{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1200 - 2023/1364<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1200 <br>KARAR NO\t: 2023/1364<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/07/2023<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS <br>DAVACI\t: ...   <br>VEKİLİ\t: Av. ... \t <br>DAVALI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 27/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 27/12/2023<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/07/2023  tarih ve ... esas sayılı ara kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                    :<br>Davacı vekili,   müvekkili davacı ile davalının ... Depolama ve Lojistik A.Ş.'nin %50-%50 pay sahipleri olup müşterek imza ile şirketi birlikte temsile yetkili ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı tarafın şirket ortaklığına istinaden sahip olduğu hisseleri satmak istediğini, müvekkili tarafından şirketin devam etmesi adına her türlü gayret ve iyi niyetle anlaşma çabalarına girişilmişse de davalının kötü niyetli bir şekilde anlaşmaya yanaşmadığını, davalı, şirkete gelip işlerin yürütülmesine katılmadığı için şirketi zarara uğratmakta olduğunu, kasti olarak organ eksikliği yaratmakta olan kötü niyetli davalının şirkete genel kurulun toplantıya çağrılamayacağı noktaya getirdiğini, davalının yerine getirmesi gereken ortaklık ve yönetim yükümlülüklerini ortaklıktan çıkma konusunda pazarlık konusu haline getirmekte olduğunu, davalının kanuni olarak tüm külfet ve sorumlulukları, risk faktörünü yüklenen müvekkili üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmekte ve şirketin devamını istemekte olduğunu, haksız ve kötü niyetli olan dolayısıyla da ortak olarak kendisinin de zararına hareket eden davalının şirket yetkilerinin kaldırılmasının istenmesinin zaruret haline geldiğini, bu nedenlerle davalının 6102 sayılı TTK'nun kıyasen uygulanacak 630. Maddeye göre Yönetim Hakkının ve Temsil Yetkilerinin Kaldırılmasına ve davacıya münferiden yetkili kılmaya, işbu dava sonuçlanıncaya kadar telafisi güç imkansız zararların ortaya çıkmasının önlenmesi adına davacıyı münferiden yetkili kılmaya, uygun görülmez ise davacıyı münferiden yetkili kılıp denetim/onay kayyımı atamaya aksi kanaatte davalının temsil etmek üzere davacı ortak ve şirket yetkilisi ile beraber şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere geçici olarak temsilci tayin edilmesine, mümkün olmadığı takdirde davalının temsil ettiği %50 oranında şirketteki payı ve temsil yetkisi ile yönetim yetkisi için mahkemenin resen seçeceği uygun kişinin olağan işler için kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN ARA KARAR ÖZETİ                                  :<br>Yerel mahkemece verilen 21/07/2023 tarih ve ... esas sayılı tensip  ara  karar ile; \"  Şirketlerin  kendi yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, ihtiyati tedbir talebi açısından HMK nun 389. maddesi yaklaşık ispat ölçüsünde delil olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, ayrıca şirketin organsız kaldığına ilişkin bir iddia da bulunmadığından davacı vekilinin Davalı ...'ün 6102 S. TTK.’nın kıyasen uygulanacak 630. maddeye Göre Yönetim Hakkının Ve Temsil Yetkilerinin Kaldırılmasına ve davacıyı münferiden yetkili kılmayı, mümkün olmadığı takdirde davacıyı münferiden yetkili kılıp denetim/onay kayyımı atamaya, mahkeme aksi kanaatte ise davalı ...'ü temsil etmek üzere davacı ortak ve şirket yetkilisi ile beraber şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere geçici olarak temsilci tayin edilmesine, bu da mümkün olmadığı takdirde davalının temsil ettiği  %50 oranında şirketteki payı ve temsil yetkisi ile yönetim yetkisi için Mahkemenin re'sen seçeceği uygun kişinin olağan işler için kayyım tayin edilmesine ilişkin ihtiyati tedbir talepleri yerinde görülmediğinden reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t       \t:<br>Davacı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalının şirkete girişini hukuki ve fiili olarak engelleyen herhangi bir durumun söz konusu  olmamasına rağmen şirkete gelmediğini, davalı, şirkete genel kurulun toplantıya çağrılamayacağı noktaya getirdiğini, bu nedenle de  şirkete özel denetçi atanmadığını, davalının şirkete gelip işlerin yürütülmesine katılmadığı için şirketin zarara uğradığını, davalı şirketin  kurumsal olarak ticari esaslara göre verimli ve karlı olarak yönetilmesi ve faaliyet göstermesi için gerekli ilkelere uymadığını ve kötü niyetli şekilde sorumluluklarını yerine getirmediğini belirterek, ilk derece mahkemesinin ara  kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t           :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t          :<br>    Dava, hukuki niteliği itibarıyla Şirket Yöneticisinin Azli talebine ilişkin olup, istinaf konusu uyumazlık ise, davacı vekilinin dava konusu Anonim Şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanması talebinin reddine ilişkin verilen 21/07/2023  tarihli ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nin 365. maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağı düzenlenmiş, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları ise TTK'nin 408 maddesinde genel kurulun, devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. TTK'de anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı gibi, anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle, geçici hukuki koruma talepleri hakkında, genel hüküm olan HMK'nun 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekmektedir.<br>HMK'nun 389. Maddesi uyarınca; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir .\"<br>Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.<br>Somut olayda, Anonim şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olup, dava konusu şirketin organsız kalmasının söz konusu olmadığı, şirket yönetim ve denetim kurullarının görevlerine devam ettikleri, dava tarihi itibariyle şirkette temsil sorunu ve organ boşluğunun bulunmadığı, davanın, henüz delillerin toplanması aşamasında olup, yaklaşık ispat yönünden tarafların delillerinin toplanmadığı, şirketin defter ve belgelerinin incelenmediği, aslolanın, şirketin yetkili organları marifetiyle yönetilmesi ve denetlenmesi olduğu, davacının varsa 6102 sayılı TTK'nun 438. vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanmasını talep edebileceği, somut olayda böyle bir talebin de olmadığı, bu nedenlerle, davalı şirkete yönetim ya da denetim kayyımı atanmasına ilişkin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde HMK.nun 389. maddesinde belirtilen yasal koşulların oluşmadığı, dolayısıyla davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                     :<br>1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL maktu istinaf kararı harcının peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Kullanılmayan gider avansının HMK. 333 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-İnceleme duruşmasız yapıldığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br>\t<br> <br>Başkan<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır <br> <br>Üye<br>  <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Katip<br> <br>¸e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0450d5e27ec42be","SID":"0c3c634e61917ef8"}}