{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2204 <br>KARAR NO: 2023/1714<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2020<br>NUMARASI: 2017/1019 E. - 2020/62 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... : sayılı dosyasına borçlu olmadığımn ispat ve tespitini istemiştir.İcra dosyası borcuna konu edilen 10.11.2003 ödeme tarihli kambiyo senedine ilişkin borcun tamamının müvekkil adına kayıtlı Taksim İstanbul'da bulunan 2 adet taşınmazım davalı ... 'ye devretmesi şartıyla vekil Av. ... ’e devrederek ödediğini, yukarıda yer alan iddialara ilişkin dava dilekçesinde yer alan detaylı açıklamalarla ... E. sayılı icra dosyasına ilişkin borcun ödenmiş olması ve kambiyo senedinin zaman aşımına uğramış olması sebebiyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ...  sayılı dosyasının tedbtren durdurulmasını, yargılama sürecinde icra dosyasına konu İzmir Karşıyakadaki iki taşınmazın satılması halinde bilirkişi değerleri vc satış tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte alacaklarına hüküm kurulmasını, davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... E, sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini  talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından talep edilen zamanaşımı itirazının reddine karar verildiği, davacının takibin kesinleşmesinden sonra takip borcunun itfa edildiğini yazılı delil ile ispat etmesi, davacının davalıya devrettiği gayri menkullerin icra takip borcuna karşılık değil, takibe konu edilmeyen bir başka senet borcuna karşılık yapıldığı, talep ve iddialarında bulunarak müvekkil aleyhine açılan davanın reddi ile davacının % 20 icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini Yüce Mahkemeden talep ettiğini, davacı mehkemeye sunmuş olduğu 09,01,2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ve davalı mahkemeye sunmuş olduğu 28.02.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde iddia ve istemlerini yeniden talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın REDDİNE, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı olan delillerin değerlendirilmediğini,  dava konusu borç nedeni ile tapu devri yapılacağına dair açıklamaların bulunduğu Av. ...'in el ürünü belgenin  davalı tarafça da kabul edildiğini, ... tarafından yazılmış olan borcun kapatılma şeklini anlatan belgenin de yazılı delil başlangıcı olduğunu,   davalı tarafça dosyaya sunulan 01.03.2004 vade tarihli senet fotokopisinin  gerçek olmadığını , davalıya 01.03.2004 vade tarihli, 60.000$ bedelli bir senet borcu  olmadığını, davalı tarafın sunduğu fotokopinin delil vasfı olmadığını,sahte olduğunu, İstanbul Beyoğlu'nda bulunan taşınmazların 01.03.2004 vade tarihli ve 60.000$ bedelli senet karşılığı devredildiği iddiasının doğru olmadığını,  01/03/2004 tarihli fotokopi ile hüküm kurulmasının  hukukta mümkün olmadığını , gerçekte 2 adet 60.000.-$ senet alacağı olsaydı  takibin işlemsiz bırakılmasının söz konusu olmayacağını,  dosyaya sunulan 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arası cari hesap ekstreleri ile de  06/04/2004 tarihinde davalı tarafın iddia ettiği gibi 60.000 $ bedelli bir borcun olmadığının görüldüğünü,  davalı taraf senet aslının müvekkiline  teslim edildiğine  dair herhangi bir yazılı belge de bulunmadığını, icra dosyasının  taraflar arasında mutabakat nedeniyle takip edilmeyerek düşürüldüğünü, ancak davalı tarafça tekrar avans yatırılarak kötü niyetle  dosyanın yenilendiğini, davalı tarafın dosyaya 2004 yılın da satış avansı yatırmamasının dahi dosya borcunun tamamen kapandığını gösterdiğini, taraflar arasında borcun kapatılması için anlaşma yapılmış ve icra takibine konu senet borcuna karşılık icra takibi yapılan dosyadaki taşınmazlardan bir tanesi davalı (alacaklı) ... tarafından kaldırılmış ve aynı gün müvekkil davalının gösterdiği kişiye taşınmazı ...'ye devri ile ilgili satış vekaleti verdiğini, tarafların icra dosyasına harç ödememek için dosyayı kapatmayıp  düşmesini beklediklerini ,  borcun  olmadığını   yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının delil olarak dayandığı belgelerde  Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasıyla ilgili olduğuna dair  herhangi bir açıklık içermediği, takip konusu senetle ilgili herhangi bir ödeme kaydının yer almadığını ,  herhangi bir gayrimenkul bilgisi taşımadığını ,  evrak bir fotokopi olup,  söz konusu fotokopi evrakın iddia edildiği anlamda bir delil vasfı taşımadığını, söz konusu fotokopi evrakta ne icra dosyasından, ne icra dosyasında ki senet borcundan ve nede bu takip borcunun ödenmiş sayılacağına dair bir kayıt ve bilgi içermediğini ,taşınmazın  mahkemeye sunulmuş ve aslı davacıya tapu devri sonucunda teslim edilmiş olan ve icra takibine konu edilmemiş bir başka senet borcuna karşılık devir edilmiş olduğunu , icra dosya alacağı için ise ödeme yapılmadığını, davacının iddialarını  yazılı delille ispat edemediğini, gayrimenkul devri karşılığında, senet aslı davacıya iade edilmiş olan ve mahkemeniz dosyasına fotokopisi sunulan 01.03.2004 vadeli senet fotokopisindeki imza ile davacının diğer senet ve evraklarındaki imzalar bire bir aynı olduğunu, davacının da imzasını inkar etmediğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki borcunu ödediğini iddia eden davacının iş bu iddiası, müvekkil ile kendisi arasında imzalanan 05.05.2009 tarihli ödeme anlaşması adlı belge içeriği ile de çeliştiğini, davacı borçlu icra takibi devam ederken müvekkilinden  senet karşılığı yine mal almaya devam ettiğini , takip dosyasından ayrı olarak borcunun artarak devam ettiğini,  davacı ile müvekkilinin  05.05.2009 tarihinde yazılı bir ödeme anlaşması yaparak, hem Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosya borcunun ve hem de bu takipten sonra oluşan davacının tüm borçlarının ödenmesi konusunda anlaşma yaptıklarını,  bu yazılı anlaşma ile davacı/borçlunun , gerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından kaynaklanan borcunu, gerekse iş bu takipten sonraki gerçekleşen tüm borçlarını ödemek istediğini beyan ve ikrar ettiğini, borçlarını ödemez ise; hacizli gayrimenkulleri icra satışına gerek kalmaksızın tapudan devir edeceğini taahhüt ettiğini, davacının bu ödeme anlaşmasına da uymadığını  davacı beyanları iş bu 05.05.2009 tarihli ödeme anlaşmasının içeriğine de açıkça aykırı olup, hukuki ve haklı bir yanı bulunmadığını davacının icra dosyasında  teminatın iadesine muvafakat ettiğini 02.04.2004 tarihinde, davacı adına kayıtlı Karşıyaka'daki  taşınmazlara haciz konulmuş olduğunu bu sebeplerle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: Dava ,  İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit  istemine ilişkindir. Davacı, takip konusu bonoyu boş olarak teminat amaçlı  imzalayıp verdiğini , sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, gerçek tanzim tarihinin 10.11.2003 olduğunu,  bonodan  kaynaklı borcun taşınmaz devri ile ödendiğini senedin bedelsiz kaldığını , bononun zamanaşımına uğradığını beyanla borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı (yenileme öncesi ... E.) icra dosyasında,  60.000,00 USD asıl alacak,  307 USD  işlemiş faiz  toplamı 60.307 USD  (86.238,105 TL) üzerinden  davalı tarafından  davacı aleyhine   takibe geçildiği, takibin dayanağının  keşidecisi davacı , lehtarının davalı  olduğu 60.000,00 USD bedelli 01/12/2003 tediye tarihli bono olduğu , icra dosyasının 22.09.2006 tarihinde zamanaşımı süresi içinde yenilendiği görülmektedir. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda  bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Dosya kapsamına göre, dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi  bono vasfında olduğu, bedelsizlik iddiası TTK  m.687  maddesi anlamında bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir.  Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek  bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında  kambiyo senedine bağlı   temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği iddiasına dayalı olarak maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürülür. Bedelsizlik iddiasını  ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190   maddesi gereğince davacıya düşer.Somut olayda , taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının gümüş takı toptan satımı yapan davalıdan mal aldığı karşılığında senet vererek ödeme yaptığı, bu ilişkinin takip öncesinden itibaren ve sonrasında da devam ettiği görülmektedir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık icra takibi ile haciz konulan Beyoğlu ilçesindeki taşınmazın davalıya devri nedeniyle takip konusu borcun sona erip ermediği, bu devrin davacının bir başka borcuna karşılık olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı taşınmazı devir etmekle borcun kalmadığını bu nedenle takibin işlemsiz bırakıldığını sonradan kötüniyetli yenilendiğini ileri sürerken davalı davacının 01.03.2004 vade tarihli 60.000 USD tutarlı henüz icra takibine konulmayan borcuna karşılık,  masraf yapılmaması bakımından  devir aldıklarını , davacı ile kalan borçlarının kapatılması konusunda 05.05.2009 tarihli  ödeme anlaşması yaptıklarını bu anlaşmaya göre davacının 113.000 USD borcu olduğunu iki adet senet düzenleyip verdiğini ancak ödeme planına uymadığını, aynı icra dosyasında haciz konulan Karşıyaka/ İzmir 'de bulunan taşınmazları da borcu kapatmak için devretmeyi teklif ettiğini  bu nedenle satış istemediklerini ancak davacının devirden vazgeçtiğini savunmuştur. Keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu,  senedin bedelsiz olduğu  iddiasının  yazılı delil ile ispatlanması gerekli olup, davacı bono bedelinin taşınmaz devri ile ödendiğini savunmuş ve davalı ödemenin bir başka senet için yapıldığını savunduğundan bu beyanı bağlantısız bileşik ikrar mahiyetinde olduğu için ispat yükü yer değiştirmekle davalının  bu iddiasını ispatlaması gerekir. Davalı tarafından ödemenin başka bir senet için yapıldığı belirtilerek senet fotokopisi sunulmuş buna karşın ticari defter ve belgeler ihtara rağmen sunulmamıştır. Davacı fotokopi belgeyi kabul etmemiştir. Yapılan taşınmaz devrinin hangi borca karşılık olduğuna dair her iki tarafta  delil ibraz edememiştir.  Ancak dava konusu takip dosyasına taşınmaz devrinden sonra  ödeme yapıldığına dair bir bildirim yapılmamış,  davacı tarafından takibin  infazen kapatılması istenmemiş, sadece devri yapılan taşınmazdaki haciz kaldırıldığı halde aynı dosyada hacizli olan Karşıyaka'daki taşınmazlardaki haczin fekki istenmemiş,  takip dosyasında davacı tarafından yatırılan ihtiyati haciz teminatının  davalı alacaklıya iadesine muvafakat edilmiş olduğu görülmekle ,taraflar arasında süre gelen ticari ilişki nedeniyle davacının davalıya ödenmemiş borçlarının bulunduğu , karşılıklı sürdürülen bu ilişki kapsamında  tarafların fazla harç ve masraf ödememek adına yaptıkları işlemleri karşılıklı olarak  usule uygun belgelendirmedikleri ve basiretli davranmadıkları ancak, davacının   2009 tarihinde düzenlenen ödeme anlaşmasından çok önce  05.05.2004 tarihinde dava konusu takip borcuna karşılık olarak devredildiğini beyan ettiği taşınmazları  davalıya  tapuda devrettiği görülmekle  davacının davalıya devam eden ticari ilişki kapsamında borçluluk durumunun devam ettiğinin  davalı tarafça ispat edildiği, taşınmaz devrinin icra borcuna karşılık olduğuna dair ispat bulunmadığı,  uyuşmazlık konusu icra dosyasında devredilen Beyoğlu ilçesinde  bulunan ve davalıya devir edilen taşınmazlar dışında İzmir /Karşıyaka'da hacizli taşınmazlar olduğu ve devri için vergi borçlarının ödenmesi  gibi hazırlıkların davalı tarafça  yapıldığı,anlaşma metninde de 2009 itibariyle devam eden borcun kapatılmaması halinde davacının daire devretmeyi taahhüt ettiği   dikkate alındığında davacın temel ilişki kapsamında davalıya borçlu olduğu, bedelsizlik iddiasının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça  ispatlanamadığı   anlaşılmıştır. Sonuç olarak, bononun  bedelsiz kaldığına , temel ilişki kapsamında davacının borcunun bulunmadığına dair iddiaların yazılı  delil ile ispat edilemediği,  davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı  davacı vekilinin  istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının   İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2020 tarih ve 2017/1019 E. 2020/62 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f9a1a380580d886","SID":"2e16eec5a2461f5a"}}