{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1532 \t\t                                         ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2023/1765<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                     (...)<br>ÜYE\t\t: ...                    (...)<br>ÜYE\t\t: ...             (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/03/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/584 E 2021/213 K<br><br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; toptan et ticareti ile uğraşan müvekkilinin davalıya faturalar ve cari hesap tablosunda yer alan et ve mamüllerini sattığını, 65.075,72 TL cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teslim edilen mallara ilişkin ödemelerin yapıldığını, bunun dışında mal teslimi yapılmadığını, teslimin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın takip konusu edilen ve son bilirkişi ek raporu ile belirlenen cari hesaba dayalı 46.282,82 TL fatura alacağı için icra takibi yapmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; üç ayrı bilirkişi raporunun alındığını, tarafların ticari defterlerinin uyumlu olmadığının tespit edildiğini, birbiri ile çelişen defter kayıtlarından sadece davacı defter kayıtlarına göre karar verilmesinin yerinde olmadığını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDayanak Ankara 24.İcra Müdürlüğünün 2017/10984 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 05/06/2017 tarihinde davacı alacaklı tarafında davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 65.075,723 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. \t<br>\tBilirkişi ...'dan alınan 24/05/2018 tarihli  kök raporda, davacının taraflar arasında 2013-2017 yıllarında gerçekleşen ticari faaliyette kendi defterlerinde kayıtlı 30/03/2017 tarihli 62.075,72 TL cari hesap alacağını talep ettiği, talep edilen alacağın tamamının teyit edilebilmesi için ya davalı tarafça 2013-2017 yılı defterlerinin dosyaya ibraz edilmesi gerektiği veya davalının bağlı bulunduğu Yenimahalle Vergi Dairesinden davalının 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılı Form BA beyannamelerinin istenmesinin gerekeceği, 2017 yılında düzenlenen ve toplamı 39.886,64 TL olan 17 faturanın davalı vekilinin kabulünde olduğu, ancak bu 17 fatura bedelinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir ödeme dekontu ibraz edilmediği, davacı talebinin 65.075,72 TL asıl alacak olduğu rapor edilmiş, 15/02/2019 tarihli 1.ek raporda, davacının, taraflar arasında 2013-2017 yıllarında gerçekleşen ticari faaliyette usulüne uygun tutulmuş kendi defterlerinde icra takip ve dava tarihleri itibariyle davalıdan cari hesap anlamında 62.075,72 TL alacaklı olduğu, davacının 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılında düzenlediği faturaların ve davacının kendi defterlerindeki 62.075,72 TL bakiye alacağın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi için gerekli olan davalının 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılı defterlerinin bu aşamada da incelemeye ibraz edilmediği, buna karşılık davalının aynı yıllara ait Form BA beyannamelerinin davalı vekilince ibraz edildiği, bu beyannamelere göre davalının, davacının bu yıllarda düzenlemiş olduğu faturaları genel olarak beyan ettiği ve vergi indirimlerinden faydalandığı, davalı vekilinin müvekkili şirketin davacı şirketle ilgili 2017 yılı defter kayıtlarını gösteren cari ekstreyi dosyaya sunduğu, bu kayıtlara göre davacının 2017 yılında davalıyı muhatap alarak düzenlediği toplam 17 faturanın davalı tarafından kendi defterlerine aynı tutarlarla kayıt edilmiş olduğu, 2017 yılında düzenlenen bu 17 faturanın aynı zamanda davalı vekilinin de kabulünde olduğu, ancak bu 17 fatura bedelinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir dekont sunulmadığı, davalının 2017 yılı defterlerinde de bir ödeme kaydı olmadığı, bu cari ekstreye göre davalı şirketin kendi defterlerinde icra takip ve dava tarihleri itibariyle davacıya cari hesap nedeniyle 39.936,61 TL borçlu olduğu rapor edilmiş,  24/05/2019 tarihli 2.ek raporda, dosyaya sunulan bilgi/belgelerin 15/02/2019 tarihli 1.ek raporda varılan sonuç ve kanaatte bir değişikliğe yol açmadığı rapor edilmiş,  09/09/2019 tarihli 3.ek raporda, şirket muhasebecisi ... ile telefondan görüşüldüğünü ve konunun kendisine anlatılmış olduğu iş bu 3. Ek rapor tarihine kadar birkaç kez de hatırlatılmasına rağmen davalının defterleri ibraz etmediği,  15/02/2019 tarihli 1.ek raporda varılan sonuç ve kanaatte bir değişikliğe yol açmadığı rapor edilmiş, 25/11/2019 tarihli 4.ek raporda, taraf şirket defterlerindeki takip tarihi itibariyle son bakiye borç alacak rakamları esas alınacak ise; davacı ... takip tarihi itibariyle açılış kapanış noter tasdikleri süresinde yaptırılmış olan kendi defterlerinde 62.075,72 TL, davalının açılış kapanış noter tasdiki olmayan son yıl (2017) defterlerinde de 39.936,61 TL alacaklı olduğu, mahkeme tarafından taraf şirket defterlerin arasındaki her bir farkın irdelenmesi gerektiği kabul edilecekse; taraflar arasında belirli dönemler itibariyle yapılmış borç alacak mutabakatı olmadığı, bu nedenle her iki şirket arasında 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında gerçekleşen tüm işlemlerin incelenmesi sonucunda; davalı defterlerinde kayıtlı olmayan; davacının 2014 yılında düzenlediği toplamı 4.050,88 TL olan 2 fatura ile 2016 yılında düzenlediği ve toplamı 47.445,35 TL olan 16 fatura toplamı 51.495,35TL olan 18 fatura içeriği malın davalıya eksiksiz teslim edildiğinin davacı vekilince somutlaştırılması gerekeceği, ayrıca davacının 2016 yılı defter kayıtlarında davacı lehine toplamda 37.000,00 TL'lik bir sonuç doğuran ödeme dekontlarının dosyaya sunulması gerekeceği, toplamı 88.495,35 TL olan bu iki hususunun somutlaşması durumunda, davacının takip ve dava tarihleri itibariyle 62.075,72 TL alacaklı olacağı, aksi durumda bir alacağının olmayacağı, diğer yandan davacı defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olmayan 2014 yılındaki (2.500,00 TL + 15.000,00 TL) 17.500,00 TL ödemeye ait dekontlar ile 2016 yılındaki 6.250,00 TL ödemeye ait dekontun davalı vekilince dosyaya sunulması durumunda davacı alacağından 23.750,00 TL düşülebileceğini rapor edilmiştir. <br>Bilirkişi ...'dan alınan 09/03/2020 tarihli kök raporda, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 06/02/2013 tarihinde başladığı, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davacı firmanın defter kayıtlarına göre, davalı firmadan 62.075,72 TL alacaklı bulunduğu, davalı firmanın da davacıya 39.936,61 TL borçlu olduğu ancak tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması sonucu leh ve aleyhe birçok kaydın taraflarca hesaplara kaydedilmediği, yapılan belirlemeler sonrası taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi hesaplanmış olup, davacı taraf kayıtlarına göre alacak tutarının 53.145,07 TL, davalı taraf kayıtlarına göre davalının davacıya olan borcunun 47.787,29 TL olduğu, davacı tarafından icra takibi yapılan tutarın 65.075,72 TL olduğu, burada dikkate çeken bir hususun, davalı tarafından davacıya 200.000,00 TL ödeme yapılması ve karşılığında 248.000,00 TL çek ve banka havalesi alması olduğu, bu çek ve havale ödemelerinin mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiş,  22/01/2021 tarihli  ek raporda, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davacı firmanın defter kayıtlarına göre, davalı firmadan 62.075,72 TL alacaklı bulunduğu, davalı firmanın da davacıya 39.936,61 TL borçlu olduğunun görüldüğü, ancak tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması sonucu leh ve aleyhe birçok kaydın taraflarca hesaplara kaydedilmediğinin müşahede edildiği, yapılan belirlemeler sonrası taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi hesaplanmış olup, davacı taraf kayıtlarına göre alacak tutarının 53.145,07 TL, davalı taraf kayıtlarına göre davalının davacıya olan borcunun 47.787,29 TL olduğu, bu defa, mahkemenin 10/09/2020 tarihli celsesinde alınan ara kararda belirtilen faturaların davalıya teslim edilmediği takdirde oluşacak alacak miktarı ile davalıya teslimi varsayılarak tespit edilecek alacak miktarının terditli olarak ve kök bilirkişi raporunda belirtilen hususlar ile bağlantılı olarak değerlendirilmesi istendiğinden; yapılan belirlemeler  sonrası taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi hesaplanmış olup, davacı kayıtlarına göre alacak tutarının 46.282,82 TL, davalı taraf kayıtlarına göre davalının davacıya olan borcunun 27.052,39 TL olduğunu rapor edilmiştir. <br>Somut olayda, mahkemece ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak 1.kök ve  4 ek rapor, daha sonra 2.kök rapor ve 1 ek rapor alındığı, son ek rapora göre hüküm kurulduğu, bilirkişi raporu içeriklerine göre taraf defterleri arasında birçok uyumsuzluğun bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla 1.rapor ve 2.raporun birbiri ile çelişkili olduğu dikkate alındığında çelişkileri giderecek yeni rapor alınması, takip cari hesap alacağına dayalı olduğundan taraflar arasındaki ilişkinin başından itibaren, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve alacağın dayanağı cari hesapta kayıtlı faturalardan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan, kayıtlı olmamakla birlikte BA formu ile vergi dairesine bildirilen, bunun dışında kalıp da teslim alan kısmında imza bulunup imzası inkar edilmeyen irsali faturalar, ispatlanan ihtilafsız davalı ödemeleri ve davacı ödemeleri dikkate alınmak suretiyle borç miktarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf ticari defterlerinde görünen farklı borç miktarları üzerinden ilaveler ve eklemeler yapılmak suretiyle ayrı ayrı hesaplama yapılmak suretiyle davacının defterlerine göre 46.282,82 TL alacaklı olduğunu davalının defterlerine göre 27.052,39 TL borçlu olduğunu tespit eden son ek rapora dayanarak davacı defterlerindeki 46.282,82 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br> Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/584 Esas, 2021/213 Karar ve 18/03/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>  Başkan ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br> Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Katip ...<br>   e-imzalıdır <br> <br>  <br><br><br>   <br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"154976c60728e740","SID":"00a767608a007aa0"}}