{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t  \t: 2021/1544<br>KARAR NO\t\t: 2024/68<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO\t\t: 2018/413 <br>KARAR NO\t\t: 2020/365<br>DAVA TARİHİ\t: 30/05/2011<br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2020<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 11.01.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 11.01.2024<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2020 tarih ve 2018/413 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalılar ... ile ... Şti. iş ortaklığının yüklenici oldukları ... Huzur Evi Gediatri, fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi inşaatının mekanik tesisat işlerinin yapılması için müvekkili şirket ile 08/09/2004 tarihinde 1.780.237,52 USD bedelli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin sözleşmeye konu işin taşeronu olduğunu, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirdiğini ancak, bedelleri müvekkili firma tarafından ödenen mallar yönünden Urla Sulh Hukuk Hakimliğinin 2008/3 D.İş sayılı tespit edilen bedel olan 157.653,22 TL raporda belirtilmeyen 121.864,35 TL ve şantiyeye geçici olarak bırakılan ve geri teslim alamadıklarını iddia ettikleri izolasyon çadırı bedeli 3.700,00 TL ile müvekkili ve davalılar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yürütülen işler için şantiyede kullanılan ve müvekkili firmaya teslim edilmeyen emtia nedeniyle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları borç miktarı olan 283.217,57 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davacı ile  diğer davalılar ...- ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı ile arasında imzalarımış bulunan 08.09.2004 tarihli sözleşmeye göre yetkili Mahkeme'nin İzmir Mahkemeleri olduğu belirtilmiş ise de, müvekkilinin taraf olmadığı  bu sözleşmenin  müvekkilini  bağlamadığını, müvekkilinin adresinin  \"... Cad, No:... ... .../ ... olup, yelkili Mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının alacak talebine dayanak yaptığı 08.09.2004 tarihli sözleşme davacı ile diğer davalılar arasında imzalandığından müvekkilini bağlamayacağı, müvekkilinin davacının alacak talebinin muhatabı olmadığını, Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/3 D.İş sayılı dosyasındaki tespiti  kabul etmediklerini, tespite ve bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz ettiklerini, diğer davalılar ve müvekkli Cemiyet tarafından karşılıklı olarak açılmış bulunan Hakem Heyetinde devam eden davalar bulunduğunu, diğer davalısı ... (kendi adına ... Şti. adına vekaleten) tarafından açılmış bulunan ve Hakem Heyetinde 2008/2 E. sayılı davada, şantiyede el konulmuş olan bina, depo ve iş malzemelerinin talep edildiğini, huzurdaki dâvada davacının talebinin hangi malzemelere lişkin olduğunun açıkça belirtilmediğini, söz konusu davanın beklenmesi gerektiğini, davalı ...-... Şi. Ortak Girişim Ortaklığının müvekkil Cemiyetten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı, 06.09.2004 tarihi sözleşmenin 32 .madlesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ve alacağını (3. Bir şahsa devretmesinin mümkün olmadığı, söz konusu temliklerin müvakki Cemiyet açısından bir bağlayıcılığı olmadığı, müvekkili Cemiyetten reeskott faizinin talep edilemeyeceğini, tespit tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktarı yoksun davasının reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ve .... Ltd vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillleri  ... ile ... Şti.'nin  kendi aralarında girişim ortaklığı kurduklarını, kurulmuş olan ...-... Şti Ortak Girişim ile ... Cemiyeti arasında 06.09,2004 tarihli .../... Huzurevi, Geriatri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatının yapılması için sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkillerce inşaatın yapımına başlandığını, inşasına başlanan A, B ve C bloklara ait Mekanik Tesisat İşlerinin yapılması için davacı .... İle 08.09.2004 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafça keşide edilen faturalar sonucunda taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda 10.11.2006 tarihinde KDV dahil kesin alacağın belirlendiği ve bu konuda temlik sözleşmesi yapıldığını, bu temlik sözleşmesine göre müvekkillerinin işveren ... Cemiyetinden olan alacaklarının KDV dahil 576.599,00.-YTL'lik kısmını davacı firmaya temlik ettiğini, ancak davalı ... Cemiyeti'nin  temlik edilen alacakları davacı şirkete ödemediğini, bununla ilgil olarak davacı vekili tarafından açılmış olan alacak davasının  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2007/269 E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davalı ... Cemiyetinin  haksız ve tek taraflı olarak müvekkili girişim ortaklığı ile ilgili olan sözleşmeyi feshettiğini,  müvekkilinin davalı cemiyetten alacaklarını alamadığını, bu haksız fesihle  ilgili uyuşmazlık tahkim usulü ile İstanbul Hakem Heyeti Başkanlığı' nca 2008/2 Esas sayılı dosyasında çözümlenmekte olup bu işten kaynaklanmış olan pek çok dava Hakem Heyeti dosyasını bekletici mesele yapıldığını, işbu davadaki en önemli husus, davacının mağduriyetinin tek taraflı olmayıp aynı şekilde müvekkillerinin de mağdur olduğunu, ... Cemiyeti' nin sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi ile ... Huzurevi Geriatri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi inşaatının şantiyesi müvekkile dahi kilitlenmiş olup şantiyeye girişlerinin engellendiğini, dolayısı ile davacı inşaat alanında eşyalarının kaldığı ve bunları alamadıkları konusunda haklı olduğunu, şantiyede kalan eşyalarının değerinin ne kadar olduğu konusunda bilgi sahibi olmadıklarını, ancak müvekkillerinin  de aynı şekilde inşaata giremediği, şantiye binaları, işçiler için yapılmış, prefabrik barakalar, sayısız alet edavat da dahil pek çok inşaat malzemesi inşaat alanında kaldığı ve bunları alamadığını, davalı ... Cemiyeti tarafından haksız ve tek taraflı olarak sözleşmenin feshinde ve davacının inşaat malzemelerinin şantiyede kalmasında müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığı gibi bu davada müvekkillerine husumet  de yönetilemeyeceğini, üstelik müvekkilinin diğer davalı ... Cemiyetinden tüm alacaklarını alamadığını, müvekkillerinin davacı şirket mağdur olmasın diye ... Cemiyeti' nden olan alacaklarından KDV dahil 576.599,00-TL/'lik kısmını dahi onlara temlik ettiklerini ancak diğer davalı Cemiyetin  hak edişleri  ödemeyerek ve inşaat şantiyesini kapatarak hem müvekkili hem de diğer taşeronları çok zor durumda bıraktığını, müvekkillerin davacının alacağının ödenrnemesi konusunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, aynı zamanda şantiyede kalan malzemelerin iade edilmemesinde müvekkillerin hiçbir sorumluluğu ve de yetkisi bulunmadığını belirterek öncelikle husumet itirazı nedeniyle davanın reddine, 2008/2 esas nolu İstanbul Hakem Heyeti dosyasının bekletici mesele yapılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 01.07.2020 tarih ve 2018/413 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...1-Açılan davanın Kısmen Kabulü ile, 19.394,50 TL'yi dava tarihi olan 30/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, <br>Fazla istemin reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>1-Davacı vekili tarafından verilen 20.09.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;<br>-Dosya kapsamında alınan 03.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, şantiyenin davalı işveren ... Cemiyeti tarafından davalı ana yüklenici ve davacı müvekkil firmaya kapatılmasının üzerinden 12 yıl geçtikten sonra yapılan keşif sırasında yalnızca keşif anında şantiyede bulunan malzemeler listelenmek sureti ile bir değerlendirme yapıldığı, malzemelerin fiyatları da uygun şekilde muhafaza edilmediği için kullanılamaz hale gelen malzemelerin şu anki hali üzerinden belirlendiği, rapora delil tespiti dosyasında yer alan malzeme listesi dikkate alınmadan eksik inceleme ile hazırlandığı ve fiyatların yanlış belirlendiği gerekçesiyle itiraz edildiği, itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapora gönderildiği,  29.08.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/3 değişik iş sayılı dosyası nezdinde alınan 17.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen malzemelere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi tarafından tespit dosyasında alınan bilirkişi raporundaki liste dikkate alınarak ve bu listede dağınık halde olduğu için tespiti yapılamayan malzemelerin tespit edilerek, bu malzemelerin talep tarihindeki fiyatları üzerinden bir hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yalnızca keşif tarihinde inşaatta bulunan malzemeler listelenmiş ve tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda listelenen 391 kalem malzemelerin kaybolan kısmının akıbeti hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, söz konusu malzemelerin, davalı işveren ... Cemiyeti tarafından kullanılarak tüketilmiş veya satılmış, hatta gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı için çalınmış dahi olabileceğini, ortadan kaybolan malzemeler nedeniyle de davacı müvekkili şirketin zarara uğradığını, bilirkişi tarafından bu durum dikkate alınmadan eksik rapor düzenlendiğini, bilirkişi tarafından söz konusu malzemelerin akıbetinin araştırılması gerekirken, eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini, dosyaya sunulan 2. Bilirkişi ek raporunda da yeni bir değerlendirme yapılmadığını, eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini, ilk derece mahkemesi tarafından ilk ek rapor eksik bulunmasına rağmen hiç bir farklılık içermeyen 2. Ek rapor doğrultusunda dosyanın karar çıkarıldığını, <br>-Davacı müvekkil şirket tarafından Urla Sulh Hukuk Mahkemesince delil tespiti raporu ve diğer sunulan deliller, bilirkişi raporları hazırlanırken dikkate alınmadığı gibi, Mahkemece de dikkate alınmadığı ve kararın gerekçesinde dahi bu deliller değerlendirilmediğini,<br>-Davacı müvekkili şirket tarafından talep edilen yalnızca şu anda inşaat alanında bulunan malzemeler değil, inşaatın davalı işveren tarafından davalı asıl yüklenici ...  ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı ve davacı müvekkil ... ye kapatıldığı tarihte inşaatta bulunan davacı müvekkile ait malzemeler nedeniyle davacı müvekkilin zararının tazmin edilmesi istemi  olduğu, delil tespiti dosyası ile sabit olduğu üzere olay tarihinde davacı müvekkil şirketin zararının, ilk derece mahkemesince karar verilen tutarın çok üzerinde olduğu, ancak ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme ile yalnızca inşaatta şu anda bulunan 28 kalem malzeme üzerinden karar verildiğini,  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğu ilk derece mahkemesinin de kabulünde olup, buna rağmen hatalı rapora dayalı olarak karar verildiğini,<br>Belirterek  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/413 esas 2020/365 karar sayılı 01.07.2020 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kısmen reddedilen kısım yönünden de kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>2-Davalı ... vekili tarafından verilen 11.09.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;<br>-Yerel mahkeme kararına itirazları dikkate alınmadan eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak tamamen hukuka ve kanuna aykırı olarak verildiğini,<br>-Davacının davasına dayanak yaptığı ve diğer davalı ile imzalamış olduğu 08.09.2004 tarihli sözleşmede müvekkili Cemiyetin taraf olmadığını ve ilgili sözleşme hükümlerinin sadece tarafları bağladığını, bunun yanında müvekkili Cemiyet ile diğer davalılar ... – ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı arasında imzalanan 06.09.2004 tarihli asıl sözleşmede yüklenici diğer davalı ... – ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı'nın Taşeronları arasında çıkan ihtilaflarda müvekkili Cemiyet'in sorumluluğunun bulunmadığı imza altına alındığını, özellikle 16.madde gereği tüm sorumluluğun diğer davalıda olduğu da açık ve net olarak kabul ve beyan edildiğini, bunun yanında yine aynı sözleşmenin 25.maddesi gereği tüm araç-gereç, alet-edevat ve malzemenin temini ile sorumluluğunun da diğer davalıya ait olduğu imza altına alındığını, hal böyleyken ve bu hususun açıkça yerel mahkemede taraflarınca beyan edilmiş olmasına rağmen diğer davalı ile davacı arasındaki ihtilafta müvekkili Cemiyetin müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili Cemiyet ile diğer davalılar ... – ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı arasında imzalanan 06.09.2004 tarihli asıl sözleşmenin,  diğer davalı olan ... – ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı'nın sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi sebebiyle Cemiyet tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla aynı sözleşmenin 57.maddesi gereği Cemiyet'in Yüklenici olan diğer davalının tesisleri, malzemeleri, ihrazatı, araç cihaz ve ekipmanlarına el koyma yetkisinin bulunduğunu, ayrıca yine aynı ana sözleşme hükümleri gereği yüklenici olan diğer davalı tarafından temin edilen tüm malzemelerin bedellerin Cemiyet tarafından hak edişler ile birlikte ödendiğini, tüm bunların yanında şantiyede bulunan ve davacı tarafa ait olduğu iddia edilen malzemelere ilişkin diğer davalı ... – ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı tarafından 2008/2 E. Sayılı dosya ile tahkim dosyası açıldığını, aynı hususta başka bir yargılama da yapıldığını, yukarıda yer alan tüm bu hususların gerek yerel mahkeme dosyasında gerekse de tefrik kararı öncesi yargılama yapılan aynı mahkemenin 2007/269 E. Sayılı dosyasında açıkça beyan edilmesine ve tespit edilmesine rağmen davanın kısmen kabulü kararında müvekkili Cemiyetin de müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu,<br>Belirterek istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına  ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... vekili tarafından verilen 27.09.2021 tarihli ek  dilekçe ile özetle; davacı şirketin 2015 yılında ticaret sicilden resen silindiği ve hakkında ihya kararı olmadığından davada taraf olmasının mümkün olmadığından hem davacı tarafın istinaf talebinin hem de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden  alacak istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği; verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Davalı ... - ... Şti. iş ortaklığı ile diğer davalı  ... Cemiyeti arasında 06.09.2004 tarihinde \" .../... Huzurevi, Geriatri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatı işinin yapılması\" konusunda eser sözleşmesi yapıldığı, davalı ... - ... Şti iş ortaklığının  yüklenici oldukları .../... Huzurevi, Geriatri, Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatının mekanik tesisat işlerinin (sıhhi tesisat, ısıtma tesisatı, klima ve havalandırma tesisatı, doğal gaz tesisatı, mutfak tesisatı, çamaşırhane tesisatı, terapi havuzları, yangın söndürme tesisatı gibi uzmanlık isteyen işler) yapılması için davacı ile 08.09.2004 tarihinde eser sözleşmesi yapıldığı; davalı  iş ortaklığının davalı ...'nden 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesinden doğan 576.599,00-YTL alacağını davacı şirkete olan borcu karşılığında 10.11.2006 tarihinde  temlik ettiğine dair taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı taraf, davalı işveren ... Cemiyeti ile ana yüklenici davalı ... - ... Şti. İş Ortaklığı arasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle projenin durdurulduğunu, davalı işveren ... Cemiyeti tarafından şantiyenin kapatılarak davalı ana yüklenici ve davacının şantiyeye girişinin engellendiğini, projenin durdurulmasına kadar davacı müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, işin yapılması için davacı tarafından şantiyeye getirilmiş olan ve mülkiyeti davacıya ait olan demirbaşlar, sıhhi tesisat ve müşterek tesisat malzemeleri gibi malzemelerin şantiyede kaldığını, defalarca başvurulmuş olmasına rağmen, malzemelerin geri alınamadığını belirtilerek kendilerine ait olup şantiye alanında bulunan malzemelerin  bedelinin tahsili istemiyle eldeki  davayı açmıştır.<br>Davacı tarafça  30.05.2011 tarihinde  açılan  davanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/348 esasına kaydedildiği, yeni mahkeme kurulması nedeniyle dosyanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesine tevdi edilerek mahkemenin 2011/571 esasına kaydedildiği, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosyanın davacı tarafından temlik ve eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için  açılan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/269 esas sayılı dosyası ile 17.10.2011 tarihinde  birleştirildiği, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/269 esas sayılı dosyasında 30.03.2018 tarihinde dosyanın tefrikine karar verildiği ve İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/413 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br> İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/413 Esas dosyasında yapılan yargılama neticesinde  davacıya ait malzemelerin sözleşmeye konu inşaat şantiyesinde kalıp kalmadığı, kalmış ise bu malzemelerin değeri ile kullanılamaz hale gelip gelmediği hususunun tespiti için bilirkişi marifeti ile mahallinde inceleme yaptırılması, düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı  ... Cemiyetine ait  tesis içindeki davacıya ait olan malzemelerin 28 kalem malzeme olduğu, başkaca malzemeye rastlanmadığının belirtilmesi, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/3 D. İş sayılı dosyasında sayılan 391 adet malzemenin ise davalı ... tesisinde bulunduğunun tespit edilememesi, davacı tarafça bilirkişi raporunda tespit edilen 28 kalem malzeme dışında başka malzemenin bulunduğunun tüm dosya kapsamında ispatlanamaması; davacının Kadıköy 7. Noterliğinin 16/07/2008 tarih, 1354 yevmiye numarası ile davalılara ihtarname keşide ederek inşaat sahasında bulunan malzemelerin kendilerine teslimini istediği halde davacıya teslimin yapılmaması, davacıya ait malzemelerin davalı ... tesisi içinde yarım kalan inşaatta korunaksız olarak saklanması ve malzemelerin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle davalıların aynı derece ve borcun tamamına ilişkin birlikte sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin mahkeme kararında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından  bu husustaki davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ... vekili tarafından verilen 27.09.2021 tarihli ek dilekçe ile davacı şirketin  2015 yılında ticaret sicilden resen silindiği ve hakkında ihya kararı olmadığından davada taraf olmasının mümkün olmadığı belirtilmiş ise de, davacı şirketin  İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.10.2016 tarih 2016/352 Esas ve 2016/716 Karar sayılı kararı ile ihya edildiği, bu kararın 09.03.2017 tarihinde kesinleştiği dairemizin 2022/947 Esas sayılı dosyasında bugün incelemesi yapılan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/269 esas sayılı dosyasından anlaşıldığından bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2020 tarih ve 2018/413 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekili ile davalı ... vekilinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, davalı kurum harçtan muaf olmakla ve yatırılan herhangi bir harç bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aae07f823175b9f8","SID":"180bc091917ecfca"}}