{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2316 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1998<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/01/2023 (Dava) -  19/10/2023 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/70 Esas <br>DAVA\t\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>BİRLEŞEN ALİAĞA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN <br>2023/348 ESAS  2023/404 KARAR SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVA\t\t: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 24/07/2023<br>TALEP\t\t: İhtiyati Hacze İtiraz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 ara karar tarihli ve 2023/70 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi’nin malik ve davalı ...’nun sürücüsü olduğu ... plaka numaralı araçla 30.04.2022 günü saat 15:10 sıralarında ... İli, ... İlçesi, ... Sokak üzerinden gelip, ... Lisesi istikametine seyir edip sol istikametinde kalan pazaryeri otoparkına karşı istikametinden gelen araçları kontrol etmeden dönüş yaptığı esnada aracının ön tarafıyla diğer şerit üzerinde karşı istikamette ilerleyen sürücü müvekkili davacı ...’ın kullanmakta olduğu ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kaza neticesinde sürücü ... ve motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ...'in yaralı olarak hastaneye kaldırılarak tedavilerinin gerçekleştirildiğini, kaza sonrasında düzenlenen 30.04.2022 tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, dava dışı sürücü ...’nun açık kural ihlali nedeniyle asli kusurlu bulunduğunu, her ne kadar sürücü müvekkiline de kusur atfında bulunulmuş ise de kazanın oluş şekline bakıldığında mağdur müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/6986 soruşturma sayılı dosyası üzerinde başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, söz konusu soruşturma dosyası kapsamında trafik kazasına ilişkin görüntü kaydı bulunduğunu, soruşturma dosyası kapsamında yer alan görüntü kaydına ilişkin oluşturulan \"görüntü izleme tutanağında\" trafik kazasının davalı sürücünün park etmek için kontrolsüz olarak kendi şeridinden davacının bulunduğu şeride direksiyonu kırmasıyla kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, müvekkili ...'ın sol kalçasında kırıklı çıkık, leğen kemiğinde kırık olmak üzere raporda belirtilen çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, müvekkili ...'un halihazırda tekerli sandalyeye mahkum olarak yaşamını sürdürdüğünü, müvekkili ... ağır ameliyatlar geçirmiş olup müvekkilinde kalıcı fonksiyon kaybı bulunduğunu, müvekkili  ...'ın aynı kazada Aliağa Devlet Hastanesi'nin 30.04.2022 tarihli raporunda görüldüğü üzere kafasının çeşitli yerlerinden ve sağ omuzundan ağır şekilde yaralandığını, müvekkili ... halihazırda sağ omuzunu tam olarak kullanamamakta olup, fonksiyon kaybı bulunduğunu, müvekkili ... için geçici, sürekli iş göremezlik maddi tazminatı ile çektiği acı ve elemin karşılığı olarak manevi tazminat  talepleri bulunduğunu, müvekkili ...'in aynı kazada Aliağa Devlet Hasatesi'nin 30.04.2022 tarihli raporunda görüldüğü üzere ağır şekilde yaralandığını, müvekkili ...'nin koyruk sokumunda oluşan hasar sebebiyle vücut fonksiyon kaybı bulunduğunu, müvekkil ... için geçici, sürekli iş göremezlik maddi tazminatı ve çektiği acı ve elemin karşılığı olarak manevi tazminat  talepleri bulunduğunu, ... plakalı aracın maliki davalı  ...  Şirketinin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri uyarınca işleten sorumluluğu bulunmakla, meydana gelen zarardan kusursuz sorumluluk kapsamında sorumlu olduğunu, ... plakalı aracın dava dışı malik ve sigortalı ...  Şirketi tarafından ... Sigorta Şirketi numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, tazminatlarının ödenmesinin talep edildiğini lakin dava dışı sigorta şirketince ödeme yapılmadığını, bunun üzerine dava dışı sigorta şirketi aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/70 E. sayılı dosyasıyla ikame edilen dava dosyasının derdest olduğunu, davacılar için talep konusu yapılan maddi tazminatların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bulunduğunu, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine kararın kesinleşme tarihine kadar geçerli olmak üzere 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davacı müvekkilleri önemli derecede bedensel kayıplara uğramış olup tazminat alacaklarının tahsilini sağlamak amaçlı uyap üzerinden davalılar üzerine taşınmaz mallar üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikini önleyici ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkili ... için 5.000-TL geçici ve 5.000,00-TL sürekli iş göremezlik dönem maddi tazminatı, 1.000,00-TL bakıcı gideri zararı ve 500.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam\t511.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat aksi halde yasal faizi ile birlikte, müvekkili ... için 500,00-TL geçici, 500,00-TL sürekli iş göremezlik dönem maddi tazminatı ve 100.000,00-TLmanevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00-TL'nin kaza tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faiziyle aksi halde\tyasal faizi ile birlikte, müvekkili ... için 500,00-TL geçici, 500,00-TL sürekli iş göremezlik dönem maddi tazminatı ve 100.000,00-TLmanevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00-TL'nin kaza tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faiziyle aksi halde yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline davacılara ayrı ayrı ödenmesine, davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine kararın kesinleşme tarihine kadar geçerli olmak üzere 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalılar adına kayıtlı taşınmaz mallar üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikini önleyici ihtiyati haciz şerhi konulmasına, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yanlar üzerinde tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı sigorta şirketi vekili asıl dosyada cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 30.04.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 04/01/2022-04/01/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin ölüm ve sakatlanmada kişi başı 500.000-TL, kaza başı 2.500.000-TL olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacılar ... ve ...'ın sürekli maluliyeti oluşmaması nedeniyle dava konusu taleplerin reddi gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, 04.12.2021 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu uyarınca genel şartlar ile belirlenen trh-2010 mortalite tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla mahkeme aksi kanaatteyse, bakıcı gideri tazminatı talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle davacının bakıma muhtaç olup olmadığının hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini,  davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, müvekkili dava açılmasına sebebiyet vermediğinden faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini belirterek  davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın toplam 713.000,00-TL olarak açıldığını ancak davacılar için istenen alacak kalemleri açık olması gerekir iken işbu bedellerin dilekçede açıklanmadığını, açıklanmayan ve somutlaştırılmayan bu bedellere karşı cevap hakları saklı kalmak üzere itiraz ettiklerini, iddiasını ispat ile yükümlü olması nedeniyle davacıdan alacak kalemlerinin açıklaması istendiğini aksi durumda HMK uyarınca, dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu kazada motorda bulunan kişi sayısının motorsikletin taşıma kapasitesinin üzerinde olduğunu,  motosikletin boyutu ve kullanım amacı gözönüne alındığından 18 yaşından büyük , bir sürücü olmak üzere toplam 3 kişinin araçta olmasının trafik kuralları uyarınca hatalı olduğunu, fazla yolcu kapasitesi ve mahal hız sınırlarına aykırı olarak hareket eden davacıların işbu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, motosikletteki sürücü ve yolcuların gerekli koruyucu tedbirleri almadıklarını, kazaya karışan motosikletin muayene tarihinin geçtiğini, kaza tespit tutanağında, müvekkiline atfedilen kusur maddesi KTK 53 1-b(sola dönüş kurallarına riayet etmemek) iken, davacılara atfedilen kusurun 52/1-b olduğunu, tüm bu tutanaktaki haliyle müvekkilinin ve davacıların %50-%50 eşit oranda kusurlu oldukları, ayrıca motosiklete 3 kişi binilmesi nedeniyle küçük bir kazanın büyük sonuçlar doğurabileceğini, vize tarihi üzerinden çokça zaman geçmiş olması ve vizesinin yapılmamış olması frenlerinin hiç tutmadığına, lastiklerinin çokça eskidiğine, sinyallerinin çalışmadığına delalet edeceğini, bu durumda davacıların kendi büyük kusurlarından ayrı olarak söz konusu bütün hatalar zincirinin sırf yaralanmış oldukları gerekçesiyle müvekkiline yöneltmelerinin hatalı olduğunu, yapılan inceleme neticesinde Aliağa'da yaşanan kaza sonrasında, ...'in Bornovada bulunan Ege Üniversitesi Hastanesine geldiğini ve Yeşil- Kategori 5 den giriş yaptığını, yapılan tetkikler neticesinde de aynı gün taburcu edildiğini, ayrıca işbu kazanın davacı ...'in sosyal ve ekonomik hayatında bir etki olduğunda dair ispata yarar bilgi belgenin de olmadığını, aksine davacının Hizmet Dökümünde kazadan sonra da sigortalı olarak çalıştığının görüldüğünü, diğer davacı ...'ın ise Bornovada bulunan Ege Üniversitesi Hastanesine geldiğnii ve Sarı- Kategori 4 den giriş yaptığını, raporda hayati fonksiyonlarının normal olduğunun belirtildiğini, ancak raporda \" 1 ay önce ASD kapama ameliyatı olduğunun\" belirtildiğini, kişinin henüz yeni geçirmiş olduğu işbu ameliyat neticesinde yaşanan kazanın, etkisinin farklı olabileceğini, işbu ameliyatın ehemmiyeti ve sosyal hayattaki etkileri neticesinde, refleks veya araç sürme faaliyetine etkisinin de araştırılması gerektiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; somut olayda, muaccel bir alacak olmadığından ve yaklaşık ispata yarar başkaca bilgi ve belge ibraz edilmediğinden, ayrıca müvekkilinin mal kaçırma niyet ve gayreti yönünde bir delili dosyaya yansımamış olması sebebi ile koşulları bulunmayan, ihtiyati haciz talebinin reddine, davacıların mevcut kusurları ile birlikte, sosyal ve ekonomik hayatlarına devam etmeleri ile birlikte istenilen manevi tazminatın hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin yaşanan kazada kusurunu kabul etmediklerini, mevcut zararın doğmasına davacılar kusuru ile sebebiyet vermiş olup, yapılan yargılama neticesinde kabul anlamına gelmemek kaydı ile, TBK m.52 uygulanmasını talep ettiklerini, ayrıca kaza tarihi itibari ile istenen faizin hukuka aykırı olduğunu bu sebeple hem faiz oranı hem de faiz tarihini kabul etmediklerini belirterek davanın usulden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada istenen 713.000,00-TLnin gerçek alacak olmadığını, işbu davada yapılan yargılamada gerçek değer belirlenecek olup, tahkik ve tayin edilecek bir değer olmayan işbu tutar üzerinden  ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda, muaccel bir alacak olmadığından ve yaklaşık ispata yarar başkaca bilgi ve belge ibraz edilmediğinden, ayrıca müvekkilinin mal kaçırma niyet ve gayreti yönünde bir delili dosyaya yansımamış olması sebebi ile, İİK 257. Madde ve devamı hükümleri gereğince koşulları bulunmayan, ihtiyati haciz talebinin kaldırılması gerektiğini, müvekkili aleyhine açılan işbu davada  istenen alacak tutarlarının belirli olduğunu, davacıların işbu dava ile talep ettikleri hususlar, gerçek değerlerini tayin etmeleri mümkün olduğundan açılan davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, dava, toplam 713.000,00-TL olarak açılmış olup davacılar için istenen alacak kalemleri açık olması gerekir iken işbu bedellerin dilekçede açıklanmadığını, yine yaşanan kaza sonucunda Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/6986 Soruşturma numarası ile soruşturma devam ettiğini, işbu dosyanın diğer dosyalar ile bağlantısı ve nihai sonucu etkilemesi sebebi ile bekletici mesele yapılması gerektiğini, motosiklette, ktk ‘a aykırı olarak 3 kişi bulunduğunu,  fazla yolcu kapasitesi ve mahal hız sınırlarına aykırı olarak hareket eden davacıların işbu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu ayrıca motosiklette bulunanlarda koruyucu ekipman da bulunmadığını, kazaya karışan motosikletin muayene tarihinin de geçtiğini belirterek davanın usulden reddine, aksi kanaate olunması halinde esastan reddine,müvekkilinin kusuru olmadığından veya olayın şekline göre kabul anlamına gelmemek şartı ile, kusur indirimi yapılmasına ,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece,''....Birleşen Aliağa Asliye Hukuk mahkemesinin 2023/348 Esas, 2023/404 Karar sayılı dosyadan verilen ihtiyati haciz kararına davalılarca yapılan İTİRAZLARIN REDDİNE....'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Birleşen davanın davalısı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun kullanmakta olduğu  ... plakalı araç ile, davalılardan ... ‘ın kullanmakta olduğu ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu 30.04.2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra müvekkili aleyhine geçici ve sürekli iş göremezlik dönem maddi tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat davası açtığını, birleşen Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/348E, 2023/404K sayılı dosyada, davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir,  davalılar adına kayıtlı taşınmaz mallar üzerine  ihtiyati haciz şerhi istendiğini, Mahkeme  tarafından kabulüne karar verildiğini, taraflarınca  ihtiyati haciz kararına itiraz edilse de,  işbu itiraz red edilmiş olduğunu, öncelikli olarak ihtiyati haciz şartları yerine getirilmemiş olup, taraflar arasında işbu kazaya ilişkin bir ceza yargılaması da bulunmadığını, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir şartları oluşmamakla birlikte, davacılara teminatın hangi süre içerinde  yatırılacağına dair bir kesin süre verilmediğini, ihtiyati haciz kararı 2004 sayılı İcra İflas Kanunu m.257-258  düzenlendiğini, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde yada üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine konulan bir nevi güçlendirilmiş tedbir olduğunu, müvekkili ... Aliağa ilçesinde tanınan biri olup, yerleşim yeri adresinin sabit olduğunu, uzun yıllardır iş yaptığını, ayrıca, yerel mahkeme tarafından yapılan sosyal-ekonomik durum araştırmasında dahi, İhtiyati tedbir kararı verilmesine sebep olabilecek kaçmaya hazırlanma veya kaçma hususlarını gerçekleştirmediğini, nitekim kazanın oluş tarihi itibari ile 30.04.2023 den beri hala aynı adreste ve aynı fiili çalışma şartları altında olduğunu,  İİK m.257 şartlarının sağlanmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davacı ile davalılar arasındaki  husumet trafik kazasına ilişkin olup, işbu kazaya ilişkin maddi-manevi tazminat talep edildiğini,  verilen ihtiyati tedbir kararının da hukuka aykırı olduğunu, açılan davada istenen 713.000,00-TLnin gerçek alacak olmadığını, kaldı ki, davacının müvekkilinden  bir alacağının olup-olmadığının da hiçbir şekilde ispat edilmediğini, işbu davada yapılan yargılamada gerçek değer belirlenecek olup, tahkik ve tayin edilecek bir değer olmayan işbu tutar üzerinden  ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kesinleşmesine  kadar müvekkilinin taşınmazı üzerindeki tedbirin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen zararın miktarının kesin olarak belirlenmesi beklenmeden işbu kararın verilmesi hakkaniyetle bağdaşmamakta olup,  İİK m.258 şartlarının sağlanmadığını, öncelikle davacı  alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olsa da işbu şartın yerine getirilmediğini, davacının bir alacağının bile varlığı ispat edilememiş iken, doğmamış bir alacağı temin altına alınmasının hukuken de mümkün olmadığını, bu sebeple verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, teminat şartının yerine getirilmediğini, davacıların  teminat miktarını hangi süre içerisinde  yatırması gerektiğinin de yine  davacıların insiyatifine  bırakıldığını, İİK m.257 vd. Uyarınca ihtiyati haciz/tedbire yönelik  şartları da sağlamadığını, manevi tazminat bedelleri  kendi tasarrufu ile belirlenen bedeller olup, maddi tazminat  hususunda da  ispata yarar bir  belge bulunmadığını, müvekkilinin işbu davada  kusuru kabul etmemekle birlikte,  kusur oranının  bile tespit edilmediğini, dosya uzlaştırma kapsamında olup, tarafların uzlaşamadığını, kötü niyetli olarak ve İcra İflas Kanunu ve yerleşik içtihatlara aykırı olarak  talep edilen işbu tedbire karşı,  müvekkilinin dava dışı taşınmazı aleyhine olarak ihtiyati hacize yönelik hüküm kurulması da hukuka aykırı olup, işbu hacizin kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haciz para alacaklarına yönelik olup, taşınmaz üzerine haciz uygulamasının ihtiyati tedbir anlamında olduğunu, davasını dahi ispat edememiş olan davacının tüm taleplerine yönelik mesnetsiz şekilde kabul edilen ihtiyati  haciz kararının  kaldırılması gerektiğini, kanun maddeleri uyarınca davasını ispat edememiş davacının tamamen kendi insiyatifine göre belirlediği bir  bedel üzerinden açtığı davada müvekkilinin sürekli tehdit  ve baskı altında  bırakıldığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, birleşen dosyada davada trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile  geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri ile manevi tazminatının davalılardan tahsili istemlidir.<br>Talep, birleşen dosyada: davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine kararın kesinleşme tarihine kadar geçerli olmak üzere 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalılar adına kayıtlı taşınmaz mallar üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikini önleyici ihtiyati haciz şerhi konulması talep edilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, 25/07/2023 tarihli tensip zaptı ile verilen ihtiyati haciz kararına  karşı davalının  cevap dilekçesi ile  birlikte yapmış olduğu itiraz üzerine mahkemece, 19/10/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiş, ara karar birleşen davanın  davalısı ...  vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Birleşen Aliağa Asliye Hukuk mahkemesinin 2023/348 Esas, 2023/404 Karar sayılı birleştirme kararı öncesinde 25/07/2023 tarihli tensip zaptı ile;<br>Tensibin 16 nolu ara kararı ile \"Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin dava değerinin taktiren 50.000,00-TL teminat karşılığında kabulü ile; 50.000,00-TL nakdi veya teminat mektubu şeklinde teminatın mahkememiz veznesine yatırılması halinde davalı adına kayıtlı  ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Mevkii  ... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olması halinde dava değeri olan 713.000,00-TL tutarında  ihtiyati haciz uygulanmasına, (işbu haciz kararının öğrenme ya da kararın tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde mahkememize itiraz yolunun açık olduğunun taraflara ihtarına)(ihtaratın tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına) ihtiyati haciz uygulanmasına, (işbu haciz kararının öğrenme ya da kararın tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde mahkememize itiraz yolunun açık olduğunun taraflara ihtarına)(ihtaratın tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına)\"  şeklinde karar verildiği, verilen kararın 03/08/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği; davalı tarafından sunulan 23/08/2023 tarihli cevap dilekçesi ile ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece,\"...HMK. 103.maddesinde, adli tatilde görülecek dava ve işlerin yasa koyucu tarafından belirlendiği, bu kapsamda aynı yasanın 103/1-a maddesi gereğince ihtiyati haciz talepleri ile bunlara karşı yapılacak itiraz ve diğer başvuruların adli tatilde görülecek dava ve işler arasında sayıldığı, HMK.nın 104. maddesinde ise adli tatile tabi olan dava ve işlerde bu kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı, ihtiyati haciz talebinin HMK.nın 103/1-a bendi gereğince adli tatilde görülecek dava ve işlerden olduğu, bu nedenle sürelerin adli tatil içerisinde de işleyeceği, HMK.nın 104. maddesinde belirtilen şekilde sürenin bir haftalık uzamasının mümkün olmadığı birlikte değerlendirildiğinde davalıların ihtiyati hacze yapmış oldukları itirazın süresinde olmadığı anlaşılmakla itirazlarının reddine ...\" şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>HMK'nın103. Maddesinin birinci fıkrası (1) \"Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür\" ; (a) bendinde\" İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi...\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Adli tatile tabi olmayan dava ve işler bakımından adli tatilin süreleri uzatıcı etkisinden bahsedilemeyecek olup, sürelerin işleyişine dair olağan rejim geçerliliğini korumaktadır. HMK'nın 103/1-a maddesi uyarınca Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının davalıya tebliği üzerine, karara karşı itiraz süresinin adli tatilde işlemeye devam edeceği açık olup, davalı tarafından itiraz süresinin dolmasından sonra karara itiraz edildiği anlaşılmakla, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin itirazının reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ...  vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...  vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  19/10/2023 tarihli ve 2023/70 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1bccf5e2a37b0cd","SID":"dba905959e761e24"}}