{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2399 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2068<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2023 (Dava) - 09/06/2023 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/178 Esas - 2023/435 Karar<br>DAVA             \t\t: Şirketin İhyası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/12/2023<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/178 Esas-2023/435 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde işlem gören ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, ...nün Merkez 156780 sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin işveren bu şirket nezdinde fiilen çalışmasına rağmen, çalışmalarının SGK'na bildirilmediğini tespit ettiklerini, müvekkili ...'in mezkûr şirket nezdinde çalıştığı sırada iş kazası geçirdiğini ancak SGK'nca belirlenen maluliyet oranının gerçek durumla bağdaşmaması nedeniyle kurum işleminin iptali ve gerçek maluliyet oranının tespiti bakımından İzmir 12. İş Mahkemesinin 2022/78 Esas sayılı davasını açtıklarını, yargılama sırasında ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin fesih ve tasfiye edildiğinin öğrenildiğini, İzmir 12. İş Mahkemesi tarafından münfesih şirketin ihyası bakımından dava açmak üzere kendilerine süre verildiğini ileri sürerek söz konusu şirketin davalı gösterilebilmesi bakımından İzmir 12. İş Mahkemesi'nin davası yönünden şirketin ihyasına, davalı tasfiye memurunun şirketi temsil etmek üzere kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP: \t<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 10/10/2011 tarihinde kuruluşunun tescil edildiğini, 02/06/2016 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 18/11/2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle ünvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini, 29/11/2021 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, ...nün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyetinin bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin yasal hasım konumunda olduklarını, müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini savunmuştur.  <br>Davalı tasfiye memuru ... usulüne uygun yapılan dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.<br>Davalı olarak gösterilen ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sicilden terkin edilmekle tüzel kişiliğinin sona erdiği belirlenmiş ancak davalı olarak gösterilmesi sebebiyle en son adresine TK'nun 35.maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ olunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"....İhyası istenen şirketin 29/11/2021 tarihinde sicilden terkin edildiği, davacının iş bu davaya konu İzmir 12. İş Mahkemesinin 2022/78 Esas sayılı davasını 22/02/2022 tarihinde açtığı, dolayısıyla tasfiye anında tasfiye memurunun böyle bir davanın açılabileceğini bilmesinin imkanının olmadığı dikkate alınarak yargılama giderinden tasfiye memuru sorumlu kılınmamış, davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir\" gerekçesiyle \"davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret A. Ş.' aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile davanın reddine, davalı ... Ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ...'nün Merkez 156780 sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2022/78 Esas sayılı davası ve bu davanın konusu ile ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ek tasfiye memuru olarak en son tasfiye memuru ...'in atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine, Şirketin ihyasına karar verildiği ve ek tasfiye memuru atandığının sicile tescil ve ilanına, Ek tasfiye konusu işlemlerin ikmalinden sonra ek tasfiye memuru tarafından şirketin sicilden başka bir karara gerek kalmaksızın sicilden terkin işlemlerinin yapılmasına,....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... tarafından; \"....Tasfiye memuru olduğu ve tasfiyesi tamamlanarak ...nden terkini yapılan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine, İş Mahkemesinde dava açıldığını ve şirketin ihya edilmesi için davacı tarafa süre verildiğini, davacı tarafından şirketin ihyası için dava açıldığı ve şirketin ihyasına karar verildiği tarafımıza tebliğ olunan kararla anlaşıldığını, kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu, dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini,  dolayısıyla davaya cevap verme ve savunma imkanlarının mümkün olmadığını, bununla birlikte tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirketin davalı olarak gösterilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, davanın konusu şirketin ihyası olduğuna göre, ihya olmamış şirket aleyhine dava açılmış olmasının da yerinde olmadığını, davacı şirketin çalışanı olmadığı gibi işyerinde geçirdiği bir kaza da söz konusu olmadığını, kendisi Suriye vatandaşı olup ülkemizde açtığı davada Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu’nun 48.maddesi gereğince kendisinden teminat olunması gerektiğini, ancak kararda bu teminatın alınmadığının anlaşıldığını, kararın bu yönden de hatalı olduğunu....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; ticaret sicilden terkin edilen şirketin 6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca yeniden ihyası  istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, dava dilekçesinin davalı ...' in tebliğ tarihinde geçerli olan ve kayıtlı bulunan mernis adresine tebliğ edilmiş olması, ihya kararına dayanak İzmir 12. İş Mahkemesi' nin 2022/78 esas sayılı davanın terkin tarihi olan 29/11/2021 tarihinden sonra 22/02/2022 tarihinde açılmış bulunması, davacının ihya istemesinde hukuki yararının mevcut olması nazara alınarak  davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.<br>5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.<br>Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla, mahkemece verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.<br>MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.<br>Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.<br>Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.<br>5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. <br>Somut olayda, davacının hangi ülke uyruklu olduğunun dosya kapsamından ve vekaletnamenin incelenmesinden anlaşılamadığı görülmektedir.<br>Bu sebeple mahkemece, öncelikle davacının hangi ülke uyruklu olduğunun ve statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı ...' in istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ...' in istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜ ile,  İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2023 tarihli ve 2023/178 Esas-2023/435 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalı ...' e iadesine,<br>4-Davalı ...' in diğer istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  21/12/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4510002368adfd88","SID":"1cf766b87600889b"}}