak üzere boş ve teminat senedi olarak imzalayıp verdiğini, bu nedenlerle davalıya borçlu olmadığının tespitine,  karar verilmesini istemiştir. Dava senedin imzalı ve boş olarak verildiği,  bedelsiz olduğu, teminat senedi olduğu iddiasına dayalı açılmıştır. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda  bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez,senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığı iddiasında  ispat yükü  kaydın aksini iddia edene aittir. Senedin miktar hanesi yazılıp imzalı şekilde  diğer kısımlarının  boş olarak verildiği, senetteki diğer yazı ve rakamların davacının eli ürünü olmadığı iddiası yönünden, bononun TTK 680.maddesi  uyarınca açığa senet şeklinde  düzenlenmesi mümkündür. Bu nedenle senedin diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olması senedin  hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Senedin işleme konulmadan önce zorunlu unsurlarının tamamlanabilmesi mümkündür. Dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi  bono vasfında olduğu, senet metninde teminat senedi olduğuna dair bir ibare olmadığı,  keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, davacı keşideci   tarafından imzalanıp bir kısım yerleri boş bırakılarak düzenlenip verildiği,  tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu  yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı  unsurlar varlığını koruyacaktır. Yine senedin teminat senedi  olduğu, bedelsiz olduğu  iddiasının da yazılı delil ile ispatlanması gerekli olup, davacının  bu iddiasını  yazılı delil ile ispatlayamadığı  anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dava konusu bononun  davacılar tarafından düzenlenerek lehtara verildiği ve ciro edilerek   davalıya verildiği, davacının  ödeme iddiasının olmadığı ve imzayı inkar etmediği  , bononun  teminat senedi olduğuna  ve anlaşmaya aykırı  olarak düzenlendiğine, dair iddiaların yazılı  delil ile ispat edilemediği, davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı  davacının  istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının  İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2020 tarih ve 2019/563 E. 2020/111 K. sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3737ec3ebdfe5ce1","SID":"f6cf1e9db757933c"}}