{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1537 \t\t                                                (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2023/1780<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                       (...)<br>ÜYE\t\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t\t: ...               (...)<br>KATİP\t\t: ...    (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/02/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/397 E 2021/136 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit  <br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yaptığı ticaret karşılığında davalıya  05/06/2017 keşide tarihli 3519825 nolu çeki verdiğini, müvekkilinin çekin üzerine \"avalimdir\" notu düşüp imzaladığını, davalının çeke dayalı 41.995,86 TL asıl alacak, 5.650,00 TL karşılıksız çek tazminatı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 88,70 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 48.174,56 TL alacak için icra takibi başlattığını, takipten önce davalı şirkete çek bedeline mahsuben 15/06/2017 tarihinde havale yoluyla 15.000,00 TL, 05/06/2017 tarihinde kredi kartından 9.950,00 TL ve elden 10.000,00 TL olmak üzere 34.950,00 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin 15.000,00TL ve 10.000,00 TL'lik ödemeleri ticari defterine işlemiş olmasına rağmen 9.950,00 TL'lik kredi kartından yapılan ödemeyi hesaplarına işlemediğini, çek üzerinde yazılı aval şerhinin geçersiz olduğunu, takipten önce ödenen 34.950,00 TL ile banka tarafından ödenen 1.410,00 TL mahsup edildiğinde geriye kalan ödenmeyen asıl alacak tutarının 20.140,00 TL, bu miktarın %10 çek tazminatının 2.014,00 TL, ihtiyati haciz vekalet ücreti 440,00 TL, ihtiyati haciz gideri 88,70 TL olmak üzere toplam icra takip tutarının 22.682,70 TL olması gerekirken  25.491,86 TL fazla talep edildiğini belirterek müvekkilinin 25.491,86 TL borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; avalist olan davacının şekle aykırılık dışında bir sebeple borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, ödemelerin kayıtlara işlendiğini, elden ödeme alınmadığını, aval şerhinin geçerli olduğunu, ibraz tarihi itibariyle hiçbir ödeme yapılmadığını, çek tazminatının fazla olmadığını, TBK 100/2 maddesi uyarınca birden çok borcun bulunması halinde borçlunun kısmi ödemeyi avalla güvence altına alınan takip konusu çeke mahsup etme hakkına sahip olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, aval veren davacının avalinin geçersizliğine yönelik iddialarının dinlemeyeceği, aval şerhinin geçerli olduğu,  aval verenin lehine aval verdiği kişinin borcunu teminat altına alması nedeniyle lehine aval vermiş olduğu keşideci tarafından davalıya çeke mahsuben yapılan ödemeler nispetinde davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik iddiaları bakımından araştırma yapılması gerektiği,  lehine aval verenle hamil arasındaki kambiyo ilişkisine ait olup ödeme durumu aval verenin temin ettiği rizikoyu ödeme nispetinde ortadan kaldırmakta olduğu, eldeki davada da aval veren tarafından bu durumun ileri sürüldüğü, bilirkişi raporuna göre çekin keşide tarihi olan 05/06/2017 tarihinde bankaya ibrazında çekin karşılığının bulunmadığı ve çekin karşılıksızdır işlemine tabi tutulduğu, davalı ve keşideci şirketin ticari defterlerinde de takibe konu çeke istinaden 05/06/2017 tarihinde 9.950,00 TL+50,00 TL=10.000,00 TL kredi kartı ve 15/06/2017 tarihinde 15.000,00 TL banka havalesi ile olmak üzere toplam 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin çeke istinaden yapıldığının kayıtlı olması karşısında dava konusu çeke yönelik yapıldığının kabulü gerektiği, icra takibinin 07/08/2017 tarihinde başlatılması karşısında takipten önce yapılan ödemelerin takibe konu çek bedelinden mahsubu gerektiği, takibe konu çek miktarı olan 56.500,00 TL'den yapılan 25.000,00 TL miktarlı ödemenin düşülmemesi nedeni ile çek bakımından 31.500,00 TL'nin asıl alacak olarak icra takibine konulması gerekirken 41.995,86 TL asıl alacak üzerinden takibin başlatıldığı, karşılıksız işleminden sonra yapılan ödemelerin çek tazminatı miktarını etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının takip dosyasında 10.495,86 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davalının 9.950,00 TL kredi kartı ödemesini defterlerine işlemediğini, borçlunun 05/06/2017 tarihli talimatla yapılan kredi kartı ödemesinde takibe konu çek seri numarası yazılarak 9.950,00 TL çekilmesini talep ettiğini, çek tazminatının ödenmeyen kısım üzerinden hesaplanması gerektiğini, tahsil edilen tutarlar tenkis edilmeden takip yapılması nedeniyle müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı gerekçesiyle münkir sayılmaya ilişkin kararın yerinde olmadığını, süresinde cevap süresinin uzatılması yönünden talepte bulunulduğunu, mahkemenin 2 haftalık yasal süreden itibaren 2 hafta ek süre verdiğini, bu ara kararın 04/10/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, 09/10/2019  tarihinde sunulan cevap dilekçesinin süresinde olduğunu, avalist olan davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, TTK 702/2 maddesi uyarınca şekle aykırılık dışında başka bir sebeple avalistin borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, TBK 100/2 maddesinin gözardı edildiğini, müvekkilinin takibe konu çekin de dahil olduğu açık cari hesaptan kaynaklı 41.757,24 TL alacağının bulunduğunu, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin çeke ilişkin yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını, dava dışı şirketin davada taraf olmaması nedeniyle defter ve kayıtlarının incelenemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının takibe konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava,   menfi tespit istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dayanak Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15105 esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 07/08/2017 tarihinde alacaklı davalı ... v Ticaret Ltd. Şti. tarafından borçlular dava dışı ... San. Tic. A.Ş. ve davacı ... aleyhine  41.995,86 TL asıl alacak, 5.650,00 TL %10 karşılıksız çek tazminatı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 88,70 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 48.174,56 TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak... Şubesine ait 05/06/2017 keşide tarihli 56.500,00 TL miktarlı, 3519825 nolu, keşideci ... San. Tic. Ltd. Şti.'te ait, aval olarak ...'in imzasının bulunduğu çekin gösterildiği, 07/08/2017 tarihinde Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/207-207 D.İş-K. sayılı ihtiyati haciz kararının alınarak uygulandığı görülmüştür.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının avalist olarak çek bedelinden sorumlu olmasına, dava dışı asıl borçlu keşideci tarafından yapılan ödemelerin avalist olan davacı tarafından davalı alacaklıya karşı ileri sürülebilecek olmasına (Aynı yönde Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23/01/2014 Esas, 2013/15581 Esas, 2014/1855 Karar ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/10/2022 Tarih, 2021/1914 Esas, 2022/6923 Karar sayılı ilamı), dava konusu çeke istinaden dava dışı keşideci ve davalının ticari defterlerine göre banka havalesi ve kredi kartı ile yapılan ödemeler dikkate alınarak karar verilmiş olmasına, karşılıksız kalan çek bedelinini tamamı üzerinden çek tazminatının hesaplanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının ticari defter kayıtlarına göre cari hesaptan kaynaklı alacağı olması nedeniyle çeke dayalı fazla alacak için takip başlatmakla haksız ise de kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyecek olmasına, davalının cevap dilekçesi verme süresinin uzatılmasına dair talebi üzerine mahkemece yasal süreye ek 2 hafta süre verilmesine dair ek karara göre davalının sunduğu cevap dilekçesinin süresinde olmaması nedeniyle süresinden sonra cevap dilekçesinin sunulduğuna dair mahkeme kabulünün yerinde olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 716,98 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,24 TL (59,30 TL+119,94 TL toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 537,74 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br><br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,  <br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 21/12/2023  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...<br>        e-imzalıdır<br>   Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>     Üye ...<br>    e-imzalıdır<br> Katip ...<br>      e-imzalıdır            <br> <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c52904d38d3d6089","SID":"828c5a1dc8c282b0"}}