{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/17 Esas 2023/1853  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/17 <br>KARAR NO\t: 2023/1853<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 15/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/578 Esas 2021/645 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 26/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının konkordato davası süresince atanan komiserler kurulunun alacak bildirim gerekçesinde belirtilen nakit alacaklardan 430.463,77 TL'nin kabul edildiğini, gayri nakit alacağın tamamının reddedildiğini, projeye tabi alacak ile alacak bildirim dilekçesinde bildirilen alacak arasında fark bulunduğunu belirterek nakit 3.056,07 TL'nin muaccel hale geldiği kesin mühlet tarihi olan 02/01/2019 tarihinden itibaren yıllık %46,80 temerrüt faizi ile birlikte, gayrinakit 232.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, tasdik edilen konkordatoda alacak faizsiz olduğu için davaya konu alacağın aslının faiz alacağı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile kesin mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğu nakit ve gayri nakit alacak miktarının tespit edildiği, tespit edilen nakdi alacağın, konkordato davasında kabul edilen nakdi alacak miktarından az olduğu, gayri nakdi alacağın 109.150,00 TL tutarındaki kısmının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla mevcut olduğu, çekişmeli hale gelen alacağın tamamının gayrinakdi alacak niteliği taşıdığı, anaparadan oluştuğu, faiz ve vergi kalemi içermediği, hesaplanan gayrinakdi alacağın konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla da değişmediğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı için bu sözleşme eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan, gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklarının eksik hesaplandığını, konkordato davası kesin mühlet tarihi itibariyle müvekkilinin davalıdan olan nakit alacağının toplam 433.519,84 TL olup, borçlu firma tarafından kabul edilen ve konkordato projesinde yer alan alacak tutarının ise nakit 430.463,77 TL olduğunu, kesin mühlet tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda çekişmeli hale gelen alacağın şimdilik nakit 3.056,07 TL ve gayrinakit alacak 232.000,00 TL olmak üzere toplam 235.056,07 TL olduğunu, karara dayanak olarak alınan bilirkişi raporunda müvekkili alacaklarının eksik hesaplandığını, mahkeme tarafından bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, gayrinakit alacaklarının kabul edilmediğini, gayrinakit alacakların da konkordato kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin her zaman gayrinakit kredilerin nakde dönme/tazmin olma riski ile karşı karşıya olup, alacağının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; alacağın hiç/eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle hiç/eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>\tGenel kredi sözleşmesi suretleri, davalının banka hesap hareketleri, çek karnesi teslim beyannamesi, hesap kat ihtarı, noter makbuzları, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/669 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 05/08/2021 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.\t<br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/669 Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından komiserler kurulunun 19/11/2019 tarihli başvuru ile davalı şirketten 695.252,69 TL nakit, 283.220,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğunu bildirmiş, komiserler kurulunca bildirilen alacaklardan 430.463,77 TL nakit alacağın kabulüne, fazlaya ilişkin nakit ve gayri nakit alacağın ise reddine karar verilmiştir. Anılan mahkemece 03/09/2020 tarihli ara karar ile davacının 978.472,69 TL alacak için komiserler kuruluna alacak bildiriminde bulunduğu, 430.463,77 TL kısmının kabul edildiği, 548.008,92 TL kısmın reddedildiği, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle komiserler kurulunca reddedilen alacağın nisaba dahil edilme talebinin reddine karar verilmiş, yapılan yargılama sonunda 2020/430 karar sayılı kararla davalı hakkında konkordato tasdik kararı verilmiştir.<br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda, çek statüleri listeleme raporuna göre toplam 61 adet çekten kaynaklanan gayri nakdi risk tutarının 109.150,00 TL olduğunun tespit edildiği, kesin mühlet karar tarihi ve konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla dikkate alınması gerektiği, kesin mühlet karar tarihi olan 02/01/2019 tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam nakdi kredi alacağının 402.231,13 TL, ihtarname masrafının 3.637,40 TL olmak üzere toplam nakit alacağının 405.868,53 TL olduğu, davacının nisaba dahil edilen nakdi alacağı 430.463,77 TL olup, kabul edilen nakit alacak dışında davacının davalıdan başka bir nakit alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tDavalının imzasının yer aldığı çek karnesi teslim beyannamelerinin 04/04/2017, 08/06/2017, 28/12/2017, 22/01/2018 tarihli olduğu görülmüştür. <br>\tTaraflar arasında 11/04/2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli, 13/11/2014 tarihli 250.000,00 TL limitli, 29/11/2012 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedilmiştir. \t<br>\tDavacı tarafından kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle davalının kredi hesapları kat edilerek davalı ve dava dışı borçlulara 31/12/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 24 saat içerisinde 481.128,78 TL nakit alacağın ödenmesi, 232.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. <br>\tDavacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan nakit ve gayri nakit  alacağı bulunduğunu, davalıdan olan nakit alacağın eksik olarak konkordato komiserler kurulunca kabul edildiğini, gayri nakit alacağın ise kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davacının 695.252,69 TL nakit, 283.220,00 TL gayri nakit alacak için komiserler kuruluna başvurduğu, davacının 430.463,77 TL nakit alacağının konkordato davasının görüldüğü mahkemece kabul edildiği, fazlaya ilişkin nakit alacak ile gayri nakit alacağın ise nisaba dahil edilme talebinin reddine karar verildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde komiserler kurulu tarafından kabul edilen alacak dışında davalıdan başka nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi raporu ile, kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davacının davalıdan komiserler kurulunca kabul edilen nakdi alacağın altında alacaklı olup, kabul edilen miktarı aşan bir alacağı bulunmadığı, 61 adet çekten kaynaklanan 109.150,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tBilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Anılan raporda da açıkça tespit edildiği üzere davacının davalıdan kesin mühlet karar tarihi itibarıyla 405.868,53 TL nakit alacağı bulunduğu, bu alacağın da kaydedilen 430.463,77 TL nakit alacak miktarının içerisinde kaldığı gibi, bu miktarı aşan bir nakit alacağın bulunmadığı da anlaşılmıştır. <br>\tÖte yandan, davacı yan davalıdan gayri nakit alacağı bulunduğunu iddia ederek gayri nakit alacağın da tahsilini talep etmiştir. Oysa gayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan ise dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın alacağın davalıdan tahsili yönünde talepte bulunmuştur. <br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davalıdan 61 adet çekten kaynaklanan 109.150,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Dosya içerisinde yer alan çek karnesi teslim beyannamelerinden gayri nakit alacağa esas çeklerin 04/04/2017, 08/06/2017, 28/12/2017, 22/01/2018 tarihlerinde davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır.<br>\tGayri nakit alacağa yönelik gelinen aşamada ise, depo talebine konu edilen çeklerin davalıya teslim tarihlerinden son tarih olan 22/01/2018 tarihi gözetildiğinde dahi Çek Kanunu'nun 3/9. maddesinde öngörülen 5 yıllık süre dava tarihi olan 26/10/2020, ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 15/09/2021 tarihlerinde dolmamış ise de, dosya Dairemize geldikten sonra, Dairemizin inceleme tarihi olan 21/12/2023 tarihi itibarıyla sona ermiş durumdadır. Bir başka anlatımla Dairemizin inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan yasal sorumluluğu sona ermiş durumdadır. <br>\tBu durumda gayri nakit alacak yönünden Dairemiz karar tarihi itibarıyla davacının yasal sorumluluğunun sona erdiği, davacının gayri nakit alacağa yönelik talebinin konusuz kaldığı gözetilerek gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmiştir. <br>\tGayri nakit alacağa ilişkin dava konusuz kaldığından yargılama giderleri yönünden davadaki haklılık durumunun dava tarihine göre tespiti gerekecektir. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere davacı yan gayri nakit alacağın tahsilini değil, ancak deposunu talep edebileceği halde işbu davada gayri nakit alacağın da tahsilini talep etmiştir. Bir başka anlatımla, davacı dava tarihi itibarıyla konusuz kalan gayri nakdi alacağın tahsili yönünden davalı aleyhine dava açmakta haksızdır. <br>\tHal böyle olunca, davacının davalıdan komiserler kurulu tarafından kabul edilen alacak dışında nakit bir alacağının bulunmadığı, gayri nakit alacağın bulunduğu tespit edilmiş ise de, Dairemiz inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çeklerden kaynaklanan yasal sorumluluk süresinin sona erdiği, gayri nakit alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, dava dilekçesindeki gayri nakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının gayri nakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek gayri nakit alacak yönünden gelinen aşamada dava konusuz kaldığından kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilerek Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında konusuz kalan gayri nakit alacağa ilişkin talep yönünden yargılama giderleri gayri nakit alacak yönünden de işbu davada haksız bulunan davacı üzerinde bırakılmıştır. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek gayri nakdi alacak yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, nakit alacak yönünden davanın reddine, gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarih ve 2020/578 Esas 2021/645 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek gayri nakdi alacak yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,<br>\tB)1-Nakit alacak yönünden davanın REDDİNE, <br>\t2-Gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.014,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.744,33 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>\t4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, kararın kaldırma gerekçesi ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet  ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,  <br>\t5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Bakiye gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t<br>\tC)1-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/12/2023<br><br>Başkan -          Üye -                 Üye -                  Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c08b71972859165c","SID":"4265a237ccb842d5"}}