{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1733 Esas<br>KARAR NO: 2023/1466<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/12/2019<br>NUMARASI: 2019/102 Esas, 2019/1287 Karar<br>DAVA: KAYIT VE KABUL <br>KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>DAVA: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde;  müflis şirketin, kendi şirketlerinden 2008 yılından bu yana malzeme alımı yaptığını, ticari defter, cari hesap ve faturalar ile bu hususun sabit olduğunu, Üsküdar ... Noterliğinin 2011 tarihli ihtarname tarihi itibariyle alacaklarının 1.564.701,94 TL olduğunu, hesap ekstresinden görüleceği üzere noter ihtarnamesinden sonra müflis şirketin, çeşitli tarihlerde malzeme aldığı gibi 2015 yılına kadar muhtelif tarihlerde ödemeler de yaptığını, müflis şirket yetkilisinin de bu hususu kabul ettiğini, alacak kayıt taleplerinin iflas müdürlüğü tarafından somut bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini belirterek 09/01/2015 tarihi itibari ile 1.195.889,99 TL olan alacaklarının tespiti ile, iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davetiye tebliğine rağmen davalı iflas müdürlüğünce davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; kayıt kabul davalarında ispat yükünün, kural olarak hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklı da olduğu, davacının, alacağının mevcudiyetini, gerçek bir hukukî ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan deliller ile ispatlaması gerektiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile düzenlenen ve Mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacının kendi yasal defter kayıtlarına göre iflas tarihi itibari ile davalıdan 453.963,43 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın defterlerinin HMK md. 222 uyarınca sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının yasal defter kayıtlarına göre iflas tarihi itibari ile davacıya borcunun 1.202.488,35 TL olduğu, ancak davalı tarafın defterlerinin HMK md. 222 uyarınca sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı, bu durumda davacının defter kayıtlarının dikkate alınması gerektiği, davacının kendi yasal defter kayıtlarına göre 28/12/2017 iflas tarihi itibari ile davalıdan 453.963,43 TL alacaklı olduğu, fazlaya ilişkin talebin yasal deliller ile ispatlanamadığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı şirket yetkilisi istinaf dilekçesinde; dosyada mübrez deliller nazara alınmadan müflis şirketle aralarındaki defter kayıtlarında yer alan hususlar bilirkişi tarafından yeterli bir şekilde incelenmeden sadece 2017 yılına kadar olan defter kayıtları dikkate alınarak noksan, yetersiz ve yargı denetimine elverişli olmayan bir bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, müflis şirketin defter kayıtlarında görünen alacaklarının, kendilerinin talep ettiği rakamın çok üstünde olduğunu, ancak bu hususun incelenmediğini, açıklanan nedenlerle toplam 1.199 889 99 TL alacaklarının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.  İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve 2017/427 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile, ... İnş. San. ve Tic. AŞ'nin iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesi işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacı şirketin iflas masasına 27 kayıt numarası ile 1.195.889,99 TL alacak kayıt başvurusunda bulunduğu, iflas müdürlüğünce alacak kayıt talebinin reddine karar verildiği, sıra cetvelinin 19/06/2018 tarihinde tanzim edildiği dikkate alındığında davanın, 03/07/2018 tarihinde açılmasına göre yasal 15 günlük süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17/10/2019 tarihli raporda; davacı tarafın 2007-2011 yılları arası yasal defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğu, tüm ticari defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin açılış onaylarının yapılmış olduğu, ancak yevmiye ve envanter defterlerinin, 2010 ve 2011 yılı yevmiye defterleri haricinde kapanış onayının yaptırılmadığı nazara alındığında davacı tarafın defterlerinin (ETTK md 85) sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacı tarafın 2012-2017 yılları arası yasal defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğu, tüm ticari defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin açılış onaylarının yapılmış olduğu, ancak yevmiye defterinin kapanış onayının yaptırıldığı, (TK md. 64/III) nazara alındığında davacı tarafın defterlerinin (HMK md. 222) sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, diğer taraftan, davalı tarafça ibraz edilen sair vesaikin, muhasebe fişleri ve muhasebe kayıtları, muhasebe fişlerine ekli müsbit evrakların VUK. m 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği ve davalı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, davacı defterlerine göre davalının 453.963,43 TL'lik borcunun olduğu, davacının, 2015 yılı yevmiye defterinin kapanış maddesinde davalı yandan 120 no.lu Alıcılar hesap kadunda 453.963,43 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın 2015-2017 yılları arası yasal defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğu, tüm ticari defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin açılış onaylarının yapılmış olduğu, ancak 2017 yılı yevmiye defterinin kapanış onayının yaptırılmadığı, (TK md. 64/lII) nazara alındığında davalı tarafın defterlerinin (HMK md. 222) sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı, diğer taraftan, davalı tarafça ibraz edilen sair vesaikin, muhasebe fişleri ve muhasebe kayıtları, muhasebe fişlerine ekli müsbit evrakların VUK. m 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği ve davalı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, davalı tarafın iflas müdürlüğü nezdindeki ticari defterlerine göre, 2016 yılına devir olan davacı alacağının 359.205,00 TL olduğu, 2017 yılına devir olan davacı alacağının 1.202.488,35 TL olduğu, 2017 yılı içerisinde herhangi bir hesap hareketinin olmadığı, diğer bir ifade ile 28/12/2017 iflas tarihi itibari ile davalının yasal defterlerine göre, davacının 1.202.488,35 TL alacaklı olduğu, davacının defterlerinin, dosyaya sunulan cari hesap ekstresi ile uyumlu olmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan hesap ekstresinde davalı müflis şirketin bakiyesinin 1.195.889,99 TL olmasına karşın davacının yevmiye defterinde kapanış fişinde davalının borcunun 453.963,43 TL olduğu, davacının cari hesap ve muavin kayıtları arasındaki farkın (1.195.889,99 TL- 453.963,43 TL) 741.926,56 TL olduğu, davacının resmi defter kayıtlarında yer alan muavin kayıtların hesaplamalarda dikkate alınmasının gerektiği, bu doğrultuda davacının kendi yasal defter kayıtlarına göre 28/12/2017 iflas tarihi itibari ile davalıdan 453.963,43 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından, ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur. Somut olayda, iflas tarihi olan 28/12/2017 itibariyle; davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre müflis şirketten 453.963,43 TL alacaklı olduğu, müflis şirketin ise kendi ticari defter kayıtlarına göre davacıya 1.202.488,35 TL borçlu olduğu, davacı ile müflis şirkete ait ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olmadığı, ayrıca davacı şirkete ait ticari defterlerin bir kısmının lehine delil niteliği bulunsa da bir kısmının bu niteliğe haiz olmadığı, davalının ticari defterlerinin ise lehine delil niteliğinin bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Buna göre hem davacı hem de müflis şirkete ait ticari defterlerin her ikisinin de sahipleri aleyhine kayıtlar içerdiği, HMK'nun 190. maddesi uyarınca ispat yükü üzerinde olan davacı, kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanamayacaktır. Bu durumda müflis şirketin, kendi ticari defter kayıtlarına göre davacıya 1.202.488,35 TL borçlu olduğu tespit edilmiş ise de, davacının, aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından yararlanamayacağından ancak kendi defterlerinde tespit edilen 453.963,43 TL tutarında müflis şirketten alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerekir. Davacı, istinaf dilekçesinde 1.199.889,99 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiş ise de, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre 453.963,43 TL'den daha fazla miktarda alacaklı olduğunu usulüne uygun şekilde ispatlayamamıştır. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacının istinaf başvurusu yerinde değildir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbu3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/102 Esas, 2019/1287 Karar ve 31/12/2019 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83e86954f77415ed","SID":"6f03695e4073d482"}}