{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2019/3011 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2338<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2015/1116 Esas    (08/11/2019 Tarihli  Ara Karar )<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/12/2023<br>Davacılar vekili tarafından 08/11/2019 tarihli ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ile diğer davacıların ... isimli şirket ile akaryakıt istasyonları işlettiklerini, 2012 yılları sonuna doğru şirket olarak ekonomik sıkıntı ve dar boğaza girilmesi sonucunda davacı ...'ın ... ve ... aracılığıyla tanışmış olduğu davalı ...'tan faizi ile birlikte ödenmek üzere 174.000,00 TL borç para aldığını, karşılığında da faizi ile birlikte teminat olarak toplamda 379.500,00 TL miktarında takiplere konu çek ve bonolar düzenleyerek davalı ...'a teslim edildiğini, davalı tarafından tefecilik yolu ile elde edilen çek ve bonoların İzmir 10. İcra Müd'nün 2014/117 Esas, İzmir 10. İcra Müd'nün 2014/118 Esas, İzmir 10. İcra Müd'nhün 2014/119 Esas , İzmir 17. İcra Müd'nün 2014/6727 Esas ve İzmir 11. İcra Müd'nün 2014/12962 Esas sayılı dosyaları ile icra takiplerine konu edildiğini, ödeme emirlerinin müvekkillerine gönderildiğini, takiplerin kesinleştiğini, müvekkilleri tarafından davalı ...'a alınan ana para karşılığı bedellerden fazlasının ödendiğini, ödemelerin davalı yana banka yolu ile yapıldığı gibi davalı yanca açılan icra takip dosyalarına yatırılmak suretiyle yapıldığını, yaklaşık olarak 174.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafa verilen çek ve bonoların miktarının 379.500,00 TL, takiplerde takip çıkışı olarak hesaplanan miktarın ise toplam 377.979,84 TL olduğunu, bakiye kalan 203.979,84 TL nin ise hesaplanan tefe karşılığı faiz olduğundan müvekkillerinin bu miktarda borcu bulunmadığını, müvekkili ... tarafından davalı hakkında 5237 sayılı TCK'nın 241. Maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile savcılığa şikayette bulunulduğunu, davalı hakkında İzmir 38. ASCM'nin 2015/291 sayılı dosyasında dava açıldığını, 08/06/2015 tarihinde mahkemece davalının  TCK'nın 241/1 maddesi gereğince cezalandırılması yönünde karar verildiğini , bu karar ile dava konusu edilen icra takibine konu çek ve bonoların davalı tarafından tefecilik suçu yolu ile elde edildiğinin bu sebeple müvekkilleri ile davalı ... arasında hukuken korunması mümkün olmayan tefeciliğe konu sözleşme düzenlendiğinin kabulünün gerektiğini belirtmiş, İzmir 10. İcra Müd'nün 2014/117 Esas İzmir 10. İcra Müd'nün 2014/118 Esas, İzmir 10. İcra Müd'nün 2014/119 Esas, İzmir 17. İcra Müd'nün 2014/6727 Esas sayılı dosyalarına konu bono ve çeklerin hukuken korunmayan tefecilik suçundan elde edilmiş olması ve gerçek borcun ödenmiş olması sebebiyle bakiye kalan 203.979,84 TL miktarında borçlu olunmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"....Davacı vekili mahkememizin 09/10/2019 tarihli celsesinde İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/119 sayılı dosyasında satış günü verildiğini, satış tarihinin 11 Kasım olduğunu belirtmiş, satışın durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, 07/11/2019 tarihli celsede de İzmir 10. İM'nin 2014/119 sayılı dosyası ile ilgili olarak davacılardan ... adına kayıtlı taşınmazın satışı ile ilgili talepte bulunulduğunu, Menderes 1. İM'nin 2014/174 Talimat sayılı dosyasında satışın 11/11/2019 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, mahkemece daha önce verilen ihtiyati tedbir kararı ile ilgili gerekli teminatın müvekkilinin parası olmadığı için yatırılmadığını belirtmiş, satışın durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememiz dosyasının incelemesinde; davacılar tarafından İzmir 10. İM'nin 2014/117 , 118 ve 119 sayılı dosyaları ile 17. İM'nin 2014/6727 sayılı dosyası dolayısıyla davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, mahkememizin 04/02/2016 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin 72/3 maddesi gereğince kabulü ile İzmir 17. İM'nin 2014/6727 esas sayılı takip dosyası ile İzmir 10. İM'nin 2014/119 sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği belirlenmiştir.<br>Her ne kadar davacı tarafça İzmir 10. İM'nin 2014/119 sayılı dosyasında davacılardan ... adına kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin satış işleminin durdurulmasına karar verilmesi  talep edilmiş ise de İzmir 10. İM'nin 2014/119 sayılı takibinin 08/01/2014 tarihi  itibarı ile başlatıldığı, menfi tespit davasının ise 18/09/2015 tarihinde açıldığı, İİK 72. Maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, dolayısıyla icra takip işlemi olan satış işleminin de durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilemeyeceği ancak İİK 72/3 uyarınca icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yolunda tedbir kararı verilebileceği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne,\" gerekçesi ile, \"davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile icra takibinin davadan önce başlaması da dikkate alınarak takip çıkış miktarı olan 99.508,06 TL üzerinden  takdiren % 15 oranında 14.926,00 -TL nakdi teminat veya kati ve süresiz teminat mektubu yatırıldığında İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/119 E. sayılı takip dosyasında İİK’ nun 72/3 maddesine göre icra veznesine girecek paranın (dava sonuçlanıncaya kadar) alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına, davacının fazlaya ilişkin isteğinin reddine,\"şeklinde karar verilmiştir.  <br>Mahkeme ara kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya davalısı ve İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/ 119 Esas sayılı dosyasının alacaklısı olan tarafça davaya konu borçlu olmadıklarının tespiti talep edilen dosya ile ilgili olarak davacı müvekkillerden ... adına kayıtlı mahcuz tapunun ... ili, ... ilçesi, ... ... ada ... parselinde kayıtlı taşınmazın satış işlemlerine geçildiğini, mahcuz taşınmazın ilk satış günü olarak 11.11.2019, ikinci satış günü olarak 12.11.2019  belirlendiğini, ilk derece mahkemesince verilen 04.02.2016 tarihli karar ile ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi gereğince kabulü ile İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2014/6727 sayılı takip dosyası ile İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/119 sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile takip çıkış miktarlarının toplamı olan 231.092,72 TL üzerinden takdiren yüzde 15 oranında (34.663,91) TL nakdi teminat veya kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun ibrazında  kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin icra müdürlüklerine gönderilmesi yönünde karar verildiğini, ancak müvekkillerin ticari çıkmazda olması nedeniyle iş bu nakti teminat veya teminat mektubu dosyaya depo edilemediğini, ilk derece mahkemesi dava dosyasının taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmadığını, ancak davacı müvekkillerinin, davalıya belirtilen miktarda borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, gelinen aşamada davalı yanca tefecilik suçundan ceza alınmasının vermiş olduğu öfke ile inatla mahcuz taşınmazın satışının sağlanmasının amaçlandığını, davaya konu icra takiplerinin, iş bu menfi tespit davası ile yargılama konusu edildiğini, taşınmazın satılmasının müvekkilleri açısından telafisi mümkün olmayan neticeleri ortaya çıkaracağını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını, dava konusu icra takiplerinden İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/119 E sayılı dosyasından yazılan talimatla Menderes İcra Müdürlüğünün 2014/174 Talimat numaralı 11.12.2019 tarihli davacı müvekkil ... adına kayıtlı  tapunun ... ili, ... ilçesi, ... ... ada ... parselinde kayıtlı taşınmazın  satış işleminin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, menfi tespit  davasında verilen teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br> Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. İİK'nın 72/3. uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında özel düzenleme gereğince, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.<br>Davacı vekili  yargılama aşamasında dava konusu icra takibinin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, mahkemece 08/11/2019 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>UYAP ortamında yapılan incelemede; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1116 esas 2020/632 karar sayılı dosyasının 19/11/2020 tarihinde karara çıktığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>Somut olayda,  ara karar ile ihtiyati tedbir husususun değerlendirildiği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, mahkemece İİK'nın 72/3 uyarınca icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yolunda teminat alınmak suretiyle  ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği anlaşılmakla verildiği tarih itibariyle  ara kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2019 tarih, 2015/1116 esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin  istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 225,45 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 19/12/2023<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7e877f46040949a","SID":"fcdbdf9fc17f9d07"}}