{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     ESAS-KARAR NO: 2022/784 - 2024/36<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/784 <br>KARAR NO\t: 2024/36<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... ...   <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA               \t:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t     : 09/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t     : 09/01/2024<br><br>              Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2020 tarihinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ... ... sevk ve idaresinde iken hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkili oğlunun vefat ettiğini belirterek 100,00 TL destekten kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 31/03/2021 tarihinde 85.024,12 TL ödemenin yapıldığını, başkaca bir bakiyenin kalmadığını, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi talebinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 58.802,29 TL maddi tazminatın 10/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Yerel Mahkemenin verdiği kararda, hatalı bir biçimde şartların oluşmadığı halde hatır taşıması ve müterafik kusur   indiriminin yaptığını, kusur raporunda ölenin, sürücünün oğlu olduğunu ve oğlunun yaşının küçük olması sebebi ile emniyet kemeri takma sorumluluğunun sürücüde olduğunun belirtilmesi karşısında, yerel mahkemece hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin yapılmasının hatalı olduğunu, emniyet kemeri takma yükümlülüğünün davalının sigortalısı olan babada olduğunu, vefat edenin herhangi bir eylem ve sorumluluğunun olmadığını, vefat eden ...'ın yaşı itibari ile, davalı sürücü olan babanın kullandığı araca binmesinde hatır taşıması olmasının mümkün olmadığını,  Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere eşin ve çocukların  ücretsiz taşımaları hatır ilişkisine dayanmayacağını, ayrıca belli yaştan büyük ve küçüklerin, kanuni düzenlemeler gereğince ücretsiz taşınması da hatır taşıması olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili; Hükme esas olarak alınan 20.11.2021 tarihli tazminat raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabında 1.8 teknik faiz uygulanılarak hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>¸DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davacı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanmaması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. <br>Yargıtay 4. H.D'nin 20.02.2023 tarihli 2021/23184 E. 2023/2035 K. Sayılı ilamı ile; \"2918 sayılı Kanun'un \"Sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu\" kenar başlıklı 78 inci maddesi şöyledir; \"Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir.\"<br>Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin \"Sürücülerin ve Yolcuların Koruyucu Tertibat Kullanma Mecburiyeti\" kenar başlıklı 150 nci maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” <br>Somut olayda; davacının ön koltukta, annesinin arka koltukta seyahat ettiği muayene raporu ve soruşturma dosyasında bulunan ifade tutanaklarından tespit edilmiştir. Dosyada bulunan muayene raporunda ön koltukta oturan davacının kafasını cama çarptığı, frontal orta hat 2 cm burun üstü kesi oluştuğu belirtilmiş olup hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Raporunda davacının yaralanması yüzde skar şeklindedir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 nci maddesine göre olay tarihinde 11 yaşında olan davacının emniyet kemeri takılı olacak şekilde arka koltukta yolculuk yapması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. \" şeklinde belirtilmiştir.<br>Eldeki dosyada kaza anında 7 yaşında olan müteveffa ... ...'ın aracın sağ ön koltuğunda oturduğu, aracın kaza esnasında takla attığı, müteveffanın savrularak araç ön cam arasına sıkıştığı, bu durumun aracın takla attığı esnada müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını gösterdiği, kaldı ki sürücü ... ...'ın kolluk beyanında büyük ihtimalle müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını belirttiği, otopsi tutanağına göre ölümün künt genel beden travmasına bağlı çoklu ve parçalı kafa, yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı, olay tarihinde 7 yaşında olan müteveffanın emniyet kemeri takılı olacak şekilde arka koltukta yolculuk yapması gerektiği halde, emniyet kemeri takılı olmaksızın ön koltukta seyahat ettiği bu itibarla müterafik kusurun varlığı kabul edilerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması yerinde görülmekle, emniyet kemeri takılmamasının sorumluluğunun sürücü babaya yüklenilemeyeceği değerlendirilerek, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.<br>Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.<br>Somut olayda; Trafik kazası nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ... ... vermiş olduğu 22.07.2020 tarihli ifadesinde oğlunu (müteveffa ...) Adana iline getirmek için bir arkadaşından ... plakalı aracı emanet olarak aldığını ve bu araç ile seyir halinde iken kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir.<br>Müteveffa ... ...'ın, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... ... ile müteveffanın baba-oğul oldukları sabit olup müteveffanın bu taşıma için sürücüye ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi yerinde görüldüğünden davacı vekilinin hatır taşıması bulunmadığı gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. H.D.'nin 19.06.2023 tarih  2022/3202 E. 2023/8134K. Sayılı ilamı)<br>Ancak Yerel Mahkeme gerekçesinde hatır ve müterafik kusur nedeniyle hesaplanan tazminat tutarından toplam %40 oranında indirim yapmış ise de yapılan hesaplama hatalıdır.<br>Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52. (818 Sayılı BK 43-44 Mad) maddelerinde düzenlenmiştir. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra bir  menfaat karşılığı olmayan hatır için taşıma varsa hatır indirimi yapılacak, ayrıca zarar gören zararın artmasına sebep olmuş ya da zarar doğuran fiile rıza göstermiş ise Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecektir. (Yargıtay 4. H.D'nin  27.12.2022 tarih  2022/14370 E.2022/17916 K sayılı ilamı)<br> Yapılması gereken her bir indirim sebebi nedeniyle %20'şer oranla indirim yapılması olup, Dairemizce hesap bilirkişi raporu ile belirlenen 188.101,44TL tazminat miktarından öncelikle hatır taşıması nedeniyle %20 oranında indirim yapılması, daha sonra kalan miktardan müterafik kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapılması ve en son olarak da davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş halinin indirim yapılarak elde edilen tutardan düşülmesi yoluna gidilerek davacının talep edebileceği tazminat miktarına ulaşılmış olmakla, her ne kadar müterafik kusur nedeniyle %20 oranında ve hatır taşıması nedeniyle %20 oranında indirim yapılması yerinde ise de toplam olarak %40 olacak şekilde indirim yapılması yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin hesap raporunun hatalı olduğuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda  prograsif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 09.09.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin ... sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Ancak; Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52 nci (818 Sayılı B.K 43-44 mad) maddelerinde düzenlenmiştir.<br>TBK 51 inci maddesine (BK 43. mad.) göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik  kusur indirimi-hatır taşıması indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecek, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri düşülecektir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde, davalı tarafından  yapılan ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim nedeni olarak gösterilmediği gibi, Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik hale geldiği üzere borcu söndüren  bir nitelik taşımaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 4. H.D.'nin 28.09.2023 tarihli 2022/3985E. 2023/9938 K. Sayılı ilamı)<br>Somut olayda; davacıya davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapılmıştır. Yerel Mahkemece alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 188.101,44 TL tazminattan, davadan önceki ödeme güncellenerek  düşülmüş, bundan sonra da müterafik kusur ve hatır taşıması  nedeniyle %40 oranında indirim yapılarak tazminata hükmedilmiştir. Oysa ki bilirkişi tarafından hesaplanan 188.101,44 TL tazminattan önce müterafik kusur indirimi nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak 150.481,15 TL tazminat bulunması, bulunan bu miktardan da hatır taşıması nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak 120.384,92 TL tazminat bulunması, daha sonra da güncellenen ödeme miktarı olan 90.097,61 TL miktarın düşülerek neticeten 30.287,31 TL tazminata hükmolunması gerekirken 58.802,29TL tazminata hükmolunması yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>HMK 353/1-b-2 maddesine göre\" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmekle neticeten 30.287,31 TL tazminata hükmolunmak üzere istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>              HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih  ... E.-... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>-30.287,31 TL maddi tazminatın 10/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>3-a)Alınması gerekli 2.068,93\tTL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL peşin harç ile 334,39 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 393,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye  1.675,24‬ TL nisbi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 30/12/2021 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, <br> c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile fazla yatan kısmın iadesine,<br>4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcı ve 334,39 TL ıslah harcı ve 1.205,50 TL tebligat, posta, adli tıp bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.658,49 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, adı geçen davalıya yönelik davanın kısmen reddinin takdiri indirim sebebine dayandığı gözetilerek adı geçen davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>9-Taraf vekillerince yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde kendilerine iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>11-Davacı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>12-Davalı tarafından yapılan 78,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (98.003,83TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>09/01/2024\t<br>\t\t\t<br> <br>Başkan  <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Üye <br> <br> <br>Katip <br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b670c10c49353bd8","SID":"ac69386ecbde79de"}}