{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2350 <br>KARAR NO: 2024/31<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2023<br>NUMARASI: 2022/796 Esas - 2023/1068 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan   Kaynaklanan)                              <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin ... Tekstil isimli konfeksiyon atölyesinin sahibi olduğunu, davalı şirkete 17.03.2022 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 160.505,86-TL bedelli 4354 adet ... faturası kestiğini,Tulumları davalı tarafa eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiğini,teslimlerin parça parça yapıldığı için davalı tarafında yapılan ödemelerin de parça parça olduğunu, davalı taraf, müvekkiline hizmetinin karşılığı ödemelerini eksik yaparak 37.349,22-TL'lik bakiye fatura alacağını ödemediğini, davalı tarafça ürünler teslim alındıktan bu yana hiçbir ayıp ya da eksik iddiasında bulunulmadığını, müvekkilin alacağı için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. numarası ile başvuru yapıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini,davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin teslim aldığı mallara karşılık gelen ödemeleri davacıya ödeyerek ifa etiğini, dava konusu alacağın doğmadığı yahut davacının böyle bir alacağının mevcut olmadığını, taraflar arasında gerçekleşen ticari faaliyetler neticesinde 160.505,86-TL fatura davacı tarafından müvekkile kesildiğini, akabinde müvekkilinin malların kontrolünü sağladığını ve davacı yana 34.349,06-TL iade faturası düzenlediğini, iade faturasına davacı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, yapılan incelemede; 17/03/2022 tarihli faturanın davalı tarafından davacı lehine ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafından davacı aleyhine kestiği 34.349,06-TL'lik iade faturasının ise davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ayıp iddiası ile işbu faturaya yönelik ispat yükünün üzerinde olduğundan bahisle mahkemece yemin delili hatırlatılmış ancak davalı tarafından verilen süre içerisinde yemin metni sunulmamakla birlikte 24/10/2023 tarihli celsede yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerine dair beyanda bulundukları, incelenen defter ve kayıtlar doğrultusunda davalının davacıdan mal aldığına dair ticari ilişki kaydının bulunduğu gerekçesiyle, davalınınitirazının iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari faaliyetler neticesinde 160.505,86-TL faturanın alındığı,akabinde müvekkilinin malların kontrolünü yaparak davacı adına 34.349,06-TL iade faturası düzenlediğini, iade faturasına davacı tarafından  itiraz edilmediğinin ticari defter incelemesinden açıkça anlaşılacağını,   iade faturasına itiraz etmeyerek yahut bildirimde bulunmayarak icra takibi başlatması hakkın kötüye kullanımı olduğu, davacının kötü niyetli olarak dava ikame ettiğini, faturanın konusu tekstil ve konfeksiyon malzemesi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında alım satım işlemi gerçekleştiği, iade faturası ve ödenen miktarlar toplandığında müvekkili ile davacı yan arasında bir borç / alacak ilişkisinin kalmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satıma dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davanın icra takibine konu ettiği 17.03.2022 tarihli 160.505,66-TL tutarında bulunduğu  alınan avans, yapılan kısmi ödemelerden  sonra davalı tarafından 27.04.2022 tarihli davalı tarafından davacı adına düzenlenen 34.349,06-TL bedelli iade faturasının davalının ticari defterlerine kayıt edilerek davalı kayıtlarında davacı alacak  bakiyesinin sıfırlandığı anlaşılmıştır. İade faturası davacının ticari defterlerine kayıtlı olmadığı gibi davacıya tebliğ edilip itirazsız kabul edildiğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. Davalı ,iade faturasına itiraz edilmediğinden kesinleştiğini ileri sürmekte ise de bu savunmasını doğrulayan delil ibraz edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nin 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür.  Somut olayda davalı aldığı faturaya karşılık, iade faturası düzenlenmesinin mallardaki ayıptan mı, eksiklikten mi kaynaklandığını açıklamamış, bir delil gösterilmemiştir. Davacının takibe konu  17.03.2022 tarihli faturasına karşılık \" pavazelum tulum açma kapama bedeli\" açıklamalı 27.04.2022 tarihli iade faturası düzenlemiştir.6102 Sayılı TTK'nın 21(2) maddesi \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" Süresinden sonra düzenlenen ve davacıya tebliğ edilmediği anlaşılan iade faturasının ayıp ihbarı olarak da kabulü mümkün olmadığından davacı itirazsız teslim aldığı malların bedelinin ödemekle yükümlüdür. Açıklanan nedenlerle, davacının alacak talebinde haklı olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline, likit alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.551,33-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 810-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.741,33‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33e7395d28da7421","SID":"c4db5b12923777e6"}}