{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     ESAS-KARAR NO: 2022/684 - 2024/40<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/684 <br>KARAR NO\t: 2024/40<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... ...  - \t  <br>VEKİLİ\t: Av...\t  <br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t  Av..<br>DAVA                \t:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t     : 09/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t     : 09/01/2024<br><br>              Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/03/2017 günü ... ... idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza yapması sonucu müvekkillerinin yaralandığını belirterek her bir müvekkili için 500,00 TL geçici iş göremezlik süresi, 500,00 TL kalıcı iş göremezlik süresi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulüne, geçici işgöremezlikten kaynaklanan 3.264,08TL ve sürekli işgöremezlikten kaynaklanan 119.216,85 TL olmak üzere toplam 122.490,93 TL maddi tazminatın 04/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davacının kendi müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğine uygun alınması gerektiğini, dosyada mübrez engelli sağlık kurulu raporunun yönetmelikte belirtilen uzmanlardan değil sadece adli tıp uzmanlarından oluştuğunu, bu nedenle maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplama sonucu verilen kararın hatalı olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için kusur bilirkişisine gönderilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatları ve tedavi giderlerine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, iş kazası hususunun değerlendirilmesinin gerektiğini, davacıya ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığını ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumu dikkate alınarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiğini, toplanan delillerle birlikte dosyada hatır taşıması ve müterafik kusur durumunun araştırılmasını talep ettiklerini, temerrüd faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, başvuranın faiz isteme hakkının doğmadığını, davalı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, her iki tarafa da hükmedilecek olan vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davalı vekilinin kusur durumunun tespiti gerektiğine yönelik  istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Yerel Mahkeme tarafından kusur bilirkişisinden kusur raporunun alındığı, 28.11.2018 tarihli kusur raporunda ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, ... plakalı araç sürücüsü davacının %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun Ceza Mahkemesi tarafından ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 30.07.2018 tarihli kusur raporu ve olayın oluşu ile uyumlu olarak düzenlediği bu itibarla hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 27/03/2017 olup Yerel Mahkeme tarafından alınan ve mahkemesince hükme esas alınan 15/02/2021 tarihli  Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 22/10/2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek ve bizzat muayene edilmek sureti ile raporun hazırlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br><br>Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda  prograsif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 09.09.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla, buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271 E-2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)<br>Davalı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Davacının kaza esnasında araçta sürücü olarak bulunduğu bu nedenle hatır taşımasının söz konusu olmadığı, kaza tespit tutanağına göre emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği, araçtan fırlama ya da çıkma gibi maddi olguların dosya içinde bulunmadığı, yaralanma şekli dikkate alındığında emniyet kemeri takılmış olması ihtimalinde dahi bu ihtimalin sonucu değiştirip değiştirmeyeceğinin anlaşılamayacağı hususları nazara alınarak müterafik kusurun varlığının ispatlanamadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin davacının ...'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiği yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; <br>Dosya içerisinde mevcut ... Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 05/11/2018 günlü cevabi yazısı ile davacıya herhangi bir ödeme  yapılmadığının bildirildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin müvekkili şirketin temerrüde düşmediğine yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde;<br>2918 Sayılı Yasanın 97 ve 99. md.leri gereği dosyaya baktığımızda; davacı vekili trafik kazası nedeni ile davalı sigorta şirketine 24.07.2017 tarihinde, hastane evrakları ve savcılık dosyası ekli olacak biçimde usulüne uygun biçimde maddi tazminat davası isteminde bulunduğu dikkate alındığında, iş bu başvurudan 8. iş günü sonra davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğünün kabulü ile faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren faiz uygulanmış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu yönüyle istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik  istinaf başvurusunun incelemesinde;<br>Yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan tarafa, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m. 326/I). Davayı kazanan taraf, davayı bir vekil aracılığı ile takip etmişse, haksız çıkan taraf, yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir. (HMK m. 323/1-ğ)<br>Davacı vekilinin maddi tazminat talebi yönünden kabul kararı verildiği, kabul edilen miktarlar üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmediği, davanın genel mahkemelerde açılmış olmasına göre tahkime ilişkin kuralların burada uygulanamayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 8.367,36 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.100 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6,267,36 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı  tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (122.490,93TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/01/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br><br>Üye<br><br>Üye <br> <br>Katip<br> <br><br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba2231890a22c6db","SID":"8d505f4cd199fb0f"}}