{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/16 <br>KARAR NO: 2024/19<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2023<br>NUMARASI: 2023/358 Esas - 2023/360 Karar<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 24/11/2023 tarihli D.İş kararın ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili; aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlu ile müvekkili arasında yapılan parke ticareti sebebiyle müvekkilinin borçlu firmaya ödemeler yaptığını, müvekkili Adıyaman ilinde ticaretle uğraştığı için ödemeler karşılığında gönderilmesi gereken malları, deprem sebebiyle (Adıyaman Deprem Bölgesi) yer sıkıntısı yaşadığı için alamadığını, daha sonra ise yapılan bu ödemeler karşılığında müvekkile, mallarını teslim etmesi talebinde bulunmasına rağmen alışverişe konu malların gönderilmediğini, borçlunun adresinde bulunan müvekkili, borçlu firmanın yetkililerine ve çalışanlarına ulaşamadığını, edinilen bilgiler doğrultusunda çalışanların işten çıkarıldığı ve son günlerde firmanın mevcut iş adresini tahliye ve taşıma işleri yaptığını öğrenildiğini, müvekkilinin yaklaşık 4.000 metrekare alana ait Parke artı KDV ve Adıyaman iline teslim edilmesi için nakliye ödemesi olarak yaklaşık 800.000-TL ödeme yaptığını, halihazırda belgelenen miktarın 423.700-TL olduğunu, beyanla anılan nedenlerle borçlunun taşınır taşınmaz mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>D.İŞ KARARI: Mahkemece; İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edildiğini ,Somut olayda; alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin yargılama ile ortaya çıkacağı anlaşılmakla yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili; Aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlu ile müvekkili arasında yapılan parke ticareti sebebiyle alacaklının  borçlu firmaya ödemeler yaptığını, müvekkili Adıyaman ilinde ticaretle uğraştığı için ödemeler karşılığında gönderilmesi gereken malları, deprem sebebiyle (Adıyaman Deprem Bölgesi) yer sıkıntısı yaşadığı için alamadığını, daha sonra ise yapılan bu ödemeler karşılığında müvekkile, mallarını teslim etmesi talebinde bulunmasına rağmen alışverişe konu mallar gönderilmediğini, yaklaşık 4.000 metrekare alana ait ... artı KDV ve Adıyaman iline teslim edilmesi için nakliye ödemesi olarak yaklaşık 800.000-TL ödeme yaptığını, belgelendirebildikleri miktarın 423.700-TL olduğunu, mahkeme yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından bahsetse dahi söz konusu  dava dilekçesinde  sunulan dekontlardan da açıkça anlaşılacağı üzere borcun olduğu ispatlandığını  ileri sürerek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, ticari ilişki  kapsamında karşı yana banka aracılığıyla  ödenen malların teslim edilmemesi nedeniyle yapılan ödemeler bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.  İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için  İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda, alacaklı vekili tarafından 2022 yılı içinde muhtelif tarihlerde bir kısmı da  2023 yılı 1 ve  6 aylarına  ait  EFT dekontları ibraz edilerek, yapılan bu ödemeler karşılığı mal gönderilmediği ileri sürülerek ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Ne var ki EFT dekontlarında bir açıklama, ne de yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğunu kabule yarar bir belge sunulmamıştır. İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili alacağın varlığını ödeme dekontları ile yaklaşık olarak ispatladığını ileri sürse de  bir açıklama taşımayan EFT dekontları alacağın varlığına kanaat verici delil niteliğinde değildir. 6098 sayılı TBK'nun 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Sunulan EFT dekontlarına karşı, karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Talep sahibi tarafından ibraz edilen resimler ve belgeler göz önüne alındığında yaklaşık ispat ölçüsüne varan delil değerlendirmesi yapılmasına yeterli bulunmamaktadır.İhtiyati haciz isteyen  vekilinin ihtiyati haciz talebi ,muaccel alacağın varlığının tesbiti noktasında yargılama yapılması gerektirmektedir.Açıklanan nedenlerle;ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, sunulan belgeler ile yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamış, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75‬-TL harcın ihtiyati haciz talep edenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 05/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5adbaed8970853ab","SID":"c4a8470c1610dea3"}}