{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/154 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/117<br>DAVA\t: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/03/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2023<br>Davacı vekili tarafından 04/03/2014 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı şirket vekili duruşmada dava dilekçesini tekrarlayarak, tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davalı şirket tarafından tescil ettirmiş olan ... nolu 25 ve 35. sınıflarda kayıtlı  “S’OVER”, ... nolu 18, 25, 30 sınıflarda kayıtlı “...”, ... nolu 18, 25, 35. sınıflarda kayıtlı “...” ,... nolu  18, 25, 35 sınıflarda kayıtlı “...” markalarının MarkKHK 42 md uyarınca hükümsüzlüğünü,  terkin edilmelerini, davalının bu markaları  kullanarak yarattığı  iltibas nedeniyle, haksız  rekabet oluşturduğunun, tespitini ve giderilmesini, kötü niyetli davalının bu markaların kullanılmasının engellenmesi  bu yolda tedbir kararı verilmesini, markaların kayıtlarına da devri  önleyici tedbir konulmasını, davalıya kayıtlı ...r web sitesinin de  faaliyetlerinin durdurulmasını, esas kararda kapatılmasını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili özetle; müvekkilinin ticaret unvanın kılavuz sözcüğü olan “...” ibaresini aynı zamanda marka olarak kullandığını ve tanınmış marka haline getirdiğini, markanın “..., ...” şeklinde  türevlerinin de bulunduğunu, kadın, erkek, çocuk giyim, parfüm, çorap, saat, şemsiye,aksesuar  vs. alanında moda alanında köklü bir firma olduğunu belirtmiştir. Şirketin 1960 yılında “...” perakende satış mağazası olarak faaliyete geçtiği 1978 yılında “...” olarak unvan değiştirdiğin, 1979 yılında “...” markasının Alman Patent Ofisinde tescillendiğini, şirketin zamanla büyüdüğünü, 1997 yılında marka için lisanslar vermeye başladığını, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde mağazalarının bulunduğunu,  dünya çapında yaygın bir pazarı bulunduğunu, markalarının Türkiye de tanındığını ve tercih edildiğini, 18, 25 ve 35. sınıflarda Türkiye, Bangladeş Hong-kong, Danimarka, Hindistan, Kanada, Almanya, İsrail, Ürdün, Peru, G. Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Malezya ve daha pek ülkede, dört kıtaya yayılmış biçimde tescilleri olduğunu, WIPO nezdinde tescilleri bulunduğunu, 18, 25 ve 35. sınıfları içeren pek çok tescilleri bulunduğunu, bunlara ilişkin web ortamından çıkan belgeleri eklediklerini, ayrıca OHİM nezdinde bütün Avrupa ülkelerini kapsar şekilde 18,25 ve 35. sınıf tescillerinin bulunduğunu belirtmiştir.<br>Davacı vekili ayrıca markanın Türkiye de tescilli olduğunu belirterek;  8/3/1995’den itibaren başlayarak “...’..., ...eri olan çok sayıda markayı tescillediklerini, markaların 18,25, 35. sınıflar ve daha pek çok sınıfı da tescilli olduklarını, tanınmış marka özellikleri taşıyan markalarının davalı tarafından benzer ve iltibaslı markalar tescil edilerek ve kullanılarak haksız rekabete uğradığını ileri sürmüştür. Dava konusu ettikleri ..., ..., ..., ... nolu davalı markalarının sırası ile 9/8/2002, 30/1/2003, 22/3/2004 ve 23/2/2004 tarihlerinde tescil edildiklerini, davalının kötü niyetli karıştırılma olasılığı olan markaları alıp kullandığını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlandığını, nitekim İzmir FSHHM nin ... sayılı kararında da ... ibareli ... sayılı markanın müvekkil markaları ile benzer olduğunun tespit edildiğinin, hükümsüz kılındığını belirtmiştir. Davalının markaları ile müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu,  davalının aynı kaligrafik karakterleri kullandığını, davalının markada “O” harfini özellikle müvekkilinin yazım karakteri ile aynı biçimde kullandığını, oysa müvekkilinin öncelikle üstünlük haklarına sahip olduğunu, davalının bu markaları kullanmasının haksız rekabet ve marka tecavüzü oluşturduğunu belirterek, müvekkilinin tanınmış markasından doğan haklarının korunmasını, davalı markaların tescil edildiği tüm ülkeler bakımından hükümsüz kılınmasını ve terkin edilmelerini istemiştir. Davalının aynı sektörde üretim ve ticaret faaliyetiyle uğraştığını, tüketici kitlelerinin aynı olduğunu, karıştırmanın kaçınılmaz olduğunu, davaya konu davalı markalarının MarkKHK 8/4 md. uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının tescillerinden yer alan 18 ve 25. sınıfın müvekkilinin markalarında yer aldığını 35. sınıfında bağlantılı bir hizmet sınıfı olduğunu, tüm sınıflar yönünden MarkKHK 8/1-b, 8/3, 8/4, 8/5 md. uyarınca hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Müvekkili markalarının MarkKHK 7/1-ı, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6 md. uyarınca tanınmış marka olduklarını, sundukları kanıtlarla sabit olduğu üzere, davalının markalarının kötü niyetli tesciller olduklarını, aynı zamanda kötü niyetin hükümsüzlük sebebi olduğunu ileri sürmüştür. <br>SAVUNMA: Davalı vekili müvekkili firmanın 8/12/1998 tarihinde ... markası için başvurduğunu 25. sınıfta kayıt ettirdiğini ve kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, davacı iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunu, 2008/112-2009-100 sayılı anılan kararın temyiz edildiğini, dava konusu edilen dört markanın dava konusu edilebilmesi için öngörülen sürenin geçmiş olduğunu, her birinin tescil tarihlerine göre sürenin hesaplanması gerektiğini, 5 yıllık sürenin dolduğunu, Kararnamenin 5 yıllık sürede dava açılma şartı öngördüğü, ancak davacının bu süreye uymadığının, öncelikle bu yönde davanın reddi gerektiği, davacı markalarının tanınmışlık iddialarının dayanaksız olduğunun, ülkemiz dışında ki tanınmışlığının bağlayıcı olmadığının, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, kötü niyeti gösteren bir davranışı bulunmadığını, ülke ekonomisine katkı sağladığını, tescillerinin 7. ve 8. maddede ki engellere takılmadığını, bir karıştırmanın söz konusu olmadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir. Sonraki aşamalarda da benzer mahiyette dilekçeler sunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE <br>Davacı vekili, müvekkili şirketin 1969 yılında Almanya'da kurulup faaliyet göstermeye başladığını, müvekkili şirket adına tescilli \"...\" şeklinde tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirketin iltibas oluşturacak şekilde ve kötü niyetli olarak ... sayılı 25 ve 35. Sınıflarda kayıtlı \"...\", ... sayılı 18, 25 ve 30. Sınıflarda kayıtlı \"...\", ... sayılı 18,25 ve 35. Sınıflarda kayıtlı \"... sayılı 18,25 ve 35. Sınıflarda kayıtlı \"...\" ibareli markalarının tescil edildiğini iddia ederek iltibas ve kötü niyet nedeniyle markaların hükümsüzlüğüne, terkinine bu durumun haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, giderilmesine, internet alan adı faaliyetinin durdurulmasına, hükmün ilanına ve davacı adına tescilli \"...\" markasının tanınmış marka olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, müvekkili şirketin 1998 yılında  \"...\" markasını 25. Sınıfta tescil ettirdiğini, bu markayı müvekkilinin kullandığını ve ayırt edicilik kazandırdığını diğer markaları da tescil ettirdiğini, 5 yıllık dava açma süresinin dolduğunu, davacının markalarının tanınmışlık iddialarının yerinde olmadığını, Türkiye dışındaki tanınmışlığın bağlayıcılık arz etmediğini ve müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. <br>Dava, iltibas ve kötü niyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğü, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, hükmün ilanı ve markanın tanınmış marka olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. <br>Mahkememizce konuya ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde, ...Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, davalıya ait markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmelerine, davalının kullanımlarının ve tescillerinin davacı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, internet alan adının kullanımının durdurulmasına ve kararın ilanına karar verilmiştir. <br>Kararın temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan Yargıtay ... HD tarafından ...Esas- ...Karar sayılı ilam ile mahkememizce verilen karar \"davalının tescilli markasının hükümsüzlük kararı kesinleşinceye kadar kullanılmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve davacı markasının tanınmış marka olduğunun tespitinin TPE tarafından yapılacağı\" gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu bozma kararı üzerine mahkememizce, ... Esas-... Karar sayılı karar ile direnme kararı verilmiştir. Direnme kararının davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 06/06/2018 tarihli ...Karar sayılı ilam ile hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan kısım yönüyle de ilk hükümdeki gibi karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ve usuli nedenle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce Hukuk Genel Kurulunun bozma kararının gereği yerine getirilerek aynı gerekçe ile ikinci kez direnme kararı verilmiştir. Bu direnme kararı davalı tarafça temyiz edilmiş ve temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından... Karar sayılı ilam ile sair hususlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ve bu yönlere ilişkin direnme kararının onanmasına, davacıya ait markanın tanınmış marka olduğuna ilişkin mahkememizce yapılan tespit kararının bozulması gerektiğine ilişkin gerekçe ile kararın bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.  <br>Mahkememizin 2023/154 Esas sırasına kaydı yapılan dosyada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur. <br>Yukarıda tafsilatı verilen yargısal süreçte, mahkememizce verilen \"Davalı adına kayıtlı ...nolu 25 ve 35 sınıfta kayıtlı ..., ... sayılı 18,25 ve 35 te kayıtlı ..., ... nolu 18,25 ve 35 te kayıtlı ... markasının, ... nolu 18,25 ve 35 te kayıtlı ... markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine\" ve \"Davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, tecavüzlü kullanımın giderilmesine, ortadan kaldırılmasına; ''...'' markasını içeren her türlü tanıtıcı işaret malzemelerinin sarf  gider malzemelerinin tabela, kartvizitlerin toplanarak tecavüzün giderilmesine, davalıya ait ....tr internet sitesinin kullanımın  durdurulmasına, kapatılmasına, erişim  sağlayıcıları birliğine bildirim yapılmasına\" ilişkin hükümler yargıtay aşamasından geçerek kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkememizce bu hususlara ilişkin yeniden bir karar verilmesine ve hüküm kurulmasına yer ve gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan, bu yönlere ilişkin kesinleşen hüküm fıkraları infaz kolaylığı ve kesinleşmenin yapılabilmesi için ve karar bütünlüğünün sağlanabilmesi açısından gerekçeli kararın hüküm kısmında gösterilmiştir. <br>Yukarıdaki tespit ve kabuller kapsamında kesinleşen talepler ve hükümler değerlendirildikten sonra huzurdaki dosyada yargılama konusu olan tek husus davacı adına tescilli “...” ibareli markanın tanınmış marka olduğunun tespiti istemidir. Davacı vekili, yargılama sırasında bu talep yönünden devam eden davada feragat ettiklerini bildirmiştir. Yine davacı vekili tarafından 12/12/2023 tarihli duruşmada feragat talebi tekrar edilmiştir. Dosyada yapılan incelemede, davacı vekilinin sunduğu vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, feragatin dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin hüküm ifade edebilmesinin karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı hususları düzenlenmiştir. <br>Yukarıda izah edilen nedenlerle daha önceden kesinleşen hüküm fıkralarının gerekçeli kararda belirtilmesine, davacının markasının tanınmış marka olduğunun tespiti istemine ilişkin huzurdaki dosyada yargılamaya konu istemden davacı tarafça feragat edildiği anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı adına kayıtlı ... nolu 25 ve 35 sınıfta kayıtlı ..., ... sayılı 18,25 ve 35 te kayıtlı ..., ... nolu 18,25 ve 35 te kayıtlı ...arkasının, ... nolu 18,25 ve 35 te kayıtlı ... markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ilişkin davada verilen kabul kararının onama nedeniyle kesinleştiğine, bu hususta bu sebeple herhangi bir karar verilemeyeceğine, hükmün infaz kolaylığı ve karardaki bütünlüğün sağlanması açısından bu hususun hüküm kısmında bu şekilde belirtilmesine, <br>2-Davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, tecavüzlü kullanımın giderilmesine, ortadan kaldırılmasına; ''...'' markasını içeren her türlü tanıtıcı işaret malzemelerinin sarf  gider malzemelerinin tabela, kartvizitlerin toplanarak tecavüzün giderilmesine, davalıya ait ...com.tr internet sitesinin kullanımın  durdurulmasına, kapatılmasına, erişim  sağlayıcıları birliğine bildirim yapılmasına ilişkin davada verilen kabul kararının onama nedeniyle kesinleştiğine, bu hususta bu sebeple herhangi bir karar verilemeyeceğine, hükmün infaz kolaylığı ve karardaki bütünlüğün sağlanması açısından bu hususun hüküm kısmında bu şekilde belirtilmesine, <br>Hüküm özetinin kararın kesinleşmesi halinde 3 ay içinde başvurulduğunda ulusal bir gazetede ilan edilmesine, ilan  giderinin davalıya yüklenilmesine, 3 ay içinde  başvurulmazsa  ilan hakkının düşeceğine,<br>3-Davacı adına tescilli ''...'' markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Daha önce Yargıtay onaması neticesinde kesinleşen talepler yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarında herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, ancak işbu markanın tanınmış olduğunun tespiti talebine ilişkin yargılama giderlerinin  davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine, <br>Alınması gereken 269,85 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17,15 harçtan mahsubu ile eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>Davalı tarafından 01/02/2023 tarihli Yargıtay İlamı sonrası yapılan 745,10 TL  yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.  12/12/2023<br>Katip 243342<br>  hakim 151290<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f6953023b4809b2","SID":"db093da9d2c904d6"}}