{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2268 <br>KARAR NO : 2023/1722<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/11/2019<br>NUMARASI: 2018/212 E. - 2019/470 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkillerine ait tanınmış ... markalı kahve ürünlerinin ve bu ürünler için kullanılagelen ... şekil markalarının sahibi olduğunu, tanınmış ... markalı ürünlerine ilişkin kullandığı ambalajlarından ve yine bu ürünler için kullanılagelen ... şekil markalarından doğan haklarını ihlal nitelikte olan davalı ... AŞ'nin görsellerine yer verilen ... isimli kahve ürünlerinden haberdar olduğunu,  davalı tarafa ait zincir mağazalarda ... ürünleri de dahil olmak üzere bir çok ürünün satışa sunulduğunu, tarafların ticari ilişkileri olan iki şirket olduğunu, müvekkiline ait ... markasının  tanınmış ve müvekkili ile özdeşleşmiş Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde tek başına yahut çeşitli kombinasyonlarla marka olarak tescil edilmek suretiyle koruma altına alındığını ve tanınmış ... markalı ürünlerle ilişkili olarak kullandığını, müvekkiline ait ... şekil markasını isim yazmaksızın sorulduğunda yüksek bir bilinirliğinin olduğunun tespit edildiğini, ... ürün ambalajı yönünden ise, davaya konu ihtilaflı ürünlerin piyasaya sürüldüğü tarih ve başvuru tarihi olan 1 Eylül 2015 tarihinden çok önce piyasaya sürüldüğünü, davalının ... ürün kullanımlarının müvekkiline ait ... markasına tecavüz teşkil ettiğini, SMK 155/1 kapsamında sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğini, marka tecavüz iddiaları değerlendirilirken, aynı zamanda hükümsüzlüğü talep edilen ürün ambalajına ilişkin tasarım tescillerinin dikkate alınmaması gerektiğini, dava konusu ürünlerin SMK 29/1-a maddesinin 7.maddeye atfı gereği müvekkillerine ait tescilli marka ile benzer mal ve hizmetlerde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının kullanmış olduğu ... görselini farklı açıdan ambalaj üzerine yerleştirmesinin bu durumu ortadan kaldırmayacağını, davalı kullanımlarının kendilerine ait marka tescil sınıfında yer alan kahve ürünleri kapsamında kaldığını, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğu dikkate alındığında, davalı kullanımlarının karıştırılma ihtimali için yeterli olduğunu, markayı sıradanlaştıracağını, reklam ve ayırt edici gücünü ortadan kaldıracağını, davalının ... ibaresinden oluşan marka kullanımının kendilerine ait markanın özel müşterileri için piyasaya sürülmüş bir kahve ürünü olarak algılanabileceğini, yine müvekkiline ait ... markası yönünden davalı kullanımlarının tanınmış markanın sulandırılmasına yol açabileceğini,  davalıya ait ... ürün kullanımlarının 6102 sayılı TTK uyarınca , ... markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerini ... ürünlerinde kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıya ait ürün ambalajlarının müvekkiline ait ürün ambalajlarının neredeyse kopyası olduğunu, dava konusu ... sıra nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin olarak bahse konu tasarım tescilinin müvekkiline ait ... Şekil markasını içermesi nedeniyle SMK 77/1-a kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini, bahse konu tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının bulunmadığını,  tasarım tescil başvurusundan önce piyasaya arz edilen marka tescilleri ile genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu,  teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını, geniş bir seçim özgürlüğünün bulunduğunu, davaya konu tasarımın kötü niyetli olarak tescil edildiğini,  müvekkilinin markasından yararlanma ve haksız yarar sağlama çabası içinde olduğunu, müvekkilinin davalı tescil ve kullanımlarına ilişkin sessiz kalmadığını,  tam aksine aksiyon aldığını, gerekli itirazlarını yaptığını, davalının ... ürünlerinin kullanımının müvekkiline ait ... sayılı ... Şekil markalarına ve bu markaların kullanımlarına karşı markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ... ürünü ile gerçekleştirdiği ürün ambalajına yönelik kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ... ambalajını içerir tüm ürünlerin tanıtım materyallerinin, basılı malzemeleri kullanımının, satışının, ithalinin, ihracının, tanıtığımı ve dağıtımının önlenmesine, gösterilecek olan adreslerde, gümrüklerde, antrepolarda, yükleme mahallerinde, satıcılarda ve her çeşit nakliye araçlarında el konularak toplatılmasına, imhasına, karar özetinin ilanına ve davalı adına TPMK nezdinde ... no ile tescilli çoklu tasarımlardan 1 nolu tasarım yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, ... markasının değişik tarih ve sayılarla müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davacıya ait tescilli ... şekil markasının iddianın aksine tanınmış marka olmadığını,  sosyal medya ve araştırma şirketine ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, müvekkiline ait kullanımlar ile davacıya ait markalarda yer alan kupa kullanımlarının birbirinden farklı olduğunu, ambalaj üzerine yerleştirme şekillerinin de birbirinden farklı algılandığını, davacı markasının zayıf markalardan olması sebebiyle aynı sunum şeklinin küçük bazı değişiklikler ile kullanımının marka hakkını ihlal oluşturmayacağını, ambalaj tasarımında amacın içinde sakladığı ürünün fiziksel koşullara dayanıklılığı kadar tüketici ile de iletişim kurmak üzere olduğunu, tüketicinin rafta gördüğü ürünün ambalaj tasarımından ürünün türü, özellikleri, kullanım yeri vb.durumları algılayabildiğini, müvekkiline ait kullanımların teknik zorunluluktan kaynaklandığından ihlal teşkil etmediğini, yazım tarzlarının birbirinden farklı olduğunu, renklerin harcıalem olması herkesin bunun üzerinde kullanım hakkı olması nedeniyle, bunların bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, kahverengi ve kırmızı renginin çözünebilir kahve ürünlerinde standart bir uygulama olduğunu ve marka hakkı ihlaline ve haksız rekabete sebebiyet vermeyeceğini,  ürünlerin karıştırılmasının mümkün olmadığını, dava konusu ... ambalaj tasarımlarının  yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunu, tasarım başvurusuna karşı davacı tarafça yapılan itirazın ret ile sonuçlandığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, 2015 yılı içinde kendilerine ihtar çekildiğini, YİDK iptal davası açılmaksızın 2016 yılındaki itirazın reddi kararının üzerinden 2 yıla yakın bir süre geçtikten sonra davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,  davanın reddine karar verilerek yargılama, harç ve giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KABULÜ ile; Davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2015 06052 no ile tescilli çoklu tasarımlardan 1 nolu tasarımın Hükümsüzlüğüne, Sicilden Terkinine, Davalı tarafından piyasaya sunulan \"...\" Ürün ambalaj tasarımının (trade dress) davacıya ait tescilli (... nolu ... şekil markası ile bu markayı içerir -...- ürün ambalajları yönünden) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin Tespitine, Durdurulmasına, Önlenmesine, Sonuçlarının Ortadan Kaldırılmasına, Bu Kapsamda Dava Konusu \"...\" Ambalajına havi tüm ürünlerin, tanıtım materyallerinin, basılı malzemelerinin kullanımlarının, satışının, ithalinin, ihracının, tanıtımının, dağıtımının Önlenmesine, davalı uhdesinde olmak kaydıyla, gösterilecek adreslerde gümrüklerde antrepolarda yükleme mahallerinde, her çeşit nakli araçlarında ve görüldükleri her yerde El Konulmasına, Toplanmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere İmhasına, infazda 06/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun dikkate alınmasına, bilirkişi heyet raporunun hüküm eki sayılmasına,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalı şirketin ... markasını meşhur ve maruf bir marka olduğunu,  markalarını kendi adına tescil ettirmek suretiyle haklarını koruma altına aldığını, davaya konu tasarımları ... sayılı ile TPMK nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini, davacı adına tescilli ... şekil markasının  tanınmış marka olmadığını,  İstanbul 2 FSHHM 2008/33-E sayılı kararında da, tarafların ürünleri arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığının  tespit edildiğini, ambalajdaki yazı ve biçimler zemin rengiyle karışmaması gerektiğinden, ve ürün ambalajının sadeliğinin bozulmaması amacı ile kırmızı-kahverengi renk kombinasyonu üzerinde bu özellikleri sağlayacak tek renk \"beyaz\" olduğundan, ambalaj üzerindeki yazı unsurları beyaz renkte tanzim edildiğini Ambalaj üzerinde, içerisindeki ürünün türü ile ilgili tanımlayıcı ibarelere yer verilmesi doğal olduğundan, müvekkil şirket tarafından “...” ibaresinin ve kahve çekirdeği şeklinin kullanılmasının da  hukuka aykırılık oluşturmadığını, davaya konu olayda,  çözünebilir kahve ürününde  ambalaj üzerinde ürün ile uyumlu kahverengi ve kırmızı rengin kullanılması standart bir uygulama olduğunu  marka hakkı ihlali ve  haksız rekabete neden olmayacağını, davalıya ait tasarım başvurusuna itirazın  reddedildiğini,  ... markalı ürün ambalaj tasarımının , ... markalı ürün ambalaj tasarımından farklı, standartlara uygun, farklı çizgiler taşıyan, piyasada mevcut olan diğer ambalajlardan da ayırt edici bir görünüme sahip olduğunu,  kararının kaldırılarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  “...” markasının tanınmış olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini,  davalının somut uyuşmazlıkta marka tecavüzü ve haksız rekabet mevcut olmadığı yönündeki savunmalarının  yerinde olmadığını, uyuşmazlığın  ambalajlar arasındaki bütünsel benzerlik ve müvekkilin - tescilli ve tanınmış “...” markasının hukuka aykırı kullanımından kaynaklandığını,  taraflara ait ürün ambalajlarının her ikisinde de yer verilen tüm unsurların aynı şekil,  renk, ve aynı renk kombinasyonuna sahip arka plan üzerinde  kullanım biçiminin karıştırılmaya yol açacak biçimde olduğunu,  bu nedenle ihtilaflı ürün ambalajının konu edildiği tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağlamadığı ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini,   davalı şirkete ait ... (1) sıra sayılı tasarım, müvekkile ait “...” markasının yetkisiz kullanımını içerdiğini  bu sbeeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava,  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve   tasarımının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının çözülebilir kahve pazarının lider markaları olan tanınmış ... markasının ve bu ürünler için kullanılagelen ... şekil markalarının sahibi olduğunu davalının ... ürünlerinin kullanımının müvekkiline ait ... sayılı ... Şekil markalarına karşı markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini,  davalı adına TPMK nezdinde ... no ile tescilli çoklu tasarımlardan 1 nolu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını  beyanla hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. SMK m.7 maddesinde marka sahibinin  izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan  fiiller gösterilmiş, buna göre , marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan  bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak  gösterilmiştir. Aynı kanunun 149. Maddesine göre  marka hakkına tecavüz edilen hak sahibinin tecavüzün tespitini, önlenmesini  durdurulmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.  6102 Sayılı TTK'nın 54-55 maddesine göre; \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak\" dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Bu durumda, kişinin bir başkasının haklı olarak kullandığı mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması iltibasa yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. O hâlde SMK 7. ve 29.  Maddeleri kapsamında  tecavüz fillerinden birini işleyen mütecavizin eylemi aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmektedir. TPMK kayıtlarına göre, ... tescil nolu, \"... ŞEKİL\" markasının, 29-30-32.sınıflarda davacı ... adına tescilli  olduğu, ... tescil nolu, \"...\" ibareli markanın, 30.sınıf \"...\" emtiasında davalı  ... Anonim Şirketi adına tescilli, ... tescil nolu, tasarımın Locarno 32-00 sınıfında ... Anonim Şirketi adına tescilli  olduğu anlaşılmıştır.Dosyada mevcut bilirkişi  raporunda,  davacıya ait  ... şekil markasının ilk ve gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu ve bu markanın tanınmış marka olduğu,  ... görselinin ortalama tüketici nezdinde yüksek oranlarda davacı ürünlerine doğrudan çağrışım yaptığı, davalıya ait ...nolu ambalaj tasarımının, davacının 1999 yılından beri ürünleri üzerinde kullandığı ambalajları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu,  yeni olmadığı, aynı sınıfta kullanıldıkları ve ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek karaktere sahip oldukları, 5 yıllık süre dolmadan  davanın ikame edilmiş olduğu,  davalının  tasarımının incelemesiz tescil olduğunu,  davalının tasarım tescili için başvuru yaptığı tarihte davacının ... no ile tescilli \"...\" markasını kahve ve ambalajlarında piyasada bilindik olduğu, davalının tescil başvurusunda bulunurken, sözkonusu markanın davacı tarafından piyasada ilk olarak ihdas ve istismal edilen ve maruf hale getirildiğini bildiği, yani markanın gerçek hak sahibinden haberdar olduğu, dolayısıyla endüstriyel tasanm başvurusunu kötü niyetle yaptığı tespitleri yer almıştır. Dosya kapsamına göre, davacının ..., ... şekil markasının sahibi olduğu, tescilli olduğu kahve emtiasında tanınmış olduğu, ... şeklinin 1978 yılında yaratıldığı ve halen sahibinin davacı olduğu, ve uzun süredir davacı tarafından kullanılmakta olduğu,  Dünyanın pek çok ülkesinde tescilli olduğu şekil üzerinde davacının gerçek hak sahibi olduğu,  ... görselinin ortalama tüketici nezdinde yüksek oranlarda davacı ürünlerine doğrudan çağrışım yaptığı, kahve emtiasında \"...\" ürün  ambalajı  üzerinde ...'nın kullanılmasının  tüketici nezdinde iltibas yarattığı, bu şekildeki ambalaj kompozisyonların 6769 sayılı Kanunun 29. Maddesindeki  marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak suretiyle  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği,  SMK m. 155.maddesi gereği , davalının tasarımının tescilli olmasının savunma sebebi yapılamayacağı, bu hususların bir çok yargı kararı ile daha öncesinde de  tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı tasarımının  01/09/2015 tarihinde tescil edildiği, 5 yıllık sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilebilmesi için davalının kullanımlarının bilinmesi veya bilinmesi gereken tarihten itibaren sessiz kalınması gerektiği dikkate alındığında  13/04/2018 dava tarihine göre,  davalının kullanımlarının öğrenildiği tarihten itibaren 5 yıl geçmediği için davacının sessiz kalması yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı   anlaşılmıştır. Davacının  ... şekil markasının tanınmış olduğu ve davalı  tasarımından çok öncesinden beri yoğun şekilde kullanıldığı,  davalı adına tescil edilen uyuşmazlık konusu ambalaj tasarımında yer alan  renk, kompozisyon, görsellerin ambalaj üzerine konumlandırılışı biçimi ve oranları yönünden bakıldığında , ... ibaresinin geri planda olduğu ve   tüketici    nezdinde davacı markası ile  karıştırma ihtimali yaratmaya neden olacak ölçüde ayırt edilemeyecek şekilde  benzerlik gösterdiği, ... şeklinin kahve emtiasında kullanılmasını gerektirecek bir zorunluluk bulunmadığı, ambalaj tasarımında geniş bir seçenek özgürlüğü olduğu,  davalının davacıya ait markayı  aynı kahve emtiasında ambalaj  üzerinde iltibas yaratacak şekilde kullanmasının  davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı bu nedenle SMK 77.maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve 2018/212 E. 2019/470 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29855bf056e926b7","SID":"6158c3071693b6ad"}}