{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/897 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1987<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2018 (Dava) -  30/03/2021 ( Karar ) <br>NUMARASI\t\t: 2018/1386 Esas - 2021/316 Karar <br>DAVA\t\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/12/2023<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  30/03/2021 tarihli 2018/1386 Esas ve 2021/316 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; plakası belirlenemeyen bir aracın 20/10/2017 tarihinde davacı olan müvekkiline çarpması ve müvekkilinin yaralanması nedeniyle müvekkilinin cismani zararının ödenmesi için ...na başvurduklarını, davacıya 23.061,00 TL ödendiğini, olayda plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili olarak İzmir C.Başsavcılığının 2018/36923 Hz.sayılı dosyası ile daimi arama kararı verildiğini, müvekkilinin öğrenim süresi 4 yıl olan Ege ün. İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu beslenme ve diyetetik bölümü öğrencisi olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeni ile belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.200,00 TL adli rapor ücreti, 390,00 TL adli raporlama aşamasındaki muayene masrafı toplamı olmak üzere şimdilik 12.590,00 TL tazminatın karşı tarafın temerrüt tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 14/01/2021 tarihli dilekçesi ile; 6100 sayılı HMK 107/2 uyarınca bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerimi  arttırdıklarını, 16.394,98 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı 1.000,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı  1.200,00 TL adli rapor ücreti  390,00 TL adli raporlama aşamasındaki muayene masrafı olmak üzere toplam 18.984,98 TL tazminatın davalının kısmi ödeme yaptığı 19.10.2018  tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... yönetmeliği’nin 15. maddesi uyarınca davacıya yapılan ödeme ile hesabın borçtan ve yükümlülükten kurtulduğunu, davacıya yapılan 19.10.2018 tarihinde 23.061,00 TL tazminat ödemesi kapsamında davacı tarafından imzalanan ibraname ile Kurumun sorumluluğunun ortadan kalktığını, Yargıtay uygulaması mucibince kurum tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre yapılıp ödeme ile hesaplanan arasında fahiş bir fark olmadığı tespit edilirse ibranamenin geçerli sayılması ve davanın reddedilmesi gerektiğini, yaptıkları ödemenin güncelleştirilerek hesaplanandan düşülmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun kuruluşun kişilerin gerçek zararlarını tamamen ve eksiksiz olarak ödediğini ancak somut olayda, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili kurumun zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve plakası tespit edilemeyen aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi nezdinde, kazaya başka bir aracın veya yol durumunun da etkili olup olmadığının incelenmesi için kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyetleri de tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Adli Tıp Bölümü bulunan bir üniversite hastanesinden alınacak raporla işgöremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi ve zararın buna göre hesaplanması gerektiğini, denetime elverişli ve doyurucu bir rapor temin etmek üzere dosyanın ilgili kuruma gönderilmesini talep ettiklerini, davacının maddi zararının ancak aktüeryal inceleme sonucu tespit edilebileceğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlara göre TRH 2010 tablosu baz alınarak ve 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6.k maddesi gereğince geçici iş görmezlik taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, ZMSS Genel Şartları  A.2. maddesinin ( d ) bendinde tanımlanan zarar kavramı içerisinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının düzenlenmediğini, bu sebeple geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının SGK'dan geçici iş görmezlik ödeneği alıp almadığının da tespitini istediklerini,  kurumun mükerrer ödeme yapmak durumunda kaldığını, gelir bakımından ise resmi gelirin esas alınması gerektiğini, tedavi giderleri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğu ve ilgili teminat dolayısıyla müvekkili kurum ...'nın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinden kaynaklanan sorumluluklarının sona erdiğinin açıklandığını, bu nedenle sağlık giderleri teminatı kapsamında bulunan tedavi giderlerine ilişkin talebin reddinin gerektiğini, dava tarihi öncesinde müvekkili kurumun ödeme yaptığını ve tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili kurumun temerrüde düştüğünün iddia edilemeyeceğini, bu sebeple ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğu Kanuna dayanmakta olup davanın temelinin de zaten haksız fiil olduğunu, bu nedenle her koşulda, alacağa yasal faiz işletilmesinin hukuka uygun olacağını belirterek davanın usul ve esasa ilişkin olarak sundukları gerekçeler dikkate alınarak reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya tahmil edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının geçici maluliyet talebinin reddine, Davacının sürekli maluliyet talebinin kabulü ile 16.394,98  TL tazminatın 19/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.200,00.-TL adli rapor ücreti ve 390,00.-TL muayene masrafı toplamı 1.590,00.-TL tedavi masrafının 19/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen mevzuata göre tazminat hesabı yapılmasının yasaya açıkça aykırı olduğunu, hükme dayanak yapılan 14.10.2020 tarihli raporda ve 05.01.2021 tarihli ek raporda \" 01.06.2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları ekindeki açıklamalar çerçevesinde \" hazırlandığının belirtildiğini, ancak , 09.10.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 E.2020/40 K. sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinin birinci cümlesindeki \" ... ve genel şartlarda \" ibaresi ve ikinci cümlesinde yer alan \" ve genel şartlarda \" 92/i  maddesi iptal edildiğini, bilirkişinin iptal edilmiş yasa çerçevesinde raporunu hazırladığını, 6704 sayılı torba yasayla 2918 sayılı yasada yapılan değişikliklerin; Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı ile  iptal edildiğini, dava konusu kazanın veya ZMMS poliçesinin tanzim tarihinin iptal kararından önce olmasının, olaya iptal edilen maddenin uygulanması hakkını vermeyeceğini,  geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu raporuna göre davacını iyileşme sürecinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğini, ilk dört aydaki maluliyet oranı % 100 olarak esas alınarak bu miktarın geçici işgöremezlik tazminatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sürekli işgöremezlik zararının tespiti yapılırken geçici işgöremezlik iyileşme dönemi olan ilk dört ayın % 100 oranında, ilk dört aydan sonraki dönemin ise sürekli işgöremezlik maluliyet oranına göre hesaplanması gerektiğini ancak bilirkişinin % 100 maluliyet olduğu ilk dört aydaki geçici işgöremezlik iyileşme döneminde dahi % 8 maluliyet üzerinden hesaplama yaptığını, ek raporun bu yönüyle de yasaya açıkça aykırı olduğunu, tüm itiraz ve taleplerine rağmen , 24.12.2020 tarihli celsede alınan ( 2 ) numaralı ara karar ve 11.01.2021 tarihli ara karar ile \" Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceğinden talebin reddine \" denildiğini, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının görülmekte olan davalara uygulanması gerektiği konusunda Y.17.Hukuk Dairesi'nin yeni tarihli  emsal kararı bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasına/düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın konusu olan trafik kazasına plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu ve bu aracın sigorta yaptırma zorunluluğu bulunan bir araç olduğunun yargılama aşamasında ispat edilemediğini, bu nedenle, davanın müvekkili kurumun sorumluluğu ispat edilemediğinden reddi gerektiğini, huzurdaki yargılamada alınan hesap bilirkişisi kök raporuna göre müvekkili kurumun bakiye sorumluluğunun olmadığının doğrulandığını, bu nedenle, dosyaya sunulan kök hesap bilirkişi raporu uyarınca davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada bulunan tazminat miktarı ile müvekkili kurum tarafından dava öncesinde yapılan ödeme arasında fahiş fark bulunmadığından KTK madde 111 gereği davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda zarar görenin kazandığı kabul edilen ücretin tespit şekli ile varsayıma dayanarak hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, müvekkili kurumun 6111 sayılı Kanun gereği muayene ücreti ile tedavi ücretlerinden sorumlu olmadığını, bu kanun kapsamında belirtilen kalemlerin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna devredildiğini, bunun yanında bu tazminat kalemlerinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereği de teminat kapsamı dışında kaldığını, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkemenin kararında müvekkili kurumun temerrüde düştüğü tarihin de hatalı olarak tespit edildiğini, kararın bu nedenle de kaldırılması gerektiğini belirterek talepleri doğrultusunda davanın reddi ve icranın durdurulması kararı verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı bedeni zarar nedeni ile bakiye kalıcı işgöremezlik ve geçici  iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti,  adli raporlama aşamasındaki muayene masrafı tazminatı istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı;  İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/36923 nolu soruşturma dosyası kapsamında verilen 29/03/2018 tarihli daimi arama kararı ve dosya kapsamına göre davacının yaralanmasına neden olan aracın tespit edilemediği, yaralanmanın niteliğine göre aracın tescile tabi olduğunun anlaşıldığı, davalının taraf sıfatının bulunduğu, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı; davalı ... tarafından,  dava tarihinden önce davacıya 19/10/2018 tarihinde 23.061,00.-TL ödeme yapıldığı ve 08/10/2018 tarihli ibraname alındığı, eldeki davanın 20/11/2018 tarihinde açılmış olduğu, eldeki davanın açılış tarihi gözetildiğinde, KTK'nun 111. maddede öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmeden bakiye tazminat alacağını talep edebileceği,  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının bakiye alacağının bulunduğu davalı vekilinin itirazının yerinde olmadığı; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun düzenlediği 25/03/2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihi olan 20/10/2017 tarihinde yürürlükte olan \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği\" göre usulüne uygun olarak düzenlendiği; uzman bilirkişi tarafından düzenlenen aktüer raporunda yerleşik uygulamaya uygun olarak TRH-2010  yaşam tablosunun hesaplamaya esas alındığı, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edildiği; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu;  dosyaya sunulan belgeye göre davacının kaza tarihinde eğitim süresi 4 yıl olan Ege Ünv. Sağlık Yüksek okulu Beslenme ve Diyetetik bölümü 3. sınıf öğrencisi olduğu mahkemece hesaplamaya esas alınan gelirin usulüne uygun olarak araştırılarak tespit edildiği; davacı maluliyet raporu ile belirlenen 4 aylık iyileşme süresi içinde davacı öğrenci olup bu süre içerisinde gelir getirici bir ek iş yaptığına dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından mahkemece geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderlerinin teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm itirazlarının reddine ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Mahkemece;\"...Davacının sürekli maluliyet talebinin kabulü ile 16.394,98  TL tazminatın 19/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.200,00.-TL adli rapor ücreti ve 390,00.-TL muayene masrafı toplamı 1.590,00.-TL tedavi masrafının 19/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verildiği, ancak davacı tarafından bakiye tazminat istemi ile yaptığı başvurunun davalı ...na 06/11/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; davalı ... yönünden maddi tazminata ilişkin  faiz başlangıcı ... yönetmeliğine göre başvuru tarihi olan 06/11/2018 tarihi kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. (Aynı yönde bkz. Yargıtay 17.HD.  2016/4403 E. - 2019/425 K. Sayılı ilamı).<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarihli 2018/1386 Esas ve 2021/316 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarihli 2018/1386 Esas ve 2021/316 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>Davacının geçici maluliyet talebinin reddine,<br>Davacının sürekli maluliyet talebinin kabulü ile 16.394,98  TL tazminatın 06/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>1.200,00.-TL adli rapor ücreti ve 390,00.-TL muayene masrafı toplamı 1.590,00.-TL tedavi masrafının 06/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>b-Harçlar Yasası uyarınca 1.228,55-TL harç alınmasına, peşin alınan 35,90-.TL harç ile  29,00.-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 1.163,65.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>c-Davacı tarafından yapılan 77,00.-TL ilk dava gideri, 2.512,75.-TL yargılama süreci, 29,00.-TL ıslah harcı giderinden ibaret toplam 2.618,75.-TL  yargılama giderinden tarafların haklılık oranına göre hesap edilen 2.480,81-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d-Kabul edilen dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp vekili yararına davacıya verilmesine,<br>e-Reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp vekili yararına davalıya verilmesine,<br>f-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>5-Davalıdan alınan  istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>7-İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>10-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9dab1e8f1e5eb912","SID":"ca4a9a45b9d7ecc3"}}