{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1559 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2023/1840<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/06/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/888 E -  2023/451 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br><br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine  500.000,00- Euro bedelli bono ile icra takibine girişildiğini, davacının  bu meblağda bir senet verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tarafların aralarındaki husumeti 30/10/2013 tarihinde şahitler huzurunda imzaladıkları yazılı belge ile bitirerek tüm hukuki ilişkilerini sonlandırdıklarını, takip konusu senetteki gerek yazıların gerek imzaların değişik zamanlarda ve değişik eller tarafından üretilmiş olduğunu, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bu kadar yüksek miktarlı bir alışverişin taraf defterlerinde kayıtlı olması gerektiği halde böyle bir kaydın bulunmadığını, taraflar arasında 1988 ila 2012 yılları arasında devam eden adi ortaklık şeklinde kuyumculuk ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkinin sonlandırıldığını belirterek 30/10/2013 tarihinde aralarındaki bütün iş ve ilişkilere son verecek  şekilde bir protokol imzaladıklarını belirterek müvekkilinin icra takibine konu edilen senet nedeniyle  borçlu olmadığının tespitine ve davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; davacının icra takibine konu bonodaki imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ederek imzaya itiraz ettiğini,  tarafların eskiden beri dost, arkadaş ve ortak olduklarını, davacının iddialarının yazılı bir delille ispat etmesinin mümkün olabileceğini, tanık dinleme ve ticari defterlerinin de delil olarak gösterilmesinin kabul etmediklerini, alacağın ticari ilişkiden değil de ödünç para verme ilişkisinden doğduğunu, bildirerek davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi ile %20 'den az olmamak şartı ile tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; Dairemizin 02/11/2021 tarihli, 2018/3024 Esas ve 2021/1744 Karar sayılı karar ilamı çerçevesinde; alınan ve benimsenen 09/12/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre: Dava konusu edilen keşidecisi ... olduğu yazılı, ... emrine düzenlenen 17/03/2014 düzenleme tarihli, 30/05/2014 vade tarihli, 500.000,00-Euro bedelli  senetteki 2 adet borçlu imzasının ...'un eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı yanın senet üzerindeki imza inkarı dışında ayrıca bedelsizlik iddiası da mevcut bulunduğu bu yönde yapılan inceleme doğrultusunda: Öncelikle alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin ve bu senette yer alan bedel kaydının hukuksal anlamını irdelemekte yarar bulunduğu, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olup bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait bulunduğu,  ancak senette borcun nedeni \"mal\" ya da \"nakit\" olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağı, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait bulunduğu (HMK'nun m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili dendiği, bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmadığı, bonoda yazılı bulunan bedel kaydının hem borçlu hem de alacaklı tarafından talil edilmesi hâlinde ispat yükünün hangi tarafta olduğunun tayini gerektiği, somut olayda;  bonoda davacı keşideci, davalı lehtar olup, ihdas nedeni olarak \"nakden\" kaydı bulunduğu, dava konusu bono yönünden Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/18754 soruşturma sayılı dosyasında davalı avukatı huzurunda verdiği 10/06/2016 tarihli ifade tutanağında özetle; davacı ile aralarında üçüncü  1 milyon Euro'ya alınan kuyumcu dükkanı açıldığı esnada diğer ikinci dükkanın kapatıldığını, oradaki ziynet eşyası ne varsa yeni açılan o dükkana taşındığı, oradaki hissesini almadığı, onu da bölüşmek amaçlı  davacının 500.000,00-Euro'luk imzalı senedi verdiği, ancak huzurunda imzalanmadığı , imzalı olarak getirip verdiğini ve bu senedin alınan son dükkanın yarı hisse parasını karşılamak için verildiğini, beyan ettiği,  Davaya karşı sunulan 1. cevap dilekçesinde ise davalının, davacıya verdiği nakit para karşılığında bu bononun kendisine davacı tarafından verildiği savunması ile savcılık huzurundaki beyanlarının kendi içinde çelişkili olduğu gibi davaya karşı verilen cevap dilekçesindeki beyanlarla da çelişkili bulunduğu, davalı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifadesinde dava konusu bononun alınan son dükkanın yarı hisse parasını karşılamak amaçlı verildiğinin ve ayrıca elde edilen karın yarısının istendiğinin açıkça belirtilmesi, buna karşılık dava konusu bono metnine göre ihdas nedeninin \"nakten\" yazılı olması nedeniyle, bononun ihdas nedenini davalının talil ettiği kabul edildiği, bononun ihdas nedenini davalının talil etmiş olması nedeniyle işbu bonodan dolayı davacıdan alacaklı olduğu ve talil ettiği ihdas nedenini ispat yükü davalıya geçtiği, davalı talilini ve dolayısıyla bonodan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu yazılı, kesin delil ve belgelerle ispatlaması gerekirken ispatlayamadığı, davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinde davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu konusunda kanaat verici delil bulunmadığından İİK'nun 72/5. maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davacın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı isteminin ve yine yasal koşulları bulunmadığından davalının icra inkar tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine, karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>I-)Davacı vekili; davalının, sulh ve ibrasını yaptıkları döneme ait yeni bir borç varlığını kendince uydurmak suretiyle, kapaması yapılmış bir döneme ait alacağım var diyerek , 30/10/2013 tarihinden sonra elden para verdim yalanı ile müvekkilinden haksız ve kötüniyetli olarak takip yapmak suretiyle para tahsil etmeye çalıştığı bu nedenle kötü niyetli ve haksız takip nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin de kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılarak  düzeltilerek müvekkili lehine tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Davalı vekili; davacının eli ürünü olduğu kesinleşen kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren kambiyo senedinin varlığı mevcut iken; ispat yükünü yer değiştirmeye yarar yeterli ifade ve deliller dosya arasında bulunmamakla birlikte mahkemece dayanak yapılan kararların da somut olay ile örtüşmediği, davacının davasını HMK'nın 200-201. maddeleri gereği yazılı delille ispat edememesi bir bütün olarak nazara alınırsa; mahkemece ispat yükünün müvekkil üzerine düştüğü yanılgısı ile davanın kabulü ile davacının senetten dolayı borçlu olmadığı yönünde karar vermesi usule ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının  kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu senette davacı adına atılı bulunan imzanın sahte olup olmadığı burada varılacak sonuca göre de senedin bedelsiz olup olmadığı hususuna ve ispat yükünün tayini hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, imza inkarına ve bedelsizlik iddiasına  dayalı borçsuzluğun tespiti  istemine  ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacı yan aleyhine girişilen takibe konu edilen bononun keşideci imzasının inkarı, bunun yanında aralarında her hangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığı iddiasıyla bedelsizliğe dayanmıştır. <br>Mahkemece, Dairemizin kabul kaldırma kararı doğrultusunda: Yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bononun bedelsiz olduğuna yönelik davacı iddialarının davalının senedin ihdas hanesini talil etmesi nedeniyle kanıt yükünü üzerine alması ve senedin dükkan hisse devri nedeniyle düzenlendiği savunmasını  usulüne uygun delillerle ispat edememiş olmasına ve davalının takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğunun kanıtlanamamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekilleri istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t\tb)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 112.513,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 28.128,35TL harcın mahsubu ile bakiye 84.385,05 TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t<br><br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed9269da77f29bf5","SID":"836d930e78a14cff"}}