{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>\tT.C.<br>\tGAZİANTEP<br>\t2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>DAVA\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/07/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 19/07/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; Davalı Ray Sigorta A.Ş tarafından KASKO Sigorta Poliçesi bulunan davacıya ait ... plaka numaralı aracın 04/02/2023 tarihinde trafik kazasına karıştığını, aracın kullanılmaz hale geldiğini, hasar sonrası davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper tarafından aracın tamirinin yapılamasına karar verildiğini, ancak sonrasında aracın perte ayrıldığını, pert işlemi sonrası davacıya ibraname imzalatarak 950.800,00 TL sovtaj alıcısı ...  tarafından 09/05/2023 tarihinde 549.200,00 TL davalı sigorta şirketi tarafından ise 05/05/2023 tarihinde davalıya ödeme yapıldığını, ödemenin aracın gerçek bedelinin çok altında kalması sebebiyle davacı tarafından haricen ekspertiz raporu alındığını, araç bedelinin 1.880,00 TL olarak tespit edildiğini, aradaki fark için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya yanıt verilmediğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davacıya ait pert olan aracın değerinin bilirkişiler vasıtasıyla belirlenerek daha sonra artırılmak üzere 100,00 TL'nin yasal faiziyle davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dava, kasko sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Dosyaya sunulan poliçe sureti tetkik edildiğinde davaya konu aracın otomobil olduğu ve herhangi bir ticari özelliği haiz olmadığı anlaşılmaktadır.<br>6100 sayılı HMK m.114/1-c hükmüne göre mahkemenin görevli olması husus dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.<br>Bu bağlamda mahkememizce dosya görev konusu yönünden ele alınmıştır.<br>Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4929 Esas, 2017/10903 Karar sayılı ve 23/11/2017 Tarihli ilamında \"...Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşme 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesi anlamında bir  tüketici işlemi olup görevli mahkeme bu anlamda Tüketici Mahkemesi olması ve görevli mahkemenin yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir kamu düzeni kuralı olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...\" denilmektedir.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda da iş bu davanın çözümü noktasında mahkememizin görevli olmadığına, uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna kanaat getirilmiştir.<br>Yine benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-2389 Esas, 2016/129 Karar sayılı ve 10/02/2016 Tarihli ilamında \"...Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. Bu anlamda davanın özel mahkemenin (ticaret mahkemesi) görevine girip girmediğinin bu kanun düzenlemesine göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda davanın tarafları, konusu ve davacının talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı şirket, davalı şirkete satmış olduğu malların bedelini alamaması nedeni ile tahsili için takip yapmış, bu takip sırasında davalı şirketin diğer davalı gerçek kişiye yapmış olduğu araç satışının muvazaalı olduğunu iddia ederek alacağını teminini sağlamak için TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle iptali istemli eldeki davayı açmıştır. Davada alacaklı ve borçlu olan şirketler arasında ticari bir alım satım ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak davaya konu edilen taraflar arasındaki bu alım satım ilişkisi değil, davalı şirket ile diğer davalı 3. kişi arasındaki muvazaalı olduğu ve iptali istenilen işlemdir.<br>Özellikle vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulması gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, direnme kararı bozulmalıdır.<br>Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, somut uyuşmazlıktaki davada davacı alacaklı ile davalı borçlunun ticari şirket olduğu ve taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu, buna göre 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari davanın sözkonusu olduğu ve yine TTK’nın 5. Maddesi gereğince de Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğundan yerel mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu ileri sürülmüş ise de; bu görüşler yukarıda açıklanan gerekçelerle Kurul çoğunluğunca yerinde görülmemiştir.<br>O halde, TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönündeki Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.<br>Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır...\" denilmektedir.<br>Dolayısıyla burada uyuşmazlığın tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevli olup mahkememiz görevsizdir.<br>Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ve 11/04/2019 Tarihli ilamında \"...6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.<br>Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286).<br>Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir.<br>Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir.<br>6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür...\" denilmektedir.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda da gelinen aşamadan dosyada mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda mahkememizin görevsiz olduğu noktasında yeterli kanaat oluştuğundan usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>3-6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,<br>4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,<br>Dair; tarafların ve vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi.  19/07/2023<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d64a93b4d522656","SID":"732ef83cc07d77fd"}}