{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1898 <br>KARAR NO: 2023/1839<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/09/2020<br>NUMARASI: 2019/24 E. -  2020/512 K. <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>Taraflar arasındaki satım bedelinin iadesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, 31.10.2014 tarihinde ... plakalı 2014 model ... marka ticari aracı 119.000,00 TL bedelle satın aldığını, ancak satımdan sonra 30.10.2015 ve 14.11.2016 tarihinde garanti süresi içerisinde aracın motor aksamında birtakım sorunların baş göstermeye başladığını, arızaların süresinde yetkili serviste tespit ettirilerek ihbar edilidğini, arızaların yetkili servis bayi ... AŞ'de onarıldığını ve onarım karşılığnıda 10.006,81 TL bedel ödendiğini, satım sonrası ortaya çıkan ayıbın Büyükçekmece ...Noterliğinin 23.12.2016 tarihli ihtarı ile satıcıya bildirildiğini, satılan aracın gizli ayıplı olduğunu ve müvekkilinin satılan ticari araçtan umduğu faydayı sağlayamadığını, aracın motor kısmında bulunan arızanın süresinde ihbar edildiğini, müvekkilinin ayıplı araç nedeniyle ayrıca maddi zarara uğradığını, araçtan sürekli yararlanmayı önleyen bu tür bir arıza nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünü, sözleşmeden dönme seçimlik haklarının kullanılmasıyla aracın aynen iadesi ile yapılan ödemenin 1.10.2014 ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte iadesinin gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek değere göre artırılmak üzere müvekkilinin TBK'nın 229.maddesi uyarınca ayıp nedeniyle uğradığı maddi zararların da giderilmesi gerektiğini, aracın iki kez 20 gün boyunca yetkili serviste tamir görmesi nedeniyle çalışamaması nedeniyle zarara uğradığını, tamir bedeli için yapılan ödemenin de iadesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL satım bedeli, 1.000,00 TL doğrudan zarar kapsamında mahrum kalınan kar ile 10.006,81 TL tamir masrafı olmak üzere toplam 12.006,81 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, alacağın belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının 31.10.2014 tarihinde satın alındığını araç için 09.01.2019 tarihinde açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine gerektiğini, teslim tarihinden itibaren iki ve sekiz günlük süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, aracın üretim bandından sağlam bir şekilde çıkarak tüm kontrollerinin eksiksiz bir şekilde yapılarak davacıya teslim edildiğini, aracın ilk olarak bir yıl sonra 87.595 km de bakıma getirildiğini, aracın kullanılmasına ve ondan faydalanılmasına engel bir durumun bulunmadığını, aracın onarımı sonrası üretimden kayıtlı bir ayıp bulunmadığı gibi onarım sonucu değer kabı oluşturacak bir durum da bulunmadığını, tüketiciler bakımından dahi sözleşmeden dönmenin belirli ağırlıktaki ayıplara özgü kılındığını, onarımla geçebilecek arızalar bakımından değişim veya bedel iadesinin talep edilemeyeceğinin bir çok Yargıtay kararı ile kabul edildiğini, davacının onarım bedeli ve kazanç kaybı taleplerinin haksız olduğunu peryodik bakımlarının eksik olması nedeniyle aracın garanti kapsamından çıkması nedeniyle bakım ve onarım ücreti alındığını, arızanın üretimden kaynaklanmaması ve  aracın garanti kapsamı dışına  çıkması nedeniyle tamir ücreti talep edilebileceğini, aracın tamirde 20 şer gün kalmadığını ilk tamirin 17 gün, ikinci tamirin 13 gün sürdüğünü ve aracın azami onarım süresi içinde sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiğini, değer kaybı için aracın karıştığı kazaların araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... 10/04/2020 tarihinde yapılmasına karar verilen keşfin yapılamadığına dair tutanak tutulmuş, 08/06/2020 tarihine ertelenen keşfin yine yapılamadığına dair tutanak tutulmuştur. Mahkememizin 11/10/2019 tarihli celsesinde dava konusu araç üzerinde 02/12/2019 tarihinde saat:14:00'da davacı tarafça hazır edilerek keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davacı vekilinin celse arasında sunmuş olduğu dilekçesi ile dava konusu aracın müvekkilinin zilyetliğinde olmadığını belirterek aracın hazır edilemeyeceğinden keşif gününün ertelenmesi talebinde bulunduğu, bunun üzerine Mahkememizin 29/11/2019 tarihli ara kararı ile keşfin 06/01/2020 tarih ve saat:14:00'a ertelendiği, aracın davacı tarafça keşif gün ve saatinde adliye otoparkında hazır edilmesine karar verildiği, davacı vekili sunmuş olduğu dilekçesi ile dava konusu aracın müvekkilinin zilyetliğinde olmadığını, aracın mevcut plakasının ... olduğunu tespit ettiklerini belirterek aracın hazır edilemeyeceğinden keşif gününün son kez ertelenmesi talebinde bulunduğu, bu nedenle 06/01/2020 tarihinde keşfin yapılamadığına dair tutanak düzenlendiği, Mahkememizin 07/02/2020 tarihli celsesinde dava konusu aracın 10/04/2020 günü saat 10:00'da adliye otoparkında keşif için hazır edilmesine, bu sefer de aracın hazır edilmemesi halinde keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına şeklinde ara karar oluşturulduğu, 10/04/2020 tarihinde Corona Virüs (Covid 19) sebebiyle keşfin yapılamadığına ve keşfin 08/06/2020 tarihi ve saat:14:00'a ertelendiğine dair tutanak düzenlendiği ve taraflara tebliğ edildiği, 01/06/2020 tarihinde Corona Virüs (Covid 19) sebebiyle keşfin 08/06/2020 tarihinde yapılamayacak olmasına binaen 06/07/2020 tarihi ve saat:15:00'a ertelendiğine dair tutanak düzenlendiği ve taraflara tebliğ edildiği, 06/07/2020 tarihinde davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesi ile aracın taraflarınca hazır edilemeyeceğinden son kez süre verilmesi ve keşif gününün ertelenmesini talep ettiği, 06/07/2020 tarihinde davacı vekili tarafından araç hazır edilmediğinden keşfin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu, 11/09/2020 tarihli karar celsesinde davacı vekili dava konusu aracın müvekkili tarafından satıldığını, davaya satış bedelinin tenzili şeklinde devam etmek istediğini, dava konusu araçcın satılmış olması sebebiyle taraflarınca hazır edilemediğini, aracın hazır edilmesi için aracın şu anki malikine davetiye çıkarılmasını, aksi takdirde mevcut deliller doğrultusunda davaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş olup Mahkememizin 07/02/2020 tarihli celsesinde dava konusu aracın 10/04/2020 günü saat 10:00'da adliye otoparkında keşif için hazır edilmesine, bu sefer de aracın hazır edilmemesi halinde keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtar edildiği, buna rağmen dava konusu aracın keşif günü davacı tarafça hazır edilmediği, dava konusu araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamaması sebebiyle ve dosya kapsamında bulunan mevcut deliller ile de davacının iddialarında haklı olup olmadığının değerlendirilemediği, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığına yönelik davalı itirazının dava konusu araçta ayıp olup olmadığı, ayıp var ise açık-gizli ayıp olup olmadığı tespit edilemediğinden bu yönden bir değerlendirme de yapılamadığı, davacı vekili, dava konusu aracın hazır edilmesi için aracın malikine davetiye çıkarılması talebinde bulunmuş ise de talebin HMK 25 maddesinde belirtilen delillerin taraflarca getirilmesi ve hazır edilmesi ilkesine aykırı olduğu, bunun dışında Mahkememizin kendiliğinden delil toplamasını öngören bir kanun hükmü yada kamu yararını ilgilendiren bir durumun bulunmadığı, bu noktada ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından delillerinin Mahkememize sunulması gerektiği, ihtarata rağmen davacı vekilince aracın hazır edilmemesi sebebiyle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, mevcut deliller uyarınca davanın ispatlanamaması ve yemin teklif inde bulunmak istediğine dair bir beyanının da bulunmaması...\" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Araçta meydana gelen ayıpların tespit ettirildiğini, piston ve sililndirde derin ve yoğun çizilmeler olduğu, motor arızasının yağ pompası ve yağlama sistemindeki bozukluktan kaynaklandığı, krank mili ve yatağında çizilmeler olduğu, subapta aşınma, egzosda boşluk olduğu, kompresör pervanesi kanatlarında deforme ve aşınmalar olduğu, motorun catric kısmının genelinde hasarlanma olduğunun yetkili servis bayi olan davalı şirkette tespit edildiğini ve buna ilişkin ayıp ihbarının ihtarla yapıldığına ilişkin kanıtlar sunulduğunu; Hasarın ve ayıbın meydana çıktığı andaki tespitin daha değerli olduğunu ve tespitin davalı şirketçe yapıldığını, sıfır araçta bu kadar kısa bir sürede bu ayıpların meydana gelmesinin üretim ayıbından kaynaklandığını, sadece bilirkişi incelemesi yapılmamış olmasının ret sebebi olmadığını, davalı şirkette yapılan tamirat ve hasar tespitinin dahi görmezden gelerek yıllar sonra yapılacak bir keşfe tek delil gözüyle bakılmasının hatalı olduğunu; Redde ilişkin mahkeme gerekçesinin de yerinde olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen plakanın ticari plaka olması nedeniyle araçla beraber satıldığını, 21.10.2019 tarihli dilekçe ile durumun belirtilerek dosyanın semenin tenzili olarak devamının istenilerek yasada tanınan bir hakkın kullanıldığını, dilekçede semen tenzilinin ne şekilde yapılması gerektiğine ilişkinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  27.5.2015 tarih ve 2013/2257 Esas, 2015/1450 Karar  sayılı ilamındaki metoda göre tazminat miktarının belirlenmesinin talep edildiğini, dilekçede davanın belirsiz alacak davası olduğunun da açıklandığını, ancak mahkemece bu dilekçenin dikkate alınmadan tek bir delil ile bağlı kalınarak kanunen sağlanan bir hak olan semenin tenzili talebinin kullanımının engellendiğini, aracın ticari olması nedeniyle satış esnasında plaka değişikliği yapılmadığının bildirilmesi üzerine yeni malikin sorgulandığını, 06.01.2020 tarihli beyan dilekçesiyle aracın müvekkilinin zilyetliğinde bulunmadığı, aracın hali hazırda ... plakayı taşıdığı ve mülkiyet bilgisinin sorgulanarak aracın hazır edilmesi için küre verilmesinin talep edilmediğini, ancak bu talebin de hukuksuz şekilde reddedildiğini, müvekkilinin yeni malike ulaşmasının mümkün olmadığını, ancak mahkemece buna ilişkin sorgulamalar yapılabileceğini, bu dilekçenin değerlendirilmemesi, yaşanan gecikmenin Mahkemeden kaynaklanması akabinde delilin keşfe hazır edilememesi nedeniyle verilen red kararının da eksik incelemeye ilişkin olduğunu, bir çok Yargıtay kararında benzer nitelikteki arızaların semen tenziline gerekçe olarak yapıldığını, bu nedenle davaya  semenin tenzili olarak devamı ile davaya konu marka ve model aracın rayiç incelemesi yapılarak satış bedeli üzerinden aradaki farkın tazmini gerekirken, buna dair hiçbir inceleme yapılmadan, dosyaya sunulan diğer deliller incelenmeksizin bir çok eksik hususla aleyhe karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeniyle satım bedelinin iadesi ve ayıp nedeniyle yoksun kalınan kar ve yapılan tamir giderlerinin tahsilini amaçlayan bir tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine , karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının, davalının satıcısı olduğu ... plakalı 2014 model ... marka aracı 31.10.2014 tarihinde 119.000 TL bedelle satın aldığı ve aracı kullanmaya başladığı sabittir. Davacının beyanlarına göre aracın ilk kez 30.10.2015 tarihinde daha sonra 14.11.2016 tarihinde motor kısmındaki arızalar nedeniyle onarıma götürüldüğünü, yetkili servisçe aracın motorunda üretimden kaynaklanan arızaların tespit edilerek aracın onarılıp teslim edildiği ve aracın dava tarihi itibariyle onarılmış şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, üretimden kaynaklanan ayıplar nedeniyle aracın kullanılmasının veya araçtan beklenen faydanın sağlanmasının mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin feshi ile ödenen satım bedelinin şimdilik 1.000 TL'sinin iadesi talep edilmiştir. Ayrıca aracın tamiri için yapılan ödeme ile aracın tamirde kaldığı süre içinde ticari araç olarak kullanılamaması nedeniyle şimdilik 1.000 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında araç üzerinde inceleme yapılmak istenmiş, ancak aracın üçüncü kişiye satılması nedeniyle hazır edilemediği görülmüştür. Davacı vekili de 18.10.2019 tarihli beyanında; aracın arızaları yüzünden hurda değeri olan 60.000 TL bedelle satıldığını, bu nedenle aracın iadesinin mümkün olmadığını ve aracın rayiç değerinin  tespiti ile uğranılan zararın belirlenmesi ve  satım bedelinin tenzili istenmiştir. Ayrıca aracın sicil kaydının araştırılarak yeni malik bilgilerinin tespiti de istenmiştir. Davacı vekili araç üzerinde keşif yapılması için gerekli gider avansını yatırmasına rağmen aracın hazır edilememesi nedeniyle yeni plakası ... olan  mülkiyet bilgisinin sorgulanmasını ve 06.01.2020 tarihinde aracın hazır edilemeyecek olması nedeniyle, aracın hazır edilmesi için son kez süre verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece aracın sicil kaydı araştırılmıştır. Mahkemece keşfin ertelendiği tarihte aracın hazır edilmemesi üzerine davacı vekili sunduğu 06.02.2020 tarihli dilekçesinde, aracın hazır edilemeyecek olması nedeniyle son kez süre verilmesi talep edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalının satıcısı olduğu aracın davacıya sıfır km araç olarak satıldığı sabittir. Davacı, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunduğunu ileri sürerek, öncelikle sözleşmenin feshi ile satım bedelinin iadesini istemiştir. Yargılama sırasında ise aracın satılması nedeniyle iadenin mümkün olmadığı belirtilerek bedel tenzili talep edilmiştir. Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla  TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava konusu araçta açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp değil, gizli ayıp yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. ve 225.madderi hükümleri dikkate alınacaktır. TBK’nın 223/2.maddesi “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, sonradan ortaya çıkan ayıpların bildirilmesi üzerine, ayıpların  davalı yanca ücretsiz onarım kapsamında giderilmesi gerekip gerekmediği ve onarım için alınan bedelin yerinde olup olmadığı ile arızanın üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenerek buna göre bedel tenzili ve kar kaybı tazmınatının değerlendirilmesi gerekir. Bu konularda araştırma yapılması için araç üzerinde inceleme yapılması gerekir ise de, aracın satılması nedeniyle davacının elinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Araç hakkında HMK'nın 221.maddesinin uygulanması mümkün görülmemekle birlikte, davacı tarafından ileri sürülen hususların  değerlendirilmesi için mutlaka araç üzerinde inceleme yapılmasına da gerek bulunmamaktadır. Aracın iki kez davalıya ait serviste onarıldığı ileri sürüldüğünden ve buna ilişkin bir kısım belgeler davacı tarafından sunulduğundan, mahkemece dava dilekçesinde dayanılan ve eksik olan tamir ve bakıma ilişkin tüm belgelerin davalıdan da getirtilerek, dosyanın bu konularda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna verilerek, davacının iddialarının değerlendirilerek, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa ayıbın niteliği belirlenmelidir. Daha sonra bu niteliğine göre süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı ve davacının TBK'nın 227.maddesinde tanımlanan hangi seçimlik hakkını kullandığı değerlendirilmelidir. Bundan sonra da araçtaki ayıbın tamir sonucu giderilip giderilmediği ve tamir edilmiş şekli ile bedel tenzilini gerektirir bir drum bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı belirlenmeli, ayrıca diğer iki istek kalami yönünden de bilirkişiden rapor alınarak karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen işlemler yapılmadan, sadece aracın keşif için hazır edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca  dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlığın esasa ilişkin delillerin toplanarak değerlendirilmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair  aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.16.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a9448316226ee31","SID":"6d0becfb9041666e"}}