{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1822 <br>KARAR NO: 2023/3063<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/05/2018<br>NUMARASI: 2016/93 Esas - 2018/429 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. <br>G E R E Ğ İ   D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; Hizmet bedelinin tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı vekili,  takibin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığını, cari hesap sözleşmesi bulunmadığından hesap ekstresine dayanılarak yapılan takibin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibinde istenen tutar ile dava dilekçesi ekinde sunulan fatura bedellerinin çeliştiğini belirterek davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce;  \"İcra takibinin dayanağı hesap ekstresinde davalı şirkete atfen atılmış bir imza ve isim bulunmadığı, davacı tarafça davalının imzasını taşıyan cari hesap mutabakat belgesinin ya da cari hesaba ilişkin sözleşme ilişkisini ispatlayacak fatura ve irsaliye de sunulmadığı, davacının ticari defterlerinde alacağı kayıtlı ise de, davacının her zaman tek taraflı düzenleyebileceği nitelikteki defter ve kayıtlarına dayanamayacağı, diğer delillerle bu alacağını ispatlaması gerektiği, davacının davaya konu icra takibinden dolayı ve takibe dayanak olarak gösterilen cari hesap ekstresi nedeni ile iddia ettiği bakiye alacağını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığı, davacı tarafça uyuşmazlık konusu hesap ekstresine konu faturalar için ... Kargo gönderi no'ları belirtilerek kargo takip evrakları sunulmuş ise de; ... gönderilerinde, gönderinin uyuşmazlık konusu faturalar olup olmadığı anlaşılamadığından bu konuda herhangi bir açıklama yer almadığından bununda ispat için yeterli olmadığı, bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığı..\" gerekçesi ile,\"Davanın reddine..\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunduğunu, davalı tarafından vekaletname düzenlenerek gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi hususunda davacı şirketi yetkilendirmesinin taraflar arasında sözleşmesel bir ilişkinin varlığının kanıtı olduğunu, davacının hizmetini verdiği gümrükleme faaliyeti neticesinde ortaya çıkacak olan harç masraf ve giderlerin davalı şirkete faturalanacağı hususunun taraflar arasında kabul edildiğinin izahtan vareste olduğunu ve sunulan muavin defter dökümlerinde yapılan kısmi ödemelerin tespit edilebildiğini, dosyaya sunulan mübrez belgeler ile alınan bilirkişi raporlarına rağmen davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı şirket tarafından ödenen bedeller ile ilgili Atatürk Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı Gümrük Müdürlüklerinden bilgi istenmesinin talep edildiğini, bu hususun da gözardı edildiğini, dolayısıyla eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının gümrükleme işlemine tabi tutulmuş malları teslim aldığını fakat bunun karşılığında ödemesi gerekli bedelleri haklı bir sebep sunmaksızın cari hesap hususunda mutabık olmadıkları gerekçesi ile ödemekten imtina ettiğini, bu sebeple davacının zarara uğradığından bahisle tüm bu sebepler ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Hizmet bedelinin tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin eldeki davada, yerel mahkeme tarafından yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak, davacı yanca yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak  yapılmıştır. Somut davada, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı yanca icra takibine dayanak yapılan hesap ekstresine konu hizmet faturaları nedeniyle, davacı yanın davalıdan alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.  Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir.Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte, faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Ancak, faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması veya faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme, 6100 sayılı HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Bu kapsamda somut dava incelendiğinde; dava konusu alacağın dayanağının, 22.02.2013 (3 Adet), 06.05.2013, 08.05.2013 (2 Adet), 10.05.2013, 13.05.2013 (4 Adet), 15.05.2013 (2 Adet), 16.05.2013, 20.05.2013 (4 Adet), 21.05.2013, 28.05.2013, 31.05.2013 (4 Adet), 04.06.2013, 14.06.2013 (2 Adet), 26.06.2013 (4 Adet), 23.07.2013 (2 Adet), 04.07.2013 (2 Adet) ve 03.03.2014 tarihli faturalara dayalı olduğu, dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların açık fatura olduğu, az yukarıda ayrıntılı olarak da izah edildiği üzere, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, ayrıca faturanın tebliğ edilmiş olmasının da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermeyeceği, ancak, faturanın davalı yanca kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması veya faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi ya da davacı yanca hizmetin verildiğinin başkaca yazılı deliller ile  ispat edilmesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılabileceği, ancak davacı yanca iş bu faturaların davalı yana tebliğ edildiğinin usulünce kanıtlanamadığı, davacı yanca her ne kadar faturaların kargo yolu ile davalıya tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de, davalıya gönderilen ve davacı yanca dosyaya birer sureti ibraz edilen kargo evrakları içinde dava konusu  faturaların bulunduğunun anlaşılamadığı, eş söyleyişle davacı yanca kargo evrakları ile faturaların davalı yana tebliğ edildiğinin ispat edilemediği, yerel mahkemece, taraf defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile de dava konusu faturalar her ne kadar davalı defter ve kayıtlarına işlenmiş ise de, davalı yanın defter ve kayıtlarında söz konusu faturalara rastlanmadığı, bu halin de, 6100 sayılı HMK'nın, \"Ticari defterlerin delil olması\"na ilişkin HMK 222/2. Maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı ve davacı yan lehine değerlendirilemeyeceği, ancak davacının dava konusu faturaları tanzim etmesine sebep hizmet ediminin, davalı şirket tarafından Ankara ... Noterliği'nin 25.11.2008 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile verilen yetkiye bağlı olarak, davacı şirketçe davalı şirkete söz konusu vekaletname kapsamında verildiği iddia olunan gümrük müşavirliği hizmetine ilişkin olduğu, bu kapsamda asıl olanın vekaletname kapsamında davacı yanca davalı yana Gümrük hizmeti verilip verilmediği noktasına ilişkin olduğu, bu haliyle hizmetin verildiğinin tespiti açısından davacı yanca gerek dava dilekçesinde ve gerek cevaba cevap dilekçesinde ve sonraki beyanları ile son olarak da İstinaf dilekçesinde, icra takibine konu fatura ve dekontlar üzerinde müvekkili şirketin yerine getirmiş olduğu işlemlere ilişkin gümrük beyanname numaralarının mevcut olduğu, müvekkili şirket tarafından eksiksiz tamamlanan işlemlerin hangi tarihler arasında yapıldığı, beyannamelerin içeriği, gümrükleme işlemine tabi tutulmuş mallara ilişkin bilgiler ve gümrük işlemleri neticesinde müvekkili şirket tarafından ödenen bedeller ile ilgili olarak, Atatürk Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı Gümrük müdürlüklerinden bilgi istenebileceği talep edilmiş ise de; yerel mahkemece bu taleplere ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığı, bu haliyle de yerel mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiği anlaşıldığından, davacı yanın İstinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın yerel mahkemesine iadesi ile; öncelikle, davacı yanca İcra takibine konu yapılan faturaların birer sureti de eklenerek, Atatürk Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı Gümrük müdürlüklerine müzekkere yazılmasına ve faturalar üzerinde yazılı gümrük beyanname numaraları kapsamında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, yapılan işlemlerin kim tarafından ve kimin menfaatine olacak şekilde yapıldığı ve yapılan işlemlerin eksiksiz bir şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında gerekli araştırma yapılarak ve ayrıca davacı yanca dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı anlaşıldığından, sonuca göre yemin delili de hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliğiyle varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2018 tarihli ve 2016/93 Esas - 2018/429 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen kapsamda deliller toplanarak esas yönden yargılama yapılması hususunda dosyanın kararı veren BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3.Harçlar yasası uyarınca yatırılan 35,90 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca  ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,28/12/2023 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"818334e8eb53120a","SID":"60da3dd53b3f6fc0"}}