{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1518 <br>KARAR NO: 2023/1257<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2022<br>NUMARASI: 2009/287 Esas, 2022/607 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 14.12.2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  müvekkilinin inşa edimleri konutlarda mutfak ve sair dolap üretimi işi yapmakta  olduğunu, davalı inşaat firmasının inşaatını yürüttüğü konut projesinin banyo ve mutfak dolap işlerini yapmak üzere tarafların anlaştığı müvekkilinin sözleşme gereği işleri ve ek işleri yaptığını ve davalıya fatura etmiş olduğunu, müvekkilinin bakiye alacağın ödenmemesi üzerine tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından icra takibi başlattığını, davalı borçlu yetkiye ve borcun muaccel olmadığı itirazı yaptığı için takip durduğunu,  hak edişlere uygun faturalar düzenlendiği ve davalıya teslim edildiğini, faturayı kabul ettiğini, takibe konulan faturadaki borcun doğmadığına ilişkin itirazı, haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek şimdilik 40.389,67TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, icra takibine yapılan itirazları tekrar ettiğini, taraflar arasında da akdi bağ ve münasebet mevcut olduğunu, takip tarihi itibariyle herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, taraflar arasında mevcut sözleşme uyarınca alacak ve borçluluk durumunun söz konusu olduğu ancak talep ve takip konusu yapılabilecek bir alacağın bulunmadığını, takip tarihi itibarı ile talep edilebilirlik koşulu gerçekleşmediğini savunarak takibin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında 27/08/2007 tarihinde ilk eser sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme ile davacının ...-Beylikdüzü İnşaatı 1.Faz'da mutfak dolaplarının yapımını üstlendiğini, sözleşmede KDV dahil götürü bedelin %80'inin (270.000,00 TL) çeklerle avans olarak, %20'sinin de montaj süresince aylık hakkedişlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu işle ilgili davacıya sekiz adet hakkedişin ödendiğini, 8 nolu 31.08.2008 tarihli son hakkedişte imalat tutarının KDV hariç 285.179,73 TL olarak belirtildiğini, bu hakkedişin davacı yetkilileri ile davalı tarafından müştereken imzalandığı, bu hakkedişe göre davacının taahhüt etmiş olduğu imalatın tümünün bitirildiğini ve teslim edildiğini; taraflar arasında 18/01/2008 tarihinde ikinci eser sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme ile davacının ...-Beylikdüzü İnşaatı 1.Faz'da banyo dolapları, şat kapakları, posta kutuları ve ilan panolarının yapımını üstlendiği, sözleşmede KDV dahil götürü bedelin %80'inin (172.700,00 TL) çeklerle avans olarak, %20'sinin de montaj süresince aylık hakkedişlerle ödeneceğinin belirtildiği, sözleşmenin 7. Maddesine göre işin 15/03/2008 tarihine kadar tamamlanarak geçici kabule hazır halde teslim edileceğinin belirtildiği, sözleşme konusu işle ilgili olarak davacıya altı adet hakkedişin ödendiği, 6 nolu  31/08/2008 tarihli son hakkedişte imalat tutarının KDV hariç 181.513,14 TL olarak belirtildiği, bu hakkedişin davalı yetkilileri ile davacı tarafından müştereken imzalandığı, bu hakkedişe göre davacının taahhüt etmiş olduğu imalatın tümünü bitirdiğini ve teslim ettiğini, davacı tanıklarının işin tümünün bitirildiğini beyan ettiğini, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 40.389,67 TL alacaklı olduğunu, dosyada mevcut 30/09/2008 tarihli mutabakat mektubunda, 43.989,67 TL alacak bakiyesinde tarafların mutabık olduğunu, 17/10/2008 tarihinde davalı tarafından 3.600,00 TL ödendiği ve davalının bakiye borcunun 40.389,67 TL olduğunu, davalı hakkında takip başlatmakla temerrüt oluştuğunu, faiz başlangıç miktarı yönünden bu tarihi dikkate aldığını, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, mutabakat metinleri ve tanık beyanlarından davacının davalıdan 40.389,67 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle  davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, davacının takip tarihi itibariyle talep edilebilir bir alacağının olmadığını, muacceliyet tarihinin belirlenmesi gerektiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu ve ispatlayamadığını, TMK 2'ye aykırılık olduğunu ve hakkın kötüye kullanıldığını, %20 kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Somut olayda davacı, davalıya mutfak ve banyo dolapları vs. ilişkin imalatlar yaptığını iddia ederek bakiye iş bedeli talebinde bulunmuş, davalı da alacağın muaccel olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık davacı alacağının muaccel olup, olmadığına ilişkindir.  Eser sözleşmelerinde yüklenicinin alacağı teslimle istenebilir hale gelmektedir.(TBK 479) Taraflar arasındaki sözleşmede işin teslimine ilişkin özel bir şekil şartı öngörülmediğine göre ve mahkemece dinlenen tanıklarca, sözleşmenin tamamlanarak teslim edildiği de beyan edildiğine göre, sözleşme konusu işin teslim edilerek ifa ile sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacı alacağının muaccel olduğu  kabul edilerek, sözleşme , mutabakat ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair  verilen karar doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih ve 2009/287 Esas, 2022/607 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 2.759,02 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 689,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 2069,26 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"764a2ed53601ca86","SID":"7c3d24fe6e302837"}}