{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                  T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2063 <br>KARAR NO\t: 2023/2079<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...         (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/516 Esas - 2022/745 Karar<br><br>DAVACI\t: ...   (T.C. No:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: SINIRLI SORUMLU 249 SAYILI AKYAZI FINDIK TARIM SATIŞ KOOPERATİFİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 24/09/2021<br><br><br>KARAR TARİHİ\t:11/12/2023<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:08/01/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, 31.10.2006 tarihinde 12.469-TL tutarında fındık teslim ettiğini, davacının ürünü teslim ettikten yaklaşık 4-5 ay sonra alacağının 4.000,00-TL'sini alabildiğini, bakiye alacağını alabilmek için defalarca telefonla ve bilfiil davalı kooperatife giderek talebini dile getirmiş ancak alacağına kavuşamamış olduğunu, davacının, alacağına kavuşabilmek için 30.01.2012 tarihinde davalı aleyhine Akyazı İcra Dairesinin 2012/84 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığının, davalı Kooperatifin, dürüstlük kuralına aykırı hareketle takibe itiraz etmiş ve takibin durmuş olduğunun, bir müddet daha bekleme kararı alan davacının; 27.04.2015 tarihli Türkiye Gazetesinin “Fiskobirlik alacaklı bulamıyor” başlıklı haberi ile ümitlenmiş olduğunu, davacının talebiyle Akyazı Adapazarı Tarım Satış Kooperatifi (Fiskobirlik) telefonla aranmış, Hasan Bey, Genel Müdürlüğün talimatı gereği yargılama masrafları ile gecikme faizi ödeyemeyeceklerini belirttiğini, bu beyan üzerine, Giresun Fiskobirlik Genel Müdürlüğü aranmış ve Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı ... ...’ın Türkiye gazetesinde çıkan röportajı ve alacaklılara yönelik ilanı, Genel Müdür ...’e hatırlatılmış ve alacaklarını alamadıklarını bildirdiklerini, Genel Müdür ... Bey, yargılama giderleri ve gecikme faizi taleplerinden vazgeçilirse alacaklarının ödeneceğini beyan ettiğini, alacağına biran önce kavuşmak isteyen davacının, davalı şirkete kaç kg. fındık teslim edildiğinin belli olduğunu bugünkü şartlardan kg. bazında ödeme yapılırsa yargılama giderleri ile gecikme faizi talebinden vazgeçeceğini ifade etmiş ancak Genel Müdürlükçe icap kabul görmemiş ve müvekkile bugüne kadar ödeme yapılmadığının, davacının alacağına kavuşabilmesi için 30.01.2012 tarihinde “Fiskobirlik Entegre Fındık İşletme Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş.” aleyhine Akyazı İcra Dairesinin 2012/84 E. sayılı dosyası ile icra takibiin başlatılmış, ödeme Emrinin tebliğ edilmiş olduğunu, tebligat adresinde faaliyet gösteren borçlu, ödeme emrine itiraz etmiş ancak; tebligat adresinde böyle bir şirketin bulunmadığı yada borçlu olarak belirtilen şirketle ilgilerinin olmadığı yönünde bir itirazının olmadığını, Bilakis; tebligatı kabul ederek açıkça Fiskobirlik ile aralarındaki organik ilişkiyi borçlu kabul etmiş olduğunu, Tüm bu olaylar ve belgeler; Fiskobirlik ile davalı Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi arasında organik bağın varlığını ortaya koymakta olduğunu, davalı şirket ile Fiskobirlik’in vekilinin aynı kişi olduğunu, Türkiye’deki bütün fındık kooperatiflerinin Fiskobirlik adına hareket ettiğinin kamunun bilgisi dahlinde olduğunun, Kamu aleniyeti gereği her iki şirket arasındaki organik bağı inkar etmenin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, alacak konusu 8.469,00-TL’nin ürün teslim tarihi 31.10.2006'dan itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini, davalı Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi (Fiskobirlik Kooperatifidir) ile Fiskobirlik arasında organik bağın varlığını, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalıya tahmilini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanun’un 5. Maddesine arabuluculuk dava şartının  eklenmiş olduğunu, ‘’MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde açıkça düzenlendiği üzere, davacı tarafından mahkemede ikame edilen  alacaklarından kaynaklı davanın açılabilmesi için arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, ancak söz konusu arabuluculuk sürecinin başladığına ilişkin müvekkil kuruma arabuluculuk sürecine ilişkin bilgilendirme yapılmamış, ilk toplantının hangi tarih ve saatte, nerede yapılacağına ilişkin davet mektubunun gönderilmediğinin, tüm bu hususlar dikkate alındığında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmemesi sebebiyle, mezkur davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerekmekte ve talep edilmekte olduğunu, dava konusu alacak hakkında genel zamanaşımı süresi 10 yıl olup bu süre zarfında tahsil edilemeyen alacaklar yönünden genel alacak zamanaşımı söz konusu olduğunun, bu nedenle davacı tarafın, sair  alacaklarına yönelik taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekmekte ve talep edilmekte olduğunu, davacı tarafın müvekkil kurum nezdinde alacağı tahsil amaçlı herhangi malvarlığı olmadığından bahisle dosya kapsamına hiçbir ilgisi ve alakası bulunmayan Fiskobirlik Entegre Fındık İşletme Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş. yi davaya dahil etmeye çalıştığını, Dava dilekçesi incelendiğinde dava dilekçesinde bildirilen 2012/84 Esas sayılı Akyazı İcra Müdürlüğü dosyasından ve müvekkil şirkete karşı icra takibi yapıldığından bahsedilmiştir. Bu icra dosyası da incelendiğinde aynı şekilde müvekkil şirketin adresinin Akyazı /Sakarya olmasından bahisle bu adrese tebligat gönderilmiştir. Bu dosyadan yapılan tebligat da usulsüz olduğunu, müvekkilin adresi Akyazı /Sakarya adresi olmamakla birlikte tebligatı almaya ehil kurumun da Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi olmadığının aşikar olduğunu, bu icra dosyasından haberdar olmayan müvekkil kurumun söz konusu dosyaya da bu tarihe kadar herhangi bir itirazının  da vaki değildir. İcra dosyasına itirazın Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi tarafından yapıldığının, davacı tarafından ikame edilen iş bu davanın öncelikle usulden reddini,  mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esasa ilişkin yapmış oldukları zaman aşımı itirazı ve sair itirazlar neticesinde esastan reddine karar verilmesi gerekmekte ve talep edilmekte olduğunun, tüm bu nedenlerle; dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın esastan reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacının alacak talebinin KABULÜ ile; 8.465,00 TL'nin 09/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının organik bağ tespitine ilişkin isteminin 6100 sayılı yasanın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"mahkemenin hukuki yarar yokluğundan bahisle talebimizi reddetmesi hukuka uygun değildir. Zira müvekkilin alacağına kavuşabilmesi iki kooperatif arasındaki organik bağın varlığı yönünde karar verilmesine bağlıdır. Dolayısıyla organik bağın tespit edilmesinde alacaklı müvekkilin hukuki yararı vardır.<br>Davalı yana, reddedilen talep yönünden 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır çünkü reddedilen bir miktar yoktur. Reddedilen diğer talep yönünden ise alacağın tahsiliyle birlikte organik bağın tespiti talep edilmiştir. Yani iki ayrı dava değil tek bir dava vardır, bu sebeple davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırıdır.<br>Tüm dosya muhteviyatı özellikle dava dilekçesinde delilleriyle ortaya koymaya çalıştığımız doğrudan bağlantının varlığını gösterir deliller ve dava ihbar olunan “Fiskobirlik Entegre Fındık İşletme Tesisleri San. ve Tic. A.Ş.” yöneticilerinin müstahsillere borçlu oldukları yönünde ikrarı havi mülakatları birlikte değerlendirildiğinde mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu\" beyanı ile Yerel Mahkemenin kararının davalı ile dava dışı Fiskobirlik A.Ş arasında organik bağ olduğunun tespiti isteminin reddine ilişkin kararı ile temerrüt tarihi, yasal faiz işletilmesi, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde verdiği kararların kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri yönünde karar verilmesini  talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"Dava dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere, davada husumet \"Fiskobirlik Entegre Fındık İşletme Tesisleri San. Ve Tic A.Ş\"ye yöneltilmiştir. Ancak müvekkil kurumlar dosyaya sunmuş olduğumuz dilekçemizde de ifade ettiğimiz üzere faaliyet alanları ve merkezleri farklı olan iki ayrı tüzel kişiliktir. Bu nedenle davacı asilin yalnızca bulunduğu yerde Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi ile yapmış olduğu işlemden dolayı diğer davalı kurum sorumlu tutulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olacaktır.<br>Davacı taraf açısından alacak zaman aşımına uğraması nedeniyle açılan davanın zaman aşımı yönünden reddi gerekmektedir. Ancak yerel mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar hukuka ve hakkaniyete aykırıdır\" beyanı ile yerel mahkeme kararının tümden kaldırılması ve davanın reddi yönünde hüküm kurulması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarih, 2021/516 Esas - 2022/745 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; alacak istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince;  Davacının alacak talebinin KABULÜ ile; 8.465,00 TL'nin 09/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının organik bağ tespitine ilişkin isteminin 6100 sayılı yasanın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından, 31.10.2006 tarihinde 12.469-TL tutarında fındık mahsulünün davalıya teslim edildiği, davacının ürünü teslim ettikten yaklaşık 4-5 ay sonra teslim edilen ürünün bedelinden 4.000,00-TL'nin alındığı, bakiye alacağın tahsil edilemediği, davacının, kalan  alacağına kavuşabilmek için 30.01.2012 tarihinde davalı aleyhine Akyazı İcra Dairesinin 2012/84 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği, davacının bunun üzerine alacağı için bir müddet bekleme kararı aldığı belirtilerek, dava dışı Fiskobirlik ile davalı Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi arasında organik bağ olduğunun kabul edilerek alacak konusu 8.469,00-TL’nin ürün teslim tarihi 31.10.2006'dan itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsili ile davalı Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifi ile Fiskobirlik arasında organik bağın varlığının tespitine karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Eldeki davada; davacı tarafından davalıya fındık satıldığı, satılan ürün bedilinin davalı tarafça ödenmediği, bu nedenle de ödenmeyen bedelin tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>  6100 sayılı HMK’nın 188/1.maddesine göre; tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Yapılan yargılamada dosya araına alınan 04.02.2022 tarih ve 34/10 sayılı S.S. 249 Sayılı Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifince sunulan belge ve Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/583 Esas sayılı dosyası içerisinde yer alan  21.06.2017 tarih ve 39/29 sayılı S.S. 249 Sayılı Akyazı Fındık Tarım Satış Kooperatifince sunulan belgede; davalının, davacıya 8.469,62 TL borçlu olduğu ve bunun ödenmediği yönünde beyanda bulunulduğu bu hususun mahkeme önünde ikrar niteliğinde olduğu, dolayısıyla alacak hususunun anılan yasal düzenleme gereği çekişmeli olmaktan çıktığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacının alacak isteminin kabulüne ,taraflar arasındaki uyuşmazlığın, satış sözleşmesinden (6098 sayılı TBK 207 vd, 818 sayılı BK 182 vd) kaynaklandığı, satış tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı yasanın 182/2.maddesine (6098 sayılı yasanın 207/2.maddesi) göre satış sözleşmelerinde borçların aynı anda ifa edileceği, dolayısıyla davacının bedel isteme hakkının satış tarihinde muaccel olduğu; ancak, satış tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 101.maddesine göre (6098 sayılı yasanın 117.maddesi) muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinin düzenlendiği, borca ilişkin ilk talebin davacı tarafça, Akyazı İcra Müdürlüğü’nün 2017/783 sayılı takip dosyası ile istendiği, ödeme emrinin davalıya 09.08.2017 tarihinde tebliğ ediliği, dolayısıyla temerrütün bu tarih itibariyle gerçekleştiği kabul edilerek, hükmedilen  alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Öte yandan; basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde 6098 sayılı yasanın 317. maddesine göre cevap süresinin 2 hafta olduğu, bu sürenin gerekli hallerde 2 hafta daha uzatılabileceği, verilen ek sürenin ilk sürenin bitişinden itibaren işleyeceği, yine aynı yasanın 319 maddesine göre ise savunmanın genişletilmesi yasağının cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağının düzenlendiği, davalıya dava dilekçesinin 18.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, cevap süresinin 02.12.2021 tarihinde sona ereceği, davalı tarafın ise cevap dilekçesini 08.01.2021 havale tarihli dilekçesi ile sunduğu, dolayısıyla süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı, cevap dilekçesinde bildirilen zamanaşımı definin de süresinde yapılmadığı, süresinden sonra yapılan zamanaşımı definin savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu davacı tarafın açık kabulünün de olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince  davalının zamanaşımı define yönelik başvurusunun bu yönde değerlendirilmesinde de her hangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Eldeki davada; davacı, davalı ile dava dışı Fiskobirlik Entegre Fındık İşletme Tesisleri A.Ş. arasında organik bağ olduğunun tespitini talep etmiş ise de; ilk derece mahkemesince, tespit davası ile istenen hukuki korunma eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı olmayacağı, davacının bu yöndeki talebinin, davadışı Fiskobirlik...A.Ş.’ye yöneltilecek eda davası ile elde edilebileceği, dolayısıyla davacının eda davası açmak yerine  ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığından bu istemin usulden reddine şeklinde  karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br><br>Gerekçeli karar başlığında; davacı ve davalı vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının ve davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının ve davalının istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 189,15-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>4-Davalı Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 578,51 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 143,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,01 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>9-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbe79a235e7be12f","SID":"05562d65c1989755"}}