{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2249 <br>KARAR NO: 2023/2909<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2021<br>NUMARASI: 2019/354 Esas - 2021/457 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. <br>G E R E Ğ İ   D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; davalıların murisine teminat amacıyla verilmiş olduğu iddia edilen senedin bedelsiz kaldığının tespiti ile bu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalılardan ... vekili, haksız ve yersiz olarak davalı aleyhine açılan davanın reddine, dava konusu senedin olduğu kabul edilse dahi işbu senedin kooperatif hissesi satışına ilişkin ve bir teminat karşılığı verilmiş olduğundan bedelsiz kalmış olacağını ve dolayısıyla bir hükmü olmadığından geçersiz olduğunun kabulünü savunmuştur. Davalılardan ... vekili, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce;  \"Dava hukuki niteliği itibariyle İİK 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olup, davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu müvekkili tarafından 04/02/2014 tarihinde tanzim edilen 278.000 TL bedelli teminat senedinin davalıların murisine verildiğini, davalıların murisinin vefatı nedeniyle senedin mirasçılarda (davalılarda) olduğunu, bu teminat senedinden dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ... vekili cevap dilekçesinde; senedin müvekkilinde olmadığını, davalı ... vekili de cevap dilekçesinde dava konusu senedin müvekkilinde olmadığını beyan etmişler, davacı vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu senede dayalı menfi tespit davasında dava konusu senedin davalılarda bulunmadığı, dosyada senede ait herhangi bir fotokopinin de ibraz edilmediği, dolayısıyla mevcut olmayan bir bonodan dolayı davacı tarafından davalılar aleyhine iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla..\" gerekçesi ile, \"Davacı vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının REDDİNE..\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı yanca istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde 278.000,00 TL'lik kambiyo senedinin bedelsiz kaldığının tespiti ve senedin iptalinin talep edildiğini, dava konusu senede ait fotokopi ibraz edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı ...'in senedin kendilerinde olmasa bile 14/06/2019 tarihli cevap layihasında senedin varlığını kabul ettiğini, bu durumun fark edilmediğini, senedi ödediklerine ilişkin bir ödeme defiinde bulunulmadığını, borçlu davacının edimini yerine getirdiğini ve minibüsün tüm devir işlemlerini gerçekleştirdiğini ancak teminat olarak verilen senedi iade etmediğini, dolayısıyla temel borç ilişkisinin ortadan kalktığını, tüm bu sebeplerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Davalıların murisine teminat amacıyla verilmiş olduğu iddia edilen senedin bedelsiz kaldığının tespiti ile bu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin eldeki davada, yerel mahkeme tarafından yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak, davacı yanca yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır.  Hukuk Muhakeme Kanununun  341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada; İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak  yapılmıştır. Somut olayda davacı yan dava dilekçesinde, davalıların murisine maliki olduğu ... Kent İçi Yolcu Erişimi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine kayıtlı ... plakalı minibüsün kooperatif hissesinin tamamını 04.02.2014 tarihinde devrettiğini, davacıları murisi ...'in bu devir için minibüs ve hattının bedelini tamamen ve nakden ödediğini ve aynı gün minibüsün zilyetliğinin ...'e teslim edildiğini, muris ...'in davacıdan, Lüleburgaz Belediyesinde ve Lüleburgaz Trafik Tescil Müdürlüğünde kendi adına ya da üçüncü şahıslara satış ve devir yapabilmek için vekaletname istediğini ancak bu süre zarfında işlemlerde aksilik olması ve devir ve tescil işleminin gerçekleşmemesi ve zarar ziyan doğması endişe ve korkuları yüzünden ayrıca tahminen 04.02.2014 düzenleme tarihli 278.000,00-TL meblağlı teminat senedi aldığını ve bu senedi minibüsün tüm devir ve tescil işlemleri gerçekleşince davacıya iade edeceğine dair tanıklar huzurunda söz verdiğini, kendisinin minibüsün Kooperatiften devrini, trafikten tescilini ve belediyeden izin almasına yönelik tüm yetkilerini vererek üzerine düşen tüm şartları yerine getirmiş olduğunu ancak buna rağmen teminat olarak verdiği senedin ortada olmadığını ve kendisine iade edilmediğini beyan ederek eldeki davayı açmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu; \"Davacı vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu senede dayalı menfi tespit davasında dava konusu senedin davalılarda bulunmadığı, dosyada senede ait herhangi bir fotokopinin de ibraz edilmediği, dolayısıyla mevcut olmayan bir bonodan dolayı davacı tarafından davalılar aleyhine iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla davanın reddine\" şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verildiği, somut olayda davacı yanca senet verildiği iddia olunan davalılar murisinin, dosyada mübrez veraset ilamından da anlaşılacağı üzere iki tane mirasçısı olduğu, onların somut davada davalı sıfatı ile yer aldığı ve her iki davalı mirasçının da, davacı yanca murislerine verildiği iddia olunan senedin kendilerinde olmadığını savunarak, senedin varlığını inkar ettiği, buna karşılık davacı yanca davalıların murisine verildiği iddia olunan senedin verildiğine dair yazılı bir delil ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belge sunulamadığı, ayrıca davanın niteliği ve niceliği gereği teslim hususunun tanık delili ile de ispat edilemeyeceği, ancak verildiği iddia olunan senedin davalıların elinde bulunup bulunmadığı hususunda davalılara yemin teklif edilebilir ise de, davacı yanca dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, bu haliyle de yerel mahkemece verilen davanın reddi kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.  Bu itibarla da; davacının istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.HMK'nın m.353/1-b.1. maddesi gereğince, davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2. maddesi uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 269,85-TL harçtan yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 210,55-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360'ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtayın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere HMK 361/1.maddesi gereğince temyiz yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği  ile karar verildi. 14/12/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"855b7a8340153bf0","SID":"3e592f5b6e9ec3c6"}}