{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1717 - 2023/1674<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1717 <br>KARAR NO\t: 2023/1674<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/202 E.  -  2021/184 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2021 tarih ve 2020/202 Esas - 2021/184 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı-birleşen davada davacı ... Şirketi vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli markaların bulunduğunu, aynı ibareyi internet alan adı olarak da kullandığını, davalı Şirketin ise 2019/36253 sayılı \"...!\" ibareli marka başvurusu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve 35. ile 43. sınıftaki hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların özellikle başlangıç kelimelerinin birebir aynı olduğunu, orta seviyedeki tüketicilerin, dava konusu başvuruyu müvekkili markalarının  serisi olarak algılayacağını,  müvekkili markalarının 35. sınıftaki tescillerinin, 29. ve 30. sınıftaki malları da kapsadığını, söz konusu malların ucuz ve günlük tüketime yönelik mallar olmasının da iltibasa yol açacağını, dolayısıyla başvurunun, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız menfaat sağlanacağı gibi müvekkili markalarının sulandırılacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-4092 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş ise dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığını, bu nedenle başvuru kapsamında kalan mallar yönünden taraf markalarının karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili başvurusunda görsel olarak öne çıkarılan unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, davacı markalarında ise \"ne\" ve \"bil\" kelimelerinin öne çıktığını, taraf markalarında kelimelerin yazılış şeklinin, renginin, boyutlarının da farklı olduğunu, müvekkili başvurusundaki şekil unsurunun da ayırt edici nitelik taşıdığını, davacı markalarının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve ayırt ediciliği düşük olan markalarda, ortak olmayan unsurların genel izlenim üzerindeki etkisine odaklanılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tBirleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 2019/36253 sayılı \"...!\" ibareli marka başvurusundan, davalının \"...\" ibareli markalarına dayalı itirazı üzerine 35. ve 43. Sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, oysa müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili başvurusunda  öne çıkarılan unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, davacı markasında ise \"ne\" ve \"bil\" ibarelerinin öne çıktığını, taraf markalarının yazılış şekli, rengi, boyutları itibariyle de farklı olduğunu, müvekkili başvurusundaki şekil unsurunun ayırt edici bulunduğunu, davacı markalarının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve ayırt ediciliği düşük olan markalarda ortak olmayan unsurların genel izlenim üzerindeki etkisine odaklanılması gerektiğini, \"...!\" markasının, doğrudan müvekkilinin döner restoranlarında, ...’i çağrıştıracak şekilde kullanıldığını, müvekkilinin başvuru konusu ibareyi 2016 yılından beri kullanarak sosyal medya ortamında tanıttığını ve maruf hale getirdiğini, taraf markalarının uzun yıllardır eş zamanlı olarak nizasız biçimde birlikte kullanıldıklarını, birbirlerinden bağımsızlaştıklarını ve tüketiciler tarafından karıştırılmadıklarını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin de bu yönde kararlarının olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-4092 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>        \t\t\t\t\t\tBirleşen davada davalı... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tBirleşen davada davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl davada davalının \"Şekil+ ne yediğini bilmek  ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının  2015/91524, 2016/07765, 2016/40569, 2017/00370 ve 2017/00397 sayılı \"...\" ibareli tescilli markaları arasında, dava konusu markanın kapsamında bırakılan 29. ve 30. sınıftaki mallar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, çünkü bu mallarla, davacı markaların kapsamlarında yer alan 29. ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri ve 43. sınıf \"yiyecek ve içeceklerin sunulması hizmetleri\" arasında benzerlik olduğu, SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, SMK'nın 6/5 maddesinde öngörülen koşulların ise oluşmadığı, yine davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispatlanamadığı, birleşen dava yönünden ise davacı başvurusu ile redde mesnet markalar arasında, 35. sınıftaki \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi\" hizmetleri hariç olmak üzere geriye kalan 35. ve 43. sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, birleşen davacı tarafça SMK'nın 6/3 maddesine dayalı hak iddia edilmiş ise bu durumun, davacının kendi başvurusunun tesciline imkan sağlamayıp, başkasının marka başvurusuna tescil engeli oluşturabileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 2020-M-4092 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/36253 sayılı markanın başvurusu kabul edilen kısımları yönünden hükümsüzlüğüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2020-M-4092 sayılı YİDK kararının, dava konusu 2019/36253 sayılı  markanın kapsamında yer alan ve başvuru kapsamından çıkartılan 35. sınıftaki \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi\" hizmetleri yönünden iptaline karar verilmiştir. <br>        <br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davalı... vekili, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında, başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığını, çünkü başvuru kapsamında bırakılan mallar ile asıl davada davacıya ait markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığını, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediğini, birleşen davada ise \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi\" hizmetleri yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun oluştuğunu, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.     <br>\tDavalı birleşen davada davacı vekili, karşılaştırılan markalarda, şekil unsurunun ön plana çıktığını, bu nedenle markalardaki şekillerin esas unsur olduğu kabul edilerek karıştırılma tehlikesinin değerlendirmesinin gerektiğini, ilk derece mahkemesince bu hususun gözden kaçırıldığını, taraf markalarının bütünsel, görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olmadığını, mahkemece verilen kararda, müvekkiline ait slogan markanın uzun yıllardır kullanılması hususunun dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların da karşılanmadığını, mahkemece yeterli araştırma ve gerekli değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımlarının, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında uygulamada herhangi bir iltibasın oluşmadığını ortaya koyduğunu, müvekkiline ait başvuru ile birleşen davada davalı Şirkete ait markalar bakımından birlikte var olma şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Asıl dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava ise YİDK kararının iptali istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile asıl davada itiraza, birleşen davada redde mesnet \"...\" ibareli markalar arasında, asıl davaya konu 29. ve 30. sınıf mallarla, birleşen dava konusu 35. sınıftaki \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi\" hizmetleri hariç 35. ve 43. sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza ve redde mesnet \"...\" ibareli slogan markası, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı gibi başvuru kapsamında bırakılan 29. ve 30. sınıf mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri ile 43. sınıftaki \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\"  arasında benzerlik olduğu, öte yandan birlikte var olma koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla,  davalı-birleşen davada davacı ... Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı-birleşen davada davacı ... Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı-birleşen davada davacı ... Şirketi ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın anılan davalı-birleşen davada davacı şirket ile  davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davalı-birleşen davada  davacı ... Şirketi ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf aşamasında  davalı-birleşen davada davacı ... Şirketi ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f02356df50efb07d","SID":"83af86abbf2e0dcf"}}