{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1464 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2023/1739<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/03/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/379 E 2021/194 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 11/04/2018 tarihli \"Cihaz Satış Sözleşmesi\" ve 10/10/2018 tarihli \"Tıbbi Cihazlar Bakım-Onarım Hizmet Sözleşmesi\" akdedildiğini, sözleşme  konusu ürün ve hizmetlerin teslim edildiğini,  bakiye mal bedeline ve tamir bedeline ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra  takibe davalının itiraz ettiğini, belirterek  itirazın iptali ile takibin devamına, %20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; müvekkilinin davacıdan 11/04/2018 tarihli 32582 seri numaralı ... marka ... 1.5T MR cihazı satış sözleşmesi ile söz konusu MR cihazını sağlam, çalışır ve hasarsız bir şekilde 2.el cihaz olarak satın aldığını, satın alınan cihazda ilk günden itibaren sorun yaşadıklarını, davacı tarafın yetkili servisi tarafından kalıcı bir şekilde arızaların giderilememesi nedeniyle davalının cihazı üreten firmayı arayarak servis hizmetleri talep ettiğini, cihazın pert olduğunun 14/03/2019 tarihli servis bakım formu ile öğrenildiğini, davacının davalıya pert olan cihazı gizlemek suretiyle sattığını, cihazdaki ayıpların gizli ayıp olduğunu ve sözleşmenin feshedildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, tüm dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda; taraflar arasında 11/04/2018 tarihli Cihaz Satış Sözleşmesi ve 10/10/2018 tarihli Tıbbi Cihazlar Bakım - Onarım Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, cihaz satış sözleşmesi uyarınca ... marka ... 1.5T MR cihazının davacı tarafından davalıya satımı hususunda anlaşıldığı, davacının MR cihazını hastanede çalışır vaziyette %60 (+/-) helyum seviyesinde teslim edeceği, ... marka 1.5T ... cihazının 2.el cihaz olup kullanımdan kaynaklanan çizikler, boya aşınmaları, koillerdeki ve cihazdaki yıpranmaların bulunduğunun davalı tarafından kabul edildiği, satım bedelinin KDV dahil 216.000 USD olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın satıma konu MR cihazının ayıplı olup olmadığı ve davacının bakiye fatura bedelinin tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu, ticari defter kayıt ve belgelerin satım bedeli, faturaların, yapılan ödemeler ve bakiye konusunda birbirini teyit ettiği, teknik bilirkişi tarafından talimat dosyası kapsamında düzenlenen raporda MR cihazının quench olduğu fakat quench olmasının pert anlamına gelmediği, bu durumun ayıp anlamını taşımadığı, cihazın değerini düşürmediği ve satım tarihindeki cihaz bedelinin de cihazın quench olma hali ile uyumlu olduğu  quench olma halinin helyum seviyesinde düşüş ile coldhead replacement ... parçasının değişiminin yapılmamasından meydana geldiği tespitinde bulunulmak suretiyle sözleşmeye konu 2.el MR cihazının quench olmasının başlı başına ayıp sayılamayacağı, cihazın davalıya çalışır vaziyette teslim edilmiş ve teslim sonrası hasta kabulleri ile çalışmış olması karşısında cihazın sözleşmeye uygun teslim edildiği şeklinde yorumlandığı, teslimden sonra cihazın çalışması için gerekli şartların davalı iş yerinde sağlanmamış olmasının ise cihazdaki onarım ve bakımı zorunlu kıldığı, her ne kadar davalı yan teknik raporlar arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmekte ise de, rapor içerikleri incelendiğinde her iki raporda da quench olma halinin ayıp anlamı taşımadığının açıkça tespit ediliği, malın ayıplı olmadığı ve cihaz bedeline ilişkin bakiyenin davalıdan talep edilebileceği yine yapılması gerekli bakım ve onarımların da davalı sorumluluğunda olması karşısında buna ilişkin fatura bedellerinin de davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne  davalı borçlunun Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2019/3734 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 229.520,00 TL asıl alacak ve 487,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 230.007,60 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,  alacağın %20'si oranında da icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili; yargılama sırasında alınan iki rapor arasında çelişki bulunduğunu mahkemenin gerekçesinin eksik ve hatalı olduğunu, çelişki giderilmeden sonradan alınan raporun hükme esas alınamayacağını birinci raporda ayıbın gizli olduğu ve quench geçirmiş olmasının pert anlamına geldiğini, mr cihazının tamir edilemediğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; davacı tarafından satılarak  teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği varlığı halinde ise süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, alacağın tayini hususuna ilişkindir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, davalı tarafından davalıya satılıp teslim edilen bakiye mal bedeli ve bakım onarım hizmet bedelinden kaynaklanan  faturalara ilişkin  bedelin  tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında 11/04/2018 tarihli Cihaz Satış Sözleşmesi ve 10/10/2018 tarihli Tıbbi Cihazlar Bakım - Onarım Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, cihaz satış sözleşmesi uyarınca ... marka ... 1.5T MR cihazının davacı tarafından davalıya satımı hususunda anlaşıldığı, davacının MR cihazını hastanede çalışır vaziyette %60 (+/-) helyum seviyesinde teslim edeceği, ... marka 1.5T ... cihazının 2.el cihaz olup kullanımdan kaynaklanan çizikler, boya aşınmaları, koillerdeki ve cihazdaki yıpranmaların bulunduğunun davalı tarafından kabul edildiği, satım bedelinin KDV dahil 216.000 USD olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın satıma konu MR cihazının ayıplı olup olmadığı ve davacının bakiye fatura bedelinin tahsilini talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir.<br>Davalı vekili, ayıplı mal satışı nedeniyle mal bedelinden sorumlu olmadıklarını sözleşmenin feshediliğini  bildirerek davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece, davacı şirkete satılıp  teslim edilen malın ayıplı olmadığı mal bedelinden ve hizmet bedelinden davalının sorumlu olduğu  gerekçesiyle   davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın  ise  ticari nitelikteki satım  sözleşmesinden  kaynaklandığı  hususu tartışmasızdır.<br>Somut olayın incelenmesinde, hizmet sözleşmesi yanında davalıya satılıp teslim edilen MR cihazının ikinci el olarak alım- satımını içeren  sözleşmeye ilişkin malın  11/04/2018 tarihli sözleşme ile 19/09/2018 tarihinde teslim edildiği, alıcı  şirketin teslim edilen malın  ayıplı olduğunu ileri sürerek eldeki davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>Tarafların tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya dava tarihi itibariyle 6098  sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1,c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/I hükmü de uygulanacaktır.<br>Bu noktada uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır:<br>Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.  Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” denilmektedir.<br>Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.<br>Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK  23’de  malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise  yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.<br>TK ve BK'daki düzenlemelerin birbirlerine paralel düzenlemeyi içerdiği gözetildiğinde:<br>Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da \"ayıba karşı tekeffül\" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz.<br>Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır.<br>Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK 23/c. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/c. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanunun 223/2. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacaktır.<br>Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanunun  227 maddesinin kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği düzenlenmiştir.<br>Ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığını kimin kanıtlaması gerektiğini bulabilmek için hukukumuzda “ispat yükü”nün nasıl düzenlendiğine bakmak gerekmektedir.<br>Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir.<br>Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin  ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür.<br>İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.<br>Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1).<br>Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir.<br>İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.<br>Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.<br>Somut olayda davalının kendisine teslim edilen malın ayıplı olduğuna dair davacıya bildirimde bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda, ayıp ihbarının yapıldığına dair ispat yükü davalı taraftadır. Davalı davacıya anılan sürelerde ihbarda bulunduğunu  usulüne uygun bir delille ispatı gerekmekte ise de  T. B.K.nun 231/2. maddesine göre, satıcının alıcıyı iğfal edip etmediği hususu da ispat edilmiş  değildir. Satın alınan malın 19/09/2018 tarihinde teslim  edildiği, cihazın sürekli arızalandığı, ... yetkili servis geldiğinde malın 14/03/2019 tarihinde cihazın quench ( pert ) olduğunun tespit edildiği, gizli ayıp nedeniyle davacıya durumun ihbar edildiği de bildirmiştir. <br> TTK'nin 23.maddesine göre alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davalının TBK'nun 227/1 maddesinden de yararlanamayacağı hükümleri düzenlenmiştir.<br>Mahkemece , yargılama sırasında satıma konu malın ayıplı olup olmadığına dair  makine mühendisinden alınan ilk raporda malın gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş iken ikinci makine mühendisinden alınan raporda ise ayıbın gizli olmadığı tespitiyle  birbiri ile örtüşmeyen iki rapor alındığı, teknik bilirkişi heyetinden  çelişkinin giderilmesi yönünde rapor alınmadan  ayıbın açık ya da gizli olup olmadığı tespit edilmen, hüküm kurulmuştur.<br>Bu durumda; ayıba dair yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi  basit bir muayene ile ayıbın tespit edip edilemeyeceği, cihazın teslim alınmadan geçmişinde quench olduğunun basit bir muayene ile anlaşılıp anlaşılamayacağı, satış bedelinin quench olduğu için düşük olup olmadığı, orjinal gaz borularının kullanılmamasının basit bir inceleme ile anlaşılıp anlaşılamayacağı, ayıbın gizli mi açık mı olduğu, söz konusu ayıbın alıcının ( davalının ) olağan gözden geçirmesi ile fark edilip edilemeyeceği,  gizli ayıp bulunduğu varsayılsa bile ayıbın  sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğünün de bulunduğu  yükümlülüğe uyulup uyulmadığı, davacının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının tespit edilebilmesi için üç kişilik makine mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden satın alma tarihinde davaya konu makinenin de rayiç değerinin tespitiyle tarafların talepleri doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.<br>Açıklanan bu nedenlerle mahkemece eksik araştırma ve incelemeyle  yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davacının davasını ispat noktasında yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/379 Esas, 2021/194 Karar ve 19/03/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya  İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 18/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>   e-imzalıdır<br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77c53d7a457ff570","SID":"80c1d242a23cd179"}}