{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/1814 Esas 2023/1794  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1814 <br>KARAR NO\t: 2023/1794<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  12/10/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/589 Esas -2023/649 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 23/08/2023 <br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/12/2023<br><br><br>\tTaraflar arasındaki anonim şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ihyası istenen şirket aleyhine Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/482 E ve 2016/143 K sayılı dosyası üzerinde açılan davada verilen kararda davacı  bakanlık lehine davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/2726 E ,2019361 K. No'lu kararı ile onama ilamını müteakip aynı dairenin 2019/1592E, 2019/4846K numaraları ile kararın düzeltilerek onandığını,  bu şekliyle 26/11/2019 tarihinde kesinleşen alacağın tahsili yapılan incelemede bahsi geçen şirketin sicilden terkin edildiğinin görüldüğünü belirterek .... A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ticaret sicil müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenenşirketin son 5 yıl genel kurul toplantısını yapmaması nedeni ile 28.01.2014  tarihinde sicilden terkin edildiğini öncelikle davanın süre yönünden reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, yasal hasım olduklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve toplanan tüm delillere göre; sicilden  kaydı silinen dava dışı şirketin ihyası istemiyle açılan davada, davacı tarafça, ihyası istenen şirket aleyhine Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/482 E ve 2016/143 K sayılı dosyası üzerinde açılan davada verilen kararda davacı  bakanlık lehine davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/2726 E ,2019361 K. No'lu kararı ile onama ilamını müteakip aynı dairenin 2019/1592E, 2019/4846K numaraları ile kararın düzeltilerek onandığı,  bu şekliyle 26/11/2019 tarihinde kesinleşen alacağın tahsili yapılan incelemede bahsi geçen şirketin sicilden terkin edildiğinin görüldüğünü belirterek eldeki davanın açılmış olduğu, Tcaret Sicil Müdürlüğü dosyası incelendiğinde, dava dışı şirketin 134479 sicil no ile 12.12.1997 yılında kurulduğu, son 5 yıl genel kurul toplantısını yapmaması nedeni ile 28.01.2014  tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmakla, eldeki davada dava dışı şirketin kesinleşen mahkeme ilamına konu alacağın tahsili bakımından ve yalnızca bu nedenle sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi  gerektiği  gerekçesiyle TTK'nın 547. maddesi gereğince şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak  şirketin terkininden evvel yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini yerine getirdiği anlaşılan ...'ın atanmasına, yasal hasım olan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesince hükmün 4 no'lu bendinde harçtan muaf olan müvekkili aleyhine harca hükmedildiği gibi yargılama giderlerinin de müvekkili üzerinde bırakıldığını, ayrıca, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ticaret sicil müdürlüğü temsilcisi, davacı idare vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, TTK'nın geçici 7. Maddesi gereği ticaret sicilinden re'sen terkin olunan anonim şirketin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın TTK'nın 547/2 maddesindeki ek tasfiye hükümlerine göre kabulü ile anonim şirketin ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına, davalı ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.  <br>\tBilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurmak suretiyle, şirket veya kooperatifin ihyasını  isteyebilirler.<br>\tSomut olayda, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabından ihyası istenilen  istenilen anonim şirketin son beş yılda genel kurul yapılmadığından 23/01/2014 tarihinde davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Anılan madde uyarınca resen terkin edilen şirketlerin ihyasına dair davalarda, husumetin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu çerçevede davalı sicil tarafından TTK'nın 7/4. maddesine göre ihyası istenen şirketin ticaret sicilinde kayıtlı son adresine çıkarılan ihtar \"taşınmış\" olması sebebiyle tebliğ edilememiş, şirketin yönetim kurulunu oluşturan başkan ve üyelerine ihtar çıkarılmamıştır. Bu durumda davalı sicil tarafından anılan maddedeki prosedüre uygun olarak ihyası istenen şirketin terkini gerçekleştirilmemiştir. Ayrıca, davalı sicil tarafından şirketin sicilden terkin edildiği 23/01/2014 tarihinden sonra dava konusu Yargıtay 15. HD'nin temyiz incelemesinden geçerek 26.11.2019 tarihinde kesinleşen Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bir örneği dosyada yer alan 2015/482 Esas ve 2016/143 Karar sayılı kararının içeriğinden davacı  idare tarafından 25.04.2008 tarihinde, yani terkin işleminden önce alacak davası açılmış olduğuna göre terkin işlemi aynı zamanda TTK'nın 7/2. Maddesine de aykırıdır. Bu durumda davalı sicilin, ihyası istenen şirketin terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olmakla ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davalı sicil aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Yine, ilk derece mahkemesince davacı idarenin 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereği harçtan muaf olan davacı idare aleyhine harca hükmedilmesi de isabetsizdir.<br>\t  Açıklanan bu nedenlerle davacı idare vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk duruşma açılmasına gerek görülmeksizin ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle <br>\tA)1-Davacı idare vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereği KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12/10/2023 tarih ve 2023/589 Esas-2023/649 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,  <br>\t3- Davanın KABULÜNE,<br>\tAnkara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı .... A.Ş'nin, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/482 E ve 2016/143 K. Sayılı kararının infazı ile sınırılı olmak üzere  yeniden  ihyasına,<br>\t2-TTK. 547/2.maddesi gereğince ihya edilen şirkete son şirketin terkininden evvel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yerine getirdiği anlaşılan ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına,<br>\t 3-Karar kesinleştiğinde ticaret siciline tesciline ve ilanına,<br>\t4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 269,85 TL başvuru harcı ile 269,85 TL maktu karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>\t5-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam   51,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>\t6-Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili hükümleri gereği belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>\t7-HMK'nın 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, iadesi yönünde başvurunun olmaması halinde arta kalan giderin iade edileceğinin davacıya meşruhatlı  davetiye ile bildirilmesine,<br>\tB)1-İstinafa başvuran davacı idare harçtan muaf olup istinaf maktu karar harcı alınmadığından iadesine yer olmadığına, <br>\t2-İstinafa başvuran davacı tarafça yapılan istinaf giderleri 142,50 TL posta  gideri olmak üzere, davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,  <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/12/2023<br><br><br><br>      Başkan                Üye -            Üye -             Zabıt Katibi <br>\t     <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6342c17e142521a1","SID":"9d8111dce1a438c2"}}