{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1737 <br>KARAR NO\t: 2023/1678<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/58 E.  -  2021/142 K.<br><br>DAVACI\t: .<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/04/2021 tarih ve 2020/58 Esas - 2021/142 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2019/40478 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, Markalar Dairesi Başkanlığının, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca başvurunun kısmen reddine karar verdiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli markası altında diafon sistemleri ve akıllı ev sistemleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, başvuru konusu markanın sadece \"...\" kelimesinden ibaret olmadığını, bu kelimenin üstünde ve altında iki adet çizginin mevcut olduğunu, \"A\" harfinin normal yazımından farklı yazıldığı gibi \"A\" harfinin kırmızı renkli, diğer harflerin siyah renkli bulunduğunu, \"...\" kelimesinin Türkçe'de ses ve işitsel manalarına geldiği, elektronik ve iletişim sektöründe yoğun kullanıldığı belirtilmiş ise de ülkemizde İngilizce bilenlerin nüfusa oranının % 3 olduğunu,  aynı kelimenin ortak dili İngilizce olan AB nezdinde dahi topluluk markası olarak tescil edildiğini, tescili istenen işaretin 41 yıllık kullanımla ayırt edici nitelik kazandığını, müvekkilinin sektördeki tanınırlığı ie ilgili bağımsız bir araştırma raporu alındığını, 90/001053, 2011/46632, 2015/71485, 2015/71493, 2008/62063 ve 2008/62065 sayılı markaların da müvekkili adına tescilli bulunduğunu, aynı ibarenin 1338210 tescil numarasıyla topluluk markası olarak da tescilli olduğunu, tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın müvekkili başvurusunun 9. sınıftaki bazı mallar bakımından kısmen reddedildiğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-10941 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>        \t\t\t\t\t\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından ayırt edici olmadığı gibi tanımlayıcı nitelik taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...+şekil\" ibareli başvuru markasının, kapsamından çıkartılan \"elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, tranformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri\" malları açısından ayırt edici nitelikte bulunduğu, bu mallar yönünden tanımlayıcı da olmadığı,  başvuru kapsamından çıkartılan \"Görüntülü konuşma cihazları, apartman konuşma cihazları, daireler arası konuşma cihazı, tek daire konuşma cihazları, han tipi konuşma cihazları, asansör konuşma cihazları, büro tipi konuşma cihazları, güvenlik sistem cihazları, monitörler, kameralar, konuşma santralleri, görüntü dağıtım santralleri, mödülatörler, kuvvetlendiriciler, kanal filitreleri, TV prizleri, zil panoları, ışıklı zil panoları, görüntülü zil panoları, ses ileten kablolar, görüntü ileten kablolar, koaksiel kablolar, zil kabloları, uydu çanak antenler, TV antenleri, ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoporlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri; antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları\" malları yönünden ise söz konusu ibarenin ayırt edici bulunmadığı, bir  ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edilmesini sağlayan bir işaret olmadığı, aynı zamanda da bu mallar yönünden tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, sunulan delillerle başvuru konusu işarete kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği, SMK'nın 5/2 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının da olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in  2019-M-10941 sayılı kararının \"elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, tranformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri\" malları yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>        <br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kabulünün aksine kelime ve şekil unsurundan oluşan müvekkili başvurusunun, ayırt edici nitelikte olduğunu, başvurunun sadece \"...\" kelimesinden oluşmadığını, \"...\" kelimesinin üstünde ve altında iki adet kırmızı çizginin bulunduğunu, yine \"...\" kelimesinin \"A\" harfinin sola doğru uzayan alt çizgisinin, \"A\" harfinin normal yazımından farklılaştığını, başvurunun kırmızı ve siyah olmak üzere iki renkle yazıldığını, \"...\" kelimesinin Türkçe karşılığının ses ve işitsel manalarına geldiği, bu nedenle elektronik ve iletişim sektöründe yoğun biçimde kullanıldığı belirtilmiş ise de bu tespitin gerçeği yansıtmadığını, bu sektörde yaygın kullanımın, Türkçe ses ve görüntü kelimeleri olduğunu, ...\" kelimesinin ise İngilizce olup, bu kelimenin manasının ortalama tüketici tarafından bilindiğinin varsayılmasının mümkün olmadığını, aynı kelimenin, ortak dili İngilizce olan Avrupa Birliği nezdinde dahi topluluk markası olarak tescil edildiğini, müvekkilinin kullanım yoluyla söz konusu ibareye ayırt edicilik kazandırdığını, SMK'nın 5/2 maddesi koşullarının oluştuğunu, mahkemece dava dilekçesi ekinde ve harici disk içinde sundukları delillerin değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, müvekkilinin kurulduğu günden  beri sesli ve görüntülü diafon ve akıllı ses sistemleri sektöründe \"...\" markasıyla faaliyet gösterdiğini, dava konusu başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b,c bentlerine aykırı olmadığı gibi müvekkilinin başvuru üzerinde kazanılmış hakkının da bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.     <br>\tDavalı ... vekili, dava konusu başvurunun ayırt edici niteliğe sahip bir stilize unsur veya şekli unsuru ihtiva etmediğini, \"...\" ibaresinin Türkçe'de bilindiğini, yaygın kullanılan karşılığının \"...\" kelimeleri olduğunu, bu ibarenin özellikle elektronik ve iletişim sektöründe yoğun biçimde bu anlamıyla kullanıldığını, başvurunun asli ayırt edici unsurunın \"...\" ibaresi olduğunu ve kısmi ret kararı kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici niteliğe sahip bulunmadığını, aynı mallar yönünden doğrudan tanımlayıcı nitelik taşıdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  dava konusu başvuruyu oluşturan \"...\" ibaresinin, ses, işitme, işitsel, işitme ile ilgili, ses ile ilgili, ses ileten gibi anlamlara geldiği, bu anlamı itibari ile başvuru kapsamından çıkarılan \"elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, tranformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri\" malları yönünden ayırt edicilik taşıdığı gibi tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret de olmadığı, bunun dışında kalan \"Görüntülü konuşma cihazları, apartman konuşma cihazları, daireler arası konuşma cihazı, tek daire konuşma cihazları, han tipi konuşma cihazları, asansör konuşma cihazları, büro tipi konuşma cihazları, güvenlik sistem cihazları, monitörler, kameralar, konuşma santralleri, görüntü dağıtım santralleri, mödülatörler, kuvvetlendiriciler, kanal filitreleri, TV prizleri, zil panoları, ışıklı zil panoları, görüntülü zil panoları, ses ileten kablolar, görüntü ileten kablolar, koaksiel kablolar, zil kabloları, uydu çanak antenler, TV antenleri, ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoporlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri; antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları\" malları yönünden ise başvuru konusu ibarenin ayırt edicilik taşımadığı, aynı zamanda tanımlayıcı olduğu, başvurudaki şekil unsurunun da başvuruyu, sayılan mallar yönünden ayırt edici kılmadığı, içinde elektrik elektronik mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, dosya kapsamında sunulan delillerle, dava konusu başvuruya kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği, davacının müktesep hak kurumundan yararlanmasının da mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davacı ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023   <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"089978de7094b73d","SID":"4323e3b5becac712"}}