{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1634 Esas 2023/ 1898 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1634 <br>KARAR NO\t: 2023/1898<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 26/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/160 Esas 2021/382 Karar <br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALILAR \t:<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma , Fesih- Tasfiyeye İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/03/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/12/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki ticari şirkete ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...nde davacı ... ... ile ...'ın ortak olduğunu, başkaca ortağı bulunmadığını, benzer faaliyet konuları ve benzer isimle tarafların ortak olduğu şirketten sonra kurulan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde 281564 sicil numarasına kayıtlı ... ... Limited Şirketinin tek ortağının davalılardan ... olduğunun anlaşıldığını, benzer isimle, benzer faaliyet konularıyla daha sonra kurulmuş olan bu şirketin, ticaret etiğine ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak ... Şirketiyle haksız rekabet oluşturduğu gibi ...'ın ortağı olduğu şirket üzerinden aktif ticaret yapılması sebebiyle ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığını, davacının ... ile ortak olduğu ... Tic. Ltd. Şti merkezine fiilen giremediğini, yönetim işlemlerine hakim olamadığını, ...'ın ticari faaliyetlerini ... .... Şti. üzerinden devam ettirdiğini, doktrine ve yargı kararlarına göre ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi için gerekli koşul olan haklı sebep olarak kabul edilebilecek hususlardan olan güven ilişkisinin zedelenmesi durumunun somut olayda mevcut olduğunu, ...'ın aynı zamanda davacının boşanma sürecinde olduğu eşinin yakın akrabası olduğunu, halihazırda güven ilişkisi kalmadığını, ortakların bir husumetin tarafı olarak kabul edilecek yakın akrabalık ilişkisi içerisinde anlaşmazlıklarının daha da artmasına sebebiyet verdiğini,  beraber çalışma isteğinin yok olduğunu, dürüstlük kuralları uyarınca ortaklık ilişkisinin devamının imkanı kalmayan somut olayda ortaklıktan çıkma için haklı neden bulunduğunu, tarafların ortağı olduğu şirketin gelir elde edemez ve borca batık hale geldiğini,  ortakların bundan sonra biraraya gelip şirket faaliyetlerini sürdürme ve ortak bir amaç doğrultusunda hareket etme imkanının kalmadığını iddia ederek Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarasında kayıtlı ... ortaklarından ... ...'ın haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına, terditli olarak çıkma talebi kabul edilmediği takdirde şirketin feshine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...ne ... ... ile ...'ın ortak olduğunu, ancak kuruluştan beri ortak yapısı incelendiğinde davacı ... ...'ın eşi ... tarafından kurulduğu ve ... ...'ın kuruluş aşamasından beri şirket yapısında bulunduğunu, ...'ın ise personel olarak başladığı ve sonrasında iş verenlerin baskısı ile şirket ortağı olduğunu, SSK kayıtları ve şahitler ile gösterilebileceğini, davacının belirttiği 281564 sicil numaralı ... ... Şirketinin mevcutta tek ortak olarak görülse de tüm kararların davacı ve davacının eşi tarafından yürütülmekte olan bir yapıda olduğunu, bu iki şirketin tüm bankalar nezdindede grup firması olarak görüldüğünü, çek cirolarında bile davacının eşi ...'ın cirolarının mevcut olduğunu, bahsi geçen... sicil numaralı şirketin aktif ticaret yapmadığını, mali müşavir kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının bu iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının şirket merkezine giremediği söylenmekle davacının adres kaydının hala şirket adresi ile aynı gözüktüğünü, eşi olan ... ile birlikte bahsi geçen iki şirketinde karar ve yürütme organizasyonunu yönettiğini, davacının iddia ettiği eşinin yakın akrabası olunması konusunun nüfus kayıtlarından incelenmesi gerektiğini, davacının taraf şirket hissesinin çoğunluğuna (%95) sahip olduğunu, aynı zamanda şirket müdürünün de davacı olduğunu belirtmiş, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret Şirketi'ndeki hissenin davacı tarafından ücretsiz olarak alınmasına, avukat tutacak ve dava masrafı ödeyecek maddi gücü olmadığından tüm masrafların davacıdan tahsil edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı şirketine atanan temsil kayyumu cevabında özetle, dava konusu şirketin ortaklarının ... ... ve ... olarak görüldüğünü, 16/09/2015 tarihinden itibaren davacının şirketi 10 yıl süre ile temsil ve ilzama yetkili olduğunu, şirketin 955 hissesinin davacıya 45 hissesinin ...'e ait olduğu, yine dava konusu edilen ve ...'ın %100 tek ortağı olduğu ... ... Limited Şirketinin ticaret sicil kayıtlarına göre faal olduğu, ...'ın temsil ve ilzama yetkili olduğu, söz konusu şirketlerin adresinin aynı olduğu, davacının şirketin yaklaşık %95 hissesine sahip olması ve şirket müdürünün kendisi, şirketin borca batık olması dikkate alındığında davacının şirket ortaklığından çıkmasının ve ayrılma akçesi ödenmesinin mümkün olmadığını, şirket faaliyetinin devam ettirmesinin güç olduğunu, bu nedenle şirketin haklı nedenle feshi koşullarının mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiş, haksız davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davalı şirketin faaliyetine devam etmediği, 28/02/2018 tarihi itibari ile resen terkin edildiği, davacının hisse durumu, hala şirket yetkilisi olması, şirket defter ve kayıtlarında sorumluluğun kendisine ait olup davalı ...'in fiilen şirket ile bağı olmadığı, UYAP üzerinden alınan sicil kayıtlarına göre başka bir işyerinde sigortalı çalıştığı, davacının eski eşi ...'ın akrabası olduğu bildirilen davalı ...'in payının bedelsiz devri yönünde defaten verilen süreye rağmen şirket defterlerine ulaşılamadığı için hissse devrinin yapılamadığı, davacının ortaklıktan çıkartılarak sermaye payının ödenmesi talebi, şirketin vergi kaydının terkin edilmiş olması, davacının %95 hisse sahibi ortak olması, ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamaması, şirket yöneticisi ve aynı zamanda büyük ortağı olan davacının şirketin borca batık olduğunu bildirirken bu şekilde şirketten çıkarılarak, çıkma payı ödenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki talebin reddi gerektiği, ancak şirketin yönetilemediği, ortaklar arasında güvenin sarsıldığı dikkate alınarak haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle terditli talebin kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerleşik yargı kararlarına göre ortaklıktan çıkma için gerekli koşullar olayda mevcut olduğunu,  doktrine ve yargı kararlarına göre ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi için gerekli koşul olan haklı sebep olarak kabul edilebilecek hususlardan olan güven ilişkisinin zedelenmesi somut olayda mevcut olduğunu, halihazırda güven ilişkisi kalmamış ortakların bir husumetin karşı tarafı olarak kabul edilecek yakın akrabalık ilişkisi içerisinde anlaşmazlıklarının daha da artmasına sebebiyet verdiğini, beraber çalışma isteğinin yok olduğu ve dürüstlük kuralları uyarınca ortaklık ilişkisinin devamının imkanı kalmayan somut olayda ortaklıktan çıkma için haklı neden bulunduğunu,  tarafların ortağı olduğu şirket gelir elde edemez ve borca batık hale gelmiş olup ortakların bundan sonra biraraya gelip şirket faaliyetlerini sürdürme ve ortak bir amaç doğrultusunda hareket etme imkanı kalmadığını, yeni kanuna göre limited şirketlerin tek ortaklı olarak ticaret hayatına devam etmesinin mümkün olduğunu, tasfiye memuruna karar kesinleştiği tarihten itibaren tasfiye süreci boyunca aylık 2.500-TL ücret takdir edilmiş olup bu ücret oldukça fazla olduğundan  müvekkilin ve şirketin bu ücreti karşılama imkanı bulunmadığını, şirket borca batık olduğundan müvekkilin ise tasfiye memuru için takdir edilen 6 aylık ücreti depo etme imkanının bulunmadığını, tasfiye memuru ücretinin fazla olduğunu, bu sebeple tasfiye işlemleri zorlaşacağını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, haklı sebeplerin varlığı iddiası ile limited şirket ortaklığından çıkma, olmadığı takdirde şirketin feshi talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTicaret sicil kayıtları, ana sözleşmeler, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/28 Esas 2019/73 sayılı kararı vs deliler dosya arasında mevcuttur. <br>\tDosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin 30/11/2006 tarihinde %50 ortaklık yapısı ile kurulduğu, ortaklardan ...'ın ...'in ayrıldığı eşi olduğu, ... ve ...'in 06/10/2010 tarihinde hisselerini ... ve ...'a devrettiği, 5 yıl süre ile ...'in şirket müdürü olarak atandığı, 10/10/2010 tarihinde şirketin sermaye arttırımı ve hisse devri yaptığı, ...'ın 13.500,00 TL'lik hissesinin ...'a 136.500,00 TL'lik hissesini ...'e devrettiği, devir sonucu toplam 300.000,00 TL sermaye ile şirketin 286.500,00 TL'sinin ...'in, 13.500,00 TL'sinin ...'a ait olduğu, bilahare sermayenin 450.000,00 TL'yi çıkartıldığı ve sermaye dağılımının 429.750,00 TL'sinin ...'e, 20.250,00 TL'nin ...'a ait olduğu, 03/06/2014 tarihinde sermayenin 3.000.000,00 TL'ye çıkartıldığı, davacının 2.865.000,00 TL davalının 135.000,00 TL sermaye payı bulunduğu, 21/09/2015 tarihinde davacının 10 yıl süre ile şirket müdürlüğüne atandığının ilan edildiği ve 31/08/2016 tarihinde adres değişikliği ile şirket adresinin ... adresine nakledildiği, davacının şirketin %95 hissesinin davalının %5 hissesine sahip olduğu, getirtilen vergi kayıtlarına göre 28/02/2018 tarihinde şirketin resen terkin yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDavacı yan, ortağı olduğu davalı  şirket adresine gidemediğini, defterlere ulaşamadığını, davalı ...'ın  boşanma sürecindeki ...'ın akrabası olduğunu ve ... ... Limited Şirketinin tek ortağı ve yetkili olarak aynı alanda faaliyet gösterdiğinden taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini iddia ederek eldeki davayı açmış, davalı ... söz konusu şirketin ve ... ... Limited Şirketinin ... yönlendirmesi ile ortağı olduğunu, şirketler ile bağı olmadığını, kendisinin SSK'lı olarak başka bir işyerinde çalışmakta olduğunu, şirketlerin adresinin davacı adresi olduğunu, istendiği takdirde şirketteki hisseyi bedelsiz olarak davacıya vermeyi kabul ettiğini bildirmiştir.<br>\tDavanın, şirket ortaklığından çıkma, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu dikkate alınarak, davanın şirkete yöneltilmesi gerekmesi nedeniyle davalı ...'ın pasif  taraf sıfatı bulunmadığından HMK 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinde (Yargıtay 11.HD'nin 2019/640E, 2019/1880K sayılı kararı) hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\tDosya kapsamından, davalı şirketin faaliyetine devam etmediği, 28/02/2018 tarihi itibari ile resen terkin edildiği, davacının hisse durumu, hala şirket yetkilisi olması, şirket defter ve kayıtlarında sorumluluğun kendisinde olup davalı ...'in fiilen şirket ile bağı olmadığı, UYAP üzerinden alınan sicil kayıtlarına göre başka bir işyerinde sigortalı çalıştığı, davacının eski eşi ...'ın akrabası olduğu bildirilen davalı ...'in payının bedelsiz devri yönünde defaten verilen süreye rağmen şirket defterlerine ulaşılamadığı için hissse devrinin yapılamadığı,  davacı ortaklıktan çıkartılarak sermaye payının ödenmesini talep etmiş ise de, şirketin vergi kaydının terkin edilmiş olması, davacının %95 hisse sahibi ortak olması, ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamaması, şirket yöneticisi ve aynı zamanda büyük ortağı olan davacının şirketin borca batık olduğunu bildirirken bu şekilde şirketten çıkarılarak, çıkma payı ödenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince  bu yöndeki talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tAncak  şirketin yönetilemediği, ortaklar arasında güvenin sarsıldığı dikkate alınarak haklı sebeple fesih koşulları oluştuğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince  terditli talebin kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Yapılan yargılama giderlerinin yatıran taraf üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023<br><br><br>    Başkan- ...                Üye - ...            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br>    ...                 ...           ...                ... <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ca8492e895d00c7","SID":"da76a97ac479732b"}}