{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/396 - 2023/1325<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/396 <br>KARAR NO\t: 2023/1325<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/11/2020<br>NUMARASI\t\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... ANONİM ŞİRKETİ - \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>\t  [... ] UETS<br>DAVALI\t: ...  -  -... <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 26/12/2023<br>YAZIM TARİHİ                    : 26/12/2023<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili  banka ile borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden kredi kullandırıldığını, diğer borçlu ... ile müvekkili banka arasında kefalet sözleşmesi akdedildiğini, davalının müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını ancak davalının hiçbir ödeme girişiminde bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak takibin borçluların haksız  itirazları neticesinde durdurulduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz ile takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğundan davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; ... AŞ tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulduğunu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek borca ve ferilerine itiraz ettiğini,  akabinde eldeki davanın açıldığını, 6098 sayılı TBK' nın 584. maddesinde de belirtildiği gibi kefalet sözleşmesinin geçerliliği için eş rızasının bulunması gerektiğini, somut olayda da davalı ...'in kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarih olan  23.03.2017 tarihinde evli olduğunu ancak eşi ...'in eş muvafakatinin alınmadığı bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kamu düzenine ilişkin bu hususun mahkememizce resen nazara alınması gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin, müvekkil bankaya, davalının eşinin yazılı muvafakatinin mevcut olup olmadığı, eğer muvafakat mevcutsa mahkemeye ibraz edilmesi ile ilgili müzekkere yazmadığını, yerel Mahkemenin muvakafatnamenin mevcut olmadığı varsayımı üzerinden hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, muvafakatnamenin mevcut olduğunu,  bu nedenle söz konusu kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankadan kullanılan kredinin ...'in \"...\" isimli esnaf işletmesi için kullandırıldığını, davalı ...'in de işbu esnaf işletmesinin ortağı olduğunu, her ne kadar davalının eşinin muvafakati alınmış olsa da kanun hükmünde de açıkça görüldüğü üzere, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ...'in eşinin muvafakatine ihtiyaç olmadığını, yerel mahkemenin gerekli özeni göstermeden, yalnızca varsayımla vermiş olduğu hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                        \t\t\t\t                                                                               :<br>Dava, Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Davacı yanca; asıl borçlu ... ile aralarında tanzim ve imza olunan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden kredi kullandırıldığını, asıl borçlunun sözleşmede belirtilen borç ve faiz oranlarına ilişkin hususları kabul ederek herhangi bir çekince koymadan sözleşmeyi imzaladığını,  kefalet dolayısıyla davalı borçlu ... ile banka arasında da kefalet sözleşmesi akdedildiğini, davalının müteselsil kefil olarak sözleşmeye ilişkin bütün hususları kabul ederek herhangi bir çekince koymadan sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme şartları yerine getirilmediğinden başlatılan takibe yönelik haksız itirazın iptali takibin devamının talep edildiği, davalı tarafın ise davaya cevap vermediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Bilindiği gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 584. Maddesinde \"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır\" hükmü yer almaktadır. Kanun metninden de görüldüğü üzere düzenlemede kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için hangi hallerde eşin rızasının gerektiği ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir (TBK m.584). <br>Somut olayda ise; dosya kapsamında celp edilen icra dosyası ve incelenen kredi kefalet sözleşmesi  kapsamında davalının 23.03.2017 tarihli kefalet sözleşmesi ile  GKS'den kaynaklanan borca kefil olduğu, yukarıda değinilen 6098 sayılı TBK' nın 584.maddesinde de belirtildiği gibi kefalet sözleşmesinin geçerliliği için eş rızasının bulunması gerektiği, davalı ...'in kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarih olan  23.03.2017 tarihinde evli olduğu ancak eşi ...'den eş muvafakati'nin alınmadığı bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesince verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle Dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL'nin  mahsubu ile bakiye 210,65.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,  <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>Üye<br> <br>Üye<br> <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"809093d544ea1ade","SID":"661d7aa20dd62b57"}}