{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1454 <br>KARAR NO: 2023/1253<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2023<br>NUMARASI: 2015/659 Esas, 2023/499 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14.12.2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 01.06.2012 tarihli yüklenici sözleşmesi imzalandığını,  sözleşmeye göre kararlaştırılan mesafe ve bu mesafeye taşınacak asfalt  altına döşenen  ve 2 kat asfalt miktarının tahminen tonaj olarak belirlendiğini, taşınacak malzemenin birim fiyatlarının belirlendiğini ve ödendiğini, sözleşme konusu mesafeden sonra ek yazılı sözleşme yapılmaksızın  12,5 km gidişli gelişli yola da malzeme taşındığını,   bu malzemenin  de bedeli 31.00 km  ye göre ödendiğini  , 46,25 km'ye   göre 15.25 km mesafe farkının ödenmediğini, ayrıca ... köyü eski asfalt  kırıntısı 150 kamyon malzemenin  taşınması bedelinin de tespiti gerektiğini, güzergahta Gelibolu'ya  giderken yolun sonunda bulunan karayolları  arkasındaki TOKİ inşaatına 500 kamyon  yoldan çıkan asfalt kırıntısının  (Trimer ) nakliye  bedelinin de  ödenmediğini,  işverenin defter ve kayıtlarının kesin delil olduğunu açıklayarak, mesafe tonaj bedeliyle taşıma alacağının tespiti ile miktar artırım hakkı korunarak  10.000 TL olarak davanın kabulüne, tarafların  tacir olması nedeniyle dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 10.000 TL talep edilmiş olan dava bedelinin 525.634,00 TL arttırılmasını, dava değerini artırım dilekçesinin kabulü ile artırımı yapılan alacağın ihtarname tarihi olan  01.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmaması nedeniyle yetki itirazının olduğunu, dava dilekçesindeki açıklama ve taleplerin belirsiz olduğunu, davanın fazlaya dair haklar saklı tutularak belirsiz bedelli alacak talebiyle birlikte alacağın tespiti talebiyle açılmış ise de, dava dilekçesinde talep edilen hususların tespit imkanı olmadığını, dava dilekçesinin bu sebeplerle reddinin gerektiğini,  sözleşme hükümlerine aykırı olarak dava açıldığını, sözleşme gereğince uygulama esnasında olabilecek değişiklikler halinde birim fiyatlar aynen geçerli olacağı davacı tarafından gayrı kabili rücu kabul edilmiş olup sözleşmede belirlenen mesafelerin dışına çıkıldığı iddiaları ile fazladan yapılan iş ve taşıma iddiaları ile sözleşme gereğince davacının dava konusu ettiği tazminat talebinin haksız olduğunu,  sözleşme hükümleri gereğince davacı şirketin iş bu dava konusu tespit ve alacak hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemli olduğu, her ne kadar davacı vekilince belirsiz alacak davası olarak açıldığı beyan olunmuş ise eldeki davanın niteliği gereği kısmi dava  olduğunun değerlendirildiğini, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin  01.06.2012, dava tarihinin 07.02.2014, ıslah tarihinin ise 27.12.2022 olduğu davalı tarafça süresi içerisinde ıslaha karşı zaman aşımı definde bulunulmadığı, davacı yüklenici taşeronun ekip ve ekipmanlarını kullanarak davaya konu işin ikinci etabını yaptığı, tarafların sözleşme ortalama taşıma mesafelerinden kaynaklı davacı ... Nakliyat tarafından PMT + PMAT naklinde 5.86 km fazladan nakliye yapıldığı ,Sözleşme mesafesi (31.97 km için ) 5.75 TL/Ton, Gerçekleşen 34.25 km için yeni fiyat 6,16 TL/ton olup BSK için Ortalama  mesafe, sözleşmede  9.94 km, gerçekleşen 13.07 km olduğu; bu kapsamda davacı taraf imalat miktarlarının nakliye farkı alacağının 525.634,00 TL  olup dava dilekçesi ile talep olunan Pınarköy asfalt kırıntısı (trimer) taşıma ve döşeme hizmetine ilişkin alacak istemi  (1.000,00 TL) ile Kantar harici yapılan diğer malzemelerin taşıma hizmetlerine ilişkin alacak istemine ( 1.000,00 TL)  yönelik taleplerine bir delil sunulmadığından bu talebinin reddi gerektiği, kısmi dava mahiyetinde olan davada davacının dava tarihi öncesinde davalıya ihtarname keşide ettiği ancak iş bu davada dava tarihi öncesine dair işlemiş faiz talebinin bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep olunan 10.000 TL nin kabul edilen 8.000,00 TL sine dava tarihinden bakiye 523.634,00 TL lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, davalının noterden çekilen ihtarname ile temerrüde düştüğünü, faiz başlangıcının bu ihtarname tarihi olması gerektiğini ,fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu ancak mahkemede fazla talebin reddine karar verildiğini, davalı lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, sözleşmenin 9.,11. ve 13. Maddeleri gereğince değişen mesafelere göre ek sözleşme yapmaya gerek olmadığı gibi işverenin projede ve mesafelerde değişiklikk yapma hakkını saklı tuttuğunu, değişiklik halinde birim fiyatların aynen geçerli olacağının davacı tarafça gayri kabili rücu kabul edilmiş olup sözleşmede belirlenen mesafelerin dışına çıkıldığı iddiaları ile fazladan yapılan iş ve taşıma iddiaları ile sözleşme gereğince davacının dava konusu ettiği tazminat talebi haksız olduğunu, davacının alacağının olmadığını, sözleşmenin tamamlanma tarihine kadar hiçbir itirazının olmadığını,  sözleşmenin 3’üncü maddesinde, taraflarca yapım işleri şartnamesinin sözleşmenin eki ve bütünü sayılacağı beyan, kabul ve taahhüt edildiğini, yapım işleri şartnamesinin ilgili maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde hakkedişlere itiraz edilmediği takdirde kesinleşeceğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu 01.04.2021 teslim tarihli bilirkişi raporu ile de ispatlandığını,  kısmen kabul kararı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 14.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davanın ve ıslah ile arttırılan taleplerin zamanaşımına uğramış olması sebebi ile de ilk derece mahkemesinin  kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.  Dava, ilave iş (ek iş/iş artışı) bedeli talebine ilişkindir.  Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğru olmamıştır. Şöyle ki, eser sözleşmelerinde ilave iş bedelinin kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 526 ve devamı maddeleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir. Ancak sözleşmede buna ilişkin özel bir hüküm mevcut ise öncelikle sözleşme hükmü uygulanmalıdır. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin \"İş miktarında artma ve eksiliş\" başlıklı 13. Maddesi \" Uygulama sırasında, taahhüt edilen işte değişiklik yapılması gerektiği veya keşif ve/veya proje dışında kalmış olup, görülen lüzum üzerine yaptırılmasına karar verilen işler çıktığı veya işin bir kısmının yaptırılmasından işveren vazgeçtiği takdirde, işleri yüklenici, sözleşmedeki şartlarla yapmak zorundadır. İşin artması veya eksilmesi durumunda sözleşme fiyatları sabit olup malzeme zammı, toplu sözleşme artışı vs. neden ve nam altında yüklenici tarafından fiyat artışı talep edilemez, kar mahrumiyeti veya zarar ziyan talebinde bulunamaz. İşverenin yükleniciye, iş sırasında göreceği lüzum üzerine projelerde değişiklik yapmaya, keşif özetinde yazılı alandan fazla veya eksik miktarda imalat yaptırmaya, bir kısım imalatın yapılmasından tamamen vazgeçmeye veya yeni imalat yaptırmaya ve her cins imalatı dilediği miktarda arttırıp eksiltmeye yetkisi vardır. Yüklenici, sözleşmede belirlenen toplam keşif miktarının hangi oranda olursa olsun çoğalma veya azalmasından dolayı kardan mahrumiyet, zarar, ziyan gibi herhangi bir talep ve itirazda bulunmamayı gayri kabili rücu olarak kabul ve taahhüt etmektedir. Yüklenici, ana sözleşmede belirlenen keşif miktarından fazlasına dair işleri, işverenin talebi halinde, bu sözleşme ile ekleri hükümleri dairesinde aynı fiyat ve şartlarla yapmayı kabul ve taahhüt etmektedir. İş miktarında oluşabilecek artış ve azalmalardan dolayı yüklenici fiyat artışı ve/veya süre uzatımı vs. hak talebinde bulunamaz...\" şeklindedir. Bu maddeye göre iş artışı halinde sözleşme fiyatları ile hesaplama yapılacağı kararlaştırılmış olup, bilirkişilerce belirlenen iş miktarı, sözleşmedeki fiyatlar ile hesaplanıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken farklı bir yol ve yöntem ile hesaplama yapılmış olması hatalı olduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir. Sözleşmede açıkça ve ayrıca Yapım İşleri Genel Şartnamesi, sözleşmenin eki olarak belirlenmemiş olup, talep edilen işlerinde hakedişlere girdiği hususu ispatlanamadığından, bu durumda genel hükümlere ve sözleşmeye göre yapılan yargılama ve belirlemeler ile zamanaşımına dair verilen karar da bir yanlışlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından davalıya gönderildiği ileri sürülen 01/10/2013 tarihli ihtarnamenin tebliğine ilişkin dosyada usulüne uygun tebliğ şerhi bulunmadığından mahkemece dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hata yoktur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,  kaldırma sebeplerine göre tarafların sair istinaf itirazları bu aşamada ayrıca değerlendirilmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  2-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih, 2015/659 Esas, 2023/499 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6400c455f5f8d3b8","SID":"d89f82f4266eb2a2"}}