{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1286 <br>KARAR NO: 2023/1195<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2023<br>NUMARASI: 2023/139 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 20.05.2022 tarihli alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmede müvekkili şirketin asıl yüklenici, davalı şirketin ise alt yüklenici olduğunu, iş bitim tarihinin 15.12.2022, yer teslim tarihinin ise 23.05.2022 olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin büyük zararlarının doğduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına faturalar düzenlendiğini,  davacı tarafça iade faturası düzenlendiğini, davalının 2.029.924,02-TL cari hesap borcunun varlığını bilmesine rağmen, şirket çalışanlarının işçilik ücret alacaklarını dahi ödemeyerek müvekkili şirkete ödettiğini, davalı borçlu adına işin asıl yüklenicisi olarak işin aksamasının önüne geçmek adına defaatle erken ödeme talepleri ve avans talepleri hak edişleri yapılmadan davalı şirkete ödendiğini, ancak tüm bunlara rağmen işin tamamlanmadığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten alacağı olması nedeniyle taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlunun yaptığı itirazın haksız olduğunu, yalnızca müvekkilinin alacağına kavuşması sürecini uzatma niyeti taşıdığını, ödeme emrinin 2 gün sonrasında, davalı şirketin şantiyeden 2 kamyon mal kaçırmaya çalıştığını, kamyonlardan birini şantiye alanından çıkardığını, diğer kamyonun ise gerek tarafları; gerekse kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal etmesi sonucu çıkamadığını, bu olaya ilişkin taraflarınca suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, yükümlülüklerini yerine getirdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın taraflar arasında akdedilen alt yüklenici sözleşmesi gereğince davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla, davacı tarafça  başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan ve celbedilen belgeler incelendiğinde, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı, alacağın varlığının tespiti hususunun yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 258. maddesindeki yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı  gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden Davacı vekili istinafında, borçlu şirket yetkilisinin açıkça mal kaçırma eğilimi bulunmakta olduğundan olası bir hak kaybı yaşanmaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, icra dosyasına binaen gönderilen ödeme emrinin 2 gün sonrasında, davalı borçlunun şantiyeden 2 kamyon mal kaçırmaya çalıştığını, kamyonlardan birini şantiye alanından çıkarıldığını, diğer kamyonun ise gerek davacı gerek kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal etmesi sonucu çıkaramadığını,  ihtiyati haciz kararının hukuki şartlarının oluştuğunu, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak borçluların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için öncelikle teminatsız  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. İhtiyati haczin şartları İİK 257. Maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;\" şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden tarafça sunulan mevcut delillerle, davadaki talebe ilişkin muayyen ve muaccel bir alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleştiği bahsedilemeyeceğinden,  taraflar arasında şikayete konu hususlarının henüz soruşturma aşamasında bulunduğu hususu da dikkate alınarak mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  05/07/2023 tarih ve 2023/139 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken  269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5aa6d13f35c693ec","SID":"47251baf0b54c79b"}}