{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2255 <br>KARAR NO: 2023/1735<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/02/2020<br>NUMARASI: 2018/457 E. - 2020/78 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1980 yılında ABD’ de polo sporunun idari birimi olarak kurulduğunu, 20 yıl önce markalarının giyim üzerinde kullanılması için dünya çapında lisans vermeye başladığını, dünya çapında 166 ülkede ürünlerinin satışının yapıldığını, müvekkilinin Türkiye ve dünyada 135’ i aşkın ülkede tescilli “...” ibareli ve logolu pek çok markanın sahibi olduğunu, WIPO nezdinde 14,18 ve 25. Sınıflarda tescilli olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 1999 yılına dayanan ... nolu şekil, ... nolu “...” ve pek çok marka tescili olduğunu, Türk Patent nezdinde yaptıkları araştırmalarla davalı ...  adına 18. Sınıfta ... nolu marka “... şekil” başvurusu tespit ettiklerini, yaptıkları itirazın kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, davalı ... adına yalpan ... saydı “... şekil” marka başvurusundan haberdar olduklarını, başvurunun 3. Bir kişinin itirazı üzerine tescil edilmediğinin, davalı ... ’ın diğer davalı şirketin ortağı olduğunu, iltibas yaratan tescilli olmayan ... şekil“ ve “... şekil” markalarının davalılar tarafından üretilen sırt çantası, kalemlik vb. ürünler üzerinde kullanıldığını, davalıların müvekkili tarafından çantalar dahil olmak üzere tekstil ve aksesuar ürünleri üzerinde kullanılmakta olan tescilli tanınmış “...” markasının özellikle görsel kullanılan konsept bakımından ayniyet derecesinde benzer olan ve müvekkili aleyhine iltibas yaratan logoların çanta vb. ürünler üzerinde kullanılarak müvekkili şirket markaları aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ na 2018/144045 Sor. Sayılı dosyasında şikayette bulunduklarını, İstanbul 4 Sulh Ceza Hakimliği’ nin 2018/4558 D. İş sayılı kararı ile davalının toplamda 13.902 adet ürüne el konulduğunu, Müvekkilinin tanınmış markalarının çanta, giysi, aksesuar vb ürünler üzerinde kullanıldığını, davalının da çanta, kalemlikler üzerinde müvekkilinin markalarına benzer markaları kullanmasının tecavüz yarattığını, müvekkilinin markalarının at üzerinde iki adet polo oyuncusundan oluştuğu, bu oyuncuların elinde birisi diğeri, yukarı bakan polo sporunda oynan sopa olduğunu, davalının markalarında da 2 adet polo oyuncusu olduğu ancak onların tuttuğu sopanın her ikisinin de yukarıya doğru baktığı, tek farkın da sopaların yönü olduğunu, ... ibaresinde ... ibaresinin ortak ve baskın olduğunu, davalının müvekkili ile ilintili bir sektörde faaliyet gösterdiğini, birebir müvekkilinin kullandığı mallar üzerinde kullanıldığını, Davalının markasal kullanımının üç adet atlı polo oyuncusunun etrafında üst sağ kısımda yarım ay şeklinde yazılmış olan “...” ibarelerinin oluştuğunu, müvekkilinin markasında at üzerinde iki adet polo oyuncusundan oluştuğunu yarım ay üzerinde yer alan “...” Veya “...” ibareleri olduğunu, davalının müvekkilinin marka yaratmada kullandığı kompozisyonu kullandığını, ... ibaresinin ortak olması sebebiyle iltibas oluşturduğunu, bu durumun Türk Patent karan ile de kabul edildiğini, Davalının yarattığı iltibasın tüketiciyi yanıltacağını, tüketicilerin taraflar arasında bağlantı kuracağını, tüketicilerin büyük kesiminin yanılmasının gerekmediğini yanılma ihtimalinin yeterli olduğunu, Müvekkili markasının tanınmış olduğunun başka mahkeme kararlarında da belirtildiğini, davalının kötüniyetli olarak müvekkilinin ünü ve etkisinden yararlanmak istediğini, davalı kullanımlarının haksız rekabette olduğunu, ihtiyati tedbir talep ettiklerini, Yukarıda açıklanan nedenlerle; dava konusu tescilsiz marka kullanımının müvekkilin tescilli ve tanınmış markalarına iltibas suretiyle marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, müvekkiline ait markalar ile karıştırılacak derece de benzer logo ve markaların kullanıldığının, ürünlere ilişkin davalıların tüm kullanımlarının engellenmesini, sözkonusu ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının önlenmesini, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, mahkeme kararının gazetede yayımlanması talep etmiştir.<br>CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu müvekkiline ait markalarda yer alan \"...\" isim ve \"Şekil\" unsurlarının bir faaliyet konusuna ilişkin olduğunu, faaliyet konusuna dair unsurların münhasıran bir markanın, tanınmış dahi olsa, kullanımına tahsis edilemeyeceğini, faaliyet konusunu kompozisyon alan markalarda ayırt edici unsur isim unsuru olduğunu, polo oyununun MÖ 2000'lerden itibaren Orta Asya Türkleri arasında Çevgan olarak oynandığını zamanla tüm Asyada oynanır olduğunu, 1800'lü yıllarda İngilizlerin Hindistan yolculukları sırasında görmeleri sonrasında Avrupa'ya taşındığını,  zamanla İngiliz soyluları arasında yaygınlaştığını ve İngilizlerin milli bir oyunu haline geldiğini, \"...''nun Milattan önce 6. yüzyıldan beri oynanan bir spor oyun olduğunu,  Basketbol gibi, futbol gibi, kaykay gibi, tenis gibi, bir spor dalı olduğunu, Yani kamuya mal olmuş bir isim olduğunu, bizatihi kendisinin bir spor dalı olduğunu, basketbolda simge pota, futbolda top, teniste raket, hokeyde sopa ise polo oyununda da simgenin \"at\" olduğunu, Davacı tarafa ait markaların hukuki olarak \"tanınmış marka\" olduğu iddiaları ve dayandırdıkları gerekçelerin ve vakıaların somut gerçeklerden ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı müvekkilinin taraf olmadığı marka uyuşmazlıklarında alınan bilirkişi raporları ve kesinleşen kararların işbu davada hükme esas alınamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; \" davanın kabulüne,  davalıların ... ve  ... ibareli polo oynayan atlı adamlar şekilli kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,  Davalıların tecavüz oluşturan her türlü mal ve hizmet tabela, broşür, tanıtım malzemesi ve sair evrakların ve alan adı olarak kullanımların önlenmesine, Tecavüz oluşturan basılı kağıt, fatura, ürün, tabela, ilan ve her türlü tanıtım malzemesinin imhasına, Masrafı davalı tarafından alınmak üzere hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu markalardaki atlı polo oyuncuları şekil unsuruna ilişkin olup markalarda ortak olarak yer alan \"...\"  yazı unsurunun ihtilaf dışı olduğunu, o halde benzerlik değerlendirmesi yapılırken markalardaki \"...\" ibaresinin göz ardı edilmesi gerektiğini,Mahkemece benzerlik değerlendirmesi yapılırken hataya düşüldüğünü, dava konusu markaların parçalara ayrılmak yerine bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmadıkları, dolayısıyla markaya tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığının görüleceğini, Bütüncül inceleme yapıldığında bilirkişi raporunda ve davacı taraf dilekçelerinde sıklıkla üzerinde durulan \"... + Şekil\" markasındaki atlı polo oyuncularının şeklinin ve \"... + Şekil\" markasındaki yarım ay şeklindeki yazı unsurunun davacı yan markalarıyla benzerlik ihtiva etmediği sonucuna ulaşılacağını, \"...\"  ibaresi bir faaliyet alanı adı olup markasal kullanımının hiçbir kimsenin inhisarına bırakılamayacağını, ayrıca bu unsurun yerli ve yabancı binlerce markada kullanılmakla harcıalem hale geldiğini,... sporunda doğal olarak ilk akla gelen figürün \"Atlı polo oyuncusu\" olduğunu, faaliyet alanı olan ... isminin en tabi tasvir şekli olduğunu, müvekkilinin \"...\" seri markasını üretmek üzere markasına \"... \" ismini ekleyerek yeni bir marka üretmeyi tercih ettiğini, polo ibaresinin ve şekil unsurunun kimsenin tekeline bırakılamayacağını, Müvekkili markalarında yer alan esas unsurun markaların ticari menşeini gösteren \"...\" ibaresi olduğunu, bunun markaya ayırtedicillik sağladığını, \"... \" ibaresindeki \"...\" isminin de -\"toplulukların oluşturduğu grup\" anlamına gelmesi ve yaygın kullanımı  sebebiyle- tanımlayıcı olmasından ötürü \"...\" ismi ayırt ediciliği sağlayan baskın unsur konumunda olduğunu, tüketici kesim tarafından kolaylıkla kavranan farklı anlamlara gelen iki kelime unsuru (\"...\" ve \"...\") bir araya getirilerek dava konusu markalar arasında işitsel ve görsel farklılıkları kolaylıkla ortaya koyan bir kompozisyon oluşturulduğunu, bu durumun ortalama tüketici nezdinde kolaylıkla farklılık olarak algılanabileceğini, Kavramsal, fonetik ve görsel yönden her iki markada farklılıklar bulunduğunu, iltibas iddialarının yersiz olduğunu, bilirkişi raporunda aleyhe yapılan değerlendirmelerin hatalı, çelişkili ve eksik olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, durdurulması ve önlenmesine yöneliktir. Davacı; ... şekil“ ve “... şekil” markalarının davalılar tarafından üretilen sırt çantası, kalemlik vb. ürünler üzerinde kullanıldığını, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmiştir.Davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ”...” ibare ve logolu pek çok marka tescili bulunduğu, davacının 17.02.1999 tarihli ... nolu 14.18,25. Sınıflarda tescilli \" ... şekil”, ... nolu, 18,25. Sınıflarda tescilli “...’, ... nolu 14,18,25. Sınıflarda tescilli şekil, ... nolu 18. Sınıfta tescilli “...” ... nolu, 25. Sınıfta tescilli şekil, ... nolu 12 ve 20. Sınıflarda tescilli  “...” markaları bulunduğu, davacı markasının tanınmış marka olarak kayıtlı olmadığı, davalı adına ... numaralı 18,25 ve 35. Sınıflarda “...” markanın karar tarihinde başvuru aşamasında olup tescil edilmediği, davalı ...’ ın ... numaralı 18.sınıfta “... ” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiği, davalının her iki marka başvurusunun da tescil edilmediği anlaşılmıştır.Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davalının çanta ürünlerinde “...” ibaresi ile şekil markasını birlikte kullandığı ve çoğu kez “...” ibaresini daha büyük puntolarla yazmak suretiyle ön plana çıkardığı, davacının tescilli şekil markalarında at üzerinde iki adet polo oyuncusu ve bu oyuncuların elinde birisi yukarıya birisi aşağıya doğru bakan polo sporunda kullanılan sopalar olduğu, davalının bazı çanta ürünlerinde kullanılan şekil markalarında da at üzerinde iki adet polo oyuncusu olduğu ve oyucuların ellerindeki sopaların her ikisinin de yukarıya doğru durduğu, ayrıca davacının ... nolu, 25. Sınıfta tescilli şekil markasında polo oyucularının ellerinde tuttuğu sopaların yukarıya doğru durduğu, davacı tarafın tescilli markasında yarım ay şeklinde kullanılan “...” ibaresinin altında at üzerinde iki adet polo oyuncusu ve bu oyuncuların elinde birisi yukarıya birisi aşağıya doğru bakan polo sporunda kullanılan sopalar olduğu, davalının bazı çanta ürünlerindeki marka kullanımında ise “...” ibaresinin yarım ay şeklinde olduğu ve bu ibarenin içinde at üzerinde üç adet polo oyuncusu ellerinde yukarıya bakan sopalarla yer aldığı, davalının marka kullanımlarının davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer oldukları, davalının markalarında kullandığı kompozisyonun markaların bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında davacı markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacı tarafın “... şekil”, “....” “...” ve şekil markalarının ağırlıklı olarak 12,14,18,20,25 ve 35. Sınıflarda tescilli olduğu, davacının markasını ağırlıklı olarak çanta, tekstil, aksesuar ürünler üzerinde kullandığı, davalı ... adına “...” ve “... ” ibareli marka başvurularının 18,25 ve 35. Sınıflarda yapıldığı ve davalının dosya kapsamında yer alan ürün görsellerinden de davalı kullanımının çanta ürünlerinde olduğu, sonuç olarak her iki tarafın da markasını aynı sektörde kullandığı, bu durumun SMK'nun 6/1.maddesi kapsamında ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi doğurduğu, dolayısıyla TTK'nun 54. ve 55. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2018/457 E., 2020/78 K. sayılı kararına karşı  davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aea28f8c04eef657","SID":"1d2bac37ca1c4ae8"}}