{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1511 <br>KARAR NO: 2023/1197<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2023<br>NUMARASI: 2023/522 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacılar  vekili, taraflar arasında elektrik tesisat işleri yapımı sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereği 2 adet teminat senedi verildiğini, davacıların sözlemeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, geçici kabullerin yapıldığını, mutabakatler olduğunu, tüm görüşmelere rağmen kesin kabulün yapılmadığını, alacağın tahsili için takip yapılınca davalının teminat senedini takibe koyduğunu, bu senetler nedeniyle borçlu olmadıklarını ileri sürerek icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını ve borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu senetlerin alacaklarına karşılık ödeme amacıyla verildiğini,  teminat niteliğinde olmadığını, davacının taahhütlerini yerine getirmediğini, diğer davacının avalist olduğunu, davasının dinlenmesine olanak olmadığını savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın, davacı aleyhine  yapılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi mümkün ise de takibin bonoya dayalı olarak yapılması ve dosyanın bulunduğu aşama itibari ile bononun teminat senedi olduğu hususunda yaklaşık ispat şartını sağlayacak belge sunulamadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin  icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinafında, taraflar arasındaki sözleşmenin sunulduğunu, senetlerin sözleşme gereğince teminat amacıyla verildiğini, senetlerden de teminat amacıyla verildiğinin anlaşılabildiğini, vade kısmının boş olduğunu, mahkemeden takibin durdurulmasını talep ettiklerini, tedbir talebinin teminatlı olarak kabul edilebileceği gibi çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince icra kasasına ödenen paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 72/2 maddesi \"Borçlu icra takibinden önce veya  takip sırasında  borçlu bulunmadığını ispat için  menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere  gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında  ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.  İİK'nın 72/3.maddesinde ise \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak,... göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" denilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hakkında başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit talebinde bulunmuş olup, davalı tarafından başlatılan icra takibine yönelik açılan menfi tespit davasında davacının İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine ödenecek bedelin takip alacaklısına ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep edilebilecektir. Ancak davacı tarafça takibin durdurulması talep edilmiş olmakla, tüm dosya kapsamına göre de yaklaşık ispat koşulları da bulunmadığı gerekçeleriyle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/05/2023  tarih ve 2023/522 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44ef3f22be0b6238","SID":"9a1ad4c52c87e763"}}